Ana içeriğe geç
Sözlük

benli ile cümle

benli kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Ve ne kadar farklı da olsa bu benlikler, hepsi içimde ilişkili.И неважно, какие они, эти другие сознания, они все связаны во мне.
Ve ne kadar farklı da olsa bu benlikler, hepsi içimde ilişkili.И независимо колко различни могат да бъдат тези други Аз-ове, всички те са свързани с мен.
Ve ne kadar farklı da olsa bu benlikler, hepsi içimde ilişkili.І неважливо, які вони, ці інші свідомості, вони всі пов'язані в мені.
Ve ne kadar farklı da olsa bu benlikler, hepsi içimde ilişkili.ולא משנה כמה שונים העצמיים האלה היו, כולם היו מחוברים אלי.
Ve ne kadar farklı da olsa bu benlikler, hepsi içimde ilişkili.ليس مهما كيف تكون عليه تلك الذوات الأخرى، كلهم كانوا مرتبطين بي.
Ve ne kadar farklı da olsa bu benlikler, hepsi içimde ilişkili.どんなものであっても 共感できるものがありました わたしが本当に信じてやまないのは
Ve ne kadar farklı da olsa bu benlikler, hepsi içimde ilişkili.無論別人的自我如何, 與我有多麼相異, 我都可以理解他們。
Ve o, bu bedeni kullanarak kendi gerçek benliğini fark etmek istiyor.A chce použít toto tělo k poznání své vlastní tváře.
Ve o, bu bedeni kullanarak kendi gerçek benliğini fark etmek istiyor.E lui vuole usare questo corpo per riconoscere il suo proprio volto.
Ve o, bu bedeni kullanarak kendi gerçek benliğini fark etmek istiyor.Et il veut utiliser ce corps pour reconnaître son propre visage.
Ve o, bu bedeni kullanarak kendi gerçek benliğini fark etmek istiyor.Ja se haluaa käyttää tätä kehoa tunnistaakseen omat kasvonsa.
Ve o, bu bedeni kullanarak kendi gerçek benliğini fark etmek istiyor.Y quiere usar este cuerpo para reconocer su propio rostro.
Ve tabii bir alt benliğim var Dr.A tak také mají toto alter ego Dr.
Ve tabii bir alt benliğim var Dr. Chuck.E poiché ho questo alter ego Dr. Chuck, molti dei miei studenti mi chiamano Dr. Chuck.
Ve tabii bir alt benliğim var Dr. Chuck.J'ai aussi cet alter-ego, Dr Chuck.
Ve tabii bir alt benliğim var Dr. Chuck. Öğrencilerimin çoğu bana Dr.Agora vamos dar uma olhada no camarada chamado James Wells.
Ve tabii bir alt benliğim var Dr. Chuck.Tak więc, mam także swoje alter ego zwane Dr Chuck.
Ve tabii bir alt benliğim var Dr. Chuck.Van egy alteregóm,
Ve tabii bir alt benliğim var Dr. Chuck.Και έτσι, έχω επίσης αυτή ego alter Dr Τσακ.
Ve tabii bir alt benliğim var Dr. Chuck.Еще, у меня есть альтер-эго, "доктор Чак".
Ve tabii bir alt benliğim var Dr.Ik heb bovendien ook diet alter ego Dr. Chuck.
Ve tabii ki devam ettim. Halâ sadece benliğimden ibaret olduğuma inanıyordum.I naturalnie nadal wierzyłam, że moje 'ja', to wszystko czym jestem.
Walter Raleigh kraliçeyi o benliğinden ayırdı ve artık kraliçe de ilahi olabilirdi.월터 라일리 경을 만남으로써, 그는 그녀를 서서히 분리했고, 그녀는 비범함으로부터 벗어났죠.
Walter Raleigh kraliçeyi o benliğinden ayırdı ve artık kraliçe de ilahi olabilirdi.Поступово він роз'єднує ці дві сутності, і Єлизавета стає божественною.
Walter Raleigh kraliçeyi o benliğinden ayırdı ve artık kraliçe de ilahi olabilirdi.שנשלחה לוולטר ריילי, ובאופן הדרגתי הוא הפריד אותה כך שהיא הייתה חופשיה להיות אלוהית.
Walter Raleigh kraliçeyi o benliğinden ayırdı ve artık kraliçe de ilahi olabilirdi.التي أرسل إليها والتر رالي وتدريجيا فصلها لتصبح حرة وتصبح ربانية.
Walter Raleigh kraliçeyi o benliğinden ayırdı ve artık kraliçe de ilahi olabilirdi.彼は徐々にエリザベスから遠ざかったので エリザベスは神聖さを得ることができたのだ 2人の神聖な人間が争い
Yani, son yıllarda iki ayrı benliğimizin mutluluğu hakkında yeni şeyler öğrenmeye başladık.Aşa că în ultimii ani am început să învăţăm unele lucruri despre cele două tipuri de fericire.
Yani, son yıllarda iki ayrı benliğimizin mutluluğu hakkında yeni şeyler öğrenmeye başladık.Así, en los últimos años, hemos comenzado a aprender acerca de la felicidad de los dos yos.
Yani, son yıllarda iki ayrı benliğimizin mutluluğu hakkında yeni şeyler öğrenmeye başladık.Ces dernières années, nous avons commencé à apprendre des choses sur le bonheur des deux "moi".
Yani, son yıllarda iki ayrı benliğimizin mutluluğu hakkında yeni şeyler öğrenmeye başladık.De jongste jaren beginnen we dus inzicht te verwerven in het geluk van de twee ikken.
Yani, son yıllarda iki ayrı benliğimizin mutluluğu hakkında yeni şeyler öğrenmeye başladık.I de seneste år er vi begyndt at lære om de to selvs lykkebegreber.
Yani, son yıllarda iki ayrı benliğimizin mutluluğu hakkında yeni şeyler öğrenmeye başladık.In den letzten Jahren haben wir also angefangen, über das Glück der beiden Arten des Selbst zu lernen.
Yani, son yıllarda iki ayrı benliğimizin mutluluğu hakkında yeni şeyler öğrenmeye başladık.Jadi beberapa tahun terakhir ini kita telah mulai mempelajari tentang kebahagiaan dalam dua diri kita.
Yani, son yıllarda iki ayrı benliğimizin mutluluğu hakkında yeni şeyler öğrenmeye başladık.Joten viime vuosina olemme alkaneet oppia kahden minuutemme onnellisuudesta.
Yani, son yıllarda iki ayrı benliğimizin mutluluğu hakkında yeni şeyler öğrenmeye başladık.그래서 최근 몇년간 우리는 두 주체의 행복의 차이에 대해 조금 알게 되었습니다.
Yani, son yıllarda iki ayrı benliğimizin mutluluğu hakkında yeni şeyler öğrenmeye başladık.Ostatnio dowiadujemy się coraz więcej o szczęściu dwóch jaźni.
Yani, son yıllarda iki ayrı benliğimizin mutluluğu hakkında yeni şeyler öğrenmeye başladık.Per cui negli ultimi anni, abbiamo iniziato ad apprendere (nuove cose) sulla felicità dei due sè.
Yani, son yıllarda iki ayrı benliğimizin mutluluğu hakkında yeni şeyler öğrenmeye başladık.Portanto, nos últimos anos, temos começado a aprender sobre a felicidade dos dois eus.
Yani, son yıllarda iki ayrı benliğimizin mutluluğu hakkında yeni şeyler öğrenmeye başladık.Så på sistone har vi börjat lära oss om lyckan hos de två själven.
Yani, son yıllarda iki ayrı benliğimizin mutluluğu hakkında yeni şeyler öğrenmeye başladık.Takže jsme se v posledních letech začali učit o štěstí těch dvou já.
Yani, son yıllarda iki ayrı benliğimizin mutluluğu hakkında yeni şeyler öğrenmeye başladık.Tehát az elmúlt években elkezdtük megismerni a két én boldogságát.
Yani, son yıllarda iki ayrı benliğimizin mutluluğu hakkında yeni şeyler öğrenmeye başladık.V súčasnosti sme sa tak začali učiť o šťastí dvoch JA.
Yani, son yıllarda iki ayrı benliğimizin mutluluğu hakkında yeni şeyler öğrenmeye başladık.Έτσι τα τελευταία χρόνια αρχίσαμε να μαθαίνουμε για την ευτυχία των δύο εαυτών.
Yani, son yıllarda iki ayrı benliğimizin mutluluğu hakkında yeni şeyler öğrenmeye başladık.Останнім часом ми почали вивчати щастя крізь призму двох я.
Yani, son yıllarda iki ayrı benliğimizin mutluluğu hakkında yeni şeyler öğrenmeye başladık.През последните години сме започнали да учим за щастието на двете личности.
Yani, son yıllarda iki ayrı benliğimizin mutluluğu hakkında yeni şeyler öğrenmeye başladık.Так, в последнее время мы начали изучать счастье через призму двух я.
Yani, son yıllarda iki ayrı benliğimizin mutluluğu hakkında yeni şeyler öğrenmeye başladık.כך שבשנים האחרונות, התחלנו ללמוד על האושר של שני האני.
Yani, son yıllarda iki ayrı benliğimizin mutluluğu hakkında yeni şeyler öğrenmeye başladık.لذا ففي السنوات الأخيرة، بدأنا التعلم حول السعادة للنفسييتين.
Yani, son yıllarda iki ayrı benliğimizin mutluluğu hakkında yeni şeyler öğrenmeye başladık.我々が学んだ主なことは 二つがまったく別物だということです
Yani takım içinde, benlikleri birbirlerine karşı yarışıyor.Also innerhalb des Teams stehen die Einzelinteressen klar gegen einander.
Yani takım içinde, benlikleri birbirlerine karşı yarışıyor.Astfel, în interiorul echipei, interesele sunt orientate împotriva celorlalţi membri.
Yani takım içinde, benlikleri birbirlerine karşı yarışıyor.Donc, dans l'équipe, leurs intérêts individuels sont en fait en conflit.
Yani takım içinde, benlikleri birbirlerine karşı yarışıyor.Dunque all'interno della squadra i loro interessi individuali li mettono gli uni contro gli altri.
Yani takım içinde, benlikleri birbirlerine karşı yarışıyor.Dus binnen het team staan hun belangen in feite haaks op elkaar.
Yani takım içinde, benlikleri birbirlerine karşı yarışıyor.Entonces dentro del equipo, sus intereses están en realidad enfrentados.
Yani takım içinde, benlikleri birbirlerine karşı yarışıyor.그래서 팀안에서는, 팀원들의 관심사가 팀원들간의 문제에 맞추어져 있습니다.
Yani takım içinde, benlikleri birbirlerine karşı yarışıyor.Portanto, no seio da equipa, os interesses individuais estão virados uns contra os outros.
Yani takım içinde, benlikleri birbirlerine karşı yarışıyor.Szóval a csapaton belül egymás ellen ható érdekek vannak.
Yani takım içinde, benlikleri birbirlerine karşı yarışıyor.Takže uvnitř mužstva se jejich zájmy staví proti sobě navzájem.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod