Ana içeriğe geç
Sözlük

belli ile cümle

belli kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Öykü yeri belli olmayan bir hayal ülkesinde ve belirsiz bir zamanda geçiyor.Події відбувається у місті Л. у невідомій країні та у невідомий час.
Belli bir kadronun fonksiyonları açıkça tanımlanmıştır.В деяких поведінку лічильника чітко регламентовано.
Örnegin köpeğini kaybeden şahıs A bulunması halinde bulana belli miktarda para vereceğini taahhüt eder.Власник, який загубив певну річ, обіцяє винагороду тому, хто її знайде.
Tweener ve Bellick konuşmaktadır.Скаллі та Бракман розмовляють.
Belli kristaller, kuartzlar ve hatta şeker bile dış baskıya maruz kaldığında, yüzleri arasında fark oluşturur.Деякі кристали, такі як кварц, або навіть цукор, генерують різницю потенціалів при впливі зовнішнього тиску.
Ama çok eski olduğu bellidir.Адже він, очевидно, дуже древній.
Alınan eşyalar belli bir süre içinde aynı ücretle geri satılabiliyor.Знижки можна отримати при передплаті одразу на кілька місяців.
Yapılan oylamanın sonuçları 15 Ocak 2015 tarihinde belli olmuştur.Кількість скарг на такі дії була рекордною в серпні 2015.
"Utopia" bölümünde Usta'nın aynı işlemi yaparak "Profesör Yana" olduğu belli olmuştur.В епізоді «Утопія» помічницею професора Тно була така собі Шан-то.
Ona göre, insan olma her zaman belli bir sosyal ve tarihsel oluşum içinde belirlenir.Людина ними малюється як істота соціальна, який сформувався під впливом певних соціально-історичних причин.
Harry uyanır fakat belli etmez.Його намагаються розбудити, але безуспішно.
Hızlı olarak belli bir bölgeyi ısıtabilir.Тоді можна набагато ефективніше обігрівати кімнату.
Karısından resmen boşanıp boşanmadığı belli değildir.Однак вона не може йому розповісти правду про свою професію і вони повинні розлучитися.
2013 - Vatikan'da yeni Papa belli oldu.У 2010 р. на території садиби споруджено новий пам'ятник поету.
Belli ki o seni seviyor.Вона, очевидно, любить тебе.
Shakespeare'in ilk oyunlarını hangi kurumlar için yazdığı belli değildir.Není jasné, pro které společnosti Shakespeare napsal své rané hry.
Niyeti bellidir: Ağabeyiyle birlikte gitmek.Největší z nich je Vjačkiševo (u Těmnikova) a Inerka.
Ancak kimin olduğu belli değildir.Není jasné pro který.
Parkın ne zaman kurulduğu belli değildir.Není přesně známo, kdy park vznikl.
Bu belli bir inanca sahip olduklarının göstergesidir.My se pouze domníváme, máme určitou víru.
Mesajın belli bir amacı vardır.To co říkám má určité sdělení.
Arabanın son durumu belli değildir.Další osudy vozu nejsou známy.
Belli bir konu üzerinde konunun uzmanları ile yapılan tartışma programıdır.Provádí se ve spolupráci s odborníkem na dané téma.
Ama çok eski olduğu bellidir.Není už příliš starý?
George, ayrıca PlayStation 3'ü de kırdı ve belli bir süre sonra Sony ona dava açtı.Je také zodpovědný za hacknutí Sony PlayStation 3, za které ho společnost Sony později žalovala.
Yarışmanın kadrosu 2. sezonun final tarihi olan 31 Ağustos 2010 tarihinde belli oldu.Většina soutěžících byla odhalena ve druhém finále 31. srpna 2010.
Görev başındayken asla duygularını belli etmez.Kariéra pro ně není nikdy na prvním místě.
1890 yılında Fairhavenli şehir planlamacıları Bellinghami satın aldı.V roce 1890 koupili Bellingham vývojáři z Fairhavenu.
Eserin önemi ve ne amaçla kullanıldığı hâlen tam olarak belli değildir.Jakého je ale stáří a účelu není jasné.
Soyu tam olarak belli değildir.Otec není zřejmě zcela jistý.
Navahoların ne zaman Asya'dan Kanada'ya oradan da bugünkü oldukları yere geldikleri tam olarak belli değildir.Ačkoliv víme, že Hunové přišli z Asie, dodnes není úplně jisté, odkud přesně pocházejí.
Bu isimlerin bazıları belli mankala çeşitlerinin isimleridir.Některé z těchto synonym jsou také správné názvy jiných odrůd.
Okyanuslardaki büyük girdaplar plastikten çöpleri belli bir yere toplar.Velké kroužící víry v oceánech jsou pastí pro plovoucí plastové úlomky.
Eşyalarından tatile gittikleri bellidir.Na dovolenou nejezdí.
Devrimler belli aşamaların neticesinde ortaya çıkarlar.Během pragu však definitivně vymírají.
Artık yeni kişilğinin adı da belli olmuştur.Brzy bude jasno i o nové hlavě státu.
Allport gruplararası temasın ancak belli bazı koşullarda etkili olabileceğini öne sürmüştür.Planetta: "Kněz přijde, ale jen za určitých podmínek.
Yanıtla (İng. reply): Belli bir adresten gelen iletiyi yanıtlamak icin kullanılır.Tázací větou (otázkou) se mluvčí obrací na adresáta, aby získal určitou informaci.
Genelde her yıl belli sayıda gün veya ayın emeği mecbur edilir.Obvykle stačí uvést jen den a měsíc.
Grup 2011 şubat ayında uzunluğu belli olmayan bir süre ara vereceklerini duyurdu.V prosinci 2015 skupina oznámila pauzu, která má trvat neurčitě dlouhou dobu.
Adaylar belli olduktan sonra ödülün kimlere gittiğini belirlemek için ikinci bir oylama yapılır.Série předvolebních debat Komu dát hlas?
Ancak daha sonra 1905 kanunu değişmeden de belli planlamalar yapılabileceğini belirtmiştir.Již však není známo, zda se jakékoli fotografické činnosti věnovala i po roce 1905.
Ancak belli farklılıklar barındırır.Je potřeba si uvědomit některé rozdíly.
II. Tuthaliya’nın ne zaman öldüğü ve taht devir tesliminin ne şekilde olduğu tam belli değildir.Není zcela jasné, zda a kdy se Rudolf vzdal hrabství.
Önceki işi, tam olarak belli olmasa da o, işini "teknik danışman" olarak belirtmektedir.Pokud nenechá, je jeho práce „pro zákazníka“ sporná.
Bellini ise öleli 3 yıl olmuştu.Zemřel, když byly Bonnie čtyři roky.
Ailesinin kökeni tam olarak belli değildir.Původ jeho matky není zcela jistý.
Osmanlı İmparatorluğu'nda da köleliğin belli bir süresi vardı.V rámci Osmanské říše požívali jisté autonomie.
İlçenin merkezi ve en büyük şehri Bellingham'dır.Okresním městem i největším městem v okresu je Bellingham.
Merkezi işlem birimleri komutları işlenirken belli alt işlemleri tekrar ederler.CPU dále čeká zda komponenty zareagují.
Örneğin bu durum, evlerin baskına uğramalarıyla kendini belli eder.To se velmi osvědčilo např. u recenzí na ubytování.
Merkezi bileşen R136a'nın doğası başlangıçta belli değildi.R136a je jasné jádro ve středu R136.
Küçükbaş hayvan ise belli kesimler tarafından yapılıyor.Jedná se o živočichy, kteří postupně získávají určité savčí znaky.
Tecrübe puanı belli bir sayıya ulaştığında ise bir sonraki seviyeye geçilir.Jakmile nasbírá určitý počet zkušenostních bodů postoupí na vyšší level.
Pitavastatin'in göreceli etkinliği henüz belli değildir.Samotné důlní dílo Schachtsteinu je zatím nepřístupné.
Birliğin daha öteye gidip gitmediği belli değildir.Neví se, jestli bitvu přežila nebo ne.
Belli bir dönem Fox TV'de çalıştı.V minulosti působila ve Fox News.
Bunu seyirciye belli etmez ancak durumu kötüye gider.Pronese svou větu, ale publiku se zdá již nudná.
Gentile Bellini (1429 - 23 Şubat 1507), Rönesans döneminde Venedik'te yaşamış İtalyan bir ressamdır.Gentile Bellini (asi 1429, Benátky – 23. únor 1507, Benátky) byl italský renesanční malíř.
Bellick’in gözlerinde korku belirir.Odysseus užasle pohlédl na její krásu.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod