Ana içeriğe geç
Sözlük

belirsiz ile cümle

belirsiz kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Azınlık hissedarlarının durumu da belirsizliğini koruyor.The status of minority shareholders also remains uncertain.
Devlet birliğinin durumu ile ilgili belirsizlikler de var.Moreover, the state union faces uncertainties about its status.
Ekonomik kriz Karadağ'ı belirsizliğe ittiEconomic crisis plunges Montenegro into uncertainty
Çok fazla belirsizlik mevcut ve dünya ciddi bir değişim sürecinden geçiyor.There are too many uncertainties around, and the world has been undergoing considerable change.
Belirsizlikten en çok etkilenen bölgeler Pec, Gnjilane, Prizren ve Priştine.Most affected by uncertainty are Pec, Gnjilane, Prizren and Pristina.
Karadağ'da yaşayan Sırp vatandaşları da belirsizlik içindeler.Serbian citizens living in Montenegro are in limbo as well.
Lukiç Lahey'e Gönderildi, Ancak Şartlar BelirsizLukic Transferred to Hague, But Circumstances Unclear
Kosova'da PTK'nın özelleştirmesinin geleceği belirsizPrivatisation of Kosovo's PTK faces uncertain future
RTK’nin gelecekte izleyeceği yol, tıpkı yeni kurulan Kosova devletinde de olduğu gibi belirsiz.The broadcaster's future path, like much in the new state of Kosovo, remains uncharted.
Fiyatlar AB’ye kıyasla daha düşük, ama sektörün geleceği de belirsiz.Prices are lower than in the EU, but the future of the sector is uncertain.
Avronun kaderinin belirsizliği Sırbistan'ı ve bölgeyi kıskaca aldıEuro fate uncertainty grips Serbia, region
Pek çok Yunanlı, kriz ve belirsizlik zamanlarında eski bir çareye sığınıyorMany Greeks find respite in an old remedy in time of crisis and uncertainties.
Elden mi geçecek, yoksa nesli mi tükenecek: Hırvat HDZ'nin geleceği belirsizOverhaul or extinction: Croatia's HDZ faces uncertain future
Yunanistan krizinin Türk ekonomisi üzerindeki etkileri belirsizEffects of Greek crisis on Turkish economy ambiguous
AKP ile CHP arasında varılan anlaşmanın ayrıntıları belirsizliğini koruyor.Details of the agreement hashed out between the AKP and CHP remain unclear.
Soruşturma sürmesine karşın, maddenin nereden geldiği halen belirsiz.An investigation is under way, but it is still unclear where the substance originated.
Çok sayıdaki tutuklamaya rağmen davanın önemli ayrıntıları hala belirsizliğini koruyor.Despite many arrests, important details of the case are still unclear.
Makedonya, NATO zirvesinin ardından belirsizlik içindeMacedonia in troubled waters following NATO summit
Generallerin istifasının ardından Türkiye belirsiz bir döneme giriyorAfter generals' resignation, Turkey enters uncertain period
Yine de, eski Yugoslav sektör liderinin geleceği belirsizliğini koruyor.Even so, the future of the former Yugoslav industrial leader remains uncertain.
Fakat Sırbistan'ın bu kadar pahalı bir deneyi kaldırıp kaldıramayacağı henüz belirsiz.It remains uncertain, however, whether Serbia can afford such an expensive experiment.
Yeni Sırp hükümeti üzerinde belirsizlik hakimUncertainty over new Serbian government
Öncesinde yaşanan endişe ve belirsizliklere rağmen, referandum sorunsuz atlatıldı.Despite worries and uncertainties ahead of the vote, it came off without a hitch.
Baskında, yasal seyahat belgeleri olmayan belirsiz sayıda kişi gözaltına alındı.An unspecified number of people found to lack legitimate travel documents were detained.
Sırbistan Cumhurbaşkanlığı Seçimlerinin Başarısı BelirsizSuccess of Serbian Presidential Elections Uncertain
Ayrıca, nihai sonuca ilişkin büyük belirsizlikle, ademi merkeziyet de devam ediyor.In addition, decentralisation is under way, with considerable uncertainty about the final outcome.
AB'nin planı hukuki açıdan bünyesine alıp almayacağı ise belirsizliğini koruyor.Whether the EU will acquire the plan in legal terms is an unresolved issue.
Ancak görevdeki iktidar koalisyonunun geleceği belirsiz.However, the future of the current ruling coalition is unclear.
Pek çok analist, Nikoliç'in bu hamlesinin, sonuçları belirsiz siyasi bir kumar olduğunu düşünüyor.Most analysts say Nikolic's move was a political gamble with uncertain consequences.
Bu açıdan, sağlık alanında belirsiz bir fark var.In this regard, healthcare holds a dubious distinction.
Jupiterin Rolü Hakkındaki Belirsizlik.Uncertainty over Jupiter's role
Virionlar boya ile kaplandığında (pozitif boyama), ince ayrıntılar belirsizleşir.When virions are coated with stain (positive staining), fine detail is obscured.
Ama sonuç o elini açana kadar belirsizdir.But the outcome will be unknown until the hand is opened.
Maalesef,702 BC’den önce tutulan kayıtlar belirsiz,anlaşılmaz ve kullanışlı bilgiye sahip değildir.Unfortunately, records kept before 720 BC are very vague and offer no useful information.
Histogram kelimesinin kökeni belirsizdir.The etymology of the word histogram is uncertain.
Crum'un kökeni belirsizdir.The origins of the name Crum is unclear.
Bu ismin kökeni ve anlamı belirsizliğini koruyor.[11][12]The origin and meaning of this name remains uncertain.[11][12]
Bu belirsizlikler bir projenin riskleridir.These uncertainties are risks to the project.
Belirsizlik ilkesi ile devreye gelen fotonlar bir gürültü kaynağıdır.Due to the uncertainty principle, arriving photons create noise in the circuit.
950 (belirsiz) Önce gelen Árpád (?)950 (uncertain) Predecessor Árpád (?)
Eş(leri) Menumorut'un adı bilinmeyen kızı (belirsiz) Hanedan Árpád Hanedanı Babası Árpád Doğum c.Born c. 880 or c. 903 Died c.
Terimin kökenleri günümüzde belirsizliğini korumaktadır.The origins of the term remain obscure.
Ortalama ağırlık hala belirsizdir.The average weight is still undetermined.
Battle Royale (belirsizlik)Battle Royale (disambiguation)
Rungholt'un kesin konumu belirsizliğini koruyor.The exact location of Rungholt remains unclear.
Kitabın bulunduğu koşullar hakkında bazı belirsizlikler vardı.There is some uncertainty about the circumstances under which the book was found.
Etiyopya'da çevrimiçi pornografinin yasal statüsü belirsizdir [ alıntı gerekli ]The legal status of Internet pornography in Ethiopia is uncertain.[citation needed]
Nörogörüntüleme nispeten belirsizdi ve diğer anatomik temelli teknikler de sınırlıydı.Neuroimaging was relatively imprecise and other anatomically based techniques were also limited.
Bir sistem ve alıcı belirsiz algılama yazılımı, sektörler arası çözüm olarak uygulanabilirlik sunar.A system and receiver agnostic detection software offers applicability as cross-industry solution.
Bayrağın tasarımının nasıl olacağı hala belirsizdi.The flag and its design passed into obscurity.
Bu etkileşimin işlevi belirsizdir.The function of this interaction is unclear.
Nağaybäkların kökenleri belirsizdir. Bir teori Nağaybäkları Nogayların bir dalı olarak yerleştirir.The origins of the Nağaybäks are unclear.
Eflak'ı Osmanlı hakimiyeti altına alan belirsiz bir hükümdar olarak kabul edilir.He is considered an obscure ruler, which placed Wallachia under Ottoman suzerainty.
En eski belirsiz yaprakarısı fosilleri Orta veya Geç Triyas'a kadar uzanmaktadır.The oldest unambiguous sawfly fossils date back to the Middle or Late Triassic.
Konsey belirsiz ifadeleri nedeniyle bunu reddetti.The council rejected it because of its vague wording.
1956'da Litvanya'ya döndü ve belirsiz bir şekilde yaşamını sürdürdü.He returned to Lithuania in 1956 and lived in obscurity.
8. yüzyılın başlarında Iberia'da tam olarak ne olduğu belirsizdir.Precisely what happened in Iberia in the early 8th century is uncertain.
Tarihi de aynı şekilde belirsizdir.Its date is likewise unclear.
Simya, malzemelerin belirsiz süreçlerle dönüşümünün incelenmesidir.Alchemy is the study of the transmutation of materials through obscure processes.
Kesin kronoloji belirsizdir.The exact chronology is unclear.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod