Yani takım içinde, benlikleri birbirlerine karşı yarışıyor.Vậy là trong nội bộ nhóm, lợi ích của mỗi người xung đột với những người khác
Yani takım içinde, benlikleri birbirlerine karşı yarışıyor.Wewnątrz osady interesy jej członków są sprzeczne.
Yani takım içinde, benlikleri birbirlerine karşı yarışıyor.Έτσι, εντός της ομάδας τα συμφέροντά τους συγκρούονται μεταξύ τους.
Yani takım içinde, benlikleri birbirlerine karşı yarışıyor.Внутри команды их интересы направлены друг против друга.
Yani takım içinde, benlikleri birbirlerine karşı yarışıyor.Така вътре в отбора личните им интереси се пресичат.
Yani takım içinde, benlikleri birbirlerine karşı yarışıyor.אז בתוך הקבוצה, האינטרסים שלהם מופנים זה כנגד זה.
Yani takım içinde, benlikleri birbirlerine karşı yarışıyor.لذا فإن بداخل الفريق ، مصلحة الفرد فيهم ضد مصلحة الآخر.
Yani takım içinde, benlikleri birbirlerine karşı yarışıyor.実際に彼らの利害は互いに対立します。 そして、時には、有利になるでしょう、
Yani, uyanıp, duş aldıktan sonra giyinmeniz gibi, aynı şeyi dijital benliğiniz içinde yapmanız gerekiyor.Budzimy się, bierzemy prysznic, ubieramy, trzeba się tego nauczyć w sieci.
Yani, uyanıp, duş aldıktan sonra giyinmeniz gibi, aynı şeyi dijital benliğiniz içinde yapmanız gerekiyor.Do mesmo modo que acordamos, tomamos um duche e nos vestimos, temos que o fazer para a nossa presença digital.
Yani, uyanıp, duş aldıktan sonra giyinmeniz gibi, aynı şeyi dijital benliğiniz içinde yapmanız gerekiyor.일어나서, 샤워하고, 옷 입고 하는 것과 마찬가지로 디지털 세계의 자아를 위해 해야 할 것을 배워야만 합니다.
Yani, uyanıp, duş aldıktan sonra giyinmeniz gibi, aynı şeyi dijital benliğiniz içinde yapmanız gerekiyor.Takže presne tak ako ráno vstanete, osprchujete sa a oblečiete, musíte to naučiť i svoje digitálne ego.
Yani, uyanıp, duş aldıktan sonra giyinmeniz gibi, aynı şeyi dijital benliğiniz içinde yapmanız gerekiyor.Takže stejně jako vstáváte, osprchujete se a oblečete, musíte se totéž naučit dělat i se svým digitálním já.
Yani, uyanıp, duş aldıktan sonra giyinmeniz gibi, aynı şeyi dijital benliğiniz içinde yapmanız gerekiyor.Torej na enak način, kot se zbudiš, stuširaš in oblečeš, se moraš naučiti enako storiti z digitalnim jazom.
Yani, uyanıp, duş aldıktan sonra giyinmeniz gibi, aynı şeyi dijital benliğiniz içinde yapmanız gerekiyor.Zoals je opstaat, je doucht en je aankleedt, moet je dat ook leren voor je digitale ik.
Yani, uyanıp, duş aldıktan sonra giyinmeniz gibi, aynı şeyi dijital benliğiniz içinde yapmanız gerekiyor.אז, באותה דרך שאתם מתעוררים, מתקלחים ומתלבשים, אתם צריכים ללמוד לעשות את זה גם לזהות הדיגיטלית שלכם.
Yani, uyanıp, duş aldıktan sonra giyinmeniz gibi, aynı şeyi dijital benliğiniz içinde yapmanız gerekiyor.デジタルの化身にもさせなければなりません 多くの人、特に未成年は
Yani, uyanıp, duş aldıktan sonra giyinmeniz gibi, aynı şeyi dijital benliğiniz içinde yapmanız gerekiyor.就好似你起身,冲個涼,著衫, 你一樣要學識係數碼生活中去做同樣嘅也。
Yasanın ruhsal olduğunu biliriz. Bense benliğin denetimindeyim, köle gibi günaha satılmışım.Bo wiemy, iż zakon jest duchowny, alem ja cielesny, zaprzedany pod grzech.
Yasanın ruhsal olduğunu biliriz. Bense benliğin denetimindeyim, köle gibi günaha satılmışım.Denn wir wissen, daß das Gesetz geistlich ist; ich bin aber fleischlich, unter die Sünde verkauft.
Yasanın ruhsal olduğunu biliriz. Bense benliğin denetimindeyim, köle gibi günaha satılmışım.For vi vet at loven er åndelig; jeg derimot er kjødelig, solgt under synden;
Yasanın ruhsal olduğunu biliriz. Bense benliğin denetimindeyim, köle gibi günaha satılmışım.우리가 율법은 신령한 줄 알거니와 나는 육신에 속하여 죄 아래 팔렸도다
Yasanın ruhsal olduğunu biliriz. Bense benliğin denetimindeyim, köle gibi günaha satılmışım.Lebo vieme, že zákon je duchovný, ale ja som telesný, predaný pod hriech.
Yasanın ruhsal olduğunu biliriz. Bense benliğin denetimindeyim, köle gibi günaha satılmışım.Mert tudjuk, hogy a törvény lelki; de én testi vagyok, a bûn alá rekesztve.
Yasanın ruhsal olduğunu biliriz. Bense benliğin denetimindeyim, köle gibi günaha satılmışım.Nous savons, en effet, que la loi est spirituelle; mais moi, je suis charnel, vendu au péché.
Yasanın ruhsal olduğunu biliriz. Bense benliğin denetimindeyim, köle gibi günaha satılmışım.Porque bem sabemos que a lei é espiritual; mas eu sou carnal, vendido sob o pecado.
Yasanın ruhsal olduğunu biliriz. Bense benliğin denetimindeyim, köle gibi günaha satılmışım.Porque sabemos que la ley es espiritual; pero yo soy carnal, vendido a la sujeción del pecado
Yasanın ruhsal olduğunu biliriz. Bense benliğin denetimindeyim, köle gibi günaha satılmışım.Sappiamo infatti che la legge è spirituale, mentre io sono di carne, venduto come schiavo del peccato
Yasanın ruhsal olduğunu biliriz. Bense benliğin denetimindeyim, köle gibi günaha satılmışım.Sillä me tiedämme, että laki on hengellinen, mutta minä olen lihallinen, myyty synnin alaisuuteen.
Yasanın ruhsal olduğunu biliriz. Bense benliğin denetimindeyim, köle gibi günaha satılmışım.Ştim, în adevăr, că Legea este duhovnicească: dar eu sînt pămîntesc, vîndut rob păcatului.
Yasanın ruhsal olduğunu biliriz. Bense benliğin denetimindeyim, köle gibi günaha satılmışım.Thi vi vide, at Loven er åndelig; men jeg er kødelig, solgt under Synden.
Yasanın ruhsal olduğunu biliriz. Bense benliğin denetimindeyim, köle gibi günaha satılmışım.Vả , chúng_ta biết luật_pháp là thiêng_liêng ; nhưng tôi là tánh xác_thịt đã bị bán cho tội_lỗi .
Yasanın ruhsal olduğunu biliriz. Bense benliğin denetimindeyim, köle gibi günaha satılmışım.Vả, chúng ta biết luật pháp là thiêng liêng; nhưng tôi là tánh xác thịt đã bị bán cho tội lỗi.
Yasanın ruhsal olduğunu biliriz. Bense benliğin denetimindeyim, köle gibi günaha satılmışım.Vemo namreč, da je postava duhovna, a jaz sem mesen, suženjski prodan grehu.
Yasanın ruhsal olduğunu biliriz. Bense benliğin denetimindeyim, köle gibi günaha satılmışım.Víme zajisté, že Zákon jest duchovní, ale já jsem tělesný, prodaný hříchu.
Yasanın ruhsal olduğunu biliriz. Bense benliğin denetimindeyim, köle gibi günaha satılmışım.Vi veta ju att lagen är andlig, men jag är av köttslig natur, såld till träl under synden.
Yasanın ruhsal olduğunu biliriz. Bense benliğin denetimindeyim, köle gibi günaha satılmışım.Διοτι εξευρομεν οτι ο νομος ειναι πνευματικος εγω δε ειμαι σαρκικος, πεπωλημενος υπο την αμαρτιαν.
Yasanın ruhsal olduğunu biliriz. Bense benliğin denetimindeyim, köle gibi günaha satılmışım.Затова не аз сега върша това, но грехът, който живее в мене.
Yasanın ruhsal olduğunu biliriz. Bense benliğin denetimindeyim, köle gibi günaha satılmışım.Знаємо бо, що закон духовний, я ж тілесний, проданий під гріх.
Yasanın ruhsal olduğunu biliriz. Bense benliğin denetimindeyim, köle gibi günaha satılmışım.Ибо мы знаем, что закон духовен, а я плотян, продан греху.
Yasanın ruhsal olduğunu biliriz. Bense benliğin denetimindeyim, köle gibi günaha satılmışım.כי ידעים אנחנו שהתורה היא רוחנית ואני של בשר ונמכר תחת יד החטא׃
Yasanın ruhsal olduğunu biliriz. Bense benliğin denetimindeyim, köle gibi günaha satılmışım.فاننا نعلم ان الناموس روحي واما انا فجسدي مبيع تحت الخطية.
Yasanın ruhsal olduğunu biliriz. Bense benliğin denetimindeyim, köle gibi günaha satılmışım.我 們 原 曉 得 律 法 是 屬 乎 靈 的 、 但 我 是 屬 乎 肉 體 的 、 是 已 經 賣 給 罪 了
Yasanın ruhsal olduğunu biliriz. Bense benliğin denetimindeyim, köle gibi günaha satılmışım.我 們原曉 得 律法 是 屬乎靈 的 、 但 我 是 屬乎 肉體 的 、 是 已 經賣給 罪 了
Ya sen solgunluk, benim putperestlik tanrısı Senin nazik benlik, yemin ederim,Alebo ak chceš, prisahám pri tvojej láskavej ja, ktoré je Boh mojej modlárstvo,
Ya sen solgunluk, benim putperestlik tanrısı Senin nazik benlik, yemin ederim,Ali pa, če hočeš, prisegajo na tvoje milostiv sebe, kar je Bog mojega malikovanje,
Ya sen solgunluk, benim putperestlik tanrısı Senin nazik benlik, yemin ederim,Atau jika engkau, bersumpah demi diri-Mu anggun, yang merupakan penyembahan berhala dewa saya,
Ya sen solgunluk, benim putperestlik tanrısı Senin nazik benlik, yemin ederim,Eller hvis du vil, sværge ved dit venlige selv, som er gud for min afgudsdyrkelse,
Ya sen solgunluk, benim putperestlik tanrısı Senin nazik benlik, yemin ederim,Eller om du vill, svär vid din nådiga själv, som är gud i mitt avgudadyrkan,
Ya sen solgunluk, benim putperestlik tanrısı Senin nazik benlik, yemin ederim,Hoặc nếu ngươi héo, thề bằng cách tự nhân từ của Chúa, nào là thần sùng bái thần tượng của tôi,
Ya sen solgunluk, benim putperestlik tanrısı Senin nazik benlik, yemin ederim,아니면 그대 시들고는 내 우상 숭배의 신이죠 너의 우아한 자기로 맹세하면,
Ya sen solgunluk, benim putperestlik tanrısı Senin nazik benlik, yemin ederim,Lub jeśli chcesz, przysięgam na twój łaskawy człowieka, który jest bogiem moim bałwochwalstwa,
Ya sen solgunluk, benim putperestlik tanrısı Senin nazik benlik, yemin ederim,Nebo pokud chceš, přísahám při tvé laskavé já, které je Bůh mé modlářství,
Ya sen solgunluk, benim putperestlik tanrısı Senin nazik benlik, yemin ederim,Oder wenn du willst, ich schwöre bei deinem gnädig Selbst, das der Gott meines Götzendienst ist,
Ya sen solgunluk, benim putperestlik tanrısı Senin nazik benlik, yemin ederim,Of als gij wilt, zweren bij uw gracieuze Zelf, dat is de god van mijn afgoderij,
Ya sen solgunluk, benim putperestlik tanrısı Senin nazik benlik, yemin ederim,Oppure, se vuoi, giura per la tua auto graziosa, che è il dio della mia idolatria,
Ya sen solgunluk, benim putperestlik tanrısı Senin nazik benlik, yemin ederim,O si quieres, jura por ti mismo lleno de gracia, que es el dios de mi idolatría,
Ya sen solgunluk, benim putperestlik tanrısı Senin nazik benlik, yemin ederim,Ou se quiseres, jura pela tua graciosa auto, que é o deus da minha idolatria,
Ya sen solgunluk, benim putperestlik tanrısı Senin nazik benlik, yemin ederim,Ou si tu le veux, jure par ta gracieuse auto, qui est le dieu de mon idolâtrie,
Ya sen solgunluk, benim putperestlik tanrısı Senin nazik benlik, yemin ederim,Sau, dacă voieşti, jura pe sine tău milostiv, Care este zeul meu de idolatrie,