Ana içeriğe geç
Sözlük

belli ile cümle

belli kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Küba'nın yeni başkanı ve lideri belli olmuştu.Стали известны имена нового президента и премьера Ирака.
Siyasi olarak Direniş belli bir ideolojiye mal edilememektedir.Издание не придерживается определенной политической идеологии.
Açıkça bellidir ki, bunlar koordinat dönüşümü koşulları altında değişmezdir.В качестве основания указывалось на их несоответствие изменившимся условиям.
Bazı oyun yazarları belli gruplar ya da sahneler için yazabilirler.Играть можно в кампанию или отдельные сценарии.
Bu hareketin sebepleri belli değildir.Мотивы этого поступка неизвестны.
Mary Astell’in bütün çalışmaları sahibi belli olmayarak basılmıştır.Мария Стюарт не сделала ничего, чтобы доказать свою невиновность.
Hedef belliydi: İşgalci Nazi Almanyası.Цель заключалась в создании свободной Германии.
Hastalığın nedeni belli değildir.Причина заболевания не ясна.
Bütün kimyasallar belli bir seviyede kontaminasyona uğramıştır.Все осьминоги в той или иной степени ядовиты.
Ama çok eski olduğu bellidir.Ведь он, очевидно, очень древний.
Tabloları günümüzde dünyanın belli başlı müzelerinde ve galerilerinde sergilenir.Сегодня работы этих художников экспонируются в крупнейших галереях и музеях мира.
Bunun için koşma dahil birçok nazım (dizem) biçiminde belli bir hece sayısından bahsetmek imkânsızdır.Слово не следует путать с сахалар — множественным числом от самоназвания якутов, саха́.
Bununla birlikte manastırın uzun süre ayakta kaldığı bellidir.Монастырь долгое время оставался заброшенным.
Manyetik alan her maddeyi belli bir ölçüde etkiler.Магнитными свойствами, выраженными в той или иной степени, обладают все вещества.
"Bütün şeyler belli ölçüde her şeyde bulunurlar."Все, что вы найдете, можно где-то использовать».
Zamanla divanlarda şiirler belli bir düzene göre sıralanmaya başladı.Так возник ряд стихов по определённому случаю.
(Çev.Sevim Belli, Ahmet Kardam).(Ха-шомер ха-цаир, МАПАМ).
Adının nereden geldiği kesin belli değildir.Неизвестно откуда происходит название.
Niyeti bellidir: Ağabeyiyle birlikte gitmek.فسار أبوبكرة (وهو أخو زياد لأمه) إلى معاوية.
Ancak, Swazi geleneklerine belli ölçüde bağlıdır ve mirasçısı seçme yetkisine sahip değildir.ومع ذلك فهو ملزم بدرجة معينة من تقاليد إي سواتيني ولا يملك سلطة اختيار خليفته.
Bir borç ilişkisinde borçlu, alacaklı olan tarafa karşı belli bir taahhütte bulunmuştur.يؤلف أرجو الأجر من عالم الغيب فإن كان فيه بعض شيء يعيبه.
İlk gittiğinde Benjamin, babası olduğunu belli etmeyen Thomas Button'la tanışır.هناك التقى بنجامين لأول مرة بوالده توماس بوتون لكنه الوالد لم يعرّف بنفسه.
Anayasanın, oylama sonucu reddi durumunda ne olacağı belli değildi.و لم يكن واضحًا ما الذي سيحدث في حالة انتهاء التصويت علي الدستور بالرفض.
Varna limanındaki Bulgar topları, hiçbir atış yapmıyor ve yerini belli etmiyordu.لم تقم المدافع البلغارية بأي طلق نارى و لم توضح مكانها.
İsveç'in krallık tarihinin yaşı kesin olarak belli değildir.عمر المملكة السويدية الحقيقي غير معروف.
1990'lı yılların ortasında yeni jenerasyon kendini belli etmeye başladı.وخلال التسعينات، بدأ يظهر هناك اتجاه جديد.
Türk dillerinde zaman içinde değişen belli başlı sesler vardır.لقد حدث تغير واضح في الأصوات الأساسية مع مرور الزمن في اللغة التركية.
Binanın ana girişi kendini belli ediyor ve böylelikle nereden girileceğini anlayabiliyoruz.أخبرتهم بأن الباب الأمامي بالتأكيد سيكون مفتوحاً فتستطيع الدخول لبيتها .
Tüm niyet ve amaçlar için kaçınılmaz son belli olmuştu.الوضوح التام في المقاصد والغايات.
Pitavastatin'in göreceli etkinliği henüz belli değildir.كما لم يتم إقرار الفعالية النسبية للـpitavastatin بعد.
Oyuncu belli bir coin ödeyerek joker kullanabilir.يمكن للاعب دفع الجواهر لتخطي فترة من الوقت.
Bu hareketin sebepleri belli değildir.لا تزال الأسباب الحقيقية لهذه العملية غير واضحة.
Calvin'in hassas sağlığı ve devlete olan faydalılığı Servet'e kişisel olarak karşı olduğunu belli etmiyordu.صحة كالفين وفائدته للدولة جعلتاه لم يظهر شخصياً ضد سيرفيت.
Hızlı ulaşım için Roman Bellic aranıp taksi çağırılabilir veya yoldan geçen bir taksi durdurulabilmektedir.ولكن في معظم الحالات يمكنك إشارة أو الصراخ لسيارة أجرة سيارة أجرة فارغة عندما يمر أنت.
Söz konusu belli bir nesne olsa bile, bu nesnenin basit bir şekilde anlatılmasını tasvip etmem" demektedir."فقط بما أنني على ما يبدو متعايش مع هذا الوضع، لا يمكنني تقديم النصائح حول كيفية تقبله."
İl belli yeraltı madenlerine de sahip olmaktadır.يمكنهم أيضا بيع الأراضي التي يملكونها بالفعل.
Can çalma yaptığınız vuruşun belli bir kısmının sizin canınıza eklenmesini sağlar.كم كثرت أعمالك والخافي منها، إنك الإله الواحد، لا مثيل له.
Köylülerin yeri yurdu belliydi ve vergi öde­mekteydiler.كانت بيوت الدعارة قانونية ولكن خاضعة للضرائب.
Eserin önemi ve ne amaçla kullanıldığı hâlen tam olarak belli değildir.كيف قتلوا والذين يقاتلون من أجلهم لا يزال غير واضح.
Yaşıyor mu, ölü mü belli değil" demişti.ثم كشف عن وجهه، فقال: لا أدري أهو ميت أم حي!!
Kampanya, ateistlerin kırmızı "A" kullanarak toplumda kendilerini belli etmesine dayanır.الوقوف علنًا والظهور علنًا في المجتمعات بالمشاركة في نشاطاتها وبإظهار الحرف الأحمر "A".
Modüler Origami belli sayıda benzer parçaları bir araya koyarak, bütün bir model yapılmasıdır.يتكون أوريجامي الأنماط بوضع عدد من القطع المتطابقة مع بعضها لتشيكل نموذج كامل.
Zeminin sağlam olmadığı o zamandan belliydi.وهى فترة لم تكن آمنة بالنسبة للواحات.
Belli etmese de Richard'ı Kahlan'ı ve Zedd'i sever.«"إن أردتم معرفة من أنا، شاهدوا غلين أو غليندا.
Ölüp ölmediği belli değildir.قيل انه توفي ولم يقتل.
Belli bir hücre veya hücre tipinde bulunan proteinlerin tamamı onun proteomu olarak adlandırılır.تُعرف مجموعة البروتينات المعبر عنها في خلية محددة أو نوع من الخلايا باسم بروتيوم.
Mezarların dikiliş tarihleri belli değildir.يلاحظ أن التاريخ المنقوش على القبر ليس صحيحا.
Belli başlı anarşistlerin toplu eserleri.الجذور الأرمنية لبعض المشاهير.
Fakat bunun bir yakıştırma olduğu bellidir.يجب أن يكون من الواضح أنها نسبية .
Şu anda kimi sevdiği belli değildir.و لا نعرف امان من يحب...
Cilt kuruluğu ve cilt yaşlanması: Belli miktarda sebum salgısı sağlıklı bir cilt için çok gereklidir.وسيلي ذلك رقاد وغيبوبة — إذا كانت الجرعة كبيرة بما يكفي.
"Bütün şeyler belli ölçüde her şeyde bulunurlar."بالنسبة لهم، "كل شيء هو داخل كل شيء".
Veyahut ışıma belli bir noktada durup geriye kara delik kalıntıları mı geride bırakır?أو ربما، ZərûyZərûy Bāvel ((بالعبرية: זְרוּי בָּבֶל))، معنى " مُغربل بابل"، إشارةإلى منفاه في بابل.
Buna göre de periyodu belli bir değer alır.هذا كان معناه ان التعامل معه يحتاج إلى تقدير معين.
Belli aralıklarla yemek çağrıları yapılır.يشاهد بعض المزارعين أثناء فترة الغداء.
Manyetik alan her maddeyi belli bir ölçüde etkiler.تتأثر جميع المواد بطريقة ما بالمجال المغناطيسي.
Bulunduğu çevreye uyum sağlayabilen puma Amerika kıtasındaki belli başlı her habitatta yer alır.أمَّا جمهرات أمريكا اللاتينيَّة فيُمكنُ العثور عليها في أي موئل طبيعيّ مُشجر يدخل ضمن نطاق موطنها.
Ayrıca Gretchen Morgan'ın da sonu belli olmuştur.هذا أيضا جاء بمثابة مفاجأة كروجر.
Firâkî'nin doğum tarihi belli değildir.يُعد تاريخ ميلاد هيلدغارد غير مؤكد.
Şehrin belli yerlerinde hala kömür dumanını atma amacıyla açılan havalandırmalar mevcuttur.في المدن المحلية حرق الفحم لم يعد يسمح به .
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod