Ve bebekliğin bir noktasında benlik fikri biçimlenmeye başlıyor.I na jakimś etapie niemowlęctwa, rodzi się pojęcie własnego 'ja'.
Ve bebekliğin bir noktasında benlik fikri biçimlenmeye başlıyor.유아시기의 어느 초반에 자신이라는 개념이 성립되기 시작합니다.
Ve bebekliğin bir noktasında benlik fikri biçimlenmeye başlıyor.Một lúc nào đó trong những năm tháng đầu đời, trong bạn đã có một bản ngã xuất hiện.
Ve bebekliğin bir noktasında benlik fikri biçimlenmeye başlıyor.Och någon gång i början av barndomen, börjar idén om själv att bildas.
Ve bebekliğin bir noktasında benlik fikri biçimlenmeye başlıyor.Si, la un anumit punct din frageda pruncie, ideea de eu începe să se formeze.
Ve bebekliğin bir noktasında benlik fikri biçimlenmeye başlıyor.Und an einem Punkt im frühen Säuglingsalter, nimmt die Idee vom Selbst Gestalt an.
Ve bebekliğin bir noktasında benlik fikri biçimlenmeye başlıyor.Y en un determinado momento de la infancia temprana la noción del sí mismo comienza a formarse.
Ve bebekliğin bir noktasında benlik fikri biçimlenmeye başlıyor.Και σε κάποια στιγμή στην βρεφικότητα η ιδέα του εαυτού αρχίζει και σχηματίζεται.
Ve bebekliğin bir noktasında benlik fikri biçimlenmeye başlıyor.И в какой-то момент в раннем младенчестве понятие личности начинает принимать форму.
Ve bebekliğin bir noktasında benlik fikri biçimlenmeye başlıyor.И в някой момент от най-ранното детство идеята за Аз-а започва да се оформя.
Ve bebekliğin bir noktasında benlik fikri biçimlenmeye başlıyor.І в певний момент раннього дитинства поняття особистості починає набувати форму.
Ve bebekliğin bir noktasında benlik fikri biçimlenmeye başlıyor.ובנקודה מסוימת בינקות המוקדמת, הרעיון של העצמי מתחיל להגבש.
Ve bebekliğin bir noktasında benlik fikri biçimlenmeye başlıyor.وفي وقت معين من الطفولة المبكرة، تبدأ فكرة الذات في التشكل.
Ve bebekliğin bir noktasında benlik fikri biçimlenmeye başlıyor.就系初生嬰兒時期, 自我的概念 開始成型。
Ve bebekliğin bir noktasında benlik fikri biçimlenmeye başlıyor.自己という考えが 形成され始めます その小さな同一性には名前がつけられ
Ve benliğimin bir projeksiyon olduğunu ve bir işlevi olduğunu fark ettiğimde komik bir şey oldu.A když jsem zjistila a opravdu pochopila, že mé já je projekcí a že má svoji funkci, stala se podivná věc.
Ve benliğimin bir projeksiyon olduğunu ve bir işlevi olduğunu fark ettiğimde komik bir şey oldu.I gdy zdałam sobie sprawę i naprawdę pojęłam, że własne 'ja' jest wizją i ma rolę, zdarzyło się coś zabawnego.
Ve benliğimin bir projeksiyon olduğunu ve bir işlevi olduğunu fark ettiğimde komik bir şey oldu.그리고 제가 깨달았을 때 그리고 제 자신이 투사이고 그것에는 기능이 있다는것을 이해했을때,
Ve benliğimin bir projeksiyon olduğunu ve bir işlevi olduğunu fark ettiğimde komik bir şey oldu.И когато осъзнах и наистина разбрах, че моят Аз е проекция и има функция, стана нещо забавно.
