Bu aslında bize şunu söylüyor, kendimiz ve diğerleri hakkında düşünürken iki benlikten bahsedebiliriz.Висновок, насправді, в тому, що ми, можливо, сприймаємо себе й інших людей крізь призму двох я.
Bu aslında bize şunu söylüyor, kendimiz ve diğerleri hakkında düşünürken iki benlikten bahsedebiliriz.Това всъщност ни казва, че може би мислим за самите себе си и за други хора от гледната точка на две личности.
Bu aslında bize şunu söylüyor, kendimiz ve diğerleri hakkında düşünürken iki benlikten bahsedebiliriz.מה שזה אומר לנו, זה שאפשר לחשוב עלינו ועל אחרים במונחים של שני "אני".
Bu aslında bize şunu söylüyor, kendimiz ve diğerleri hakkında düşünürken iki benlikten bahsedebiliriz.ما يخبرنا به هذا، حقاً، هو أننا ربما نفكر بأنفسنا وبقية الناس بأننا وهم نملك نوعين من النفسيات
Bu aslında bize şunu söylüyor, kendimiz ve diğerleri hakkında düşünürken iki benlikten bahsedebiliriz.考えているらしいとわかります 経験の自己- これは 現在を生き
Bundan dolayı şuurlu bir zihne sahip olmak için şuurlu zihin içerisinde benlik sahibi olmanız gerekir.Aby tedy mysl měla vědomí, musí zahrnovat nějaké "já".
Bundan dolayı şuurlu bir zihne sahip olmak için şuurlu zihin içerisinde benlik sahibi olmanız gerekir.Alors pour avoir un esprit conscient, on a un soi à l'intérieur de l'esprit conscient.
Bundan dolayı şuurlu bir zihne sahip olmak için şuurlu zihin içerisinde benlik sahibi olmanız gerekir.Así que para tener una mente consciente, tendrán un sí mismo dentro de la mente consciente.
Bundan dolayı şuurlu bir zihne sahip olmak için şuurlu zihin içerisinde benlik sahibi olmanız gerekir.Deci pentru a avea o minte conştientă, avem un sine in interiorul minţii conştiente.
Bundan dolayı şuurlu bir zihne sahip olmak için şuurlu zihin içerisinde benlik sahibi olmanız gerekir.우리 의식 안에 자아가 있어야만 의식도 가질 수 있습니다.
Bundan dolayı şuurlu bir zihne sahip olmak için şuurlu zihin içerisinde benlik sahibi olmanız gerekir.Maka, untuk dapat memiliki sebuah pikiran sadar, Anda memiliki sebuah diri dalam pikiran sadar Anda.
Bundan dolayı şuurlu bir zihne sahip olmak için şuurlu zihin içerisinde benlik sahibi olmanız gerekir.Om een bewuste geest te hebben, heb je een zelf in de bewuste geest.
Bundan dolayı şuurlu bir zihne sahip olmak için şuurlu zihin içerisinde benlik sahibi olmanız gerekir.Por isso, para termos uma mente consciente, temos um eu dentro da mente consciente.
Bundan dolayı şuurlu bir zihne sahip olmak için şuurlu zihin içerisinde benlik sahibi olmanız gerekir.Quindi, per avere una mente cosciente, dobbiamo avere un sé dentro la mente cosciente.
Bundan dolayı şuurlu bir zihne sahip olmak için şuurlu zihin içerisinde benlik sahibi olmanız gerekir.Takže, aby sme mali vedomú myseľ, musíme mať seba vo vedomej mysli.
Bundan dolayı şuurlu bir zihne sahip olmak için şuurlu zihin içerisinde benlik sahibi olmanız gerekir.Tehát ahhoz, hogy legyen egy tudatos elménk, van egy énünk is a tudatos elmében.
Bundan dolayı şuurlu bir zihne sahip olmak için şuurlu zihin içerisinde benlik sahibi olmanız gerekir.Um also ein Bewusstsein zu haben, haben Sie ein Selbst im Bewusstsein.
Bundan dolayı şuurlu bir zihne sahip olmak için şuurlu zihin içerisinde benlik sahibi olmanız gerekir.Vậy để hiểu được trạng thái ý thức của tinh thần, bạn có một bản ngã bên trong ý thức đó.
Bundan dolayı şuurlu bir zihne sahip olmak için şuurlu zihin içerisinde benlik sahibi olmanız gerekir.WIęc by mieć świadomy umysł, musi w nim być Ja.
Bundan dolayı şuurlu bir zihne sahip olmak için şuurlu zihin içerisinde benlik sahibi olmanız gerekir.Προκειμένου λοιπόν να υπάρξει συνειδητός νους, έχετε έναν εαυτό μέσα στο συνειδητό νου.
Bundan dolayı şuurlu bir zihne sahip olmak için şuurlu zihin içerisinde benlik sahibi olmanız gerekir.Значи, за да имаме будно съзнание, трябва да имаме Аз в това будно съзнание.
Bundan dolayı şuurlu bir zihne sahip olmak için şuurlu zihin içerisinde benlik sahibi olmanız gerekir.Итак, мы обладаем сознательным разумом, и в этом разуме заключено наше "Я".
Bundan dolayı şuurlu bir zihne sahip olmak için şuurlu zihin içerisinde benlik sahibi olmanız gerekir.Якщо розум свідомий, він містить наше власне "я".
Bundan dolayı şuurlu bir zihne sahip olmak için şuurlu zihin içerisinde benlik sahibi olmanız gerekir.וכדי שתתקיים מודעות, יש לכם עצמי ששוכן במוח המודע
Bundan dolayı şuurlu bir zihne sahip olmak için şuurlu zihin içerisinde benlik sahibi olmanız gerekir.لذلك ليكون لديك عقل واعي, لديك نفس داخل العقل الواعي
Bundan dolayı şuurlu bir zihne sahip olmak için şuurlu zihin içerisinde benlik sahibi olmanız gerekir.その中に自己が存在しなければなりません 意識ある心とは自己を内在した心といえます
Bu noktaya geldim çünkü, bizim benlik olarak bildiğimiz,Ci sono arrivato perché, se dobbiamo avere un referente che identifichiamo come sè
Bu noktaya geldim çünkü, bizim benlik olarak bildiğimiz,Doszedłem do tego, ponieważ jeśli mamy mieć odniesienie, znane jako Ja -
Bu noktaya geldim çünkü, bizim benlik olarak bildiğimiz,J'en suis arrivé là parce que, si on a cette référence que nous appelons le soi --
Bu noktaya geldim çünkü, bizim benlik olarak bildiğimiz,제가 이런 결론을 내린 이유는 사고 처리 과정에서 우리가 '자아'라고 알고 있는
Bu noktaya geldim çünkü, bizim benlik olarak bildiğimiz,Potřebujeme referenční bod, kterému říkáme "já".
Bu noktaya geldim çünkü, bizim benlik olarak bildiğimiz,Saya sampai pada kesimpulan ini karena, jika anda hendak punya rujukakan yang disebut diri--
Bu noktaya geldim çünkü, bizim benlik olarak bildiğimiz,Tôi làm được điều đó, bởi vì nếu bạn có một khảo chiếu mà chúng ta biết là bản ngã,
Bu noktaya geldim çünkü, bizim benlik olarak bildiğimiz,Стигнах, защото ако трябва да имаме база, която наричаме Аз --
Bu noktaya geldim çünkü, bizim benlik olarak bildiğimiz,הגעתי לזה כיוון שאם רוצים נקודת ייחוס המוכרת לנו כעצמיות-
Bu noktaya geldim çünkü, bizim benlik olarak bildiğimiz,وصلت الى هذا لان, اذا كان لديك مرجع يعرف بالنفس
Bu noktaya geldim çünkü, bizim benlik olarak bildiğimiz,自分についての基準点のことを 自己とか自分と言います
Bu şekilde, zaman aslında anımsayan benliği deneyimleyen benlikten ayıran en kritik değişkendir.És így igazából az idő az a kritikus változó, ami megkülönbözteti az emlékező ént a tapasztaló éntől.
Bu şekilde, zaman aslında anımsayan benliği deneyimleyen benlikten ayıran en kritik değişkendir.Ja siten, aika on itse asiassa kriittinen muuttuja, joka erottaa muistavan minuuden kokevasta minuudesta.
Bu şekilde, zaman aslında anımsayan benliği deneyimleyen benlikten ayıran en kritik değişkendir.같은 이유에서 시간이란 것은 기억하는 주체와 경험하는 주체를 구분짓는
Bu şekilde, zaman aslında anımsayan benliği deneyimleyen benlikten ayıran en kritik değişkendir.Prin urmare, timpul devine variabila esenţială care distinge sinele memoriei de sinele momentului.
Bu şekilde, zaman aslında anımsayan benliği deneyimleyen benlikten ayıran en kritik değişkendir.V tomto ohledu je čas kritickou proměnnou, která rozlišuje pamatující já od prožívajícího.
Bu şekilde, zaman aslında anımsayan benliği deneyimleyen benlikten ayıran en kritik değişkendir.W ten sposób czas jest bardzo konkretną zmienną, która odróżnia jaźń pamiętającą od jaźni doświadczającej.
Bu şekilde, zaman aslında anımsayan benliği deneyimleyen benlikten ayıran en kritik değişkendir.Z tohto dôvodu je čas veľmi dôležitou premennou ktorá odlišuje spomienkové JA od zážitkového JA.
Bu şekilde, zaman aslında anımsayan benliği deneyimleyen benlikten ayıran en kritik değişkendir.В цьому ракурсі час - критична змінна, яка відрізняє пам'ятєве я від відчуттєвого.
Bu şekilde, zaman aslında anımsayan benliği deneyimleyen benlikten ayıran en kritik değişkendir.И в этом ракурсе время -- критическая переменная, которая отличает помнящее я от испытывающего.
Bu şekilde, zaman aslında anımsayan benliği deneyimleyen benlikten ayıran en kritik değişkendir.ובדרך הזאת, זמן הוא בעצם המשתנה הקריטי המבדיל בין האני הזוכר
Bu şekilde, zaman aslında anımsayan benliği deneyimleyen benlikten ayıran en kritik değişkendir.وبهذه الطريقة، فان الوقت في الواقع متغير حرج يقوم بالتفريق بين نفسية الذكرى
Bu şekilde, zaman aslında anımsayan benliği deneyimleyen benlikten ayıran en kritik değişkendir.経験の自己を区別する- 重要なポイントです この休暇の例に 時間はあまり影響力はありません
Çoğu anımsayan benlik tarafından tamamen gözardı edilir.Aan de meeste wordt totaal geen aandacht besteed door het herinnerende ik.
Çoğu anımsayan benlik tarafından tamamen gözardı edilir.A maioria é completamente ignorada pelo eu que recorda.
Çoğu anımsayan benlik tarafından tamamen gözardı edilir.De flesta ignoreras fullständigt av självet som minns.
Çoğu anımsayan benlik tarafından tamamen gözardı edilir.De fleste af dem bliver helt ignoreret af det erindrende selv.
Çoğu anımsayan benlik tarafından tamamen gözardı edilir.Die meisten von ihnen werden komplett ignoriert vom erinnernden Selbst.
Çoğu anımsayan benlik tarafından tamamen gözardı edilir.Hampir semua terabaikan. oleh sisi yang mengingat.
Çoğu anımsayan benlik tarafından tamamen gözardı edilir.Hầu nhưng chúng hoàn toàn bị lãng quên bởi bản thân ký ức.
Çoğu anımsayan benlik tarafından tamamen gözardı edilir.대부분은 기억하는 주체가 말끔히 정리해 버리죠.
Çoğu anımsayan benlik tarafından tamamen gözardı edilir.La maggior parte vengono completamente ignorati dal sè che ricorda.
Çoğu anımsayan benlik tarafından tamamen gözardı edilir.La mayoría de ellos son completamente ignorados por el yo que recuerda.
Çoğu anımsayan benlik tarafından tamamen gözardı edilir.La plupart sont complètement ignorés par notre "moi du souvenir".