benzer ile cümle

benzer kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan da Haziran ayındaki bir konuşmasında benzer duyguları dile getirdi.Prime Minister Recep Tayyip Erdogan sounded similar notes in a June speech.
Bu ve benzeri reformlar, oldukça esaslı sonuçlar getirdi.Results of these and other reforms have been substantial.
Benzer bir açıklama komiserden de geldi.A similar statement was made by the commissioner as well.
Diğer uzmanlar da benzer kaygılar taşıyor.Other experts sound similar concerns.
Sırbistan da bazı kesimler Parlamentonun da benzer bir jestte bulunması için bastırıyor.Some in Serbia are pushing for a similar gesture by Parliament.
Bu, eşi görülmemiş pozlar sağlayan benzersiz bir girişim oldu.It was a unique opportunity -- providing unprecedented exposure.
Biz farklı olmaktan daha çok benzeriz." dedi.We are ... more similar than we are different."
Llapashtica, serginin benzersiz olduğunu söyledi.Llapashtica says the exhibition is unique.
Benzer bir mesaj da, bir gün öncesinde Alman Başbakanı Gerhard Schroeder'den geldi.A similar message came a day earlier from German Chancellor Gerhard Schroeder.
Daha önce Hırvatistan ve Karadağ arasında ve Karadağ ve Hırvatistan arasında benzer durumlar oldu.We had such situations earlier with Croatia and Montenegro, as between Montenegro and Croatia.
Aynı günün ilerleyen saatlerinde, elçilik personeli de benzer bir teklifte bulundu.Later in the day, embassy personnel made a similar offer.
Ancak Kosova'nın durumu, ülkedeki uluslararası varlık yüzünden benzersizlik gösteriyor.Kosovo's situation, however, is unique due to the international presence in the country.
Türkiye geçmişte buna benzer yasaları yedi kez çıkarmasına rağmen hep hüsrana uğradı.Turkey has passed similar legislation seven times in the past, with disappointing results.
Janjiç, "Daha önce de benzer olaylar yaşandı, fakat failleri bulunamadı."Similar cases have happened before, but they remain unresolved.
Madonna bölgedeki hayranlarına benzersiz bir şov yaptı. [Getty Images]Madonna puts on a spectacular show for fans in the region. [Getty Images]
Fiyatlara zam gelmesini istemeyen müşteriler de benzer korkuları ifade ediyor.Customers who don't want price hikes are expressing similar fears.
AKY psikoterapisti Migena İsmailati Tiran'daki benzer bir hikayeyi hatırlıyor.UAW psychotherapist Migena Ismailati recounts a similar story in Tirana.
Yürüyüşten önce bu birbirinden bağımsız grupların benzer mesajları yoktu.Before this march, these disparate groups did not have similar messages.
Maja Nikoliç de benzer görüşte.Maja Nikolic was of a similar opinion.
Demos’un İngiltere ve ABD’deki gruplara benzer yönleri var.Demos has similarities with those in the UK and in the United States.
Bu olayı nasıl değerlendiriyorsunuz? Partiden ayrıldığınızda siz de benzer şeyler yaşadınız mı?How do you explain this incident, and did something similar happened to you when you left the party?
Pek çok ülkenin aynı ülkede benzer programları olduğu görüldü.Many nations were found to have similar programmes within the same country.
Güneydoğu Avrupa, Stankoviç'inkine benzer hikayelerle dolu.Her story is far from unique.
Uluslararası Olimpiyat Komitesi de benzer görüşteydi.The International Olympic Committee expressed a similar opinion.
Başka ülkelerde düzenlenen benzer boykotlar genelde başarılı sayıldı..Similar boycotts in other countries have generally been deemed successful.
Ağustos ayında Vetevendosje tarafından düzenlenen benzer gösterilerde 28 EULEX aracı hasar görmüştü.In August, similar demonstrations organised by Vetevendosje resulted in 28 damaged EULEX vehicles.
Organizatör, "ABD'de buna benzer başka bir etkinlik yok."There is no event like this in the United States.
Benzer bir mesaj AB güvenlik sorumlusu Javier Solana'dan da geldi.A similar message came from EU foreign policy chief Javier Solana.
Benzer bir etkinlik geçen ayın sonunda Zagreb'de sona ermişti.A similar event wrapped up in Zagreb late last month.
Hırvatistan yakın tarihte Sırbistan ile de benzer bir anlaşma imzalamıştı.Croatia signed recently a similar agreement with Serbia.
Hırvatistan’da görülen bu örnek, İrlanda’da yaşanan benzer bir olayı akıllara getiriyor.The Croatian case echoes a similar one involving Ireland.
Zvetkoviç, Sırbistan'ın krizi aşabilmesi için benzer toplantıların her ay yapılacağını da kaydetti.He also noted that similar meetings would be held monthly, so that Serbia can overcome the crisis.
İttifakın liderleri de son günlerde benzer çağrılarda bulundular.Leaders of the Alliance have made similar calls in recent days.
Benzer bir girişim, kamuoyunun sert itirazları sonucu 2004 yılında engellenmişti.A similar attempt was thwarted in 2004 due to strong public opposition.
56 yaşındaki Daniel metropolitan olarak ticaret benzeri tarzıyla tanınıyordu.As metropolitan, Daniel, 56, earned a reputation for his business-like style.
Bosna-Hersek de dahil olmak üzere pek çok bölge ülkesi de benzer kaygılara sahip.Many countries in the region, including Bosnia and Herzegovina, have similar concerns.
İngiliz general, bölgedeki benzer tesislerin de mühürleneceğini belirtti.Similar facilities in the area would also be sealed off, the British general said.
Benzer bir skandallar dalgası 1980'lerde de ABD'ye hakim olmuştu.A similar wave of scandals gripped the United States in the 1980s.
Kosova’nın iç siyasetinde de şimdiden buna benzer durumlar gözleniyor.Kosovo's internal political life has already exhibited some similarities.
Ancak başkan, benzer olayların bir daha yaşanmayacağından emin olduğunu da kaydetti.However, he said he is convinced similar incidents won't occur again.
Kosovalı Sırplar arasında da benzer sürtüşmeler yaşanıyor.A similar rift exists among the Kosovo Serbs themselves.
DS meclis grubu başkanı da benzer kaygıları dile getirdi.The leader of the DS caucus voiced similar concerns.
Beyaz Saray benzer bir tasarıyı geçmişte reddetmişti.The White House has opposed similar legislation in the past.
Benzer bir yasa teklifi, Şubat 2011’de Türkiye Büyük Millet Meclisi gündemine de geldi.In Turkey, a draft was submitted in February 2011 by a group of deputies from the ruling AK Party.
Makedonya’da da benzer önlemlerin alınması gündemde.A similar measure is envisaged in Macedonia.
Sırp ve Roman toplumları da bazı yerlerde benzer gereklilikleri karşılamak zorunda kalacaklar.Serb and Roma communities will likely meet such requirements in some places.
Diğer firmalar da benzer duygular dile getirdiler.Other firms expressed similar sentiments.
O tür bir huzursuzluk kolaylıkla radikal milliyetçiliğe ya da benzer saçmalıklara dönüşebilir.That discontent will easily transform into radical nationalism and similar nonsense.
Aksi takdirde, buna benzer şeylere boğuluruz."Otherwise, we will be swamped by that type of stuff."
Tasarı hazırlanırken Almanya, Polonya, Romanya ve Slovakya'daki benzerleri örnek alındı.The bill has been modelled on similar ones in Germany, Poland, Romania and Slovakia.
Avrupa Partisi (EvroKo) genel başkan yardımcısı Stratos Panagidis de benzer şikayetler dile getirdi.European Party (EvroKo) Vice-President Stratos Panagidis voiced similar complaints.
Benzer bir protokol 2006 yılında daha sonra Bulgaristan ve Makedonya arasında da imzalandı.A similar protocol between Bulgaria and Macedonia was signed later in 2006.
Esasen AB, önümüzdeki "büyük patlama"ya benzer genişleme sürecine odaklanmış durumda.The fact is that the EU is focused on how the upcoming "big bang" enlargement will work.
Siyasi analistler bu sefer benzer bir hareket beklemiyorlar.Political analysts do not expect a similar action now.
Benzer bir ortaklık, Birliğin on yeni üyesinin katılımında araç olarak kullanılmıştı.A similar partnership process was instrumental in the accession of the Union's ten newest members.
Bundan kısa süre sonra da İrlanda benzer kısıtlamalar getirdi.Shortly after that Ireland followed suit with similar restrictions.
Zrvenkovski de benzer itirazlarda bulundu.Crvenkovski has voiced similar objections.
Priştine'deki Kosova Avukatlar Odası da benzer yorumda bulundu.The Kosovo Chamber of Lawyers in Pristina sounded a similar note.
Romen blogcular bir İngiliz taşımacılık şirketini temsil eden benzer bir logo ortaya çıkardılar.Romanian bloggers have discovered a similar logo representing a British transportation company.
Makedonya AB'yle, NATO ile 1998'de imzalanan anlaşma benzeri bir anlaşma imzalamak istiyor.Macedonia wants an agreement with the EU that is modelled after the one signed with NATO in 1998.

İlgili Sayfalar