bencil ile cümle
bencil kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
İnsanlığın sorunlarının kaynağı bencilliktir, kendi kibridir.Источник проблем человека - самовлюблённость. Я.
İnsanlığın sorunlarının kaynağı bencilliktir, kendi kibridir.בעיותיו של האדם קשורות באגואיזם, ב"אני".
İnsanlığın sorunlarının kaynağı bencilliktir, kendi kibridir.و تكون مشاكل الإنسان لها علاقة مع الأنانية ،الأنا.
İnsanlığın sorunlarının kaynağı bencilliktir, kendi kibridir.スーフィの達人であるルーミーはご存知かと思いますが
İnsanlığın sorunlarının kaynağı bencilliktir, kendi kibridir.인간 문제의 근원은 에고티즘(註 : 자기중심주의), 즉 "나(I)"의 문제입니다.
Kadın: Bencil olmayı ve kendini ön plana çıkarmayı kes.Älä ole noin itsekäs.
Kadın: Bencil olmayı ve kendini ön plana çıkarmayı kes.Arrête d'être aussi égoïste.
Kadın: Bencil olmayı ve kendini ön plana çıkarmayı kes.Doe niet zo egoïstisch en denk eens aan een ander.
Kadın: Bencil olmayı ve kendini ön plana çıkarmayı kes.Hold op med at være så selvisk og sætte dig selv højest.
Kadın: Bencil olmayı ve kendini ön plana çıkarmayı kes.여자: 자기 생각만 하면서 이기적으로 굴지 말라니까요.
Kadın: Bencil olmayı ve kendini ön plana çıkarmayı kes.Ne legyél olyan önző, hogy mindig magadat állítod az első helyre!
Kadın: Bencil olmayı ve kendini ön plana çıkarmayı kes.Sei nicht so egoistisch.
Kadın: Bencil olmayı ve kendini ön plana çıkarmayı kes.Sluta vara så självisk och bara tänka på dig själv.
Kadın: Bencil olmayı ve kendini ön plana çıkarmayı kes.Smettila di fare l'egoista e di metterti sempre al primo posto.
Kadın: Bencil olmayı ve kendini ön plana çıkarmayı kes.Σταμάτα τους εγωισμούς, μην σκέφτεσαι συνεχώς τον εαυτό σου.
Kadın: Bencil olmayı ve kendini ön plana çıkarmayı kes.Прекрати быть эгоистом и думать только о себе.
Kadın: Bencil olmayı ve kendini ön plana çıkarmayı kes.المرأة: توقف عن هذه الأنانية وتقديم نفسك أولاً.
Kadın: Bencil olmayı ve kendini ön plana çıkarmayı kes.私、この子たちの 面倒を1日中見てるのよ
Kar, parasal sistemin bir parçasıdır ve içgüdüsel olarak bencilliği doğurur.El beneficio es parte del sistema monetario y lleva instintivamente al egoísmo,
Kar, parasal sistemin bir parçasıdır ve içgüdüsel olarak bencilliği doğurur.O lucro, é parte do Sistema Monetário, que leva, instintivamente, ao egoísmo.
Kar, parasal sistemin bir parçasıdır ve içgüdüsel olarak bencilliği doğurur.Το κέρδος είναι μέρος της του νομισματικού συστήματος και οδηγεί ενστικτωδώς σε εγωισμό,
Kar, parasal sistemin bir parçasıdır ve içgüdüsel olarak bencilliği doğurur.このことは、人間という生物種が、種としてではなく、個体として進化してきたことを意味する。
Kendi bencil istekleri yüzünden çocuk yapmamalılar.Heidän ei pitäisi hankkia lapsia heitä itseään varten.
Kendi bencil istekleri yüzünden çocuk yapmamalılar.Mereka seharusnya tidak bertanya untuk memiliki anak untuk diri melayani kebutuhan mereka sendiri
Kendi bencilliğini kardeşine yüklemeye kalkma.No pagues tu egoísmo con tu hermano.
Kimse bencilce davranmaz.教育に力を入れるべきだ。
Kızını affedemeyen bencil bir anneydim... ...şimdi ise kızına güvenmeyen kötü bir anneyim.كأن اكون اما شريرية لم تستطع ان تسامح ابنتها كافيا الان, انا ام لا يمكنها حتى تصديق ابنتها
Kopyalanan veri, ki o buna replikatör adını takmıştı, kendini bencilce kopyalar.Az információt ami másolódik, ő replikátornak nevezte. Ez önzően másolódik.
Kopyalanan veri, ki o buna replikatör adını takmıştı, kendini bencilce kopyalar.De gekopieerde informatie noemde hij de "replicator". Het kopieert zichzelf "zelfzuchtig".
Kopyalanan veri, ki o buna replikatör adını takmıştı, kendini bencilce kopyalar.Il appelle le phénomène de copie de l'information un Réplicateur. Il fait des copies de lui-même égoïstement.
Kopyalanan veri, ki o buna replikatör adını takmıştı, kendini bencilce kopyalar.Informaci, která se kopíruje, dal jméno replikátor. Sobecky se kopíruje.
Kopyalanan veri, ki o buna replikatör adını takmıştı, kendini bencilce kopyalar.Informację, która jest kopiowana, nazwał replikatorem. Ten powiela się w sposób samolubny.
Kopyalanan veri, ki o buna replikatör adını takmıştı, kendini bencilce kopyalar.Informaţia ce este copiată a numit-o replicator. Se copiază egoist.
Kopyalanan veri, ki o buna replikatör adını takmıştı, kendini bencilce kopyalar.복제되는 정보를 그는 복제자라고 불렀습니다. 이기적으로 복제하죠.
Kopyalanan veri, ki o buna replikatör adını takmıştı, kendini bencilce kopyalar.La información que es copiada, es llamada el replicador. Y se copia de manera egoísta.
Kopyalanan veri, ki o buna replikatör adını takmıştı, kendini bencilce kopyalar.Lui chiamò l'informazione che viene copiata il "replicatore", che egoisticamente copia.
Kopyalanan veri, ki o buna replikatör adını takmıştı, kendini bencilce kopyalar.Την πληροφορία που ατιγράφεται την ονόμασε αντιγραφέα. Αντιγράφεται εγωιστικά.
Kopyalanan veri, ki o buna replikatör adını takmıştı, kendini bencilce kopyalar.Информацию, которая копируется, он назвал "репликатором". Она эгоистично копируется.
Kopyalanan veri, ki o buna replikatör adını takmıştı, kendini bencilce kopyalar.Информацията, която се копира, той нарича репликато. Той се копира себично.
Kopyalanan veri, ki o buna replikatör adını takmıştı, kendini bencilce kopyalar.למידע המועתק הוא קרא 'משכפל'. ההעתקה היא אנוכית.
Kopyalanan veri, ki o buna replikatör adını takmıştı, kendini bencilce kopyalar.المعلومات التي نسخت .. سماها المكرر هي نسخ أنانية
Kopyalanan veri, ki o buna replikatör adını takmıştı, kendini bencilce kopyalar.利己的にコピーします それは 細胞の中にいて 「コピーされたい」と言っていのではなく
Kötü bir kadındı, imzalayamayacak kadar bencildi, o 11 yılı diz çökerek dua ederek geçirdim.이기적인 악마같은 존재였고, 전 그래서 11년을 기도하면서 보냈습니다.
Kötü bir kadındı, imzalayamayacak kadar bencildi, o 11 yılı diz çökerek dua ederek geçirdim.Bà là một người đàn bà xấu xa ích kỷ tới mức không thèm ký, nên tôi đã dành 11 năm đó quỳ gối và cầu nguyện.
Kötü bir kadındı, imzalayamayacak kadar bencildi, o 11 yılı diz çökerek dua ederek geçirdim.Była zła, samolubna, więc spędziłem te 11 lat klęcząc i modląc się.
Kötü bir kadındı, imzalayamayacak kadar bencildi, o 11 yılı diz çökerek dua ederek geçirdim.C'était une mauvaise femme, trop égoïste pour signer, alors j'ai passé 11 ans à m'agenouiller et à prier.
Kötü bir kadındı, imzalayamayacak kadar bencildi, o 11 yılı diz çökerek dua ederek geçirdim.Egy gonosz nő volt, túl önző, hogy aláírja, így hát ezt a 11 évet térden és imádkozva töltöttem el.
Kötü bir kadındı, imzalayamayacak kadar bencildi, o 11 yılı diz çökerek dua ederek geçirdim.Era o femeie rea, prea egoistă să se sinchisească. Mi-am petrecut acei 11 ani, în genunchi, rugându-mă.
Kötü bir kadındı, imzalayamayacak kadar bencildi, o 11 yılı diz çökerek dua ederek geçirdim.Era una donna malvagia troppo egoista per firmare, perciò passai 11 anni in ginocchio a pregare.
Kötü bir kadındı, imzalayamayacak kadar bencildi, o 11 yılı diz çökerek dua ederek geçirdim.Era una mujer mala demasiado egoísta para firmar, así que me pasé esos 11 años arrodillándome y rezando.
Kötü bir kadındı, imzalayamayacak kadar bencildi, o 11 yılı diz çökerek dua ederek geçirdim.Portanto passei esses 11 anos ajoelhado e a rezar. Eu tentei rezar.
Kötü bir kadındı, imzalayamayacak kadar bencildi, o 11 yılı diz çökerek dua ederek geçirdim.Ze was slecht en te egoïstisch om te ondertekenen, dus heb ik die 11 jaar geknield en gebeden.
Kötü bir kadındı, imzalayamayacak kadar bencildi, o 11 yılı diz çökerek dua ederek geçirdim.Тя била зла жена, твърде егоистична, за да подпише. И така прекарах 11 години молейки се на колене.
Kötü bir kadındı, imzalayamayacak kadar bencildi, o 11 yılı diz çökerek dua ederek geçirdim.Эта злобная женщина была слишком эгоистичной, чтобы подписать, так что я провёл эти 11 лет, молясь на коленях.
Kötü bir kadındı, imzalayamayacak kadar bencildi, o 11 yılı diz çökerek dua ederek geçirdim.ואנוכית מכדי לחתום, ולכן במשך 11 שנה כרעתי על ברכי והתפללתי.
Kötü bir kadındı, imzalayamayacak kadar bencildi, o 11 yılı diz çökerek dua ederek geçirdim.أنانية جداً لتوقع، فقضيت الـ 11 عام أركع و أصلي
Kötü bir kadındı, imzalayamayacak kadar bencildi, o 11 yılı diz çökerek dua ederek geçirdim.私は11年間祈り続けたのです 祈ってみたんです 本当に何度も
Mathematica'yı oluşturmak için çok bencil bir nedenim de vardı.매스매티카를 만든 건 매우 이기적인 이유도 있었다는 것이죠.
Mathematica'yı oluşturmak için çok bencil bir nedenim de vardı.היתה לי סיבה מאד אנוכית לבנית Mathematica.
Mathematica'yı oluşturmak için çok bencil bir nedenim de vardı.بأنه كانت لدي دوافع أنانية لبناء برنامج ماثماتيكا.