Ve benliğimin bir projeksiyon olduğunu ve bir işlevi olduğunu fark ettiğimde komik bir şey oldu.וכאשר גיליתי ובאמת הבנתי שהעצמי שלי הוא השלכה ושהוא מכוון תפקיד,
Ve benliğimin bir projeksiyon olduğunu ve bir işlevi olduğunu fark ettiğimde komik bir şey oldu.وعندما أدركت وفهمت تماما أن ذاتي ما هي الا امتداد للتوقعات وأن لها وظيفة محددة،
Ve benliğimin bir projeksiyon olduğunu ve bir işlevi olduğunu fark ettiğimde komik bir şey oldu.役割をもっていることに気づき 理解したときに おもしろい事が起きました
Ve benliğimin bir projeksiyon olduğunu ve bir işlevi olduğunu fark ettiğimde komik bir şey oldu.當我意識到, 並清楚知道後 我的自我只是一個投影,黎個自我有自己的功用,
Ve benliğimin, onun aslında hiçbir zaman yaşamamış olduğunu fark etmeme kadar kaç kere ölmesi gerekiyordu?A kolikrát muselo mé já zemřít, než jsem si uvědomila, že v první řadě nebylo nikdy živé?
Ve benliğimin, onun aslında hiçbir zaman yaşamamış olduğunu fark etmeme kadar kaç kere ölmesi gerekiyordu?Dan berapa kali diriku harus mati sebelum aku menyadari bahwa diri itu tidak pernah hidup sejak awal?
Ve benliğimin, onun aslında hiçbir zaman yaşamamış olduğunu fark etmeme kadar kaç kere ölmesi gerekiyordu?En hoeveel keren zou mijn zelf moeten sterven voor ik zou beseffen dat het nooit echt bestaan had?
Ve benliğimin, onun aslında hiçbir zaman yaşamamış olduğunu fark etmeme kadar kaç kere ölmesi gerekiyordu?E quantas vezes o meu eu teve de morrer antes que percebesse que ele na realidade nunca esteve vivo?
Ve benliğimin, onun aslında hiçbir zaman yaşamamış olduğunu fark etmeme kadar kaç kere ölmesi gerekiyordu?És hányszor kellett az énemnek meghalnia, mielőtt rájöttem, hogy eleve soha nem is élt?
Ve benliğimin, onun aslında hiçbir zaman yaşamamış olduğunu fark etmeme kadar kaç kere ölmesi gerekiyordu?Ileż to razy moje 'ja' musiało skonać zanim pojęłam, że tak naprawdę nigdy nie istniało?
Ve benliğimin, onun aslında hiçbir zaman yaşamamış olduğunu fark etmeme kadar kaç kere ölmesi gerekiyordu?그리고 얼마나 많은 횟수의 제 자신이 죽어야만 했던가요 그것이 처음부터 존재한적이
Ve benliğimin, onun aslında hiçbir zaman yaşamamış olduğunu fark etmeme kadar kaç kere ölmesi gerekiyordu?Och hur många gånger skulle självet behöva dö innan jag insåg att det aldrig var levande i första hand?
Ve benliğimin, onun aslında hiçbir zaman yaşamamış olduğunu fark etmeme kadar kaç kere ölmesi gerekiyordu?Şi de câte ori trebuia să moară eul meu pentru a realiza că nici nu fusese în viaţă de la început?
Ve benliğimin, onun aslında hiçbir zaman yaşamamış olduğunu fark etmeme kadar kaç kere ölmesi gerekiyordu?Và không biết bao nhiêu lần bản ngã của tôi mất đi trước khi tôi nhận ra rằng nó chưa bao giờ tồn tại?
Ve benliğimin, onun aslında hiçbir zaman yaşamamış olduğunu fark etmeme kadar kaç kere ölmesi gerekiyordu?¿Y cuántas veces mi sí mismo tuvo que morir antes de darme cuenta que nunca había estado vivo?
Ve benliğimin, onun aslında hiçbir zaman yaşamamış olduğunu fark etmeme kadar kaç kere ölmesi gerekiyordu?Και πόσες φορές θα έπρεπε ο εαυτός μου να πεθάνει μέχρι να συνειδητοποιήσω πως δεν ήταν εξ αρχής ζωντανός;
Ve benliğimin, onun aslında hiçbir zaman yaşamamış olduğunu fark etmeme kadar kaç kere ölmesi gerekiyordu?И колко пъти трябваше Аз-ът ми да умира преди да разбера, че никога не е бил жив?
