Ana içeriğe geç
Sözlük

benli ile cümle

benli kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Diğer taraftan ise benim benlik tanımım güvenilirliğinden koskoca bir parça kaybetti.אך מצד שני, הגדרת העצמי שלי איבדה חלק נכבד מהאמינות שלה.
Diğer taraftan ise benim benlik tanımım güvenilirliğinden koskoca bir parça kaybetti.ولكن من جهة أخرى، تعريفي لذاتي فقد للتو جزء كبير من مصداقيته.
Diğer taraftan ise benim benlik tanımım güvenilirliğinden koskoca bir parça kaybetti.大きく信憑性を失くしてしまったのです でも 信頼できたものや
Diğer taraftan ise benim benlik tanımım güvenilirliğinden koskoca bir parça kaybetti.系另一方面, 我對自我嘅定義 就咁樣失去一大部分可信性。
Dördüncü seviye, saygıya ve benlik saygısına olan ihtiyacımızdır.Čtvrté patro je naše potřeba uznání, sebeocenění.
Dördüncü seviye, saygıya ve benlik saygısına olan ihtiyacımızdır.Level keempat adalah kebutuhan akan kepercayaan, kepercayaan diri.
Dördüncü seviye, saygıya ve benlik saygısına olan ihtiyacımızdır.Четверти рівень - потреба в оцінці, самооцінці.
Dünyaya çıkarmaya çalıştığım benlik, tekrar tekrar reddedilmişti.Az én, amit megkíséreltem kivinni a világba újra és újra el lett utasítva.
Dünyaya çıkarmaya çalıştığım benlik, tekrar tekrar reddedilmişti.Cái bản ngã mà tôi mang theo vào đời đã bị từ chối hết lần này đến lần khác.
Dünyaya çıkarmaya çalıştığım benlik, tekrar tekrar reddedilmişti.Das Selbst, das ich versuchte in die Welt zu bringen wurde immer und immer wieder zurück gewiesen.
Dünyaya çıkarmaya çalıştığım benlik, tekrar tekrar reddedilmişti.Diri yang kucoba bawa ke dunia ditolak lagi dan lagi.
Dünyaya çıkarmaya çalıştığım benlik, tekrar tekrar reddedilmişti.El sí mismo que intentaba sacar al mundo era rechazado una y otra vez.
Dünyaya çıkarmaya çalıştığım benlik, tekrar tekrar reddedilmişti.Eul pe care încercam să îl scot în lume era respins iar şi iar.
Dünyaya çıkarmaya çalıştığım benlik, tekrar tekrar reddedilmişti.Het zelf waarmee ik trachtte de wereld in te gaan werd keer op keer afgewezen.
Dünyaya çıkarmaya çalıştığım benlik, tekrar tekrar reddedilmişti.Já, které jsem se snažila ukázat světu, bylo znovu a znovu odmítáno.
Dünyaya çıkarmaya çalıştığım benlik, tekrar tekrar reddedilmişti.세계에 꺼내놓기 위해 제가 시도했던 그 자신은 반복해서 거부되곤 했습니다.
Dünyaya çıkarmaya çalıştığım benlik, tekrar tekrar reddedilmişti.Le moi que j'ai tenté de montrer au monde était rejeté encore et encore.
Dünyaya çıkarmaya çalıştığım benlik, tekrar tekrar reddedilmişti.L'Io che ho cercato di portare fuori nel mondo è stato respinto più e più volte.
Dünyaya çıkarmaya çalıştığım benlik, tekrar tekrar reddedilmişti.O Eu que tentei levar ao mundo foi rejeitado muitas e muitas vezes.
Dünyaya çıkarmaya çalıştığım benlik, tekrar tekrar reddedilmişti.Självet som jag försökte ta ut i världen avvisades om och om igen.
Dünyaya çıkarmaya çalıştığım benlik, tekrar tekrar reddedilmişti.Własne 'ja', które próbowałam pokazać światu było wielokroć odrzucane.
Dünyaya çıkarmaya çalıştığım benlik, tekrar tekrar reddedilmişti.Ο εαυτός που προσπαθούσα να βγάλω έξω στον κόσμο είχε απορριφθεί ξανά και ξανά.
Dünyaya çıkarmaya çalıştığım benlik, tekrar tekrar reddedilmişti.Аз-а, който се опитвах да покажа на света беше отхвърлян отново и отново.
Dünyaya çıkarmaya çalıştığım benlik, tekrar tekrar reddedilmişti.Та самосвідомість, яку я намагалась винести назовні, була щоразу відкинута.
Dünyaya çıkarmaya çalıştığım benlik, tekrar tekrar reddedilmişti.То самосознание, которое я пыталась нести наружу, было каждый раз отвергнуто.
Dünyaya çıkarmaya çalıştığım benlik, tekrar tekrar reddedilmişti.העצמי אשר ניסיתי להציג אל מול העולם נדחה פעם אחר פעם.
Dünyaya çıkarmaya çalıştığım benlik, tekrar tekrar reddedilmişti.الذات التي حاولت أن أقدمها للعالم كانت تجابه بالرفض مرة تلو الأخرى.
Dünyaya çıkarmaya çalıştığım benlik, tekrar tekrar reddedilmişti.幾度となく拒否されました かみ合う自己をもたないことから
Dünyaya çıkarmaya çalıştığım benlik, tekrar tekrar reddedilmişti.我試圖呈現俾世界嘅真我 受到一次又一次嘅打擊。
Ego uykudaki benliktir.Bản ngã tồn tại như cái ta thay thế trong giấc ngủ.
Ego uykudaki benliktir.Das Ego ist ein Ersatz für das Selbst im Schlaf.
Ego uykudaki benliktir.Ego bestaat, in de slaap, als een substituutzelf.
Ego uykudaki benliktir.Egot existerar som ett ställföreträdande själv i sömn.
Ego uykudaki benliktir.Ego-ul există ca un substitut al sinelui în somn.
Ego uykudaki benliktir.El ego existe en el sueño como un sustituto del ser.
Ego uykudaki benliktir.L'ego esiste come sostituto del sé, nel sonno; nel momento in cui sei risvegliato
Ego uykudaki benliktir.Το εγώ υπάρχει ως υποκατάστατο του εαυτού μας στον ύπνο.
Ego uykudaki benliktir.あなたが目覚めた瞬間
Evet, tatile büyük çoğunlukla anımsayan benliğimizin emrinde çıkarız.Čili, že jezdíme ve velké míře na dovolenou kvůli pamatujícímu já.
Evet, tatile büyük çoğunlukla anımsayan benliğimizin emrinde çıkarız.Czyli jedziemy na wakacje, w bardzo dużej mierze w służbie naszej jaźni pamiętającej.
Evet, tatile büyük çoğunlukla anımsayan benliğimizin emrinde çıkarız.그것은, 우리가 휴가를 간다는 것은 많은 면에서 기억하는 주체가 좋으라고 하는 일이죠.
Evet, tatile büyük çoğunlukla anımsayan benliğimizin emrinde çıkarız.Mennemme lomille, suurelta osin, muistavan minuuden takia.
Evet, tatile büyük çoğunlukla anımsayan benliğimizin emrinde çıkarız.Nós vamos de férias em grande parte ao serviço do nosso eu que recorda.
Evet, tatile büyük çoğunlukla anımsayan benliğimizin emrinde çıkarız.אנחנו יוצאים לחופשות, במידה רבה, בשירות של האני הזוכר שלנו.
Evet, tatile büyük çoğunlukla anımsayan benliğimizin emrinde çıkarız.وهو، أننا نذهب للعطلات، إلى حد كبير للغاية، لخدمة نفسية الذكرى خاصتنا.
Evet, tatile büyük çoğunlukla anımsayan benliğimizin emrinde çıkarız.行くものだという気がします これを正当化するのは少し難しいのですが 我々は記憶をどれだけ思い返すでしょうか?
Fakat bu benlik, başkalarının projeksiyonlarına dayanan bir projeksiyon.Aber das Selbst ist eine Projektion die auf den Projektionen anderer Menschen basiert.
Fakat bu benlik, başkalarının projeksiyonlarına dayanan bir projeksiyon.Ale já je projekcí založenou na projekcích dalších lidí.
Fakat bu benlik, başkalarının projeksiyonlarına dayanan bir projeksiyon.Ale własne 'ja' to wizja oparta o wizje innych ludzi.
Fakat bu benlik, başkalarının projeksiyonlarına dayanan bir projeksiyon.Az én azonban kivetítés, ami más emberek kivetítéseire alapszik!
Fakat bu benlik, başkalarının projeksiyonlarına dayanan bir projeksiyon.Dar eul e o proiecţie bazată pe proiecţiile celorlalţi.
Fakat bu benlik, başkalarının projeksiyonlarına dayanan bir projeksiyon.그러나 자아는 다른 사람들의 조명에 근거한 하나의 조명일 뿐입니다.
Fakat bu benlik, başkalarının projeksiyonlarına dayanan bir projeksiyon.Maar het zelf is een projectie gebaseerd op de projecties van anderen.
Fakat bu benlik, başkalarının projeksiyonlarına dayanan bir projeksiyon.Mais le moi est une projection basée sur celles d'autres personnes.
Fakat bu benlik, başkalarının projeksiyonlarına dayanan bir projeksiyon.Ma quel sé è una proiezione basata sulle proiezioni di altre persone.
Fakat bu benlik, başkalarının projeksiyonlarına dayanan bir projeksiyon.Mas o Eu é uma projecção baseada nas projecções das outras pessoas.
Fakat bu benlik, başkalarının projeksiyonlarına dayanan bir projeksiyon.Namun diri adalah sebuah proyeksi berdasarkan proyeksi orang lain.
Fakat bu benlik, başkalarının projeksiyonlarına dayanan bir projeksiyon.Nhưng bản thân cái tôi đó là một sự phản chiếu dựa trên sự phản chiếu của người khác.
Fakat bu benlik, başkalarının projeksiyonlarına dayanan bir projeksiyon.Pero el sí mismo es una proyección basada en las proyecciones de otras personas.
Fakat bu benlik, başkalarının projeksiyonlarına dayanan bir projeksiyon.Αλλά ο εαυτός είναι μια προβολή βασισμένη σε προβολές άλλων.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod