Ana içeriğe geç
Sözlük

belirsiz ile cümle

belirsiz kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Bununla birlikte, bu yeni parçacıkların özellikleri belirsizdir.Contudo, a fonte sobre eses fragmentos é incerta.
Ancak onu geri getiren iradenin Ligeia'ya mı yoksa anlatıcıya mı ait olduğu belirsizdir.Porém, é incerto se estas palavras se referiam a ela ou a seu esposo, Gormo.
Bu düellonun arkasında yatan gerçek sebepler belirsiz kalmaya devam etmektedir.A origem exata deste desporto permanece obscura.
İngiliz olarak tanınsa da doğum yeri belirsizdir.Hoewel hij Engels wordt genoemd blijft zijn geboorteplaats onbekend.
Belirli bir süre kendisinin durumu belirsizdir.Zijn echte identiteit was lange tijd niet bekend.
Orduların mevcutları belirsizdir.De bedoeling van de troepen was onduidelijk.
Hangi yıl olduğu belirsizdir.Het is niet exact bekend in welk jaar dat gebeurde.
Josephus'un hayatı belirsizlikler ile çevriliydi.Ponzi's leven wordt gekarakteriseerd door onwaarheden.
Bu bölgede 1020 kişi gömülü olup çoğunun kimliği halen belirsizdir.Er liggen 102 doden begraven waaronder 19 niet geïdentificeerde.
30. Kimliği Belirsiz.Van 44 is de identiteit onbekend.
Dışarıda belirsiz bir grup takım elbiseli adam vardır ve motel odasına doğru gelirler.Vermomd als getrouwd stel gaan ze naar het motel.
Gine’nin durumu belirsizdir.Genen is nog onduidelijk.
Şişman, belli belirsiz bir boyun ve kocaman bir bıyıkla tasvir edilir.Hij wordt beschreven als een dikke, vlezige man met nauwelijks een nek en een enorme snor.
Bu harfler dizide belirsizlik olduğunu belirtmek için kullanılır.Het wordt in figuurlijke zin gebruikt om aan te geven dat iets niet helder is.
Sınırları belirsizdir.Daar waren de grenzen onduidelijk.
Sonra ne olduğuysa belirsizdir.Wat daarna gebeurde, is onzeker.
Kuram belirsiz (aynı zamanda kuram bilgisinde belirsizlikte denebilir) olur.Geist: Wordt onzichtbaar in fel licht (status onbekend).
Gassulilerin kökeni belirsizdir.Het doel van de geweistaven is onduidelijk.
Ama neyse ki bu ‘büyük’ belirsizlik yakın bir tarihte son bulacak.In werkelijkheid is het "onvolmaakte" resultaat het gevolg van de lange bouwgeschiedenis.
Simak kelimesinin anlamı ise belirsizdir.De afleiding van het woord is echter onzeker.
Arthur ismini niye seçtiği ise belirsizdir.Waarom Jean Arthur uiteindelijk de rol kreeg, is niet bekend.
Akıbeti belirsizdir.De betekenis is onzeker.
Ama sonuç o elini açana kadar belirsizdir.Ze hebben het er naar hun zin totdat blijkt dat de ze de deuren niet meer open krijgen.
Ancak tablonun gerçek konusu belirsizdir.De authenticiteit van deze tekening is echter onzeker.
Kitabın sonu belirsizdir.Het einde van het stuk is heel dubbelzinnig.
Genç yaşta (kesin tarih belirsizdir) imparator Galerius'un kızı Valeria Maximilla ile evlendi.Hij trouwde met Valeria Maximilla, de dochter van keizer Galerius.
Belirsizlik: Tamamıyla belirli olma eksikliği, yani, bir olasılığının birden fazla olma durumu.Absolute schaarste: als er te weinig van een bepaald goed is.
Bu bakımdan, risk olmadan belirsizlik olabilir ama belirsizlik olmadan risk olamaz.Daarbij is risico meetbaar, terwijl dat voor onzekerheid niet het geval is.
Tür içinde taksonomik olarak bir belirsizlik bulunmaktadır.Er is enige onzekerheid over de taxonomie.
Boğaza giriş kapıları aralanmış ama hala ilerde olacaklar belirsizdi.Wegwijspiet komt binnen, maar wat blijkt?
Kaynağın karst deliğinin gerçek derinliği hala belirsizdir.De oorsprong van de echte lampionplant is onzeker.
Fakat bu, belirsiz form olduğu anlamına gelmez.Het is zelfs niet uitgesloten dat het om een mengvorm gaat.
Sildavya halkının geçmişi belirsizdir.De latere geschiedenis van de Lugiërs is onduidelijk.
Fakat Julie'nin ölümü Wendy ve Kevin ile beraber belirsizdir.Het is onduidelijk of Julie, Kevin en Wendy al dan niet zijn omgekomen.
Ne zaman yaşadığı belirsizdir. ^ Pausanias, Description of Greece v.Herodotos, Historiai V 66 Pausanias, Beschrijving van Griekenland I 5 § 1-3.
Şekilleri de belirsizlik gösterir.De vorm bleef onduidelijk.
Partinin tarihi henüz belirsiz.De feestdatum staat nog ter bespreking.
O, ne idiği belirsiz bir adamdır.Joost mag weten wie die man is.
Mayıs ayı başlarında Martin Freeman belirsiz bir rol aldı.W maju 2015 roku poinformowano, że do obsady dołączył Martin Freeman w nieznanej roli.
Belirli bir süre kendisinin durumu belirsizdir.Czas jego powstania jest nieokreślony.
Yüz ifadesi belirsizdir fakat son derece nazik bir digimondur.Jest to bardzo nietypowy język, więc myślę, że jest niesamowita!
Kuram belirsiz (aynı zamanda kuram bilgisinde belirsizlikte denebilir) olur.Jest również niewidomy (na co od razu wskazuje jego imię).
Bir tür belirsizlik oluştu.Można zauważyć pewną nieścisłość.
NGC 1554'ün tanımlanması belirsizdir.Identyfikacja obiektu NGC 1538 nie jest pewna.
Hangisinin baskın olduğu konusunda bir belirsizlik vardır.Termin ante quem jest niepewny.
Cesedi Tunca kenarına gömüldü ama gömülme yerinin belirsiz olması sağlandı.Dotarli do prawdziwego miejsca pogrzebania butelki, ale dół po niej był pusty.
Ancak buradaki 'Y' sesi de çok kısa ve belirsiz söylenir.Natomiast w naszych czasach to „kiedy” brzmi nieco dziwnie i niezręcznie.
Bunların ilki belirli belirteçlerdenken, son ikisi belirsiz belirteçlerdendir.Te dwie ostatnie liczby są liczbami rzeczywistymi nieujemnymi.
29. Kimliği Belirsiz.29 z nich pozostało niezidentyfikowanych.
Yaşamının bu dönemi kayıtlarda belirsizlik içindedir.Nawet daty życia jego życia są niepewne.
Etimolojisi belirsizdir.Etymologia niejasna.
Bu terimlerin uygulanabilirliği belirsizdir.Należy liczyć się z niedoskonałością tych metod.
(Çocuklar bahçede koşuyor.) - Çocuklar kim olduğu belirsiz herhangi çocuklar, bahçe belirli.A gyerekek már nincsenek a kertben. – Dzieci już nie ma w ogrodzie.
Anna'nın doğum tarihi belirsizdir fakat yaklaşık 1025/30 yılları arasına yerleştirilir.Data narodzin Wilhelma IV nie jest znana; kładzie się ją na okres między 1030 a 1035 rokiem.
Uzun süre takımyıldızların sınırları belirsiz kaldı.Od tamtego czasu granice gminy pozostają nienaruszone.
Yaşanan bazı belirsizlikler projesinin başlamasını geciktirdi.To zdarzenie opóźniło start jego kariery zawodowej.
Doğu Avrupa'daki birçok bölgenin durumu belirsiz bir konuma geldi.W związku z tym spora część domów w Ekwadorze jest niedokończona.
Semptomlar da oldukça belirsiz olabilir.Objawy kliniczne mogą być bardzo niewyraźne.
İkonanın kaynağı belirsizdir.Pochodzenie Władywoja nie jest pewne.
Oliver'ın ayrılmasına az bir zaman kala, çift kendilerini belirsizlik ve hasret içerisinde bulur.Kiedy Jonathan wyjeżdża i zostają sami, oboje nie potrafią ukryć swoich uczuć.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod