Ana içeriğe geç
Sözlük

beni ile cümle

beni kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Bir yılanı sadece düşünmek beni titretiyor.The mere thought of a snake makes me shiver.
Benim evcil kedim dün öldü.My pet cat died yesterday.
Keşke şimdi Beth burada benimle olsa.I wish Beth were here with me now.
Sahi mi? Benim hobim çizgi roman okumaktır.Really? My hobby is reading comics.
Ön masadaki anahtarımı istedikten sonra asansörle benim kata çıktım.After asking for my key at the front desk, I took the elevator to my floor.
Mavi bir ceket giyen kız benim kızım.The girl in a blue coat is my daughter.
Lütfen beni Bay Black'e bağlayın.Please put me through to Mr Black.
Benim fikrim, Bay Brown'la konuşmamız gerektiğidir.My idea is that we should talk to Mr Brown.
Bill benim en iyi arkadaşımdır.Bill is my best friend.
Bil benim en iyi arkadaşımdır.Bill is my best friend.
Bill benim en iyi arkadaşım.Bill is my best friend.
Bill geçen sonbaharda beni görmeye geldi.Bill came to see me last autumn.
Bill dün gece beni aradı.Bill called me last night.
Ben yokken biri beni ararsa, ona yakında döneceğimi söyle.Should anyone call on me in my absence, tell him that I will be back soon.
Benim kötü bir mide ağrım vardı.I had a bad stomach-ache.
Ağır trafik gürültüsü beni bütün gece uyanık tuttu.The noise of the heavy traffic kept me awake all night.
Pizza benim en sevdiğim yiyecek.Pizza is my favorite food.
Bir piyanist olarak o benim çok üzerimde.As a pianist, he is far above me.
Lütfen benim için bir dilim ekmek kes.Please slice a loaf of bread for me.
Beni omuzlarında gezdir, baba.Give me a ride on your shoulders, Daddy.
Benim çantam çalındı.My bag was stolen.
Benim çantalardan biri eksik.One of my bags is missing.
Ekmek ve tereyağı benim her zamanki kahvaltımdır.Bread and butter is my usual breakfast.
Benim pasaportum var.I have my passport.
Bir yabancı, otobüste benimle konuştu.A stranger spoke to me in the bus.
İspanya'yı ilk ziyaretimde her şey beni heyecanlandırıyordu.Everything was exciting to me when I visited Spain for the first time.
Evet, benim adım Karen Smith.Yes, my name is Karen Smith.
Evet, benim. Siz Bay Nakano musunuz?Yes, I am. Are you Mr Nakano?
Beni partiye davet ettiğiniz için teşekkür ederim.Thank you for inviting me to the party.
Beni partiye davet ettiğin için minnettarım.I am grateful to you for inviting me to the party.
Benim boğazım kuru.My throat feels dry.
Nobel Ödülünü kazanmak benim hayalim.It's my dream to win a Nobel Prize.
Benim için alışverişe gider misin, tatlım?Honey, will you go shopping for me?
Benimle evlenir misin?Will you marry me?
Biliyorsun, sen beni ağlattın.You know, you made me cry.
Benim hiçbir mazeretim yok.I have no excuse.
Benimle ne hakkında konuşmak istiyorsun?What do you want to talk to me about?
Nancy caddenin karşısından beni başı ile selamladı.Nancy greeted me with a nod from across the street.
Nancy benim ilgilenmem için sert bir kız.Nancy is a hard girl for me to deal with.
Beni nereden tanıyorsun? Nathanael sordu."How do you know me?" Nathanael asked.
Onun niçin öyle yaptığı benim anlamamın ötesinde.Why he did it is beyond my comprehension.
Niçin öğretmene beni gammazladığını bana söyle?Tell me why you have told on me to the teacher.
Olanlar için niçin beni suçluyorsun?Why do you blame me for what happened?
Benim kitabımın baskısını niçin erteledin?Why did you put off the printing of my book?
Çünkü o beni davet etti.Because he invited me.
Çünkü hiç kimse benim dilimi konuşamaz.Because no man can speak my language.
Doksan dokuz her zaman beni güldürür.Ninety-nine always makes me laugh.
O bıçağı bırak. Beni geriyorsun.Put that knife down. You're making me nervous.
Benim bıçak köreldi.My knife has lost its edge.
Benim bin dolarlık seyahat çeklerim ve beş yüz dolar nakitim var.I have one thousand dollars in travelers' checks and five hundred in cash.
Tom, ki o naziktir, benim için herhangi bir şey yapmaktan memnunu olacaktır.Tom, who is kind, will be glad to do anything for me.
Tom benim için bir koltuk ayırdı.Tom held a seat for me.
Tom benim üstümden dümen çevirmeyi sever.Tom enjoys playing tricks on me.
Tom, benim bir arkadaşımdır.Tom is a friend of mine.
Tom benim bir arkadaşımdır.Tom is a friend of mine.
Tom'un konuşma şekli benim sinirlerimi bozuyor.Tom's way of speaking gets on my nerves.
Tom ve benim aramdaki sır aydınlandı.Tom and my secret came to light.
Tom ve benim ortak yanımız yok.Tom and I have nothing in common.
Keşke Tom benim küçük erkek kardeşim olsa.I wish Tom were my younger brother.
Dayı Tom benim annemin erkek kardeşidir.Uncle Tom is my mother's brother.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod