belli ile cümle

belli kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Ekonomi belli bir bölge içindeki ekonomik sistemden oluşur.Området är upptaget i en särskild ekonomisk zon.
Samurayların çok etkili bir yayıda belli bir bambu türü ile yapılır.Tillkännagivandet gjordes under en direktsändning med Bambuser.
Gemiler belli bir rota içinde hareket ederler.Båda fartygen är nu i operativ drift igen.
Bu sistem mürettebatı belli bir süre nükleer, biyolojik ve kimyasal silahlara karşı korumaktadır.Anläggningarna hade skydd mot atom-, biologiska och kemiska vapen.
Diğerlerinin sayısı belli değildir.Även antalet män är oklart.
Bu tanımda belli bir zaman; bir ay, üç ay ya da bir yıl olabilir.Det kommer att ta ett tag - ett år eller två i alla fall.
GAL örgütünün tutarlı veya belli bir ideolojisi bulunmamaktadır.Någon egentlig ideologi eller partiprogram har partiet hittills inte visat upp.
Hece vezni gibi belli bir kalıp ve ölçü kaygısı güdülerek yazılır.Artepitetet fistulosus (lat.) betyder ihålig och syftar på bladen.
Nasıl koştum belli değil.Hur han sedan reste är oklart.
Henüz hakkında hiçbir şey belli değildir.Vad har inte framgått än.
Hastalığın nedeni belli değildir.Orsaken till sjukdomen är oklar.
Greta Garbo'nun belli başlı bütün filmlerini o yönetmiştir.Det var samtidigt Greta Garbos långfilmsdebut.
Mimarı belli değildir.Arkitekten är okänd.
Kişi sürekli belli bir olayı düşündüğü için o problemi halledecek çözüm yollarını görme şansı artar.Kan den lösa eventuella problem som en person skulle lösa genom att tänka?
Penélope Cruz'un filmin başrolünde olacağı baştan belliydi.I den sistnämnda filmen figurerade Penélope Cruz i den kvinnliga huvudrollen.
16 Temmuz 2005'te Montreal, Kanada'da şampiyonanın Roma'da yapılacağı belli olmuştur.Rom vann rättigheten att hålla i tävlingen den 16 juli 2005 i Montréal, Kanada.
Düet kavramı özellikle müzik dünyasında kendini belli etmektedir.Musikstilen kan sägas ligga främst åt världsmusik-hållet.
Bunun için her piyade bölüğünün belli sayıda tankı vardı.Varje regemente hade en lätt transportflyggrupp till sitt förfogande.
Zaten John'un ailesi de müzikal açıdan belli mevkilere sahiptiler.Även på faderns sida fanns musikaliskt och konstnärligt påbrå.
Küçükbaş hayvan ise belli kesimler tarafından yapılıyor.Djuret är bara känt från ett fåtal fynd.
Belli aralıklarla yayı hayatı kesilen dergi toplamda elli üç sayı basılmıştır.Totalt tillverkades 51 exemplar innan diverse juridiska omständigheter tvingade fabriken att stänga.
Ayrıca Bellinzona, Serie A takımı AS Roma'nın kardeş takımıdır.Roms Olympiastadion är även hemmaarena för Serie A-lagen SS Lazio och AS Roma.
Bugün bile bu okulların hangi gruba ait oldukları belli değildir.För några arter är oklar vilken grupp de tillhör.
Erişim tarihi: 13 Temmuz 2016. ^ "2016-2017 STSL ve ZTK Sezon Planlaması belli oldu".Slutspelet spelades enligt nedan. ^ ”Schedule for 2016/2017 season confirmed”.
Belli bir süre sonra aralarındaki buzlar erimeye başlar ve yavaş yavaş birbirlerini tanımaya başlarlar.Tiden går, och båda börjar långsamt att frysa mer och mer.
Üstelik bu bu bölgelerin kapsayacağı alanlar da belli değildi.Det sägs alltså inte vilka dessa trakter är.
İhsas-ı Rey, "oyunu / tarafını belli etme" olarak tanımlanan hukuki terim.Riksdagen använder beskrivningen "utan partibeteckning".
Kuruluş tarihi belli degildir.Valdeltagandet är rekordstort.
Mahallenin yerleşim tarihi tam olarak belli değildir.Själva byns exakta läge är aldrig klarlagt.
Tam çıkış tarihi belli değildir.Exakt datum är inte klarlagt.
2013 - Vatikan'da yeni Papa belli oldu.Pastoratet uppgick 2013 i Lilla Edets pastorat.
Ayrıca belli saatlerde yurtlardan bölümlere dönüşümlü servis yapılması planlanmaktadır.Dessutom öppet efter tidsbeställning för olika grupper.
Salt tasarım kademe kademe geliştirilmiş veya ( belli bir bakış açısına bağlı olarak)darmadağındır.Ó (o похиле) вимовлялось або як ů (голосний між o i u) або як u (як голосний ó).
Merkezi bileşen R136a'nın doğası başlangıçta belli değildi.Природа центральної компоненти, R136a, спочатку була незрозумілою.
Şu anda ne olacağı belli değil.Я не знаю, що станеться зараз.
Bunun yanı sıra, belli bir saatte yatağa gidip, belli bir saatte uyanmak da gerekir.Потрібно лягати спати і прокидатися о певній годині.
Yaşıyor mu, ölü mü belli değil" demişti.І я мовив: „Жива ль вона, чи ні?“.
Amicus certus in re incerta cernitur Arkadaşlar kötü günde belli olur.Amicus certus in re incerta cernĭtur – Справжній друг виявляється в біді.
Buna göre belli kelimelerin kullanılması bazı düşünceleri hatırlatır.Для збереження спогадів можна використовувати певні слова.
Karnıyarık Türk mutfağının belli başlı patlıcan yemeklerinden biridir.Щі є основною гарячою стравою російської кухні вже довгий час.
Arabanın son durumu belli değildir.Подальша доля автомобілю невідома.
Dini milliyetçilik milliyetçiliğin belli bir dini inanç veya dogma ile olan ilişkisidir.Релігійний націоналізм — це ставлення націоналізму до певної релігійної віри або догми.
Patonomik bulgular, belli bir hastalığın varlığı konusunda şüphe bırakmayan işaretlerdir.Патогномонічний симптом — ознака, яка свідчить про наявність лише однієї конкретної хвороби.
Diğerlerinin sayısı belli değildir.Доля інших є невідомою.
Ender bir yetenek olup olmadığı belli değildir.Не мав якихось здібностей чи талантів.
Bellini ise öleli 3 yıl olmuştu.Баума вбили 3 тижні потому.
Ancak yine de bu konuda belli bir anlaşmazlık vardır.Але тут існує ряд протиріч.
Bazıları ise sadece belli bir bölgeye özgüdür.Багато з них типові лише для певного регіону.
Belli bir hücre veya hücre tipinde bulunan proteinlerin tamamı onun proteomu olarak adlandırılır.Повний набір білків специфічної клітини або типу клітин називається протеомом.
Tecrübe puanı belli bir sayıya ulaştığında ise bir sonraki seviyeye geçilir.При накопиченні певної кількості очок досвіду ви переходите на більш високий рівень.
Bu sistem mürettebatı belli bir süre nükleer, biyolojik ve kimyasal silahlara karşı korumaktadır.Машину оснащено захистом від ядерної, біологічної та хімічної зброї.
Adının nereden geldiği kesin belli değildir.Достеменно невідомо, звідки прийшла така назва.
Bununla beraber, benden bir şey öğrenmediği bellidir.Вся справа в тому, що я не можу нічого зрозуміти.
Bu silahların yanında belli başlı ekipmanlar taşıyabiliyoruz.Може переносити з собою велику кількість зброї.
Bu yapıların kim tarafından inşa edildiği de belli değildir.Але не відомо хто саме їх будував.
Eşyalarından tatile gittikleri bellidir.Дотерпіли до відпустки.
Belli başlı çeşitleri şunlardır: Töre romanı, tarihi roman.Варто згадати ще один жанр прози того часу — народний роман.
Belli bir görüntüsü yoktur.У мене немає видінь.
Belli bir miktar para toplandı.Вийшов десь мішок грошей.
Mezarların dikiliş tarihleri belli değildir.Історія цих поховань є непростою.

İlgili Sayfalar