Biz bu belirsizlikle yaşamak zorundayız.Ja on elettävä sen tuoman epävarmuuden kanssa.
Sınırları belirsizdir.Raja on epämääräinen.
Film belirsiz bir gelecek zamanda, adı belirtilmemiş bir ülkede geçer.Elokuvan tapahtumat sijoittuvat nimeämättömään Etelä-Amerikan maahan.
Albümle ilgili detaylar hâlen belirsizdir.Albumin sanoitukset ovat vaikeaselkoisia.
Terimin kökeni belirsizdir.Termin alkuperä on epäselvä.
Bu bakımdan, risk olmadan belirsizlik olabilir ama belirsizlik olmadan risk olamaz.Hänen mukaansa riskille voidaan laskea arvo, mutta epävarmuudelle ei.
Bununla birlikte, bu yeni parçacıkların özellikleri belirsizdir.Nimenomaan uusien ainesosien turvallisuus jää tällöin epävarmaksi.
Kyuhyun´nun ilk medya görünümünü gizemli ve belirsiz oldu.Miyavin ensimmäinen albumi Gagaku oli synkkä ja kokeileva.
Tersine, momentumdaki belirsizlik küçüldükçe, aynı oranda konumunun belirsizliği büyür.Täten mitä pienemmäksi epävarmuus paikassa vähenee, sitä suuremmaksi epävarmuus liikemäärässä kasvaa.
Danimarka askeri istihbaratının kökeni belirsizdir.Vandaalien armeijan koosta ei ole tarkkaa tietoa.
Risk gelecekteki belirsiz olayların olma ihtimaliyle ilişkili olarak görülebilir.Näihin saattaa sisältyä ympäristön kannalta vielä tuntemattomia riskejä.
Bu Heisenberg belirsizlik ilkesi olarak bilinir.Parhaiten Heisenberg tunnetaan epätarkkuusperiaatteen kehittämisestä.
Belirsizlik ilkesi enerji ve zaman ilişkisi için de geçerlidir.Sama kirjoittaja kertoo sateen ja ajan alkuperästä.
Yani manyetik monopolün var olup olmadığı hala cevabı belirsiz bir sorudur.Magneettisen monopolin havaitsemattomuus ei kuitenkaan takaa ettei sitä olisi olemassa.
Sınırlar göz önüne alınmadan hesaplanan integrale ise belirsiz integral denir.Kuvausta, joka ei ole rajoitetusti heilahteleva, kutsutaan rajoittamattomasti heilahtelevaksi.
Sınırları belirsizdir.Ωστόσο, τα όρια είναι ασαφή.
Nüfusun 18. yüzyılda, 16. yüzyıldakinden daha düşük olmasının nedeni belirsizdir.Για άγνωστους λόγους, ο πληθυσμός το 18ο αιώνα ήταν χαμηλότερος από ότι το 16ο αιώνα.
Diğer kardeş Theodoros'un akıbeti belirsizdir.Ο αδελφός του Θεόδωρος πρέπει να είναι διαφορετικό πρόσωπο.
Sittas'ın kökeni belirsizdir.Η καταγωγή του Σίττα είναι ασαφής.
Bu ayrımlar belirsizliği eler.Το αντίθετο είναι η ανισομέρεια.
Gerçek Mickey'nin durumu belirsizdir.Τα φυσικά χαρακτηριστικά του Μίκκελι είναι άγνωστα.
NGC 1554'ün tanımlanması belirsizdir.Η ταυτότητα του πράκτορα "V 49" παραμένει άγνωστη.
Ne zaman yaşadığı belirsizdir. ^ Pausanias, Description of Greece v.5· Παυσανίας, Περιγραφή της Ελλάδας, 8.
Varolmayan Ülke'nin durumu belirsizdir.Η πραγματική δομή εξουσίας στο εσωτερικό της χώρας είναι ασαφής.
Onun için artık insanlık belirsizlik içindedir.Αυτό είναι το σημείο στο οποίο βρίσκεται σήμερα η ανθρωπότητα.
Belirsizlik ilkesi enerji ve zaman ilişkisi için de geçerlidir.Η μεταφυσική θεώρηση είναι απώλεια χρόνου και ενέργειας.
Turne bittiğinde grubun geleceği belirsizdi.Μετά το τέλος της περιοδείας, το συγκρότημα διαλύθηκε.
Ancak derneğin durumu ilk 40 yıl belirsiz kaldı.Τα πρώτα σαράντα χρόνια της ζωής του είναι άγνωστα.
Hangi yıl olduğu belirsizdir.Δεν γνωρίζουμε το έτος, που απεβίωσε.
İkonanın kaynağı belirsizdir.Οι καταγωγή του είναι αβέβαιη.
Bu Heisenberg belirsizlik ilkesi olarak bilinir.Τα φυσικά χαρακτηριστικά του Σάιντινγκ Σπρινγκ είναι άγνωστα.
0/0 ifadesi ise belirsizdir.Τα πηλίκα 0/0 και ∞/∞ δεν έχουν ορισθεί.
Belirsizlik artıyorsa, algılayan için doğru algılama zorlaşır.Αν υπάρχει αμφιβολία καλό είναι να γίνεται υπερηχογράφημα.
Diğer kullanımlar için, bkz: Oyun kuramı (belirsizliği giderme).Για άλλες χρήσεις, δείτε: PC (αποσαφήνιση).
Burada ne kadar insanın öldürüldüğü belirsizdir."No one really knows how many died here.
Ancak çıkartma belirsiz bir sebepten dolayı ertelenir.Og dog bliver det snart genoplivet af uforklarlige årsager.
Kitabın sonu belirsizdir.I denne henseende er bogens slutning lettere tvetydig.
Ama sonuç o elini açana kadar belirsizdir.Den bliver ved på denne måde indtil at den ved at framet er blevet modtaget.
Belirsizlik ilkesi, 1927 yılında Werner Heisenberg tarafından öne sürüldü.Werner Heisenberg postulerede sit usikkerhedsprincip i 1927.
Simak kelimesinin anlamı ise belirsizdir.Ordet 'bjørnetjeneste' er tvetydigt.
Danimarka askeri istihbaratının kökeni belirsizdir.Oplysninger om forekomsten i Venezuela er usikker.
Ancak bu iki tür arasındaki sınır bazı durumlarda oldukça belirsizdir.Grænsen mellem de to områder kan naturligvis være mere eller mindre tydelig.
(Kuantum belirsizliği ile ilgili deneyler için: Bell test deneyleri).Se "Bell test eksperimenter".
Yine de Jaebeom hakkındaki belirsizlik devam ediyordu.Janjaweed fortsatte imidlertid sine angreb.
İngiliz olarak tanınsa da doğum yeri belirsizdir.Nøjagtigt hvornår Alexander blev født er usikkert.
Bizler belirsiz onlar seçkinken nasıl antlaşmaları olabilir?For hvordan vælger man rigtigt når der er frit valg?
Pixie'si belirsizdir.Hvem Saxnot er usikkert.
Tanzanya'daki nüfus dağılımı çok belirsizdir.Befolkningsfordelingen i Tanzania er svært ujevn.
Shakespeare'in bunları doğrudan Belleforest'ten mi yoksa Ur-Hamlet 'ten mi aldığı belirsiz kalmıştır.Hvorvidt Shakespeare tok disse fra Belleforest direkte, eller gjennom Ur-Hamlet, forblir uvisst.
Adının tam anlamı belirsizdir.Ortak çevirilerde ''toprağın(yeryüzünün) efendisi'' olarak geçmektedir.Den nøyaktige meningen av hans navn er usikker: den vanlige oversettelsen er «Jordens herre».
Sonra ne olduğuysa belirsizdir.Hva som så skjedde er uklart.
Gine’nin durumu belirsizdir.Sjebnen til Jin synes uklar.
1647-48 yıllarında yazılan eserlerde terime dari belirsizlik görülür.Bøker og tekster som ble utgitt i årene 1647–1648 reflekterte ofte denne terminologiske usikkerheten.
Biz bu belirsizlikle yaşamak zorundayız.Men denne usikkerheten må mennesket leve med.
Arthur ismini niye seçtiği ise belirsizdir.Hvorfor avisnavnet ble valgt er usikkert.
Ne zaman yaşadığı belirsizdir. ^ Pausanias, Description of Greece v.12 ^ Pausanias: Beskrivelse av Hellas, v.
Khwe dilindeki şaklamalı ses varlığı ise belirsizdir.Det genetiske slektskapet til det kassittiske språket er uklart.
Hangi yıl olduğu belirsizdir.Det er uklart hvilket år det ble malt.
Yıldızları belirsizdir.Kildene er usikre.
Yine de Sovyet direnci halen güçlüydü ve savaşın nereye varacağı belirsizdi.Sovjetisk motstand var imidlertid fortsatt sterk, og utfallet av slaget var høyst usikkert.