Benlik gerçekten anlaşılması çok zor bir konudur.Das Selbst ist ein schwer fassbares Problem.
Benlik gerçekten anlaşılması çok zor bir konudur.Diri telah selalu masalah yang rumit.
Benlik gerçekten anlaşılması çok zor bir konudur.Đó thực sự là một vấn đề rất khó nắm bắt.
Benlik gerçekten anlaşılması çok zor bir konudur.Ego je skutočne nepolapiteľný problém.
Benlik gerçekten anlaşılması çok zor bir konudur.El sí mismo es realmente difícil de aprehender.
Benlik gerçekten anlaşılması çok zor bir konudur.Eul e cu adevărat problema eluzivă.
Benlik gerçekten anlaşılması çok zor bir konudur.Het zelf is de echt ongrijpbare kwestie.
Benlik gerçekten anlaşılması çok zor bir konudur.Il sé è il vero problema inafferrabile.
Benlik gerçekten anlaşılması çok zor bir konudur.Ja jest naprawdę ulotne.
Benlik gerçekten anlaşılması çok zor bir konudur.자아는 정말 규정하기 어려운 문제입니다.
Benlik gerçekten anlaşılması çok zor bir konudur.Le soi est vraiment le problème qui nous échappe.
Benlik gerçekten anlaşılması çok zor bir konudur.O eu é realmente o problema elusivo.
Benlik gerçekten anlaşılması çok zor bir konudur.Právě "já" je tím skutečným oříškem.
Benlik gerçekten anlaşılması çok zor bir konudur.Ο εαυτός είναι το πραγματικά άπιαστο πρόβλημα.
Benlik gerçekten anlaşılması çok zor bir konudur.Азът е истински убягващият проблем.
Benlik gerçekten anlaşılması çok zor bir konudur.Личность или "Я" - та ещё задача.
Benlik gerçekten anlaşılması çok zor bir konudur.Не так все просто.
Benlik gerçekten anlaşılması çok zor bir konudur.העצמי הוא הבעיה החמקמקה האמיתית
Benlik gerçekten anlaşılması çok zor bir konudur.النفس هي فعلا المشكلة المراوغة
Benlik gerçekten anlaşılması çok zor bir konudur.長い間 触れたくもない
Benlikler, hükümet sistemleri... ...bunun kitlesel değişim... ...olduğunu düşünüyor.Amor propio, sistemas de gobierno... ...imagínenselo... ...un cambio enorme.
Benlikler, hükümet sistemleri... ...bunun kitlesel değişim... ...olduğunu düşünüyor.Cái tôi, hệ thống chính phủ-- đang tìm ra-- một sự thay đổi lớn.
Benlikler, hükümet sistemleri... ...bunun kitlesel değişim... ...olduğunu düşünüyor.Ego, sisteme de guvernare -- încercând să-şi dea seama -- o schimbare masivă.
Benlikler, hükümet sistemleri... ...bunun kitlesel değişim... ...olduğunu düşünüyor.Ego, sistemi di governo -- che interpretano -- un cambiamento massivo.
Benlikler, hükümet sistemleri... ...bunun kitlesel değişim... ...olduğunu düşünüyor.Ego's, overheidssystemen - het uitzoekend - enorme verandering.
Benlikler, hükümet sistemleri... ...bunun kitlesel değişim... ...olduğunu düşünüyor.Egos, Regierungssysteme -- finden es heraus -- massive Veränderungen.
Benlikler, hükümet sistemleri... ...bunun kitlesel değişim... ...olduğunu düşünüyor.Ego, systemy rządów -- połapanie się w tym -- potężne zmiany.
Benlikler, hükümet sistemleri... ...bunun kitlesel değişim... ...olduğunu düşünüyor.자아들, 정부의 시스템들은 거대한 변화를 탐지하고 있습니다.
Benlikler, hükümet sistemleri... ...bunun kitlesel değişim... ...olduğunu düşünüyor.Les egos, les systèmes de gouvernements -- en train de s'en rendre compte -- un changement massif.
Benlikler, hükümet sistemleri... ...bunun kitlesel değişim... ...olduğunu düşünüyor.Егоизми, системи за управление -- и как да ги разберем -- масивна промяна.
Benlikler, hükümet sistemleri... ...bunun kitlesel değişim... ...olduğunu düşünüyor.Эго, системы государств -- начинают понимать это -- глобальные изменения.
Benlikler, hükümet sistemleri... ...bunun kitlesel değişim... ...olduğunu düşünüyor.אגו, מערכות ממשל-- לתפוס את כל זה-- שינוי עצום.
Benlikler, hükümet sistemleri... ...bunun kitlesel değişim... ...olduğunu düşünüyor.الغرور, أنظمة الحكم -- كشف عن -- تغير هائل.
Benlikler, hükümet sistemleri... ...bunun kitlesel değişim... ...olduğunu düşünüyor.互いに模索しながら-- 本当に大きな変化です そのことに加え
Ben tam olarak nerede olmak istediysem oradayım. Çünkü bütün benliğimi buna adadımJestem dokładnie tu, gdzie chcę być, bo zrozumiałem, że muszę włożyć wszystko co mam w swe marzenia.
Ben tam olarak nerede olmak istediysem oradayım. Çünkü bütün benliğimi buna adadımΕίμαι ακριβώς εκεί που θέλω γιατί ξέρω ότι πρέπει να κάνω τα πάντα γι' αυτό.
Bilim insanları bu iki benlik benzetmesini cezbedilicik meselesi karşısında oluşturmuşlardır.A tudósok már régóta hivatkoznak a két én metaforájára amikor a kísértésről van szó.
Bilim insanları bu iki benlik benzetmesini cezbedilicik meselesi karşısında oluşturmuşlardır.Forskere har længe påberåbt denne metafor med to selv, når det kommer til spørgsmål om fristelse.
Bilim insanları bu iki benlik benzetmesini cezbedilicik meselesi karşısında oluşturmuşlardır.Gli studiosi si sono spesso rifatti alla metafora della doppia identità quando si è in preda alla tentazione.
Bilim insanları bu iki benlik benzetmesini cezbedilicik meselesi karşısında oluşturmuşlardır.학자들은 충동에 대한 문제를 논의할 때에는 이러한 '두개의 자신'이라는 비유를 들지요.
Bilim insanları bu iki benlik benzetmesini cezbedilicik meselesi karşısında oluşturmuşlardır.Les chercheurs ont longtemps invoqué cette métaphore des deux mois quand il s'agit de questions de tentation.
Bilim insanları bu iki benlik benzetmesini cezbedilicik meselesi karşısında oluşturmuşlardır.Los académicos usan esta metáfora de la doble personalidad al hablar de problemas con tentaciones.
Bilim insanları bu iki benlik benzetmesini cezbedilicik meselesi karşısında oluşturmuşlardır.Nhiều học giả đã từ lâu tạo ra một phép ẩn dụ về hai nhân dạng này khi nói đến vấn đề về sự thèm muốn.
Bilim insanları bu iki benlik benzetmesini cezbedilicik meselesi karşısında oluşturmuşlardır.Os estudiosos já há muito que invocam esta metáfora com dois seres no que respeita a questões de tentação.
Bilim insanları bu iki benlik benzetmesini cezbedilicik meselesi karşısında oluşturmuşlardır.Para cendekiawan telah lama menyebut metafora kedua diri ini yang dihubungkan dengan pertanyaan akan godaan.
Bilim insanları bu iki benlik benzetmesini cezbedilicik meselesi karşısında oluşturmuşlardır.Savanţii au invocat de mult timp această metaforă a celor două euri atunci când vine vorba de tentaţii.
Bilim insanları bu iki benlik benzetmesini cezbedilicik meselesi karşısında oluşturmuşlardır.Vědci už dlouho hovoří o metafoře dvojího "já", když dojde na pokušení.
Bilim insanları bu iki benlik benzetmesini cezbedilicik meselesi karşısında oluşturmuşlardır.Wetenschappers gebruiken allang de metafoor van de twee zelven als het om bekoring gaat.
Bilim insanları bu iki benlik benzetmesini cezbedilicik meselesi karşısında oluşturmuşlardır.W kwestii pokusy badacze od dawna odwołują się do metafory dwóch "ja".
Bilim insanları bu iki benlik benzetmesini cezbedilicik meselesi karşısında oluşturmuşlardır.Учените отдавна се позовават на метафората за двете личности, когато става въпрос за изкушенията.
Bilim insanları bu iki benlik benzetmesini cezbedilicik meselesi karşısında oluşturmuşlardır.Учені вже давно помітили цю метафору двох "я", коли справа доходить до спокуси.
Bilim insanları bu iki benlik benzetmesini cezbedilicik meselesi karşısında oluşturmuşlardır.Учёные давно используют метафору двух разных Я, когда говорят о соблазнах.
Bilim insanları bu iki benlik benzetmesini cezbedilicik meselesi karşısında oluşturmuşlardır.מלומדים עשו שימוש רב במטאפורת העצמיות הכפולה כאשר נגעו בשאלות של פיתוי.
Bilim insanları bu iki benlik benzetmesini cezbedilicik meselesi karşısında oluşturmuşlardır.لطالما كان العلماء يتحدثون عن هذه الكناية .. عن وجود عقلين\نفسيتين عندما يأتي الامر لمقاومة الاغراءات
Bilim insanları bu iki benlik benzetmesini cezbedilicik meselesi karşısında oluşturmuşlardır.誘惑を論じる際いつも引き合いに出してきました 一つ目は「現在の自分」です。
Bir anomaliydim. Ve benliğim, tanım bulmak için deli gibi aranıyordu ve dahil olmaya çalışıyordu.Byla jsem anomálií a mé já pátralo v okolí po definici a snažilo se zapadnout.
Bir de aynalı bebek var, çocuk kendini görebilsin diye. Benlik bilinci kazandırıyor.Design betrachtet wirklich die ganze Welt und berücksichtigt die Welt in all ihren verschiedenen Ausprägungen.
Bir üst benlik.C'est un avatar.
Bir üst benlik.Es un avatar.
Bir üst benlik.E un avatar.