Ana içeriğe geç
Sözlük

belirsiz ile cümle

belirsiz kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Ertesi yılın Temmuzunun ortalarına kadar öldüğü kabul edildi.Baudouin'in ölümünün şartları belirsizdi.Ikke før på midten av juli var det fastlagt med sikkerhet at Balduin var død.
Yaşlı adamla katili arasında bir bağlantı olup olmadığı, varsa bu bağlantının içeriği belirsizdir.Om disse egentlig hadde noe å gjøre med mordet eller ikke er uklart.
Uzay aracının 2016 yılında fırlatılması öngörülüyordu ama şu anda projenin geleceği belirsizdir.Det var prosjektert ferdig i løpet av 2016, men prosjektet er blitt forsinket.
Devletin kuruluş tarihi belirsizdir.Statskuppets forløp er uklart.
Eğer bu doğru ise, annesinin kimliği belirsizdir.Hans bakgrunn, identiteten til hans foreldre, er vanskelig bestemte.
Risk aynı zamanda belirsizlikle kasıtlı etkileşim olarak da tanımlanabilir.Dette indikerer at prosessering også kan skje på et ubevisst nivå.
Simak kelimesinin anlamı ise belirsizdir.Hva Taklamakan egentlig betyr er uklart.
Bununla birlikte, bu yeni parçacıkların özellikleri belirsizdir.Grunnen til disse nye båndene er nødvendigvis ikke klar.
Bu terimlerin uygulanabilirliği belirsizdir.Fremtiden for disse strekningene er uklar.
Bu gitar bölümleri, şarkının "belirli belirsiz" çalan ritim gitarlarıyla da zıt çalışmaktadır.På opptaket spiller Sunde på en slags «omvendt» gitar.
Yaygın kullanım eksikliği nedeniyle yasal statüsü belirsizdir.Karena kurangnya penggunaan secara luas status hukumnya tidak jelas.
Nüfusun 18. yüzyılda, 16. yüzyıldakinden daha düşük olmasının nedeni belirsizdir.Atas alasan yang belum jelas, jumlah penduduk abad ke-18 lebih sedikit ketimbang abad ke-16.
Sittas'ın kökeni belirsizdir.Asal-usul Sittas tidak jelas.
Josephus'un hayatı belirsizlikler ile çevriliydi.Kehidupan Yosefus penuh dengan ambiguitas.
Ortalama ağırlık hala belirsizdir.Berat rata-rata masih belum ditentukan.
Karısının kimliği belirsizdir.Identitas istrinya tidak pasti.
Abhazya nüfusunun kesin mevcut boyutu belirsizdir.Jumlah yang tepat dari populasi Abkhazia tidak jelas.
Yer ve zaman belirsizdir.Ruang dan waktu bukanlah sesuatu yang dipahami.
Bizler belirsiz onlar seçkinken nasıl antlaşmaları olabilir?Bagaimana mereka bisa mendapat perjanjian ketika kita tersembunyi dan mereka penting?
Sonra ne olduğuysa belirsizdir.Apa yang terjadi setelah itu tidak pasti.
Ancak başlı başına bu sözcüğün ne anlama geldiği belirsizdir.Ketika itu belum begitu jelas apa yang dimaksud dengan istilah itu.
Tamamen iyileşip iyileşmeyeceği ise oldukça belirsizdir." şeklinde bahsetmiştir.Kemungkinan besar ia tidak akan pulih."
Burada ne kadar insanın öldürüldüğü belirsizdir.Tak jelas berapa orang ditahan dari sana.
Tanzanya'daki nüfus dağılımı çok belirsizdir.Jumlah orang Tionghoa di Kazakhstan tak terlalu jelas.
Tüm mağaralar geçmişte boyanmıştı ancak günümüzde sadece belirsiz izler görülmektedir.Semua gua juga awalnya dilukis di masa lalu, namun sekarang hanya tersisa bekasnya.
Eğer On'lu olmasaydı her şey belirsizlik içinde ve karanlıkta kalırdı.Tanpa pengetahuan ini, manusia tidak akan mengalami pencerahan dan tetap berada dalam kegelapan.
Onun için artık insanlık belirsizlik içindedir.Dengan demikian, saat ini penyakit-penyakit tersebut berdampak terbatas bagi manusia.
Bu düellonun arkasında yatan gerçek sebepler belirsiz kalmaya devam etmektedir.Tapi, karena sesuatu hal duel tersebut tetap tidak terwujud.
Aynı yıl meşhur belirsizlik prensibini ortaya koydu.Pada tahun yang sama, ia meluncurkan Forbidden Affair aroma nya.
Coutzes'in kaderi belirsizdir.Nasib Kashmir tetap belum ditentukan.
Sonuç, katılımcıların veri güvenliği konusundaki belirsizliğinin marjinal olduğu sağlam bir iş akışıdır.Hasilnya adalah alir kerja yang kuat di mana ketidakpastian perihal keamanan data adalah marjinal.
"Stent" kelimesinin nereden geldiği konusu belirsizdir.Asal dari kata "G-sting" tidak tentu.
Yusuf'a ne olduğu şu an belirsizdir.Sesudah itu tidak ada lagi riwayat mengenai Yusuf.
Abhazya nüfusunun kesin mevcut boyutu belirsizdir.Tuy nhiên, con số chính xác về dân số Abkhazia không rõ ràng.
Virionlar boya ile kaplandığında (pozitif boyama), ince ayrıntılar belirsizleşir.Nếu virion được bao bọc bằng các vết nhuộm (nhuộm dương tính), những chi tiết tỉ mỉ sẽ bị che mờ.
Hangi yıl olduğu belirsizdir.Không rõ mất năm nào.
Dizinin yayın tarihi halen belirsiz.Vị trí của ông trong biên niên sử hiện vẫn chưa rõ.
Kitabın sonu belirsizdir.Kết thúc của chương này êm đềm.
Tanzanya'daki nüfus dağılımı çok belirsizdir.Phân bổ dân số tại Paraguay không đồng đều.
Brian'ın ablası Claire'nın kötü niyetli olup olmadığı ise belirsizdir.Những hành động của Alex không có ý ác và xấu.
NGC 1554'ün tanımlanması belirsizdir.Tình trạng của S-54 không được biết.
Cesedi Tunca kenarına gömüldü ama gömülme yerinin belirsiz olması sağlandı.Ông được biết là đã bị chôn vùi bên ngoài Dover, nhưng vị trí chính xác của ngôi mộ của ông chưa được biết.
Genç yaşta (kesin tarih belirsizdir) imparator Galerius'un kızı Valeria Maximilla ile evlendi.Niên đại chính xác của cuộc hôn nhân với Valeria Maximilla, con gái Galerius, cũng chưa được biết rõ.
Bu sebeple 0 0 {\displaystyle 0^{0}} (sıfır üzeri sıfır) belirsizdir.Do đó, nói chung việc ước lượng γ > 0 {\displaystyle \gamma >0} không dễ.
Glossopterisin diğerleriyle ilişkilendirilmesi belirsizdir.Mối quan hệ giữa gastrotricha với các ngành khác không rõ ràng.
Japonca'da bu belirsizlikten kaçınılır.Hôn nhân đồng giới không được công nhận tại Nhật Bản.
Işık, parlak bir bulut gibi tüm gökyüzünü kaplıyordu ve daha büyük boyutlu yıldızlar belirsizce parlıyordu.光は明るい雲のように空全体を覆い尽くしていたが、光度の大きい恒星は不明瞭に輝いていた。
Karısının kimliği belirsizdir.妻の身分は不詳。
Bu eşitsizliğin güvenlik risklerini azaltıp azaltmadığı belirsizdir.この格差がセキュリティリスクを向上させるのか低下させるのかは明確ではない 。
Mayıs ayı başlarında Martin Freeman belirsiz bir rol aldı.5月上旬、マーベルはマーティン・フリーマンが詳細不明の役で出演することを発表した。
Osmanlı'da belirsiz biçimde bir toplumsal sınıflandırma mevcuttur.オスマン帝国においては、不透明な形で社会階層の分類が為されていた。
Wilkins de bir Kraliyetçi ve ciddi bir şekilde çalkantı ve zaman belirsizliğinin bilincinde biri idi.ウィルキンズも王党派であり、その時代の不穏さと不確かさに気づいていた。
EULA-nın, müşteriler için anlaşılması zor ve belirsizdir.タアーロフは他国の人々にとって理解し難く、混乱するものである。
Hangisinin baskın olduğu konusunda bir belirsizlik vardır.誰が推薦人であったのかについては不確かな点がある。
Mutant modda haritalara belirsiz dakikalarda kutu düşer.ミステリーボックス内ではタイムは減らない。
Cesedi Tunca kenarına gömüldü ama gömülme yerinin belirsiz olması sağlandı.遺体は荼毘に付されたが埋葬場所は明らかにされていない。
Fakat bu, belirsiz form olduğu anlamına gelmez.しかしこれは型にはめたわけではない。
Tarsi soyadının anlamı belirsizdir.名前の意味は不明である。
Gine’nin durumu belirsizdir.ギルの政策は不明なままである。
Musaşi'nin doğumu ile ilgili belirsizlikler de bulunmaktadır.オーラヴの誕生日については不確かなところがある。
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod