NGC 1554'ün tanımlanması belirsizdir.ENC 159 Unknown
Bu temel yük 6992220000000000000♠2,2×10-8 kadar bağıl standart belirsizliği vardır.This elementary charge has a relative standard uncertainty of 6992220000000000000♠2.2×10−8.
Ama yüksek sıcaklık süperiletkenliğin işleme belirsiz devam eder.However, the mechanism by which higher temperature superconductors operate remains uncertain.
Buna benzer belirsizlik terimleri, ‘kimyasal potansiyel’ ve ‘elektrokimyasal potansiyel’dir.A similar ambiguity exists between the terms, chemical potential and electrochemical potential.
Kitabın sonu belirsizdir.The message of the book is ambiguous.
Film belirsiz bir gelecek zamanda, adı belirtilmemiş bir ülkede geçer.The novel is set in an unspecified distant future.
Aksay Çin'in köken bilgisi "çin" sözcüğü nedeniyle belirsizdir.The etymology of Aksai Chin is uncertain regarding the word "chin".
Mide (ventriculus): Belirsizdir.Ayrat (Айрат) – unclear.
1647-48 yıllarında yazılan eserlerde terime dari belirsizlik görülür.Books published in 1647–1648 often reflect this terminological uncertainty.
28 Şubat - İsveç başbakanı Olof Palme kimliği belirsiz kişilerce vurularak öldürüldü.On 28 February 1986, Prime Minister Olof Palme was assassinated by an unknown gunman.
Oluşum: Grup belirsiz fikirler hakkında konuşarak bunları aydınlığa kavuşturur.The group begins to clear up vague opinions by talking about them.
Albümle ilgili detaylar hâlen belirsizdir.The current status of the album is uncertain.
Hâlen beş alt tür ile birlikte belirsiz alt türleri bulunmaktadır.It also had five short uncategorized hills.
Aşırı güçlü manyetik alanla birlikte,güvenlik belirsiz insların kullanımı için..With such extremely strong magnetic fields, safety for use with humans is unclear.
Yıldızları belirsizdir.They are the undisputed stars.
Fakat, eserlerinde tarihi olarak belirsizlikler her zaman göze çarptı.Historically however, their affinities have been the occasion for confusion.
Uzun süre takımyıldızların sınırları belirsiz kaldı.The borders were still very unsafe for travelers.
Muhatap için belirsizlik meydana getirdiği için böyledir.But ignorance is what caused it to backfire.
Bugün bile Frank,John ve Clarence`a ne olduğu belirsizdir.It is not certain what relation Charles and John were to Alexander.
Ancak çıkartma belirsiz bir sebepten dolayı ertelenir.The release of the second issue, however, has been postponed for unknown reasons.
Semptomlar da oldukça belirsiz olabilir.Trauma can be quite isolating.
Ne zaman yaşadığı belirsizdir. ^ Pausanias, Description of Greece v.Pausanias, Description of Greece 5.
Risk bu durumda bir değer üzerinde oluşan bir getiriyle gelen belirsizliğin derecesidir.Risk in that case is the degree of uncertainty associated with a return on an asset.
Yer ve zaman belirsizdir.Time and space do not exist.
Eudokia, bu olaylar sırasında durumu belirsizdir.What was the status of Eudokia during these events is unknown.
Yaşamının bu dönemi kayıtlarda belirsizlik içindedir.This period of his life is clouded in uncertainty.
Belirsizlik ilkesiyle onaylandı.Ma initially hesitated.
Belirsiz integralde ise sınırlar olmayıp sadece fonksiyonun ilkeli aranmaktadır.We should not seek for some entity outside function and name it original reality.
Simak kelimesinin anlamı ise belirsizdir.The meaning of the word "Serer" is uncertain.
Karar, kaynakları bilinmeyen ve belirsiz bir geleceği sunma taahhüdüdür.Feelings of insecurity can come as a result to an unknown, new environment.
Bir tür belirsizlik oluştu.There was some uncertainty.
Kuram belirsiz (aynı zamanda kuram bilgisinde belirsizlikte denebilir) olur.Obviously, it cannot be firmly established which theory (if either) is correct.
Bu da DYA ve DYK arası sınırları belirsizleştirir.It also defines the boundaries between active and heterochromatic DNA.
Karakterlere ne olacağı belirsiz bırakılır.The characters are not shown.
Diğer kullanımlar için, bkz: Oyun kuramı (belirsizliği giderme).For other uses, see SMTC (disambiguation).
Genellikle belirsiz olan eski Slav mitlerinin sözlü edebiyat yansımasını arıyordu.Occasionally Gowers's humour misled literal-minded reviewers.
Bu ayrımlar belirsizliği eler.This immunity is indivitual.
Muharebeye ilişkin kaynaklar çok az ve belirsizdir.The studies about Vejovis are very poor and unclear.
Bu terimlerin uygulanabilirliği belirsizdir.The clinical relevance of these mechanisms is uncertain.
Bu gösterim belirsizlik taşımaktadır.This participle is immutable.
Belirsiz vakalarda BT taraması ilave bilgiler sağlayabilir.A CT scan can give additional information in indeterminate cases.
Bununla birlikte, bu yeni parçacıkların özellikleri belirsizdir.However, the identity of the referred fossils has become uncertain.
Ancak hattın hizmete yeniden açılacağı tarih belirsizdir.Plans to have the line re-opened to passenger services are unknown.
Hem belirli hem de belirsiz durumlar aynı şekilde yazılır.There are both indefinite and definite articles in Italian.
Stadyumda koltuklar bulunmadığı için kapasitesi belirsizdir.The capacity cannot be precisely shown since the stands are without seats.
Araştırmanın diğer hatları iş zekası alanını ve belirsiz veriyi birleştirir.Other lines of research include the combined study of business intelligence and uncertain data.
Bir polinomda belirsiz X, formüllerde P ya da P(X) olarak belirebilir.A polynomial P in the indeterminate x is commonly denoted either as P or as P(x).
Bu, L'Hopital kuralının uygulanabileceği belirsizliklerden biri. -And that's one of the indeterminate forms that L'Hopital's Rule can be applied to.
Bu, bir belirsizlikti.This was an indeterminate form.
Vodka, cin -- (Seyirciler: [belirsiz])Vodka, gin -- (Audience:
Zaman zaman bazı belirsiz duydum Onun yaptıkları hesaba: onun celp etmek veFrom time to time I heard some vague account of his doings: of his summons to
O da, bizden birinden diğerine baktı belirsiz hangi adrese eğer.He looked from one to the other of us, as if uncertain which to address.
Cochrane belirsizliğin, başarısızlığın, meydan okunuyor olmanın, bunların acı verdiğini anlamıştı.Cochrane understood that uncertainty, that fallibility, that being challenged, they hurt.
Sadece şüpheler, sorular ve belirsizlik.Only doubts and questioning and uncertainty.
Daha önce hesapladığımız sıklığın--şimdi biraz daha belirsiz çünkü---aslında rakkamlar var. -So we figured out before that the frequency-- now, it's a
Ama bu, başkalarına sıkıntı ve mazur çok belirsizlik olduğunu da davranış.But it was the very uncertainty which distressed the others and excused their behaviour.
O noktaya geleceğim. Biraz belirsizleşecek.I'll get there -- I hope to get a little fuzzier.
Belirsizliğin en fazla olduğu zamanlarda buluşların ödülleri en büyüktür.The payoffs to innovation are greatest where the uncertainty is highest.
Telefonun tüm geçmişi belirsizliklerle mücadelenin hikayesidir.The whole history of telephony is a story of dealing with that uncertainty.
Ve beşincisi belirsizlik elementi.And fifth, the element of uncertainty.