Oluşum: Grup belirsiz fikirler hakkında konuşarak bunları aydınlığa kavuşturur.تبدأ المجموعة في محو آراء غامضة من خلال الحديث عنها.
Pixie'si belirsizdir.مدام إكس عديمة الإحساس.
Bu sebeple 0 0 {\displaystyle 0^{0}} (sıfır üzeri sıfır) belirsizdir.ويكون قياسها 0 ∘ {\displaystyle 0^{\circ }} .
Yargı altında Belirsizlik: Keşif ve Önyargıları.تحت حكم اليقين : الاستدلال والتحيز.
Dışarıda belirsiz bir grup takım elbiseli adam vardır ve motel odasına doğru gelirler.ثم كل ذلك الأثاث الجميل الذي كان ليكون في الصالون.
Eylemler, kendilerini "Anonim" olarak tanıtan kimliği belirsiz kişiler tarafından yapılmaktadır.الأفعال المنسوبة إلى أنونيموس هي التي يضطلع بها أفراد مجهولي الهوية يطلقون اسم "أنونيموس" على أنفسهم.
Sildavya halkının geçmişi belirsizdir.تاريخ الجزيرة القديم غير واضح المعالم.
İsrail devleti resmî olarak nükleer belirsizlik diye tanımlanan bir siyaset izlemektedir.تتبع إسرائيل سياسة الغموض فيما يتعلّق بترسانتها النووية.
Çemberlitaş semtiyle sınırları oldukça belirsizdir.وتكون العلاقات الدقيقة بين هذه الفروع الحيوية غير واضحة بعض الشيء.
Belirsiz, matematikte tanımı olmayan ifadelere denir.ليكون برنامجاً يعطى شهادة غير أكاديمية.
Franklin'in bazı durumlarda hakkındaki hikâye değiştiği için, suçu tam ölçüde belirsizdir.ونظرا لأن فرانكلين قد غير مرارا إعترافاته ، فإنه من المحتمل أن المحققين لم يحددوا المدى الكامل لجرائمه.
Ama yüksek sıcaklık süperiletkenliğin işleme belirsiz devam eder.ومع هذا فلا تزال الآلية التي يعمل بها موصليات فائقة عالية الحرارة غير مؤكدة.
Biz bu belirsizlikle yaşamak zorundayız.ورأيي بأنه يجب أن لا هوادة مع هذه الحركة.
Bu geminin, Bizans mı yoksa kiralık mı olduğu ve türü belirsizdir.Não é claro se o navio era bizantino ou se tinha sido alugado, e o seu tipo não é mencionado.
Biz bu belirsizlikle yaşamak zorundayız.Vamos ter que viver com essa incerteza.
Burada ne kadar insanın öldürüldüğü belirsizdir.Não se sabe quantas pessoas foram assassinadas.
Komşu Ukrayna'da siyasi kargaşa belirsizliği eklemiş ve yatırımları baskılamıştır.A turbulência política na Ucrânia aumentou a incerteza no país e reprimiu os investimentos.
Abhazya nüfusunun kesin mevcut boyutu belirsizdir.O tamanho atual exato da população abecásia não é claro.
Bu eşitsizliğin güvenlik risklerini azaltıp azaltmadığı belirsizdir.Não está claro se essa disparidade diminui ou aumenta os riscos de segurança.
Anna Komnini'nin kesin ölüm tarihi belirsizdir.A data exacta da morte de Ana Comnena é desconhecida.
Elena'yla Antonio'nun ilişkisi de belirsiz bir hal almıştır.A amizade entre Emílio e Antonio parece inabalável.
Hangi yıl olduğu belirsizdir.O ano é incerto.
Karısının kimliği belirsizdir.A identidade de sua esposa é incerta.
Ancak bu iki terim arasındaki sınır belirsizdir ve genelde 20-30 kalıntı dolayındadır.No entanto, a diferença entre ambos não é bem definida e geralmente corresponde a 20-30 resíduos.
Belirsiz bir tarihte, Fotios, Bağdat'ta bulunan Abbasiler'e giden elçi heyetine katılmıştır.Numa data incerta, Fócio participou ainda de uma embaixada aos abássidas de Bagdá.
Paradoksun bu iki versiyonundan şu anda hangisinin daha kuvvetli olduğu belirsizdir.Não se sabe qual versão do paradoxo é a mais forte.
Sonra ne olduğuysa belirsizdir.O que aconteceu depois é incerto.
İki kardeşin daha geriye dönük ataları belirsizdir.A ascendência dos dois irmãos é incerta.
Stalin'in saldırı gününde tam olarak ne yaptığı belirsiz ve tartışmalıdır.As ações exatas de Stalin no dia do assalto são desconhecidas e disputadas.
Sınırları belirsizdir.As fronteiras são incertas.
Bununla birlikte ':', tayf değerlerinde bazı belirsizlikler olduğunu göstermektedir.Contudo, o ':' indica alguma incerteza no valor espectro.
Prokopius, Sittas'ın ya isyanın lideri Artabanes ya da Solomon isimli belirsiz bir asi tarafından öldürüldü.Procópio registra que Sitas foi morto por Artabanes, o líder da revolta, ou por outro armênio chamado Salomão.
Bu temel yük 6992220000000000000♠2,2×10-8 kadar bağıl standart belirsizliği vardır.Esta carga elementar tem uma incerteza relativa padrão de 6992220000000000000♠2.2×10−8.
Şekilleri de belirsizlik gösterir.Seu estilo é igualmente incerto.
Ama yüksek sıcaklık süperiletkenliğin işleme belirsiz devam eder.Entretanto, o mecanismo pelo qual supercondutores de temperatura superior operam ainda permanece incerto.
Yine de Sovyet direnci halen güçlüydü ve savaşın nereye varacağı belirsizdi.A resistência soviética continuava forte, e o resultado da batalha não ficou bem definido.
Ancak tablonun gerçek konusu belirsizdir.Porém, a veracidade deste relato é incerta.
Yollıg Tigin'in doğum tarihi belirsizdir.A data de nascimento de Tirão é incerta.
Burada belirsizlik ilkesi vardır.É aí que você tem a ambiguidade.
Varolmayan Ülke'nin durumu belirsizdir.A sua presença nos outros países é incerta.
Tarihçiler için Şuadit'in doğuşu ve gelişimi belirsizdir.O desenvolvimento e a idade do Shuadit não estão claramente definidos pelos historiadores.
ISO 31000 (2009) / ISO Kılavuzu 73: Riskin 2002 tanımı 'hedefler üzerinde belirsizlik etkisidir.O objetivo da ISO 31000: 2009 é estabelecer princípios e orientações genéricas sobre gestão de riscos.
Eğer bu doğru ise, annesinin kimliği belirsizdir.As origens de sua família, inclusive a identidade de sua mãe, são incertas.
Bu gösterim belirsizlik taşımaktadır.Esta representação é imprecisa.
Bizler belirsiz onlar seçkinken nasıl antlaşmaları olabilir?Como comandar homens sem estar junto deles?
İspanyol Sahrasının durumu ise hala belirsizdir.Mesmo no interior do movimento indigenista isso é incerto.
Belirsizliğin ölçümü: Olasılıklara tahsis edilen ihtimal oranları.As leis do acaso: Como a probabilidade pode nos ajudar a compreender a incerteza.
Gine’nin durumu belirsizdir.O papel do tom não é claro.
Ayrıca Mars'ta biyosfer yapabilme belirsizdir.Na Bahia a indumentária é livre.
Bunun yanında Ağustos 2008'de transfer edilen Curtis Davies için ödenen miktar da belirsizliğini korumaktadır.Também em agosto de 2008, o Aston Villa comprou Curtis Davies por uma verba não revelada.
Cesedi Tunca kenarına gömüldü ama gömülme yerinin belirsiz olması sağlandı.Seu corpo foi colocado em um caixão, mas não sepultado.
Japonca'da bu belirsizlikten kaçınılır.Esse desacoplamento não se deu no Japão.
İlaç tedavisinin, intihar riski üzerine olan etkisi belirsizdir.Não é ainda claro se a medicação afeta o risco de suicídio.
Kimliği belirsiz adam, bir kâğıda “Plan nedir?” diye yazar."O homem a quem parece que aconteceu não sei o quê" "O papel.
Durumu belirsiz pozisyondaki familyalar ve taksonlar: Aneulophus Benth.Os outros gêneros, Aneulophus Benth.
Bir tür belirsizlik oluştu.É um tipo de displasia.
Ne zaman yaşadığı belirsizdir. ^ Pausanias, Description of Greece v.1992. (em inglês) Pausânias, Descrição da Grécia.
Pernå isminin kökeni belirsizdir.Porém, a mais remota origem do nome é incerta.
Scutumun tam olarak ne zaman kullanılmaya başladığı konusu belirsizdir.É difícil dizer exatamente quando surgiu o Rotary.
Olayın geçtiği yer ve zaman belirsizdir.O período exato do evento é incerto.