Kullanıcılara genellikle belli bir iş ya da iş fonksiyonuyla bağlantılı olarak roller tanımlanır.Ciò è qualcosa che gli hacker spesso associano ad un problema o soluzioni.
İllüzyon rünü sizin belli bir süreliğine 2 tane kopyanızı çıkarır.Il codificatore sceglie due lettere a caso.
Grup 2011 şubat ayında uzunluğu belli olmayan bir süre ara vereceklerini duyurdu.Nell'ottobre 2012 il gruppo annuncia una pausa per un tempo indeterminato.
Artık yeni kişilğinin adı da belli olmuştur.Anche qui deve essere visibile il nome del donatore.
Yarışların sonunda puanlar toplanıp birinci belli oluyor.Nel dopoguerra le competizioni ripresero e la 1.
Ancak yine de bu konuda belli bir anlaşmazlık vardır.Tuttavia, c'è ancora una discrepanza.
Zamanla o aslan uyanmış ve karanlık yanı kendisini belli etmiştir.Allora tu ti svegli, e ti accorgi di quel che ha fatto.
Bu diyalekt aynı zamanda İrlanda ve İskoçya'nın belli yerleşim bölgelerinde de konuşuluyordu.Tale pratica era certamente diffusa in tutta l'isola irlandese ed in alcune parti della Scozia.
Belli başlı geçim kaynağı kayısı tarımıdır.Si tratta quindi di una pianura di origine alluvionale.
Dolayısıyla fare, belli bir memeli genin etkilerini anlamak için bir model olarak kullanılır.Vengono utilizzate come modello in cui studiare effetto dell'espressione di particolari geni.
Merkezi bileşen R136a'nın doğası başlangıçta belli değildi.L'esatta natura di R136a era poco chiara e fu oggetto di un intenso dibattito.
Bu tanımda belli bir zaman; bir ay, üç ay ya da bir yıl olabilir.Il periodo poteva essere di una settimana, un mese, il semestre, l'anno.
"Guns N' Roses' Chinese Democracy Çıkış Tarihi Belli Oldu".I Guns N' Roses hanno registrato l'album Chinese Democracy.
Ailesinin kökeni tam olarak belli değildir.L'origine della famiglia non è molto chiara.
Throughput ise belli bir zamanda yapılan işin miktarını belirtir.Throughput: il numero di processi completati in una determinata quantità di tempo.
Bu işlem belli bir süre devam eder.Questa operazione richiedeva ovviamente un certo tempo.
Yan yana iki ipi belli noktada birbirine bağlamak için kullanılır.Invece di essere fissato su entrambi i lati è legato su un solo lato.
Belli başlı değişikilk köleliğin kaldırılmasıdır.Altri promuovevano un cambiamento radicale, chiedendo l'abolizione della schiavitù subito.
Bunun üzerine, Osmanlı Devleti Revan'ı alma niyetini belli etti.È interessante notare che ricevette l'ordinazione rabbinica.
Diğer eyaletlerde eğitim, belli kasaba, şehir veya bölgelere ait okul bölgelerinin sorumluluğundadır.Altri stati, come il New York, hanno i distretti scolastici controllati dalle una contee o delle città.
Bu uygulamaların çoğunda belli başlı kaliforniyum izotoplarının nötron yayma özelliğinden faydalanılır.La maggior parte di queste sfruttano la proprietà di alcuni isotopi di californio di emettere neutroni.
Ancak kimin olduğu belli değildir.Ancora non capisce quale.
3. Belgesel Sinema Belgesel sinema, biraz daha belli bir düzene sahiptir.6) Un soggetto cinematografico che possieda sufficiente completezza.
Tesir mekanizması belli değildir.L'organo è privo di mostra.
Nasıl koştum belli değil.Non si rende conto del suo scorrere.
Bir kişide dersim isyanına katılarak orada şehit düşmüştür ve mezarı belli değildir.Se qualche lacrima cadrà, sulla mia tomba, pianga la vittima, non l'uomo.
Siyasi olarak Direniş belli bir ideolojiye mal edilememektedir.L'antifascismo non aderisce in sé a una particolare ideologia politica.
Wingates'in ise kökeni belli değildir.Da parte di Mia Farrow la questione è ambigua.
Tarikatlerde ise belli zamanlarda, belli mekanlarda, hatta belli kıyafetler içinde yapılmaktadır.A volte ciò può avvenire anche all'interno dei vestiti, o per terra.
Ayrıca Gretchen Morgan'ın da sonu belli olmuştur.Anche Ruby Tuesday fu ultimata.
Umarım bir planın vardır." üstü kapalı bir şekilde belli etmiştir.«È bello avere un amico» - gli dichiara senza sospetto.
DNA üzerinde bulunan belli bir dizi, RNA sentezinin nerede sona ereceğini belirler.La sequenza di DNA determina anche il luogo dove si verifica la cessazione della sintesi di RNA.
Ancak belli bir kayıt altına alınamamaktadır.Il numero preciso non è registrato da nessuna parte.
Belli başlı kurumsal sistemler şunlardır: Kurumsal kaynak planlaması sistemleri.Tali funzioni sono così sintetizzate: Pianificazione territoriale dell'ambito portuale.
Belli ki yanılıyorsun.Ясно, что вы ошиблись.
Belli oluyor mu?Это заметно?
Tom’un yaşadığı yer belli değil.Где Том живёт, неизвестно.
Bu belli ki kaçınılmaz.Это, очевидно, неизбежно.
Bu plan tüm reformun belli bir kısmını oluşturuyor.Этот план является частью общей реформы.
Sıra karıştı, ve artık kimin kimin yerinde olduğu belli değil.Очередь спуталась, и теперь непонятно, кто за кем.
Uyumakta olan Tom'un belli belirsiz nefes alışverişleri beni dinginleştiriyor.Меня успокаивает ровное дыхание спящего Тома.
Bu cümleye çeviri eklemenizi çok önermem, çünkü ne anlama geldiği pek belli değil.Я бы не рекомендовала вам добавлять перевод к этому предложению, потому что не очень понятен его смысл.
Salt tasarım kademe kademe geliştirilmiş veya ( belli bir bakış açısına bağlı olarak)darmadağındır.Оканчивающая предложение восклицательная частица ё (よ) превращается в бай (ばい) или тай (たい).
Shakespeare'in ilk oyunlarını hangi kurumlar için yazdığı belli değildir.Пока точно не известно, для каких театральных компаний Шекспир писал свои ранние пьесы.
27 Nisan 2016 tarihinde Coal Hill'in artık okul değil bir Akademi olduğu belli olmuştur.27 апреля 2016 года появилась информация, что школа Коал-Хилл переквалифицировалась в академию.
Bir hortlak gibiydim... belli bir yön işaret edildi ve yürümem söylendi." demiştir.Тогда я был зомби… мне указали некоторое направление и приказали маршировать».
Ayrıca, bunun ne kadar süreceği de belli değildir.Так же неизвестно, сколько времени он там пробыл.
Belli bir süre sonra da ağabeyine teslim olarak öldürülmüştür.Вступил в игру, после того, как Чульдарами убил его брата.
Viral reseptör modifiye edilerek virüsün belli bir hücre tipine hedeflenmesi sağlanabilir.Вирусный рецептор может быть модифицирован для нацеливания вируса на определенный тип клеток.
Eserlerde, elbise kumaşının altından vücudun formları belli olmaktadır.Под складками одежды чувствуются формы тела.
Kasaba "Borghi più belli d'İtalia (İtlay'nin en güzel beldeleri)" adlı klübe üyedir.Входит в число красивейших мест Италии (итал. I borghi più belli d’Italia).
Şu anda ne olacağı belli değil.Я не знаю, что случится сейчас.
Veyahut ışıma belli bir noktada durup geriye kara delik kalıntıları mı geride bırakır?Или же он разъединял колонки и делал в них дыры.
Yaşıyor mu, ölü mü belli değil" demişti.Неизвестно даже, жив он или умер».
Bu belli bir inanca sahip olduklarının göstergesidir.Таков у них исконный способ гадания.
Arabanın son durumu belli değildir.Дальнейшая судьба автомобиля неизвестна.
Bu işlem belli bir süre devam eder.Этот процесс занимает некоторое время.
"Oyun Vakti"nin belli bir konusu da yoktur.'Судья': Нам некогда вдаваться в детали.
Ama yarını belli değildir’.Ведь нет ещё и пятнадцати!»
Hızlı ulaşım için Roman Bellic aranıp taksi çağırılabilir veya yoldan geçen bir taksi durdurulabilmektedir.Хорошо развит автомобильный транспорт, поэтому здесь можно заказать такси или взять напрокат автомобиль.