Ve benliğimin, onun aslında hiçbir zaman yaşamamış olduğunu fark etmeme kadar kaç kere ölmesi gerekiyordu?И сколько раз приходилось ему умереть, прежде чем я осознала, что оно вообще не существовало?
Ve benliğimin, onun aslında hiçbir zaman yaşamamış olduğunu fark etmeme kadar kaç kere ölmesi gerekiyordu?І скільки разів йому приходилось помирати, перш, ніж я усвідомила, що воно взагалі ніколи не існувало?
Ve benliğimin, onun aslında hiçbir zaman yaşamamış olduğunu fark etmeme kadar kaç kere ölmesi gerekiyordu?וכמה פעמים היה על העצמי שלי למות לפני שהבנתי
Ve benliğimin, onun aslında hiçbir zaman yaşamamış olduğunu fark etmeme kadar kaç kere ölmesi gerekiyordu?وكم مرة يتوجب على ذاتي أن تموت قبل أن أدرك
Ve benliğimin, onun aslında hiçbir zaman yaşamamış olduğunu fark etmeme kadar kaç kere ölmesi gerekiyordu?又有多少次 我嘅自我要死去 先至領悟
Ve benliğimin, onun aslında hiçbir zaman yaşamamış olduğunu fark etmeme kadar kaç kere ölmesi gerekiyordu?息絶えなくてはいけなかったのでしょう そもそも そこには 生きた自己などなかったのに
Ve benliğimiz yegane şey değil; çok şey hiç değil.A ego nie je jediná vec; nie je to ani väčšina vecí.
Ve benliğimiz yegane şey değil; çok şey hiç değil.E il sè non è l'unica cosa; non è neanche la più importante.
Ve benliğimiz yegane şey değil; çok şey hiç değil.En het 'zelf' is niet het enige; het is niet eens het meeste.
Ve benliğimiz yegane şey değil; çok şey hiç değil.E o eu não é a única coisa; nem sequer a maior parte.
Ve benliğimiz yegane şey değil; çok şey hiç değil.És önmagunk nem az egyedüli, és nem is a legtöbb.
Ve benliğimiz yegane şey değil; çok şey hiç değil.Et le moi n'est pas la seule chose, ce n'est même pas la plupart des choses.
Ve benliğimiz yegane şey değil; çok şey hiç değil."Já" není jediná věc, není ani vším.
Ve benliğimiz yegane şey değil; çok şey hiç değil.자아는 유일하지 않고, 그렇다고 대다수가 공통된 것도 아닙니다.
Ve benliğimiz yegane şey değil; çok şey hiç değil.Och självet är inte den enda saken och inte heller huvudsaken.
Ve benliğimiz yegane şey değil; çok şey hiç değil.Și sinele nu e singurul lucru; nu e nici măcar cea mai mare parte a lucrurilor.
Ve benliğimiz yegane şey değil; çok şey hiç değil.Und dieses Selbst ist nicht das einzige, was zählt. Es ist noch nicht einmal das Wichtigste.
Ve benliğimiz yegane şey değil; çok şey hiç değil.Và bản thân không phải là điều duy nhất, nó thậm chí không hầu hết mọi thứ.
Ve benliğimiz yegane şey değil; çok şey hiç değil.Y el yo no es lo único; ni siquiera es la mayoría de las cosas.
Ve benliğimiz yegane şey değil; çok şey hiç değil.Και ο εαυτός μας δεν είναι το μοναδικό πράγμα, δεν είναι καν τα περισσότερα.
Ve benliğimiz yegane şey değil; çok şey hiç değil.А сутність - це не щось одне; і це навіть не кілька складових.
Ve benliğimiz yegane şey değil; çok şey hiç değil.Ведь наше "я" - это не просто нечто. Это даже не большая часть окружающего нас.
Ve benliğimiz yegane şey değil; çok şey hiç değil.И егото не е единственото нещо, то не е дори повечето неща.
Ve benliğimiz yegane şey değil; çok şey hiç değil.והעצמי הוא לא הדבר היחידי; זה אפילו לא רוב הדברים.