Ana içeriğe geç
Sözlük

benli ile cümle

benli kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Şimdi, benliğin incelenmesi gereken üç seviyesi var-- proto, merkez ve otobiyografik.الآن هناك ثلاثة مستويات للنظر في النفس -- الذهن الحدسي, الذهن الواقعي ، الذهن المبرمج
Şimdi, benliğin incelenmesi gereken üç seviyesi var-- proto, merkez ve otobiyografik.原自己 中核自己 自伝的自己です 前者2つは
Şimdi, bu iki benlik iki farklı mutluluk hissi doğrur.Ahora bien, los dos yos plantean dos nociones de felicidad.
Şimdi, bu iki benlik iki farklı mutluluk hissi doğrur.A két énünk pedig kétféle boldogság-fogalmat jelent.
Şimdi, bu iki benlik iki farklı mutluluk hissi doğrur.Ale ty dvě já znamenají také dva druhy štěstí.
Şimdi, bu iki benlik iki farklı mutluluk hissi doğrur.Alltså, de två själven för fram två idéer om lycka.
Şimdi, bu iki benlik iki farklı mutluluk hissi doğrur.Bây giờ, hai bản thân mang đến hai ý niệm của hạnh phúc.
Şimdi, bu iki benlik iki farklı mutluluk hissi doğrur.Disse to selv er ansvarlige for to forestillinger om lykken.
Şimdi, bu iki benlik iki farklı mutluluk hissi doğrur.Dve JA so sebou prinášajú dva pojmy šťastia.
Şimdi, bu iki benlik iki farklı mutluluk hissi doğrur.Dwie jaźnie przynoszą dwa pojęcia szczęścia.
Şimdi, bu iki benlik iki farklı mutluluk hissi doğrur.I due sè portano due nozioni di felicita'.
Şimdi, bu iki benlik iki farklı mutluluk hissi doğrur.Kaksi minuutta tuo kaksi käsitystä onnellisuudesta.
Şimdi, bu iki benlik iki farklı mutluluk hissi doğrur.두 주체는 각각 행복에 관한 다른 관념을 제시합니다.
Şimdi, bu iki benlik iki farklı mutluluk hissi doğrur.Les deux "moi"nous renvoient à deux notions du bonheur.
Şimdi, bu iki benlik iki farklı mutluluk hissi doğrur.Mas, os dois eus trazem consigo duas noções de felicidade.
Şimdi, bu iki benlik iki farklı mutluluk hissi doğrur.Nu, de twee ikken leiden naar twee noties van geluk.
Şimdi, bu iki benlik iki farklı mutluluk hissi doğrur.Nun, die beiden Arten des Selbst werfen zwei Begriffe vom Glück auf.
Şimdi, bu iki benlik iki farklı mutluluk hissi doğrur.Saat ini, kedua diri kita memunculkan dua teori kebahagiaan.
Şimdi, bu iki benlik iki farklı mutluluk hissi doğrur.Sinele experimental şi sinele memoriei fac referire la două noţiuni diferite de fericire.
Şimdi, bu iki benlik iki farklı mutluluk hissi doğrur.Οι δύο εαυτοί θρέφουν δύο γενικές αντιλήψεις για την ευτυχία.
Şimdi, bu iki benlik iki farklı mutluluk hissi doğrur.Далее, два я влекут за собой два понятия счастья.
Şimdi, bu iki benlik iki farklı mutluluk hissi doğrur.Далі два я тягнуть за собою два поняття щастя.
Şimdi, bu iki benlik iki farklı mutluluk hissi doğrur.Двете личности изтъкват две понятия за щастие.
Şimdi, bu iki benlik iki farklı mutluluk hissi doğrur.עכשיו, שני האני מביאים שני סוגים של אושר.
Şimdi, bu iki benlik iki farklı mutluluk hissi doğrur.الآن، النفسييتان تبرز فكرتين حول السعادة.
Şimdi, bu iki benlik iki farklı mutluluk hissi doğrur.二つの自己に対して適用できる- 幸福の観念がひとつずつあるのです
Şimdi, bu konuda yansıyan benlik iş başında olduğundan bazıları, ya da siz sonunda하지만 여전히, 판단하는 주체가 주인이기 때문에 여러분들은 그러니까 몇몇 사람들은
Şimdi, bu konuda yansıyan benlik iş başında olduğundan bazıları, ya da siz sonundaאך עכשיו, בגלל שהאני החושב הוא המחליט, אתם עלולים -- חלקכם --
Şimdi, bu konuda yansıyan benlik iş başında olduğundan bazıları, ya da siz sonundaلكن الآن، لأن إنعكاس النفسية ضالعة في الأمر، فانك ستنتهي -- ربما ينتهي الحال ببعض الناس
Şimdi, bu konuda yansıyan benlik iş başında olduğundan bazıları, ya da siz sonunda引っ越す人が出るのです 幸せになるだろうと期待してカリフォルニアへ
Şimdi, deneyimleyen benlik yaşantısını kesintisiz olarak sürdürür, birbiri ardına deneyim anları yaşar.A dále: prožívající já žije svůj život kontinuálně. Má své chvilkové prožitky, jeden za druhým.
Şimdi, deneyimleyen benlik yaşantısını kesintisiz olarak sürdürür, birbiri ardına deneyim anları yaşar.Ahora bien, el yo que tiene experiencias vive su vida de forma continua. Tiene experiencias, una tras otra.
Şimdi, deneyimleyen benlik yaşantısını kesintisiz olarak sürdürür, birbiri ardına deneyim anları yaşar.A tapasztaló én folyamatosan éli az életét. Átéli a pillanatokat, egyiket a másik után.
Şimdi, deneyimleyen benlik yaşantısını kesintisiz olarak sürdürür, birbiri ardına deneyim anları yaşar.Det oplevende selv lever livet i en lige linie. Det oplever det ene øjeblik efter det andet.
Şimdi, deneyimleyen benlik yaşantısını kesintisiz olarak sürdürür, birbiri ardına deneyim anları yaşar.이제, 경험하는 주체는 현재를 계속 살아갑니다. 경험을 하게되는 순간들이 있습니다, 하나 그리고 또 하나.
Şimdi, deneyimleyen benlik yaşantısını kesintisiz olarak sürdürür, birbiri ardına deneyim anları yaşar.Kokeva minuus elää elämäänsä koko ajan. On kokemuksia hetki toisensa perään.
Şimdi, deneyimleyen benlik yaşantısını kesintisiz olarak sürdürür, birbiri ardına deneyim anları yaşar.Sinele momentan işi trăieste viaţa continuu. Are momente succesive de trăire, şi te intrebi:
Şimdi, deneyimleyen benlik yaşantısını kesintisiz olarak sürdürür, birbiri ardına deneyim anları yaşar.Wel, het ervarende ik leeft zijn leven continu. Het heeft momenten van ervaring, het ene na het andere.
Şimdi, deneyimleyen benlik yaşantısını kesintisiz olarak sürdürür, birbiri ardına deneyim anları yaşar.Zážitkové JA žije neustále svojim životom. Okamihmi skúsenosti, jedným po druhom.
Şimdi, deneyimleyen benlik yaşantısını kesintisiz olarak sürdürür, birbiri ardına deneyim anları yaşar.Τώρα, ο βιωματικός εαυτός ζει τη ζωή συνεχώς. Ζει στιγμές βιωματικές τη μία μετά την άλλη.
Şimdi, deneyimleyen benlik yaşantısını kesintisiz olarak sürdürür, birbiri ardına deneyim anları yaşar.Відчуттєве я живе безперервним життям. У нього є моменти досвіду, одні за іншими.
Şimdi, deneyimleyen benlik yaşantısını kesintisiz olarak sürdürür, birbiri ardına deneyim anları yaşar.Итак, испытывающее я живет продолжительной жизнью. У него есть моменты опыта, один за другим.
Şimdi, deneyimleyen benlik yaşantısını kesintisiz olarak sürdürür, birbiri ardına deneyim anları yaşar.Преживяващата личност живее живота си непрекъснато. Тя има моменти на преживяване, един след друг.
Şimdi, deneyimleyen benlik yaşantısını kesintisiz olarak sürdürür, birbiri ardına deneyim anları yaşar.האני החווה חי את חייו ברציפות. יש לו רגעים של חוויות, אחד אחרי השני.
Şimdi, deneyimleyen benlik yaşantısını kesintisiz olarak sürdürür, birbiri ardına deneyim anları yaşar.الآن، ذاكرة التجربة تعيش حياتها بصورة مستمرة. إنها لحظات التجربة، واحدة تلو الأخرى.
Şimdi, deneyimleyen benlik yaşantısını kesintisiz olarak sürdürür, birbiri ardına deneyim anları yaşar.どんな瞬間でも 次から次へと経験をしています "この瞬間"の行方を問うと 答えは非常に簡単で
Şimdiki benlik hiç tasarruf yapmamak ister.A jelenbeli én egyáltalán nem akar megtakarítani.
Şimdiki benlik hiç tasarruf yapmamak ister.A la personalidad actual no le interesa ahorrar.
Şimdiki benlik hiç tasarruf yapmamak ister.Das gegenwärtige Selbst möchte gar nicht sparen.
Şimdiki benlik hiç tasarruf yapmamak ister.Det nutidige selv ønsker slet ikke at spare op.
Şimdiki benlik hiç tasarruf yapmamak ister.Diri saat ini tidak ingin menabung sama sekali.
Şimdiki benlik hiç tasarruf yapmamak ister.Eul prezent nu vrea să economisească deloc.
Şimdiki benlik hiç tasarruf yapmamak ister.Het huidige zelf wil helemaal niet sparen.
Şimdiki benlik hiç tasarruf yapmamak ister."Já" v přítomnosti nechce šetřit nic.
Şimdiki benlik hiç tasarruf yapmamak ister.현재의 자신은 아예 저축하고 싶어하지 않습니다.
Şimdiki benlik hiç tasarruf yapmamak ister.Le moi actuel ne veut pas épargner du tout.
Şimdiki benlik hiç tasarruf yapmamak ister.L'Io presente non vuol sentir parlare di risparmio.
Şimdiki benlik hiç tasarruf yapmamak ister.Nhân dạng hiện tại chẳng muốn tiết kiệm chút nào.
Şimdiki benlik hiç tasarruf yapmamak ister.O eu presente não quer poupar de todo.
Şimdiki benlik hiç tasarruf yapmamak ister.Teraźniejsze "ja" wcale nie chce oszczędzać.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod