belli ile cümle

belli kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Kampanya, ateistlerin kırmızı "A" kullanarak toplumda kendilerini belli etmesine dayanır.الوقوف علنًا والظهور علنًا في المجتمعات بالمشاركة في نشاطاتها وبإظهار الحرف الأحمر "A".
Modüler Origami belli sayıda benzer parçaları bir araya koyarak, bütün bir model yapılmasıdır.يتكون أوريجامي الأنماط بوضع عدد من القطع المتطابقة مع بعضها لتشيكل نموذج كامل.
Zeminin sağlam olmadığı o zamandan belliydi.وهى فترة لم تكن آمنة بالنسبة للواحات.
Belli etmese de Richard'ı Kahlan'ı ve Zedd'i sever.«"إن أردتم معرفة من أنا، شاهدوا غلين أو غليندا.
Ölüp ölmediği belli değildir.قيل انه توفي ولم يقتل.
Belli bir hücre veya hücre tipinde bulunan proteinlerin tamamı onun proteomu olarak adlandırılır.تُعرف مجموعة البروتينات المعبر عنها في خلية محددة أو نوع من الخلايا باسم بروتيوم.
Mezarların dikiliş tarihleri belli değildir.يلاحظ أن التاريخ المنقوش على القبر ليس صحيحا.
Belli başlı anarşistlerin toplu eserleri.الجذور الأرمنية لبعض المشاهير.
Fakat bunun bir yakıştırma olduğu bellidir.يجب أن يكون من الواضح أنها نسبية .
"White-bellied Sea Eagle Haliaeetus leucogaster" (İngilizce).العقاب أبيض البطن (Haliaeetus leucogaster).
Şu anda kimi sevdiği belli değildir.و لا نعرف امان من يحب...
Cilt kuruluğu ve cilt yaşlanması: Belli miktarda sebum salgısı sağlıklı bir cilt için çok gereklidir.وسيلي ذلك رقاد وغيبوبة — إذا كانت الجرعة كبيرة بما يكفي.
"Bütün şeyler belli ölçüde her şeyde bulunurlar."بالنسبة لهم، "كل شيء هو داخل كل شيء".
Veyahut ışıma belli bir noktada durup geriye kara delik kalıntıları mı geride bırakır?أو ربما، ZərûyZərûy Bāvel ((بالعبرية: זְרוּי בָּבֶל))، معنى " مُغربل بابل"، إشارةإلى منفاه في بابل.
Buna göre de periyodu belli bir değer alır.هذا كان معناه ان التعامل معه يحتاج إلى تقدير معين.
Belli aralıklarla yemek çağrıları yapılır.يشاهد بعض المزارعين أثناء فترة الغداء.
Manyetik alan her maddeyi belli bir ölçüde etkiler.تتأثر جميع المواد بطريقة ما بالمجال المغناطيسي.
Bulunduğu çevreye uyum sağlayabilen puma Amerika kıtasındaki belli başlı her habitatta yer alır.أمَّا جمهرات أمريكا اللاتينيَّة فيُمكنُ العثور عليها في أي موئل طبيعيّ مُشجر يدخل ضمن نطاق موطنها.
Ayrıca Gretchen Morgan'ın da sonu belli olmuştur.هذا أيضا جاء بمثابة مفاجأة كروجر.
Firâkî'nin doğum tarihi belli değildir.يُعد تاريخ ميلاد هيلدغارد غير مؤكد.
Şehrin belli yerlerinde hala kömür dumanını atma amacıyla açılan havalandırmalar mevcuttur.في المدن المحلية حرق الفحم لم يعد يسمح به .
Bu tanımda belli bir zaman; bir ay, üç ay ya da bir yıl olabilir.الخ ، خلال فترة محددة (يوم أو شهر أو سنة).
Belli kristaller, kuartzlar ve hatta şeker bile dış baskıya maruz kaldığında, yüzleri arasında fark oluşturur.بعض البلورات، مثل المرو أو حتى السكر، تولد فرقًا في الجهد على أسطحها عندما تتعرض لضغط خارجي.
"Endoğan Adili'nin yeni adresi belli oldu".أغاني أخري دخلت التصنيفات "Is This The Next Adele?
Bazı mazmunlar belli anlamlara işaret eder.بعض الألوان يمكن أن تشير إلى معاني معينة.
Başka bir deyişle belli sınırlar içinde ayarlanabilir.ولكن من الممكن أن تحقق تحجيماً ثابتاً عند خطوط معينة.
Birliğin daha öteye gidip gitmediği belli değildir.لم يتحدد بعد ما إذا كانت الذخائر موجهة أم لا.
Bunun üzerine, Osmanlı Devleti Revan'ı alma niyetini belli etti.وأكد أنه يريد العودة إلى النظام الملكي الاستبدادي.
Bunların hepsi ancak belli bir süreden sonra olmaya başlar, ancak bunun sonu yoktur.وهؤلاء قائمون في العالم على سبيل البدل، في كل زمان، ولا يزيد عددهم ولا ينقص إلى يوم القيامة.
Sagan, evreni belli bir uzaklıktan keşfedebilmek istiyordu.نظرية المعرفة تصور الكون من منظور ملموس.
Birçok Bölümde Korkusunu Belli Etmiştir.وله ديوان شعر في عدة أجزاء.
Sistem güvenliği belli bir aralık değerine göre test edilir.يمكن توليد الأدلة بمستوى معين من الثقة عن طريق الاختبار.
Türk çayı genellikle "ince belli" cam bardak ve özel tabağıyla servis edilir.عادة ما يتم تقديم الشاي التركي في أكواب زجاجية ذات "خصر رفيع" وطبق خاص.
18 Mayıs'ta, Maxim Roy'un Jocelyn Fray'i oynayacağı belli olmuştur.Em 18 de maio, foi anunciado que Maxim Roy interpretaria Jocelyn Fray.
Ve biyologlar belli başlı değişim düzenlerini açıklayabilen süreçleri belirlemiş ve incelemiştir.'E biólogos identificaram e investigaram os mecanismos que podem explicar os principais padrões de mudança."
Etki faktörü belli alandaki farklı dergileri karşılaştırmak amacıyla kullanılır.O fator de impacto é usado para comparar diferentes periódicos de uma dada área.
Ama yarını belli değildir’.Mas não amanhã».
Modern yazarlar ayrıca, Siyahın aradaki farkı giderici belli avantajlara sahip olduğunu da savunmaktadır.Escritores modernos também acreditam que as pretas possuem certas vantagens.
Belli bir hücre veya hücre tipinde bulunan proteinlerin tamamı onun proteomu olarak adlandırılır.O conjunto de proteínas que podem ser expressas numa determinada célula ou tipo celular é denominado proteoma.
İsaakios, hapsedilmiştir ancak Margaret'ın da tutuklanıp tutuklanmadığı belli değildir.Isaac foi preso, mas não sabemos se Margarida também foi.
Geleneksel olarak belli bir şekilde tanınmış portlar özel uygulamalar ile ilişkilidir.Por convenção, certas portas "bem conhecidas" estão associadas com aplicações específicas.
Mary Astell’in bütün çalışmaları sahibi belli olmayarak basılmıştır.Todas as obras de Mary Astell foram publicadas anonimamente.
Aktif güç belli bir zamanda iş gören devrenin kapasitesidir.A potência ativa é a capacidade do circuito de produzir trabalho em um determinado período de tempo.
David Castro'nun ise Raphael Santiago rolünü aldığı 4 Haziran'da belli olmuştur.Em 4 de junho, David Castro foi escalado para interpretar o vampiro Raphael Santiago.
Şarkının sözleri Zedd, Bellion, Antonia Armato, Tim James, Desmond Child ve David Jost tarafından yazılmıştır.Foi escrito por Zedd, Bellion, Antonina Armato, David Jost, Tim James e Desmond Child.
Belli bir sıraya göre hazırlanan listeye denir.Dispostos como numa lista ordenada.
Olasılıkla Jacopo Bellini'nin bir dizaynı olup, Antonio Gambello tarafından yapıldı.Foi talvez construída por Antonio Gambello a partir de um desenho de Jacopo Bellini.
Bu işlem belli bir süre devam eder.Ah, sim, isso vai durar mais um tempo.
Ancak kimin olduğu belli değildir.Não é apenas claro, no entanto, com quem.
27 Haziran 2016 tarihinde çıkan fragmanda Brock Lesnar'ın oyun kapağında yer alacağı belli oldu.Em 27 de junho de 2016, foi revelado um trailer anunciando que Brock Lesnar estaria na capa do jogo.
Bu bilgi The Grim Adventures of KND adlı bölümde belli olmuştur.Apareceu somente no episódio As Terríveis Aventuras da KND.
Cevap bellidir.Resposta afirmativa.
Yarışa açlığı ve tutkusu onun yeteneğini 12 yaşında belli ettirmeye başladı.Um dos fatos que demonstram sua paixão e necessidade pela corrida aconteceu aos doze anos.
“Helâl belli, haram da bellidir.Com a onipresença, a onisciência.
Genellikle amnezinin belli tiplerinde ya da epileptik durumlarda gözlenir.Jamais vu é associado às vezes com determinados tipos de amnésia e epilepsia.
Shakespeare'in ilk oyunlarını hangi kurumlar için yazdığı belli değildir.Ainda não está claro para as companhias as datas exatas de quando Shakespeare escreveu suas primeiras peças.
Bu olaylar sırasında Theodora'nın hala hayatta olup olmadığı belli değildir.Se Teodora ainda estava viva durante os eventos, não se sabe.
Dini milliyetçilik milliyetçiliğin belli bir dini inanç veya dogma ile olan ilişkisidir.Nacionalismo e religião é a relação do nacionalismo com uma crença religiosa particular, dogma ou afiliação.
Dergi belli aralıklarla üç dönemde çıkarılmıştır.Ao longo de sua existência, a revista passou por três diferentes fases.
Alacağı ücret belli oldu.O pagamento era ser reconhecido.

İlgili Sayfalar