Ana içeriğe geç
Sözlük

belli ile cümle

belli kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Bilim ve teknolojiye olan ilgisini erken yaşlarda belli etmeye başladı.Το ενδιαφέρον του για τις Φυσικές Επιστήμες εκδηλώθηκε αρκετά νωρίς.
Fakat bunun bir yakıştırma olduğu bellidir.Πιθανότερο όμως φαίνεται να ήταν μία κρήνη.
"Bütün şeyler belli ölçüde her şeyde bulunurlar."Τα πάντα δίδονται εις μετρίας τιμάς».
Ayrıca, bunun ne kadar süreceği de belli değildir.Αλλά είναι αδύνατο να προβλεφθεί το πόσο χρόνο θα χρειασθεί για να γίνει κάτι τέτοιο.
Ancak emri verenin kim olduğu belli değildir.Για το ποιος διέταξε την εφεδρεία δεν είναι ξεκάθαρο.
Bu belli bir inanca sahip olduklarının göstergesidir.Είμαι πράγματι συγκινημένος για την μεγάλη εμπιστοσύνη που μου έχετε δείξει.
Tabi büyük konuşmamak lazım zamanın ne getireceği belli olmaz." diyerek şeklinde açıklamıştır.Δεν θα σπαταλήσω χρόνο εξηγώντας πως ακούγεται."
Ancak, değişim geçirme ihtimali bellidir.Εντούτοις η ποιοτική μεταβολή είναι σαφής.
Harry uyanır fakat belli etmez.Ωστόσο, ο Φιλ ξυπνάει και τίποτα δεν έχει αλλάξει.
Belli başlı müttefik ordularını yenebilirse müttefikleri barış görüşmelerine zorlayabileceğini öngörür.Μπορεί όμως να προτιμήσουν αντί για πόλεμο οι φυλές να κάνουν μια ειρηνική συμμαχία.
Diğer üç program ise belli bir kanal grubuna bağlı değildir.Παρά ταύτα οι τρεις τάξεις αδυνατούν να συμφωνήσουν για ένα κοινό πρόγραμμα.
Zina suçuna verilen recm cezası ise tarihin belli bir döneminde özellikle Orta Doğu'da uygulanmıştır.Η πρακτική της πώλησης συγχωροχαρτιών βρήκε ευρεία εφαρμογή στη Δύση ιδίως κατά τον Μεσαίωνα.
Ayrıca anlaşmalara belli bir yıl içinde gerçekleşecek olay sayısı sınırı konulabilir.Για κάποια προβλήματα, μπορεί η κατάλληλης περίοδος διακράτησης να αναφέρεται σε 1 έτος.
Yılın belli zamanlarında, belli yıldızlar doğar ve batar.0 ίδιος προχώρησε στην υπόθεση πως τα άστρα γεννιούνται και πεθαίνουν.
Doğum ve ölüm tarihleri tam olarak belli değildir.Οι ημερομηνίες γεννήσεως και θανάτου της δεν σώζονται με ακρίβεια.
İlk gittiğinde Benjamin, babası olduğunu belli etmeyen Thomas Button'la tanışır.Ο Μπέντζαμιν γνωρίζεται με τον Τόμας Μπάτον, ο οποίος δεν του αποκαλύπτει ότι είναι ο πατέρας του.
Arabanın son durumu belli değildir.Ο σκοπός του σταθμού δεν είναι γνωστός.
Siperlerin ise belli bir koruma seviseyi vardı.Ακόμη και τα βλέφαρά του είχαν οστέινες προστατευτικές πλάκες.
DİSK Genel Başkanı Kani Beko, kayyım kararına tepki göstererek “Yasada kayyımların görevi bellidir.Το κυβερνών κόμμα του προέδρου Μπονί σημείωσε απώλειες, σύμφωνα με τα πρώτα αποτελέσματα.
Yazıtın alt kısmında ilk yayınlarda belli olmayan bir damga bulunmaktadır.Στη κάτω δεξιά γωνία της εφημερίδας υπάρχει ένα κενό σημείο, στην περίπτωση που υπάρχουν έκτακτες ειδήσεις.
Vakat belli bir delir yoktur.Δεν υπάρχει εμφανής ξηρή περίοδος.
Belli bir süre PAF takımında yer aldıktan sonra A takıma yükseldi.Αλλά έχοντας πει αυτό, όταν έβαζα τη στολή και ανέβαινα στον πάγο, το αγαπούσα.
Bu cihazlar görüntü oluşturmak için belli bir sıcaklık aralığına sahiptir.Μερικά είδη διαθέτουν ένα αισθητήριο όργανο για την αντίληψη της Θερμοκρασίας.
Telif hakları, genellikle belli bir süre için geçerlidir.Το εκάστοτε καθοριζόμενο ναυλολόγιο συνήθως ισχύει για ορισμένη χρονική περίοδο.
Bu da sadece yakından belli olur, örneğin yakalandıklarında.Όταν τους γνωρίζει από κοντά, ενθουσιάζεται.
Süper Güç: Superman’in gücünün büyüklüğü tam olarak belli değildir.Οι δυνάμεις που αποκτά δεν διαφέρουν πολύ από τις δυνάμεις του Σούπερμαν.
Bellick’in gözlerinde korku belirir.Πανοραμική άποψη του Μπέλιτς.
"Şişmanoğlu'nun yeni adresi belli oldu".«Το νέο πρόσωπο της Βυζίτσας».
Christopher Columbus burada evlenmiş ve belli bir süre burada yaşamıştır.Christoffer Columbus giftede sig og levede her en periode.
Belli bir süre Guantanamo Kampı'nda hapsedildi.Han blev øjeblikkeligt tilbageholdt i Guantanamo-lejren.
Belli bir tepkime hızı için gereken substrat miktarı da önemlidir.Den mængde substrat, der er nødvendig for at opnå en given reaktionshastighed, er også vigtig.
İlk gittiğinde Benjamin, babası olduğunu belli etmeyen Thomas Button'la tanışır.For første gang møder han Thomas Button, der ikke afslører at han er Benjamins far.
Calvin'in hassas sağlığı ve devlete olan faydalılığı Servet'e kişisel olarak karşı olduğunu belli etmiyordu.Calvins skrøbelige helbred og brugbarhed for staten betød, at han ikke personligt deltog i sagen mod Serveto.
Ron ve Hermione birbirlerinden hoşlanmaktadır fakat belli etmeme çalışırlar.Ron og Hermione kommer på tværs af hinanden og nægter at tale med hinanden.
Erişim tarihi: 17 July 2011. ^ "David Bellion".Hentet 17. juli 2011. David Bellion.
Günümüzde dalgaların daha etkili bir ısınmaya sebep olduğu tam olarak belli değildir.For nærværende er det uklart, om bølger er en effektiv mekanisme til opvarmning.
Mesajın belli bir amacı vardır.Men rejsen har også et formål.
Belli bir sayıdaki önermeden nasıl geçerli evrensel bir önerme çıkarabiliriz?Hvordan kan man præsentere en meget stor stofmængde på en overskuelig måde?
Mimarı belli değildir.Arkitekten er ukendt.
Grup 2011 şubat ayında uzunluğu belli olmayan bir süre ara vereceklerini duyurdu.I september 2011 meddelte gruppen at de ville holde pause på ubestemt tid.
Belli başlı değişikilk köleliğin kaldırılmasıdır.Den mest alvorlige ændring var sekulariseringen af rigsstifterne.
"Fi'nin yayın tarihi belli"."Godt nyt fra C.V.".
Ancak yine de bu konuda belli bir anlaşmazlık vardır.Der hersker dog stadig en vis uenighed om emnet.
Belli bir süre sonra tepsilere dökülür ve soğutulur.I begyndelsen er smagen brændende, senere kølig.
Sonra meydan belli zamanlarda at yarışı sahası olarak kullanıldı.Ydermere brugtes en del af området regelmæssigt til hestevæddeløb.
Casus belli (IPA: ), Türkçeye "savaş nedeni" olarak çevrilebilecek Latince bir uluslararası ilişkiler terimi.Casus belli (latin for grund til krig) er en begivenhed, som giver anledning til krig.
Ancak belli farklılıklar barındırır.Der er dog visse forskelle.
Sayı boncuklarının keşif tarihi belli değildir.Dateringen af pladerne er usikker.
Çünkü o diğer dostları gibi belli bir surete bürünmezdi.De havde ingen fast figur som de andre.
Greta Garbo'nun belli başlı bütün filmlerini o yönetmiştir.Brown er kendt som iscenesætter af flere Greta Garbo-film, bl.a.
Mobil sürüm, Aralık 2013'te ise herkes için belli özellikleri kullanamamak suretiyle ücretsiz olmuştur.Hele Lupo-serien kunne fra maj 2005 ikke længere bestilles som nye biler.
Belli bir görüntüsü yoktur.Det billede findes ikke.
Diğerlerinin sayısı belli değildir.De øvrige figurers skæbne er ukendt.
Ailesinin kökeni tam olarak belli değildir.Familiens videre skæbne kendes ikke nøjagtigt.
Erişim tarihi: 22 Mart 2012. ^ "Helikopterimizin düşme nedeni belli oldu".Hentet 19. marts, 2012. "Spionchef: Skoleangreb var tilfældigt".
Filmin son çeyreğinde bu belli olur.Det afsløres først i filmens slutbillede.
Şu anda ne olacağı belli değil.Det vides ikke, hvad han laver i dag.
Mahallenin yerleşim tarihi tam olarak belli değildir.Byens beliggenhed er ikke helt tilfældig.
Doğum tarihi kesin olarak belli değildir.Fødselsåret er meget usikkert.
Olay da yazan da bellidir ve yaratıldığı anda yazıya geçirilmiştir.Dette virker dog også ret iscenesat, for hvorfor står det på væggen, og hvornår er det skrevet?
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod