bencil ile cümle
bencil kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Görüş açımı yükseltiyorum; fakat halâ çok bencil --bencil-egoist?-- evet, bencil.그렇지만 그것은 아주 이기적이고 자기 중심적입니다.
Görüş açımı yükseltiyorum; fakat halâ çok bencil --bencil-egoist?-- evet, bencil.Levanto el angulo de vision, pero sigue siendo muy -- egoista, egoista, egoiste -- si, egoista.
Görüş açımı yükseltiyorum; fakat halâ çok bencil --bencil-egoist?-- evet, bencil.Ridic unghiul vizual. Dar încă este foarte -- egoist? -- da, egoist.
Görüş açımı yükseltiyorum; fakat halâ çok bencil --bencil-egoist?-- evet, bencil.Saya menaikan sudut pandang saya, akan tetapi hal tersebut masih sangat -- egois, egois, egoiste -- ya, egois.
Görüş açımı yükseltiyorum; fakat halâ çok bencil --bencil-egoist?-- evet, bencil.Subo o ângulo de visão, mas continua a ser muito egoísta, egoísta, "égoïste", sim egoísta.
Görüş açımı yükseltiyorum; fakat halâ çok bencil --bencil-egoist?-- evet, bencil.Tôi tăng góc nhìn, nhưng vẫn còn rất -- ích kỷ, ích kỷ, vị kỷ -- vâng, ích kỷ.
Görüş açımı yükseltiyorum; fakat halâ çok bencil --bencil-egoist?-- evet, bencil.Zvedám úhel pohledu, ale pořád je velmi -- sobecký, sobecký, egoistický -- ano, sobecký.
Görüş açımı yükseltiyorum; fakat halâ çok bencil --bencil-egoist?-- evet, bencil.Zwiększam kąt widzenia, ale dalej to bardzo -- samolubne?, "egoiste" -- tak, samolubne.
Görüş açımı yükseltiyorum; fakat halâ çok bencil --bencil-egoist?-- evet, bencil.Σηκώνω τη ματιά μου, αλλά είναι ακόμα, εγωιστικό, ναι εγωιστικό.
Görüş açımı yükseltiyorum; fakat halâ çok bencil --bencil-egoist?-- evet, bencil.Вдигам зрителния ъгъл, но още е много... себичен, себичен, егоист... да, себичен.
Görüş açımı yükseltiyorum; fakat halâ çok bencil --bencil-egoist?-- evet, bencil.Угол зрения расширился, но он все еще очень самонацеленный, эгоистичный.
Görüş açımı yükseltiyorum; fakat halâ çok bencil --bencil-egoist?-- evet, bencil.Я піднімаю кут зору, але він поки що дуже зациклений на собі, егоїстичний.
Görüş açımı yükseltiyorum; fakat halâ çok bencil --bencil-egoist?-- evet, bencil.אני מרים את זווית המבט, אבל זה עדיין מאד -- אנוכי, אנוכי, אגואיסטי -- כן, אנוכי.
Görüş açımı yükseltiyorum; fakat halâ çok bencil --bencil-egoist?-- evet, bencil.سوف أرفع زاوية الرؤيا، ولكنها لا تزال في غاية -- الأنانية، أنانية --- نعم، أنانية.
Görüş açımı yükseltiyorum; fakat halâ çok bencil --bencil-egoist?-- evet, bencil.でも生き残れはします まぁ大丈夫
Hala çok bencilsin... ...ve korkaksın.Ismét hallatlanul önző és gyáva vagy.
Hala çok bencilsin... ...ve korkaksın.Tu es franche et sèche.
Hala çok bencilsin... ...ve korkaksın.Τότε είσαι αδυσώπητα εγωίστρια... και άνανδρη.
Hala çok bencilsin... ...ve korkaksın....ومرة اخرى انت دائما انانية وجبانة
Hem ayrıca çok da bencilce bu.C'est également une voie très égoïste.
Hem ayrıca çok da bencilce bu.Het is ook zeer egoïstisch!
Hem ayrıca çok da bencilce bu.Prav tako je to zelo sebično.
Hem ayrıca çok da bencilce bu.בנוסף, זה מסלול מאד אנוכי. האהבה חייבת לגדול
Hiç bir baba bu kadar bencil olamaz.Jeœli dobrze pójdzie to wrócê.
Hiç bir baba bu kadar bencil olamaz.Un père ne saurait être aussi inconstant.
Hiç bir baba bu kadar bencil olamaz.Такой эгоист просто не может быть чьим-то отцом.
İnsanlar bencil.Je ne sais pas.
İnsanlar bencil.Nie jestem pewna.
İnsanlar bencil.No estoy segura
İnsanlar bencil.Non sono sicura.
İnsanlar bencil.人は勝手なもの
İnsanların, kendi yakın komşularımızın, bencil, aptal ya da tembel olduğunu düşündüğümüz sürece umut yoktur.Akonáhle veríme, že ľudia, naši vlastní susedia, sú sebeckí, hlúpi alebo leniví, nemáme nádej.
İnsanların, kendi yakın komşularımızın, bencil, aptal ya da tembel olduğunu düşündüğümüz sürece umut yoktur.Amíg elhisszük, hogy az emberek, a saját szomszédaink önzők, ostobák vagy lusták, addig nincs remény.
İnsanların, kendi yakın komşularımızın, bencil, aptal ya da tembel olduğunu düşündüğümüz sürece umut yoktur.Dokler bomo verjeli, da so ljudje, naši lastni sosedi, sebični, neumni ali leni, potem ni upanja.
İnsanların, kendi yakın komşularımızın, bencil, aptal ya da tembel olduğunu düşündüğümüz sürece umut yoktur.Dokud budeme přesvědčeni, že lidé, naši sousedi, jsou sobečtí, hloupí a líní, pak není naděje.
İnsanların, kendi yakın komşularımızın, bencil, aptal ya da tembel olduğunu düşündüğümüz sürece umut yoktur.In quanto crediamo che la gente, i nostri vicini, sono egoisti, stupidi o pigri, allora non c'è speranza.
İnsanların, kendi yakın komşularımızın, bencil, aptal ya da tembel olduğunu düşündüğümüz sürece umut yoktur.우리 주변의 사람들이 모두 이기적이고 게으르다고 믿는 한은, 희망은 없습니다.
İnsanların, kendi yakın komşularımızın, bencil, aptal ya da tembel olduğunu düşündüğümüz sürece umut yoktur.Póki myślimy, że inni ludzie, nasi sąsiedzi, są samolubni, głupi, czy leniwi, nie ma nadziei.
İnsanların, kendi yakın komşularımızın, bencil, aptal ya da tembel olduğunu düşündüğümüz sürece umut yoktur.Zolang wij blijven geloven dat mensen, onze eigen buren, egoïstisch, stom of lui zijn, is er geen hoop.
İnsanların, kendi yakın komşularımızın, bencil, aptal ya da tembel olduğunu düşündüğümüz sürece umut yoktur.Доки ми вважаємо людей, наших власних сусідів, егоїстами, дурнями чи ледарями, доти в нас не буде надії.
İnsanların, kendi yakın komşularımızın, bencil, aptal ya da tembel olduğunu düşündüğümüz sürece umut yoktur.Пока мы считаем что люди, наши соседи, эгоистичны, тупы или ленивы, нет никакой надежды.
İnsanların, kendi yakın komşularımızın, bencil, aptal ya da tembel olduğunu düşündüğümüz sürece umut yoktur.כל עוד אנו נאמין שאנשים, השכנים שלנו, הם אנוכיים, טיפשים או עצלנים, אז אין שום תקווה.
İnsanların, kendi yakın komşularımızın, bencil, aptal ya da tembel olduğunu düşündüğümüz sürece umut yoktur.وطالما اننا نظن ان الناس من حولنا .. جيراننا .. انانيون .. اغبياء .. او كسالي فلن يكون هناك املٌ للتغيير
İnsanların, kendi yakın komşularımızın, bencil, aptal ya da tembel olduğunu düşündüğümüz sürece umut yoktur.怠けものならば 望みはありません しかし変化は起こすものです
İnsanlığın sorunlarının kaynağı bencilliktir, kendi kibridir.As fontes dos problemas humanos têm a ver com o egoísmo, o "eu".
İnsanlığın sorunlarının kaynağı bencilliktir, kendi kibridir.De bronnen van menselijke problemen hebben te maken met hoogmoed, 'ik'.
İnsanlığın sorunlarının kaynağı bencilliktir, kendi kibridir.Die Quelle der Probleme der Menschheit liegt im Egoismus.
İnsanlığın sorunlarının kaynağı bencilliktir, kendi kibridir.Källorna till mänsklighetens problem har med egoism att göra. Jag.
İnsanlığın sorunlarının kaynağı bencilliktir, kendi kibridir.Las fuentes de los problemas humanos se relacionan con el egoismo, el Yo.
İnsanlığın sorunlarının kaynağı bencilliktir, kendi kibridir.Les sources des problèmes humains ont à voir avec l'égoïsme, le Je.
İnsanlığın sorunlarının kaynağı bencilliktir, kendi kibridir.L'origine dei problemi dell'uomo ha a che fare con l'egoismo.
İnsanlığın sorunlarının kaynağı bencilliktir, kendi kibridir.Nguồc gốc của những vấn đề của con người bắt đầu với chủ nghĩa cái tôi, Tôi.
İnsanlığın sorunlarının kaynağı bencilliktir, kendi kibridir.Sumber permasalahan umat manusia terkait dengan egoisme, 'aku'.
İnsanlığın sorunlarının kaynağı bencilliktir, kendi kibridir.Sursa problemelor umane au legatura cu egotismul, eu.
İnsanlığın sorunlarının kaynağı bencilliktir, kendi kibridir.Zdroje ľudských problémov majú do činenia z egoizmom, Sebou.
İnsanlığın sorunlarının kaynağı bencilliktir, kendi kibridir.Zdrojem lidských problému souvisí se sobectvím, s Já.
İnsanlığın sorunlarının kaynağı bencilliktir, kendi kibridir.Źródła ludzkich problemów biorą się z egotyzmu, z "ja".
İnsanlığın sorunlarının kaynağı bencilliktir, kendi kibridir.Η ρίζα των προβλημάτων του ανθρώπου, έχει να κάνει με τον εγωισμό, με το εγώ.
İnsanlığın sorunlarının kaynağı bencilliktir, kendi kibridir.Джерела людських проблем пов'язані з егоїзмом, я.
İnsanlığın sorunlarının kaynağı bencilliktir, kendi kibridir.Изворите на човешките проблеми са свързани с еготизма, аз.