belirsizlik ile cümle

belirsizlik kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
11
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
1970'de, "ilham" ani olarak düşüyor. "ahlaki belirsizlik" fırlıyor.In 1970, inspiration plummets. Moral ambiguity takes off.
"Ahlaki belirsizlik" 1990 yılından başlayarak sonraki 20 yıl boyunca baskın bir unsur oluyor.Moral ambiguity becomes the dominant meme in television from 1990 for the next 20 years.
Belirsizlik ortamı doğuracaktır.It's going to create uncertainty.
Ben şüphe ve belirsizlikle yaşıyabilirim.I can live with doubt and uncertainty and not knowing.
Sorularla ilgili problem belirsizlik yaratmalarıdır.The problem with questions is they create uncertainty.
Belirsizlik çok kötü bir şeydir.Now, uncertainty is a very bad thing.
En iyi sorular, en fazla belirsizlik yaratanlardır.The best questions are the ones that create the most uncertainty.
Peki evrimin belirsizlik problemine cevabı nedir?So what is evolution's answer to the problem of uncertainty?
Oynamayı eğlenceli yapan şey belirsizliktir.Uncertainty is what makes play fun.
Ve bu belirsizlik tedbir almakla sonuçlanıyor.And uncertainty results in caution.
PRENS, bu belirsizlikleri kadar bir süre öfke ve ağız MühürPRlNCE Seal up the mouth of outrage for a while, Till we can clear these ambiguities,
Böylece, belirsizlik durumu ortadan kalkmış oldu. -And for this first term, just do the product rule.
Sınavlarda size sorduklarında genelde böyle bir belirsizlik olmaz.Most times on a test when they ask you, there's not going to be this ambiguity.
Ne kadar belirsizlik var?10. How much uncertainty?
Tam bir çeşitlilik ve belirsizlik. Ve bu önemli, değil mi?Total variety and uncertainty.
En çok değer verdiğiniz şey bu mu yoksa belirsizlik mi?But are you a certainty freak, is that what you value most, or uncertainty?
Ve bu son zamanlarda beynin belirsizliklerle nasıl başettiğini anlamada birleştirici bir yol.And it's more recently a unifying way to think about how the brain deals with uncertainty.
Tabi ki, ne olacağını bilemeyiz ve belirsizlikle yaşamak zorundayız.Of course, we can't know what's going to happen and we have to live with uncertainty.
"Drama belirsizlikle çeşnilendirilmiş beklentidir.""Drama is anticipation mingled with uncertainty."
Uzay hakkinda konusmak her zaman amac ve zaman bakimindan belirsizliklere asilmak gibi gorunur.Talk about space always seems to be hung on ambiguities of purpose and timing.
Bir de belirsizlik üzerine büyük soru var.There is also a big question of ambiguity.
Ve belirsizlik, bana göre, hayatımda çok rahatsız edicidir, ve vardır. Manevi belirsizlik.And ambiguity, to me, is very uncomfortable in my life, and I have it.
Bu da ne yapmamız gerektiği hakkında ne yaptığımızdaki belirsizliktir, ve sonra birşeyler yapıyoruz.There's an ambiguity of what that should be that we should do, and then we do something.
Temel olarak karmaşaya inanırsınız fakat belirsizliklere değil.Basically you believe in complexity, but not in ambiguity.
Belirsizlik TemelliFuzzy Bias
Avro bölgesindeki kriz derinleştikçe belirsizlik artıyorUncertainty rises as Eurozone crisis deepens
Bazı konularda ise belirsizlik söz konusu.There is uncertainty regarding other aspects.
Kosova'nın statü takvimiyle ilgili belirsizlikler Belgrad ve Priştine'yi kızdırıyorIrritation in Belgrade, Pristina amid uncertainty over Kosovo status timetable
Tüm bunlar dış yatırımcılarda bir belirsizlik hissinin oluşmasına katkıda bulunuyor.All this gives rise to a feeling of uncertainty among foreign investors.
Belirsizlikler zaten yeterince büyük."The uncertainties are already big enough."
Makedonya ekonomisindeki belirsizlikler ortaya çıkıyorFoggy economics in Macedonia come into focus
Strpce’de genel olarak bir belirsizlik havası hakim.The overall mood in Strpce is one of uncertainty.
Avrupa’da belirsizlikUncertainty in Europe
Makedonya'da nüfus sayımına belirsizlik hakimUncertainty surrounds Macedonian census
Rücker, "Kosova'nın bu belirsizlikten kurtulup yoluna devam etmesi gerekiyor." dedi."Kosovo needs to be rid of this uncertainty, and to move on," he said.
Makedonya'daki seçimler belirsizlik getirebilirMacedonian elections could bring uncertainty
Liderlere göre, tarafsız harekette hala belirsizlikler varNon-aligned movement still has clout, leaders say
Tüm bu belirsizlikler, insanların kamu dairelerini suistimal etmesine yol açıyor.All of this uncertainty creates extra incentives for individuals to abuse public office.
Makedonya merkez bankası müdürü belirsizlik konusunda uyardıMacedonia's central bank governor warns of uncertainty
Kostunica-Kosumi Görüşmesi Üzerindeki Belirsizlik SürüyorTalks Between Kostunica and Kosumi Still Uncertain
SETimes'a konuşan analist, "Bu da belirsizlik yarattı ve kafaları karıştırdı." dedi."It caused unclarity and confusion," Beqaj told SETimes.
BH'deki siyasi belirsizlik pahalıya patlıyorPolitical limbo in BiH has painful cost
Ancak mevcut bir hükümet olmadığından, bu ailenin de her öğünü belirsizlik içinde.But with no government in place, every meal for this family is uncertain.
Dahası, son dönemlerde AB’nin Batı Balkanlara ilişkin tavrının belirsizlik gösterdiği düşünülüyor.Moreover, the EU has lately been perceived as wavering in its commitment to the Western Balkans.
Devlet birliğinin durumu ile ilgili belirsizlikler de var.Moreover, the state union faces uncertainties about its status.
Çok fazla belirsizlik mevcut ve dünya ciddi bir değişim sürecinden geçiyor.There are too many uncertainties around, and the world has been undergoing considerable change.
Belirsizlikten en çok etkilenen bölgeler Pec, Gnjilane, Prizren ve Priştine.Most affected by uncertainty are Pec, Gnjilane, Prizren and Pristina.
Karadağ'da yaşayan Sırp vatandaşları da belirsizlik içindeler.Serbian citizens living in Montenegro are in limbo as well.
Pek çok Yunanlı, kriz ve belirsizlik zamanlarında eski bir çareye sığınıyorMany Greeks find respite in an old remedy in time of crisis and uncertainties.
Makedonya, NATO zirvesinin ardından belirsizlik içindeMacedonia in troubled waters following NATO summit
Yeni Sırp hükümeti üzerinde belirsizlik hakimUncertainty over new Serbian government
Öncesinde yaşanan endişe ve belirsizliklere rağmen, referandum sorunsuz atlatıldı.Despite worries and uncertainties ahead of the vote, it came off without a hitch.
Ayrıca, nihai sonuca ilişkin büyük belirsizlikle, ademi merkeziyet de devam ediyor.In addition, decentralisation is under way, with considerable uncertainty about the final outcome.
Jupiterin Rolü Hakkındaki Belirsizlik.Uncertainty over Jupiter's role
Bu belirsizlikler bir projenin riskleridir.These uncertainties are risks to the project.
Belirsizlik ilkesi ile devreye gelen fotonlar bir gürültü kaynağıdır.Due to the uncertainty principle, arriving photons create noise in the circuit.
Battle Royale (belirsizlik)Battle Royale (disambiguation)
Kitabın bulunduğu koşullar hakkında bazı belirsizlikler vardı.There is some uncertainty about the circumstances under which the book was found.
Bu iki grafikte bulunan çizgiler geniş bir belirsizlik alanı bırakır.Each of the lines in these graphs also has a wide band of uncertainty.
Bireyin cinsiyeti konusunda bazı belirsizlikler var.There is some uncertainty as to the sex of the individual.

İlgili Sayfalar