belli ile cümle

belli kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Bu da sadece yakından belli olur, örneğin yakalandıklarında.Аби тільки показався, То зараз впіймають.
1986 yılının sonunda grubun ismi de belli oldu.У 1986 році закінчила ВТУ ім.
Fakat aralarındaki en önemli fark, Su İyesinin sadece belli bir su kaynağına bağlı olmasıdır.Але спільним для них є те, що їм необхіні прісна вода.
Giovanni Bellini, (d.Giovanni Dalmata; бл.
Fakat Çağatay Hanına yerlerini belli etmemek için devamlı hareket etmek zo­rundaydılar.Тому всюди, де він з'являвся, забороняли дзвонити у дзвони.
Ekonomi belli bir bölge içindeki ekonomik sistemden oluşur.Вони формуються всередині економічної системи.
Penélope Cruz'un filmin başrolünde olacağı baştan belliydi.Перший фільм Пенелопи Крус.
Olay da yazan da bellidir ve yaratıldığı anda yazıya geçirilmiştir.Що й було ним зроблено і яскраво презентовано.
Kaçmayı başarırlar ama sonra Bellick bacağından vurulup yakalanır.Бейлі намагаєтсья втекти, та його застрелює Люк.
Belli aralıklarla yemek çağrıları yapılır.Під час їжі велися здебільшого серйозні розмови.
İl belli yeraltı madenlerine de sahip olmaktadır.Їй поклоняються навіть позаземні істоти Мі-го.
Osmanlı İmparatorluğu'nda da köleliğin belli bir süresi vardı.У Королівстві також завжди була певна кількість мусульманських рабів.
Genellikle kriz meydana gelmeden önce birtakım işaretlerle kendisini belli edebilmektedir.Часто незадовго до цього виникають попереджаючі ознаки.
Bu toplantı sonucunda belli bölgelerde özgürce dinini duyurmasına izin verildi.На відзнаку цієї події, по багатьох селах було встановлено хрести свободи.
Artık yeni kişilğinin adı da belli olmuştur.Так і з'явилося ім'я для нового персонажа.
Keiichi'yi sever ama belli etmez.Катрусі подобається Афоня, але він цього не помічає.
Yapılacak şey belli: payitahta dönelim!Будуть успіхи — гроші знайдемо!
Kurumsal operasyonlarını Avrupa'nın belli başlı şehirlerinde yürütür.Звідси здійснюються регулярні рейси в деякі великі європейські міста.
2. İyi bir tahmin her zaman belli bir hata payı verir.Третя цифра остаточно специфікує помилку.
Buna karşılık, atılan okun hedef üzerinde belli bir alana düşmesi olasılığı bulunabilir.Це могло призвести до втрати наведення на ціль.
Belli bir noktanın gösteriminde önce enlem sonra boylam olmak üzere bir değer çifti kullanılır.З твердого фарбника відразу утворюється пара.
Henüz hakkında hiçbir şey belli değildir.Про їхню долю нічого не відомо дотепер.
Devletin tüm çabalarına rağmen asimilasyon belli bir ölçüde kaldı.На відміну від ассирійців перси правили довго.
Öykü yeri belli olmayan bir hayal ülkesinde ve belirsiz bir zamanda geçiyor.Події відбувається у місті Л. у невідомій країні та у невідомий час.
Belli bir kadronun fonksiyonları açıkça tanımlanmıştır.В деяких поведінку лічильника чітко регламентовано.
Örnegin köpeğini kaybeden şahıs A bulunması halinde bulana belli miktarda para vereceğini taahhüt eder.Власник, який загубив певну річ, обіцяє винагороду тому, хто її знайде.
Tweener ve Bellick konuşmaktadır.Скаллі та Бракман розмовляють.
Belli kristaller, kuartzlar ve hatta şeker bile dış baskıya maruz kaldığında, yüzleri arasında fark oluşturur.Деякі кристали, такі як кварц, або навіть цукор, генерують різницю потенціалів при впливі зовнішнього тиску.
Ama çok eski olduğu bellidir.Адже він, очевидно, дуже древній.
Alınan eşyalar belli bir süre içinde aynı ücretle geri satılabiliyor.Знижки можна отримати при передплаті одразу на кілька місяців.
Yapılan oylamanın sonuçları 15 Ocak 2015 tarihinde belli olmuştur.Кількість скарг на такі дії була рекордною в серпні 2015.
"Utopia" bölümünde Usta'nın aynı işlemi yaparak "Profesör Yana" olduğu belli olmuştur.В епізоді «Утопія» помічницею професора Тно була така собі Шан-то.
Ona göre, insan olma her zaman belli bir sosyal ve tarihsel oluşum içinde belirlenir.Людина ними малюється як істота соціальна, який сформувався під впливом певних соціально-історичних причин.
Harry uyanır fakat belli etmez.Його намагаються розбудити, але безуспішно.
Hızlı olarak belli bir bölgeyi ısıtabilir.Тоді можна набагато ефективніше обігрівати кімнату.
Karısından resmen boşanıp boşanmadığı belli değildir.Однак вона не може йому розповісти правду про свою професію і вони повинні розлучитися.
2013 - Vatikan'da yeni Papa belli oldu.У 2010 р. на території садиби споруджено новий пам'ятник поету.
Belli ki o seni seviyor.Вона, очевидно, любить тебе.
Shakespeare'in ilk oyunlarını hangi kurumlar için yazdığı belli değildir.Není jasné, pro které společnosti Shakespeare napsal své rané hry.
Niyeti bellidir: Ağabeyiyle birlikte gitmek.Největší z nich je Vjačkiševo (u Těmnikova) a Inerka.
Ancak kimin olduğu belli değildir.Není jasné pro který.
Parkın ne zaman kurulduğu belli değildir.Není přesně známo, kdy park vznikl.
Bu belli bir inanca sahip olduklarının göstergesidir.My se pouze domníváme, máme určitou víru.
Mesajın belli bir amacı vardır.To co říkám má určité sdělení.
Arabanın son durumu belli değildir.Další osudy vozu nejsou známy.
Belli bir konu üzerinde konunun uzmanları ile yapılan tartışma programıdır.Provádí se ve spolupráci s odborníkem na dané téma.
Ama çok eski olduğu bellidir.Není už příliš starý?
George, ayrıca PlayStation 3'ü de kırdı ve belli bir süre sonra Sony ona dava açtı.Je také zodpovědný za hacknutí Sony PlayStation 3, za které ho společnost Sony později žalovala.
Yarışmanın kadrosu 2. sezonun final tarihi olan 31 Ağustos 2010 tarihinde belli oldu.Většina soutěžících byla odhalena ve druhém finále 31. srpna 2010.
Görev başındayken asla duygularını belli etmez.Kariéra pro ně není nikdy na prvním místě.
1890 yılında Fairhavenli şehir planlamacıları Bellinghami satın aldı.V roce 1890 koupili Bellingham vývojáři z Fairhavenu.
Eserin önemi ve ne amaçla kullanıldığı hâlen tam olarak belli değildir.Jakého je ale stáří a účelu není jasné.
Soyu tam olarak belli değildir.Otec není zřejmě zcela jistý.
Navahoların ne zaman Asya'dan Kanada'ya oradan da bugünkü oldukları yere geldikleri tam olarak belli değildir.Ačkoliv víme, že Hunové přišli z Asie, dodnes není úplně jisté, odkud přesně pocházejí.
Bu isimlerin bazıları belli mankala çeşitlerinin isimleridir.Některé z těchto synonym jsou také správné názvy jiných odrůd.
Okyanuslardaki büyük girdaplar plastikten çöpleri belli bir yere toplar.Velké kroužící víry v oceánech jsou pastí pro plovoucí plastové úlomky.
Eşyalarından tatile gittikleri bellidir.Na dovolenou nejezdí.
Devrimler belli aşamaların neticesinde ortaya çıkarlar.Během pragu však definitivně vymírají.
Artık yeni kişilğinin adı da belli olmuştur.Brzy bude jasno i o nové hlavě státu.
Allport gruplararası temasın ancak belli bazı koşullarda etkili olabileceğini öne sürmüştür.Planetta: "Kněz přijde, ale jen za určitých podmínek.

İlgili Sayfalar