Bir üst benlik.Ez egy avatar.
Bir üst benlik. İçinizdeki süper egonuzdur.É um "super-ícone", dentro do qual estamos.
Bir üst benlik.To jest awatar.
Bir üst benlik.Una rappresentazione di voi stessi.
Bir üst benlik.Unser Auto ist eine Offenbarung.
Biz benliğe sahibiz.لدينا انفس.
Biz benliğe sahibiz.「自分」というものが
Biz benliğe sahibiz.Chúng ta có bản ngã.
Biz benliğe sahibiz.Kita memiliki diri.
Biz benliğe sahibiz.우리에겐 자아가 있습니다.
Biz benliğe sahibiz.Máme seba.
Biz benliğe sahibiz.Máme své "já".
Biz benliğe sahibiz.Mamy osobowości.
Biz benliğe sahibiz.Ne avem pe noi înşine.
Biz benliğe sahibiz.Noi abbiamo un sé.
Biz benliğe sahibiz.Nós temos egos.
Biz benliğe sahibiz.Nous avons un soi.
Biz benliğe sahibiz.Todos tenemos un sí mismo.
Biz benliğe sahibiz.Van énünk is.
Biz benliğe sahibiz.We hebben een zelf.
Biz benliğe sahibiz.Wir haben ein Selbst.
Biz benliğe sahibiz.Έχουμε εαυτούς.
Biz benliğe sahibiz.Ние имаме същност.
Biz benliğe sahibiz.У нас есть личность.
Biz benliğe sahibiz.У нас є власне "я".
Biz benliğe sahibiz.יש לנו זהויות עצמיות.
Bradley'nin küçük ahlaki benliğinin merdivenleri çıkarken nasıl öldüğüne bir bakın.Así que fíjense como el "yo" mezquino y moralista de Bradley simplemente muere al subir esas escaleras.
Bradley'nin küçük ahlaki benliğinin merdivenleri çıkarken nasıl öldüğüne bir bakın.Bemerken Sie wie Bradleys engstirniges, moralistisches Selbst auf dem Weg die Treppe hinauf einfach vergeht.
Bradley'nin küçük ahlaki benliğinin merdivenleri çıkarken nasıl öldüğüne bir bakın.Figyeljék meg, hogy Bradley kicsinyes, ítélkező énje egyszerűen meghal a lépcsőn felfelé!
Bradley'nin küçük ahlaki benliğinin merdivenleri çıkarken nasıl öldüğüne bir bakın.보잘것 없고 윤리적인척하는 자아가 어떻게 계단위에서 소멸하는지를 생각해보세요.
Bradley'nin küçük ahlaki benliğinin merdivenleri çıkarken nasıl öldüğüne bir bakın.Merk op hoe Bradleys bekrompen, moralistische zelf sterft terwijl hij de trap beklimt.
Bradley'nin küçük ahlaki benliğinin merdivenleri çıkarken nasıl öldüğüne bir bakın.Observaţi deci cum sinele mărginit, moralist al lui Bradley pur şi simplu, se topeşte urcând scara.
Bradley'nin küçük ahlaki benliğinin merdivenleri çıkarken nasıl öldüğüne bir bakın.Osservate come il piccolo ed egoista 'io' di Bradley muoia quando sale su per le scale.
Bradley'nin küçük ahlaki benliğinin merdivenleri çıkarken nasıl öldüğüne bir bakın.Reparem como o "eu" mesquinho e moralista morre ao subir uma escada.
Bradley'nin küçük ahlaki benliğinin merdivenleri çıkarken nasıl öldüğüne bir bakın.Všimněte si, jak Bradleyho malicherné moralistické já prostě zemře na cestě po schodišti.
Bradley'nin küçük ahlaki benliğinin merdivenleri çıkarken nasıl öldüğüne bir bakın.Zauważcie, jak licha osobowość Bradleya umiera, gdy ten wspina się po schodach.
Bradley'nin küçük ahlaki benliğinin merdivenleri çıkarken nasıl öldüğüne bir bakın.Προσέξτε πως ο ευτελής, ηθικολογικός εαυτός του Μπράντλεϊ απλά πεθαίνει ανεβαίνοντας τη σκάλα.
Bradley'nin küçük ahlaki benliğinin merdivenleri çıkarken nasıl öldüğüne bir bakın.Заметьте, как мелочная моралистичная личность Брэдли просто умирает, поднимаясь вверх по этой лестнице.
Bradley'nin küçük ahlaki benliğinin merdivenleri çıkarken nasıl öldüğüne bir bakın.איך האני הקטנוני והצדקני של בראדלי מת במעלה המדרגות.
Bradley'nin küçük ahlaki benliğinin merdivenleri çıkarken nasıl öldüğüne bir bakın.كيف أن نفس برادلي المتخلقة والزاهدة فقط تموت في طريق الدرج.
Bradley'nin küçük ahlaki benliğinin merdivenleri çıkarken nasıl öldüğüne bir bakın.まさに階段の途上で死んだのかに。 そして、この高いレベルで
Bu arada, artık deneyimleyen benliğin zaman içindeki mutluluğu hakkında oldukça net bir fikrimiz var.I když, mimochodem, už jsme schopni získat celkem dobrou představu o štěstí prožívajícího já v čase.
Bu arada, artık deneyimleyen benliğin zaman içindeki mutluluğu hakkında oldukça net bir fikrimiz var.Ja muuten, nyt pystymme saamaan melko hyvän käsityksen kokevan minuuden onnellisuudesta ajan mittaan.
Bu arada, artık deneyimleyen benliğin zaman içindeki mutluluğu hakkında oldukça net bir fikrimiz var.덧 붙여 말하면, 우리는 이제 경험하는 자의 행복이 시간이 흐름으로 인해 어떻게 변하는지 알게 되었습니다.
Bu arada, artık deneyimleyen benliğin zaman içindeki mutluluğu hakkında oldukça net bir fikrimiz var.Obecnie jesteśmy w stanie dość dokładnie zrozumieć chwile szczęścia jaźni doświadczającej.
Bu arada, artık deneyimleyen benliğin zaman içindeki mutluluğu hakkında oldukça net bir fikrimiz var.Och förresten nu kan vi skapa oss en ganska bra idé om det upplevande självets lycka över tiden.
Bu arada, artık deneyimleyen benliğin zaman içindeki mutluluğu hakkında oldukça net bir fikrimiz var.Teraz sme mimochodom schopní disponovať veľmi dobrou predstavou o šťastí zážitkového JA v čase.
Bu arada, artık deneyimleyen benliğin zaman içindeki mutluluğu hakkında oldukça net bir fikrimiz var.Và, nhân tiện, bây giờ chúng ta có khả năng dự đoán khá tốt về sự hạnh phúc của trải nghiệm theo thời gian.
Bu arada, artık deneyimleyen benliğin zaman içindeki mutluluğu hakkında oldukça net bir fikrimiz var.До речі, зараз ми спроможні досить непогано зрозуміти ідею щастя відчуттєвого я поза часом.
Bu arada, artık deneyimleyen benliğin zaman içindeki mutluluğu hakkında oldukça net bir fikrimiz var.И, кстати, теперь мы в состоянии довольно сносно понять идею счастья испытывающего я во времени.
Bu arada, artık deneyimleyen benliğin zaman içindeki mutluluğu hakkında oldukça net bir fikrimiz var.ודרך אגב, עכשיו אנו יכולים לקבל מושג די טוב על האושר של האני החווה לאורך זמן.
Bu arada, artık deneyimleyen benliğin zaman içindeki mutluluğu hakkında oldukça net bir fikrimiz var.وبالمناسبة، نحن قادرون على أخذ فكرة جيدة للغاية لسعادة نفسية التجربة عبر الزمن.
Bu arada, artık deneyimleyen benliğin zaman içindeki mutluluğu hakkında oldukça net bir fikrimiz var.わかっていただけたと思います もし 記憶の自己の幸福を尋ねるとしたら それはまた別物です
Bu aslında bize şunu söylüyor, kendimiz ve diğerleri hakkında düşünürken iki benlikten bahsedebiliriz.Co nám to ve skutečnosti říká je, že bychom mohli o lidech, o nás samých, uvažovat z pohledu dvou já.
Bu aslında bize şunu söylüyor, kendimiz ve diğerleri hakkında düşünürken iki benlikten bahsedebiliriz.Concluzia aici este că probabil ne perepem pe noi şi pe ceilalţi ca entităţi cu un sine dublu.
Bu aslında bize şunu söylüyor, kendimiz ve diğerleri hakkında düşünürken iki benlikten bahsedebiliriz.Ez igazából arról beszél nekünk, hogy magunkról és másokról is csak "én"-ek keretei között tudunk gondolkodni.
Bu aslında bize şunu söylüyor, kendimiz ve diğerleri hakkında düşünürken iki benlikten bahsedebiliriz.Hvad dette fortæller os er, at vi kan opfatte os selv og andre mennesker som bestående af to selv.
Bu aslında bize şunu söylüyor, kendimiz ve diğerleri hakkında düşünürken iki benlikten bahsedebiliriz.이점은 우리가 두가지 주체로서 자신과 다른 사람들을 생각한다는 것을 말해 줍니다.
Bu aslında bize şunu söylüyor, kendimiz ve diğerleri hakkında düşünürken iki benlikten bahsedebiliriz.Prostredníctvom tohto vidíme, že o sebe a iných môžeme premýšľať v intenciách dvoch JA.
Bu aslında bize şunu söylüyor, kendimiz ve diğerleri hakkında düşünürken iki benlikten bahsedebiliriz.Tämä kertoo meille, että saatamme ajatella itseämme ja muita kahdella tapaa.