belli ile cümle

belli kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
İl belli yeraltı madenlerine de sahip olmaktadır.Compania deține și propriile sale mine.
Bu noktada belli başlı soruları şöyle belirtmek mümkün; "Ne yapılmalıdır?Exemple de interogative potențiale: Ai crede așa ceva?, Ce să fac?
Stalin belli koşullar dahilinde bu talebi kabul etti.Stalin și-a ținut parțial promisiunea.
Bazıları da belli ölçüde yıkılarak bu geçişlerde bozularak etkinliği düşebilir.Unii pasageri pot avea probleme chiar și la acel nivel de presurizare.
16 Temmuz 2005'te Montreal, Kanada'da şampiyonanın Roma'da yapılacağı belli olmuştur.Roma a câștigat dreptul de organizare pe 16 iulie 2005 la Montreal, Canada.
Ender bir yetenek olup olmadığı belli değildir.Nu se știe precis dacă are rating.
Yollarda belli noktalarda istasyonlar vardı.Au fost postate puncte de baraj al drumurilor.
Belli fonolojik (Sesbilimsel) kısıtlamalarla ölü bir dili yeniden canlandırmak mümkündür.Nu se poate spune mult cu certitudine despre fonologia limbilor moarte.
Bu hareketin sebepleri belli değildir.Motivele acestui gest au rămas neclare.
Bir hortlak gibiydim... belli bir yön işaret edildi ve yürümem söylendi." demiştir.Am fost un zombie atunci... îndreptat într-o direcție si trimis la marș ".
Tüm sınıflandırmalar belli değildir.Aceste clasificări nu sunt exclusive.
Coğrafi çevrenin etkisi en güçlü olarak kır meskenlerinde kendini belli eder.Se măsoară circumferința în partea cea mai proeminentă a sânilor.
Belli bir yıl seçilir ve bu yıl temel yıl kabul edilir.Vor fi alegeri anticipate în acest an?
Bu meydan yılın belli zamanlarında çeşitli sportif etkinlikler yapma merkezi de oldu.Și acest an Accident evoluează activ în cadrul diferitor evenimente.
Siperlerin ise belli bir koruma seviseyi vardı.Astfel, colonii aveau traiul asigurat oarecum.
Bu verilerde CFL’nin oranı ne yazık ki belli değil.HBW Alive ^ Specii cel puțin incerte.
Bu okullarda eğitim-öğretim genellikle belli bir ücret karşılığında verilmektedir.Pe parcursul studiilor la această facultate este premiat de mai multe ori cu clasa prima cu distincțiune.
Bu kurama göre, evrenin belli bir başlangıcı da yoktur.După spusele căpitanului, nu este prima dată când are loc această călătorie ciudată.
Üyeler, spor bilimlerinin her alanından belli üniversite derecelerine sahip bilim insanlarını kapsamaktadır.Membrii includ cercetători științifici cu studii universitare din toate domeniile științei sportului.
Gentile Bellini, ressam bir ailenin çocuğu olarak 1429'da Venedik'te dünyaya geldi.Gentile Bellini se naște în 1429 în Veneția, ca fiu al pictorului Jacopo Bellini.
Bu da, belli bir kritik sıcaklığın altında gerçekleşiyor.Procesul de condensare se produce doar sub o anumită temperatură, numită temperatură critică.
Böylece, ileri araştırmalar için belli bir yol da çizilebilmektedir.Totuși a fost de acord să cerceteze alte drumuri înainte.
Yenilenme rünü, belli bir süre size sağlık ve mana yenilenmesi sağlar.Toată lumea din raza ta va avea sănătatea și vitalitatea restaurate de-a lungul timpului.
Kolektörlü DC servo motorlarda oluşan problemler bazen çok açık bir şekilde belli olmaz.Deficiențele din cadrul funcțiilor non-motoare sunt mult mai greu de detectat.
Aslında Tavşanı Seviyordur Ama Daha Çok Belli Etmemeye Çalışır.El vrea doar să ajute dar defapt mai rău face.
Abruzzi, Bellick bulunana kadar burayı kapatacaklarını ön görür.Simeon rămâne aici, închis, până când îl aduceți pe Beniamin.
Bunun dışında her karakterin belli bir saldırı hasarı değeri vardır.În rest, fiecare episod are cel puțin un personaj care moare.
Bu isimlerin bazıları belli mankala çeşitlerinin isimleridir.Ne sunt cunoscute câteva nume ale unor astfel de hetaire.
Resim ya iyidir ya da değildir ve bu gelecekte belli olacak.Vrem să ne simțim bine în această lume, nu într-o lume viitoare.
Onun yalan söylediği belliydi.Era evident că el a mințit.
Göğsümde belli bir anksiyete hissettim.Am simțit o oarecare anxietate în piept.
Onun onu öpmek istediği belliydi.Era evident că el a vrut să o sărute.
Bellick bütün hayatı boyunca hep bir gardiyan olmak istemiştir.Bellick egész életében börtönőr akart lenni.
Yaşıyor mu, ölü mü belli değil" demişti.Soha többé nem láttam, sem életben, sem holtan.”
Niko Bellic (Sırpça: Нико Белић) Grand Theft Auto IV'teki oynanabilir karakter.Niko Bellic a Grand Theft Auto IV hivatalos weboldalán.
Bellingshausen Denizi'nde, Antarktika Yarımadası'nda Palmer Toprakları'nın batısında yer alır.A Bellingshausen-tengerben fekszik az Antarktiszi-félszigethez tartozó Palmer-föld mentén.
Çünkü bu paraların sadece belli bir oranı kredi olarak verilebilmektedir.Értelemszerűen erre azért kíváncsi, mert meghatározott összegű hitelt készül nyújtani neki.
Bu yüzden hakkındaki bilimsel veriler halen daha tam belli değildir.A tudományos magyarázatok épp ezért teljesen feleslegesek.
Yollarda belli noktalarda istasyonlar vardı.Az utak mentén őrhelyek álltak.
Manyetik alan her maddeyi belli bir ölçüde etkiler.Minden műszernek vannak olyan hibái, melyek a mérést befolyásolják.
Tesir mekanizması belli değildir.A hatás mechanizmusa ismeretlen.
Belli bir çiftleşme zamanları yoktur.Nincs meghatározott párosodási ideje.
Boğularak öldükleri belli oluyordu.Ami még furcsább, úgy tűnik, megfojtották.
Arabanın son durumu belli değildir.A járművek további sorsa egyelőre ismeretlen.
Grup 2011 şubat ayında uzunluğu belli olmayan bir süre ara vereceklerini duyurdu.2010 januárjában bejelentették, hogy meghatározatlan időre szünetet tartanak.
Adından da belli olduğu gibi oldukça şişmandır.Farktollai rövidek, mint ahogy azt a neve is mutatja.
Bu tanımda belli bir zaman; bir ay, üç ay ya da bir yıl olabilir.Jelenleg három időtartamra lehet előfizetni: egy hónapra, három hónapra és egy évre.
Ancak emri verenin kim olduğu belli değildir.Nem mindegy az sem, hogy ki közvetíti az üzenetet.
1516'da ustası Giovanni Bellini ölünce Venedik Cumhuriyeti'nin başressamı unvanını aldı.1516-ban, Bellini halála után ő lett a köztársaság hivatalos festője.
Belli, Kuzey ve Orta İtalya boyunca birkaç defa seyahat ediyordu.A következő éveket különböző észak- és közép-itáliai városokban töltötte.
Makyaj özellikle ön kısımda daha belli olmaktadır.A tojó világosabb, főleg a melltájékon.
İlçenin merkezi ve en büyük şehri Bellingham'dır.Megyeszékhelye és legnagyobb városa Bellingham.
Eşyalarından tatile gittikleri bellidir.Szabadidejében taekwondózik.
Gerçek adı bile belli değil.Még neve sem biztos.
Köyün belli başlı bir tarihi yoktur.A településnek nincs jelentős történelme.
Mesela: "ister gel ister gelme", "ne sevdiğin belli ne sevmediğin", "ya bugün gel ya yarın".Például “Eljött az igazság pillanata, szeretsz vagy nem?”.
Mahone, Bellick’i ziyaret eder.Lechero magához hívatja Bellicket.
Ancak yine de bu konuda belli bir anlaşmazlık vardır.Ezzel azonban létrejött néhány ellentmondás.
Jalapeno, Jalisco, Nayarit, Sonora, Sinaloa ve Chiapas'da belli ölçeklerde yetiştirilmektedir.Kisebb mennyiségben termesztik Jalisco, Nayarit, Sonora, Sinaloa és Chiapas államokban is.
Eski Saray’dan göçün kesin tarihi belli değildir.A hanza-város korábbi kikötőjének pontos helye ismeretlen.

İlgili Sayfalar