Ana içeriğe geç
Sözlük

belli ile cümle

belli kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Bu tanımda belli bir zaman; bir ay, üç ay ya da bir yıl olabilir.الخ ، خلال فترة محددة (يوم أو شهر أو سنة).
Belli kristaller, kuartzlar ve hatta şeker bile dış baskıya maruz kaldığında, yüzleri arasında fark oluşturur.بعض البلورات، مثل المرو أو حتى السكر، تولد فرقًا في الجهد على أسطحها عندما تتعرض لضغط خارجي.
"Endoğan Adili'nin yeni adresi belli oldu".أغاني أخري دخلت التصنيفات "Is This The Next Adele?
Bazı mazmunlar belli anlamlara işaret eder.بعض الألوان يمكن أن تشير إلى معاني معينة.
Başka bir deyişle belli sınırlar içinde ayarlanabilir.ولكن من الممكن أن تحقق تحجيماً ثابتاً عند خطوط معينة.
Birliğin daha öteye gidip gitmediği belli değildir.لم يتحدد بعد ما إذا كانت الذخائر موجهة أم لا.
Bunun üzerine, Osmanlı Devleti Revan'ı alma niyetini belli etti.وأكد أنه يريد العودة إلى النظام الملكي الاستبدادي.
Bunların hepsi ancak belli bir süreden sonra olmaya başlar, ancak bunun sonu yoktur.وهؤلاء قائمون في العالم على سبيل البدل، في كل زمان، ولا يزيد عددهم ولا ينقص إلى يوم القيامة.
Sagan, evreni belli bir uzaklıktan keşfedebilmek istiyordu.نظرية المعرفة تصور الكون من منظور ملموس.
Birçok Bölümde Korkusunu Belli Etmiştir.وله ديوان شعر في عدة أجزاء.
Sistem güvenliği belli bir aralık değerine göre test edilir.يمكن توليد الأدلة بمستوى معين من الثقة عن طريق الاختبار.
Türk çayı genellikle "ince belli" cam bardak ve özel tabağıyla servis edilir.عادة ما يتم تقديم الشاي التركي في أكواب زجاجية ذات "خصر رفيع" وطبق خاص.
18 Mayıs'ta, Maxim Roy'un Jocelyn Fray'i oynayacağı belli olmuştur.Em 18 de maio, foi anunciado que Maxim Roy interpretaria Jocelyn Fray.
Ve biyologlar belli başlı değişim düzenlerini açıklayabilen süreçleri belirlemiş ve incelemiştir.'E biólogos identificaram e investigaram os mecanismos que podem explicar os principais padrões de mudança."
Etki faktörü belli alandaki farklı dergileri karşılaştırmak amacıyla kullanılır.O fator de impacto é usado para comparar diferentes periódicos de uma dada área.
Ama yarını belli değildir’.Mas não amanhã».
Modern yazarlar ayrıca, Siyahın aradaki farkı giderici belli avantajlara sahip olduğunu da savunmaktadır.Escritores modernos também acreditam que as pretas possuem certas vantagens.
Belli bir hücre veya hücre tipinde bulunan proteinlerin tamamı onun proteomu olarak adlandırılır.O conjunto de proteínas que podem ser expressas numa determinada célula ou tipo celular é denominado proteoma.
İsaakios, hapsedilmiştir ancak Margaret'ın da tutuklanıp tutuklanmadığı belli değildir.Isaac foi preso, mas não sabemos se Margarida também foi.
Geleneksel olarak belli bir şekilde tanınmış portlar özel uygulamalar ile ilişkilidir.Por convenção, certas portas "bem conhecidas" estão associadas com aplicações específicas.
Mary Astell’in bütün çalışmaları sahibi belli olmayarak basılmıştır.Todas as obras de Mary Astell foram publicadas anonimamente.
Aktif güç belli bir zamanda iş gören devrenin kapasitesidir.A potência ativa é a capacidade do circuito de produzir trabalho em um determinado período de tempo.
David Castro'nun ise Raphael Santiago rolünü aldığı 4 Haziran'da belli olmuştur.Em 4 de junho, David Castro foi escalado para interpretar o vampiro Raphael Santiago.
Şarkının sözleri Zedd, Bellion, Antonia Armato, Tim James, Desmond Child ve David Jost tarafından yazılmıştır.Foi escrito por Zedd, Bellion, Antonina Armato, David Jost, Tim James e Desmond Child.
Belli bir sıraya göre hazırlanan listeye denir.Dispostos como numa lista ordenada.
Olasılıkla Jacopo Bellini'nin bir dizaynı olup, Antonio Gambello tarafından yapıldı.Foi talvez construída por Antonio Gambello a partir de um desenho de Jacopo Bellini.
Bu işlem belli bir süre devam eder.Ah, sim, isso vai durar mais um tempo.
Ancak kimin olduğu belli değildir.Não é apenas claro, no entanto, com quem.
27 Haziran 2016 tarihinde çıkan fragmanda Brock Lesnar'ın oyun kapağında yer alacağı belli oldu.Em 27 de junho de 2016, foi revelado um trailer anunciando que Brock Lesnar estaria na capa do jogo.
Bu bilgi The Grim Adventures of KND adlı bölümde belli olmuştur.Apareceu somente no episódio As Terríveis Aventuras da KND.
Cevap bellidir.Resposta afirmativa.
Yarışa açlığı ve tutkusu onun yeteneğini 12 yaşında belli ettirmeye başladı.Um dos fatos que demonstram sua paixão e necessidade pela corrida aconteceu aos doze anos.
“Helâl belli, haram da bellidir.Com a onipresença, a onisciência.
Genellikle amnezinin belli tiplerinde ya da epileptik durumlarda gözlenir.Jamais vu é associado às vezes com determinados tipos de amnésia e epilepsia.
Shakespeare'in ilk oyunlarını hangi kurumlar için yazdığı belli değildir.Ainda não está claro para as companhias as datas exatas de quando Shakespeare escreveu suas primeiras peças.
Bu olaylar sırasında Theodora'nın hala hayatta olup olmadığı belli değildir.Se Teodora ainda estava viva durante os eventos, não se sabe.
Dini milliyetçilik milliyetçiliğin belli bir dini inanç veya dogma ile olan ilişkisidir.Nacionalismo e religião é a relação do nacionalismo com uma crença religiosa particular, dogma ou afiliação.
Dergi belli aralıklarla üç dönemde çıkarılmıştır.Ao longo de sua existência, a revista passou por três diferentes fases.
Alacağı ücret belli oldu.O pagamento era ser reconhecido.
Arabanın son durumu belli değildir.O destino do carro em si é desconhecido.
Daha gerçekçi çarpışmalar başlamadan önce Abdurrahman ordusundaki askerlerin hoşnutsuzluğu belli olmaktaydı.Mesmo antes da luta iniciar, desentendimentos surgiram entre algumas tropas de Abderramão.
Bu hareketin sebepleri belli değildir.As razões para esta ação são incertas.
Elagabalus'la boşanmalarının ardından Faustina'ya ne olduğu belli değildir.É desconhecido o que aconteceu com a manopla depois disso.
Erkek kardeşlerinin isimleri belli değildir.Os nomes de seus pais são desconhecidos.
Kampta kaç askerin öldürüldüğüne dair belirli bir rakam belli değildir.Não se sabe ao certo a quantidade de soldados envolvidos na batalha.
İmparator Augustus'un saltanatının belli bir kısmında Praetorian Prefect olarak görev almıştır.Um pagão declarado, sabe-se que em algum momento exerceu a função de prefeito pretoriano do Oriente.
Mezarların dikiliş tarihleri belli değildir.As sepulturas dos cemitérios não se distinguem.
Budukluların tarihe çıkışı belli değildir.A identificação destes edifícios é incerta.
"Şişmanoğlu'nun yeni adresi belli oldu".E quais os sinais do novo titular».
Böylece cinsiyet belli olur.Conheça essa prática sexual!
Yaşıyor mu, ölü mü belli değil" demişti.Desaparecido, não se sabe se está morto ou vivo.
Gentile Bellini'nin Fatih tablosu en önemli tablolarından biridir.A qualidade sermonal da escrita de Paine é um dos seus traços mais reconhecíveis.
Önceki çalışmalara kıyasla, bu albümde grubun tarzında bariz bir değişiklik kendini belli etmektedir.Diferentemente do álbum anterior, neste a banda começa a mostrar uma certa personalidade, um estilo próprio.
Karısından resmen boşanıp boşanmadığı belli değildir.Não se sabe ao certo se ficou viúva deste marido ou se se divorciou dele.
Sanat müziğine önem verdikleri müzik sevdalarından bellidir.Eles são tão dedicados um ao outro quanto à música que criam.
1990'lı yılların ortasında yeni jenerasyon kendini belli etmeye başladı.Durante toda década de 1990, uma nova força começou a surgir.
Belli ki geceleri Kreacher burada yatmaktadır.Ele vagueia em Finistère durante a noite.
Her bir yolakta belli bir kimyasal bileşik, enzimler tarafından değişime uğrar.Em cada via, um composto químico é modificado por reações químicas.
Bu tur için fikstür 24 Ağustos 2006' da belli oldu.O sorteio para esta rodada realizou-se a 24 de Agosto de 2006 no Mónaco.
Ayrıca sör unvanının da babasından gelip gelmediği belli değildir.Contudo, as fontes discordam sobre se ele seria ou não pai dela.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod