belli ile cümle

belli kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Ender bir yetenek olup olmadığı belli değildir.Обыкновенный человек и не обладает никакими способностями.
Ebeveynleri ve hizmetliler bir bayram yemeği hazırlarken yüzünde çeşitli duygular belli olur.Неизвестно, делали ли работники и рабы обеденную паузу.
Üstelik bu bu bölgelerin kapsayacağı alanlar da belli değildi.К тому же не было ещё стран, которые были бы готовы принять этих беженцев.
Firâkî'nin doğum tarihi belli değildir.Дата рождения Уорнера неясна.
Mezarı belli değildir.Могила неизвестна.
Belli bir zaman geçtikten sonra şu anki halini alarak Büyük Belen Köyü olmuştur.До достижения своего нынешнего вида деревня прошла долгий путь.
Bu yaklaşımlarda belli sorunlar ve çelişkili görüşler vardır.У этой проблемы есть несколько вариантов, разные и решения.
Kökeni belli insanların kurdukları yerlere verdikleri addır.Приносят счастье тому, на кого они сядут.
Söylenilen bu tekerleme anonim olup söyleyeni belli değildir.Кто такой этот Андевот, точно не известно.
Kadastro parseli, sınırları belli bir mülkiyet arazisidir.Террито́рия (лат. territorium) — часть поверхности суши с определёнными границами.
1990 yılından sonra ise belli şartlarla adaya giriş izni verilmiştir.С 1990 года распространялась на условиях собственнической лицензии.
Tesir mekanizması belli değildir.Механизм действия остаётся неясным.
Kanalda belli bir yayın akışı bulunmamaktadır.На канале нет ничего страшного.
Başka bir Zaman Lordu daha olan Usta'nın olduğu belli olmuştur.Как оказалось в дальнейшем, этот мудрец был прав.
Sınırlı sorumluluk, belli mallarla veya belli miktarlarla sınırlandırılmış olabilir.Частные компании с ограниченной ответственностью могут быть ограничены акциями или гарантией.
İklim değişikliği, tüm dünyanın veya belli bir bölgenin ikliminin tarih boyunca değişikliğe uğraması demektir.Люди давно подозревали, что климат определённого региона на протяжении веков может меняться.
Oyunun geçtiği yer belli değildir.На какие платформы игра выйдет пока не ясно.
4 Nisan 2016 tarihinde dizinin ana kadrosu belli olmuştur.4 апреля 2016 года стал известен основной актёрский состав сериала.
Ayrıca anlaşmalara belli bir yıl içinde gerçekleşecek olay sayısı sınırı konulabilir.Означает количество лет пребывания в той или иной степени посвящения.
Bunun için her piyade bölüğünün belli sayıda tankı vardı.Как следует из их названий, каждая из этих эскадрилий имела определённую функцию.
Küba'nın yeni başkanı ve lideri belli olmuştu.Стали известны имена нового президента и премьера Ирака.
Siyasi olarak Direniş belli bir ideolojiye mal edilememektedir.Издание не придерживается определенной политической идеологии.
Açıkça bellidir ki, bunlar koordinat dönüşümü koşulları altında değişmezdir.В качестве основания указывалось на их несоответствие изменившимся условиям.
Bazı oyun yazarları belli gruplar ya da sahneler için yazabilirler.Играть можно в кампанию или отдельные сценарии.
Bu hareketin sebepleri belli değildir.Мотивы этого поступка неизвестны.
Mary Astell’in bütün çalışmaları sahibi belli olmayarak basılmıştır.Мария Стюарт не сделала ничего, чтобы доказать свою невиновность.
Hedef belliydi: İşgalci Nazi Almanyası.Цель заключалась в создании свободной Германии.
Hastalığın nedeni belli değildir.Причина заболевания не ясна.
Bütün kimyasallar belli bir seviyede kontaminasyona uğramıştır.Все осьминоги в той или иной степени ядовиты.
Ama çok eski olduğu bellidir.Ведь он, очевидно, очень древний.
Tabloları günümüzde dünyanın belli başlı müzelerinde ve galerilerinde sergilenir.Сегодня работы этих художников экспонируются в крупнейших галереях и музеях мира.
Bunun için koşma dahil birçok nazım (dizem) biçiminde belli bir hece sayısından bahsetmek imkânsızdır.Слово не следует путать с сахалар — множественным числом от самоназвания якутов, саха́.
Bununla birlikte manastırın uzun süre ayakta kaldığı bellidir.Монастырь долгое время оставался заброшенным.
Manyetik alan her maddeyi belli bir ölçüde etkiler.Магнитными свойствами, выраженными в той или иной степени, обладают все вещества.
"Bütün şeyler belli ölçüde her şeyde bulunurlar."Все, что вы найдете, можно где-то использовать».
Zamanla divanlarda şiirler belli bir düzene göre sıralanmaya başladı.Так возник ряд стихов по определённому случаю.
(Çev.Sevim Belli, Ahmet Kardam).(Ха-шомер ха-цаир, МАПАМ).
Adının nereden geldiği kesin belli değildir.Неизвестно откуда происходит название.
Niyeti bellidir: Ağabeyiyle birlikte gitmek.فسار أبوبكرة (وهو أخو زياد لأمه) إلى معاوية.
Ancak, Swazi geleneklerine belli ölçüde bağlıdır ve mirasçısı seçme yetkisine sahip değildir.ومع ذلك فهو ملزم بدرجة معينة من تقاليد إي سواتيني ولا يملك سلطة اختيار خليفته.
Bir borç ilişkisinde borçlu, alacaklı olan tarafa karşı belli bir taahhütte bulunmuştur.يؤلف أرجو الأجر من عالم الغيب فإن كان فيه بعض شيء يعيبه.
İlk gittiğinde Benjamin, babası olduğunu belli etmeyen Thomas Button'la tanışır.هناك التقى بنجامين لأول مرة بوالده توماس بوتون لكنه الوالد لم يعرّف بنفسه.
Anayasanın, oylama sonucu reddi durumunda ne olacağı belli değildi.و لم يكن واضحًا ما الذي سيحدث في حالة انتهاء التصويت علي الدستور بالرفض.
Varna limanındaki Bulgar topları, hiçbir atış yapmıyor ve yerini belli etmiyordu.لم تقم المدافع البلغارية بأي طلق نارى و لم توضح مكانها.
İsveç'in krallık tarihinin yaşı kesin olarak belli değildir.عمر المملكة السويدية الحقيقي غير معروف.
1990'lı yılların ortasında yeni jenerasyon kendini belli etmeye başladı.وخلال التسعينات، بدأ يظهر هناك اتجاه جديد.
Türk dillerinde zaman içinde değişen belli başlı sesler vardır.لقد حدث تغير واضح في الأصوات الأساسية مع مرور الزمن في اللغة التركية.
Binanın ana girişi kendini belli ediyor ve böylelikle nereden girileceğini anlayabiliyoruz.أخبرتهم بأن الباب الأمامي بالتأكيد سيكون مفتوحاً فتستطيع الدخول لبيتها .
Tüm niyet ve amaçlar için kaçınılmaz son belli olmuştu.الوضوح التام في المقاصد والغايات.
Pitavastatin'in göreceli etkinliği henüz belli değildir.كما لم يتم إقرار الفعالية النسبية للـpitavastatin بعد.
Oyuncu belli bir coin ödeyerek joker kullanabilir.يمكن للاعب دفع الجواهر لتخطي فترة من الوقت.
Bu hareketin sebepleri belli değildir.لا تزال الأسباب الحقيقية لهذه العملية غير واضحة.
Calvin'in hassas sağlığı ve devlete olan faydalılığı Servet'e kişisel olarak karşı olduğunu belli etmiyordu.صحة كالفين وفائدته للدولة جعلتاه لم يظهر شخصياً ضد سيرفيت.
Hızlı ulaşım için Roman Bellic aranıp taksi çağırılabilir veya yoldan geçen bir taksi durdurulabilmektedir.ولكن في معظم الحالات يمكنك إشارة أو الصراخ لسيارة أجرة سيارة أجرة فارغة عندما يمر أنت.
Söz konusu belli bir nesne olsa bile, bu nesnenin basit bir şekilde anlatılmasını tasvip etmem" demektedir."فقط بما أنني على ما يبدو متعايش مع هذا الوضع، لا يمكنني تقديم النصائح حول كيفية تقبله."
İl belli yeraltı madenlerine de sahip olmaktadır.يمكنهم أيضا بيع الأراضي التي يملكونها بالفعل.
Can çalma yaptığınız vuruşun belli bir kısmının sizin canınıza eklenmesini sağlar.كم كثرت أعمالك والخافي منها، إنك الإله الواحد، لا مثيل له.
Köylülerin yeri yurdu belliydi ve vergi öde­mekteydiler.كانت بيوت الدعارة قانونية ولكن خاضعة للضرائب.
Eserin önemi ve ne amaçla kullanıldığı hâlen tam olarak belli değildir.كيف قتلوا والذين يقاتلون من أجلهم لا يزال غير واضح.
Yaşıyor mu, ölü mü belli değil" demişti.ثم كشف عن وجهه، فقال: لا أدري أهو ميت أم حي!!

İlgili Sayfalar