Ana içeriğe geç
Sözlük

belli ile cümle

belli kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Digiturk platformunda şu anki kanal numarası belli değildir.El actual Canal Zanjón no aparece.
Çocuk, doğası gereği belli aktiviteleri diğerlerine göre daha çok tercih edebilir.El temperamento de un niño lo predispone a preferir ciertas actividades a las demás.
Her ırkın kaynak çıkarımında ve askerlerin özelliklerinde belli avantajları bulunmaktadır.Cada raza tiene sus propias características; con sus ventajas, sus desventajas y sus tropas.
Bu hareketin sebepleri belli değildir.Las causas de este ataque no están claras.
Ekonomi belli bir bölge içindeki ekonomik sistemden oluşur.Es la actividad que se desarrolla dentro de un sistema económico.
Jacopo Bellini (1396 veya 1400, Venedik - 1470), İtalyan ressam.Jacopo Bellini (Venecia; 1396? ó 1400? – 1470?) fue un pintor cuatrocentista italiano.
(A) Bir üst tura çıktı ama sırası belli değil; (E) Elendi.Él es el objeto supremo de la vida; Él no es un verbo.
İnsan avına Brad Bellick ile başlamıştır.Sucre es pronto capturado por Brad Bellick.
Ardından yaptığı üç evlilikten de belli süre sonra boşanır ve hayatına devam eder.Tras dos años de matrimonio se produce la separación y más tarde el divorcio.
Az bir müddet sonra, Poe belli bir yöreye ait olmayan bir isim gerekdiğini anladı.Hasta pasados unos años, Muguruza no sabía que había un pueblo con ese nombre.
Aktif güç belli bir zamanda iş gören devrenin kapasitesidir.La potencia contratada es el tope de potencia que se puede consumir en un momento dado.
Baskının Zahra Bahrami ile ilgili olup olmadığı belli değildi.No se sabe a ciencia cierta si tuvo hijos con Birger jarl.
İç içe girmiş, sınır belli değil.No hay restricciones, no hay límites.
Öykü yeri belli olmayan bir hayal ülkesinde ve belirsiz bir zamanda geçiyor.La acción se desarrolla en un país imaginario, en época indeterminada.
Sosyal kritik yönü koleksiyonlar da belli oluyor.Enfoque crítico de los modelos de contabilidad social.
Başka bir Zaman Lordu daha olan Usta'nın olduğu belli olmuştur.Se estaba refiriendo al Amo, otro Señor del Tiempo.
Vakat belli bir delir yoktur.Sin rumbo ¡Un momento de locura!
Bu liderler, belli bir tür üzerinde uzmanlaşmıştır.Algunas de estas compañías se especializaban en un tipo específico de combate.
Corleone'ye düşmanlığını açıkça belli etmemiştir.No puede creer lo que le sucedió a Arnold.
Yalnız son gelen 4.4 sürümünde, Natarlar belli bir süre sonra dünya harikasını kurmaya başlar.Después de 3600 años de este trabajo, los dioses finalmente comienzan a quejarse.
Bellick ile anlaşır.Bellick está escuchando.
Resim ya iyidir ya da değildir ve bu gelecekte belli olacak.Si es para bien o para mal, eso lo dirá el futuro.
Bununla birlikte, başka yorumları da bulunmaktadır ve sözcüğün asıl anlamı belli değildir. ^ Chalmers, Robert.Pero las cosas no son nunca lo que parecen.​ Intérpretes: Lina Morgan..
Belli bir miktar para toplandı.Reuniendo gran cantidad de recursos financieros.
Diğerlerinin sayısı belli değildir.El número de estos últimos es incierto.
Görgü, bir kimsenin belli bir olayda nasıl davranması gerektiğini gösterir.La redacción debe estar hecha como si nos dirigiéramos a una persona en concreto.
Kazaklar'ın belli ayrıcalıklarında karşın askerlik hizmeti her erkek için zorunluydu.Fuera de estos dos casos era indisoluble hasta para el servicio que todo caballero debía a los demás.
Bu yüzden bazı durumlarda belli bir tibbi durumun genetik bozukluk sayılması tartışmalı olabilir.En algunos extraños casos, el olor puede ser un defecto de fabricación.
Mehmed Bey'in vefat tarihi belli değildir.La desaparición de Meg pasa desapercibida.
Ancak belli bir kayıt altına alınamamaktadır."No pienso que te puedes anticipar con ninguna grabación.
Bu amaçla belli bir alandaki toprağın yeri alt-üst yapılarak ve birbirine karıştırılarak değiştirilir.De esta manera, se aprende a ponerse en el lugar de otro y a intercambiar roles.
Ama bunu sadrazama açıkça belli etmedi.O, en todo caso, no logra traducirla con claridad.
Söylenilen bu tekerleme anonim olup söyleyeni belli değildir.Si esta aparición en los Anales tiene alguna importancia o no no está claro.
Mimarı belli değildir.El arquitecto es desconocido.
Belli başlı Karagöz oyunları şunlardır: Karagöz oyunları yazılı bir metne dayanmazlar.Las reglas del juego eran simples: No se permiten anotaciones escritas del juego.
Ali Tanoğlu Beşeri Coğrafyanın belli başlı konularında dersler vermiştir.Sermón 67, Ali advierte a la gente de ciertos hechos básicos de la vida.
Kaynak: Eurocup Basketball (A) Bir üst tura çıktı ama sırası belli değil; (E) Elendi.Fuente: Copa Europea de la FIBA (A) Avanza a la siguiente ronda; (E) Eliminado.
Adaylar belli olduktan sonra ödülün kimlere gittiğini belirlemek için ikinci bir oylama yapılır.La asignación de la nominación implica una segunda votación en la que se elige al ganador del premio.
Grup 2011 şubat ayında uzunluğu belli olmayan bir süre ara vereceklerini duyurdu.En enero de 2012 la banda anunció que estaría en pausa por tiempo indeterminado.
Şiirlerinden belli oluyor ki, o, sazlı-sözlü meclislerde yer almıştır.Entre ellas se cuenta el poema que dedicó a su ciudad adoptiva.
Michael Pope'u zorlayarak Bellick'in özel izin kullandığını söylemesini sağlar.Tom acepta a regañadientes que Pope los acompañe.
Belli bir eşik voltajının üstünde salınımlar kendiliğinden başlar.Sin descendencia, le sucedió su primo lejano.
Bazı okul kuralları özellikle belli yaş grupları içindir.Las Aulas son pequeñas asociaciones de colegiales de carácter específico.
Belli bir noktadan sonra ısıl denge sağlanır.Al cabo de un rato, el aire estará a una temperatura adecuada.
Mahallenin yerleşim tarihi tam olarak belli değildir.La historia de este municipio es muy incierta.
Ancak belli farklılıklar barındırır.Sin embargo, se aprecian ciertas diferencias.
Paris'te, Belçika ve İsveç'te belli süreler yaşadı.Vivió muchos años en Bélgica y en Gran Bretaña.
Tecrübe puanı belli bir sayıya ulaştığında ise bir sonraki seviyeye geçilir.Después de comer ciertos números de objetos, se pasa al siguiente nivel.
Mercan, kabuğun içinde belli bir miktarda büzülebilir, ancak kabuğu terk edemez.El ángel puede saltar sobre casillas bloqueadas, pero no puede terminar su turno en ellas.
Romanda bu yönüyle belli bir zaman ve mekân yoktur.En esencia la novela no tiene tiempo y espacios fijos.
2. İyi bir tahmin her zaman belli bir hata payı verir.Cuando se discretizan datos continuos, siempre hay una cierta cantidad de error de discretización.
İbn Fadlan'ın Bağdat'a dönüş güzergahı belli değildir.No hay duda alguna sobre la retirada belga hacia Yser.
Antikalar ünlü bir kişiye ya da belli bir tarihsel döneme ait olabilir.Lo que puede ser una villa de origen romano o incluso una población completa de este periodo histórico.
Erişim tarihi: 6 Temmuz 2015. ^ "Final Tarihi Belli Oldu".Consultado el 17 de junio de 2015. «Final Tarihi Belli Oldu» .
Bundan sonra bir süre belli bir direniş gerçekleşmedi.En ningún momento se encontraba resistencia seria.
"37. İstanbul Film Festivali'nin Ulusal Yarışma Jürisi belli oldu!".«"Comienzo de la 53 Serie Nacional de Béisbol"».
Bu animenin 11. ve 12. bölümlerinde açık bir şekilde belli edilir.Se la nombra en los libros 11 y 12.
Veyahut ışıma belli bir noktada durup geriye kara delik kalıntıları mı geride bırakır?Condénese a multa a quien, volviendo de lejanas regiones, introdujesen novedades (?).
Devrimler belli aşamaların neticesinde ortaya çıkarlar.Son los enemigos que aparecen al final de ciertas fases del juego.
Göstermesi istenen mucize de belliydi.El cariño que se tenían era evidente.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod