Ana içeriğe geç
Sözlük

belirsiz ile cümle

belirsiz kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Karısının kimliği belirsizdir.La identidad de su esposa se desconoce.
Elena'yla Antonio'nun ilişkisi de belirsiz bir hal almıştır.También Antonio, amigo y socio de Fernando, oculta una verdad incómoda.
Sonuç, katılımcıların veri güvenliği konusundaki belirsizliğinin marjinal olduğu sağlam bir iş akışıdır.Ya no tienen duda de que un hombre generoso es el autor de los hechos inexplicables en la isla.
Doğru ve yanlış yerine "belirsiz" tanımının eklenmesine yol açmıştır.Error al usar de manera incorrecta la expresión "desapercibido".
Boğaza giriş kapıları aralanmış ama hala ilerde olacaklar belirsizdi.La puerta del Infierno está cerrada para siempre, pero está cerrada por dentro.
Gassulilerin kökeni belirsizdir.El origen de los sumerios es incierto.
Standart sapma belirsizligin bir ölçüsü olarak hizmet edebilir.La desviación estándar puede servir como una medida de incertidumbre.
Burada ne kadar insanın öldürüldüğü belirsizdir.No se sabe cuántas personas fueron ejecutadas.
Muharebeye ilişkin kaynaklar çok az ve belirsizdir.Las fuentes sobre el gesto son escasas y contradictorias.
Ba-pef belirsiz bir kötü niyetli tanrı olarak bilinirdi.Crom Dubh era descrito como un Dios lisiado y oscuro.
İsmi, belirsizliği gidermesi için kısa çizgiyle yazılmıyordu.Se le dio el nombre de Puerta Oscura por la falta de iluminación.
Onaylama ilkesi olarak bengi dönüş bu belirsizlikle yaratmayı getirir.El retorno se realiza mediante un salto indirecto a dicha posición.
Bend sayısı belirsizdir.El número de dedos en la mano no está claro.
Bununla birlikte, bu yeni parçacıkların özellikleri belirsizdir.Sin embargo, para este tipo de función resultan inexplicables ciertos elementos estructurales.
Ne zaman yaşadığı belirsizdir. ^ Pausanias, Description of Greece v.Pausanias, Descripción de Grecia.
Işık, parlak bir bulut gibi tüm gökyüzünü kaplıyordu ve daha büyük boyutlu yıldızlar belirsizce parlıyordu.Una brillante luna creciente navegaba a través de un cielo sin nubes y lleno de estrellas.
Airyanem Vaejah' ın tarihsel konumu halen belirsizdir.L'ubicazione storica di Airyanem Vaejah è ancora incerta.
Jamestown yerleşkesinin geleceği ilk 5 yılda henüz belirsizdi.La vita dell'insediamento di Jamestown fu molto difficile per i primi cinque anni.
Bu geminin, Bizans mı yoksa kiralık mı olduğu ve türü belirsizdir.Non è ben chiaro se quella nave fosse bizantina o fosse stata ingaggiata, e la sua tipologia non è menzionata.
İntihar ayrıntıları belirsizdir.I dettagli del suicidio non sono certi.
Yaşanan bazı belirsizlikler projesinin başlamasını geciktirdi.Alcune incertezze ritardarono l'inizio dei lavori.
Sonra ne olduğuysa belirsizdir.Ciò che avvenne dopo è poco chiaro.
Aslında, onların bazı algısal düzen ‘kuralları’ bugün, belirsiz ve yetersiz gibi geliyor.In effetti, alcune delle loro "leggi" di organizzazione percettiva suonano vaghe e inadeguate.
Pixie'si belirsizdir.L'origine del nome pixie è incerta.
Aynı zamanda sonucu belirsiz riskli bir cesur girişim olabilir.Può anche indicare un'impresa audace e rischiosa dall'esito incerto.
Bizler belirsiz onlar seçkinken nasıl antlaşmaları olabilir?Come possono essere libere le scelte umane, se sono previste?
Eylemler, kendilerini "Anonim" olarak tanıtan kimliği belirsiz kişiler tarafından yapılmaktadır.Le azioni ascrivibili sono intraprese da individui non identificati che si auto-definiscono Anonymous.
Guglielmo'nun karakteri çok belirsizdir.La documentazione su Guglielmo I è assai incerta.
Tabloda kimliği belirsiz bir çift betimleniyor.È nota anche con il titolo Una coppia impossibile.
Kiyarüstemi'nin filmleri önemli ölçüde belirsizlik içerir.Gli Untitled Film Stills costituiscono un oggetto ambiguo.
Terimin gerçek anlamı ile ilgili bir belirsizlik mevcut olsa da "ev" (domus) sayısı da listelenmiştir.Elenca anche il numero di "case" (domus), sebbene vi sia incertezza sull'esatto significato del termine.
"Stent" kelimesinin nereden geldiği konusu belirsizdir.L'origine della parola stent rimane incerta.
Onun için artık insanlık belirsizlik içindedir.Dio non è quindi più rilevante per l'umanità.
Dizinin yayın tarihi halen belirsiz.Ma il vertice della classifica resta lontano.
1940 yılında Grönland Danimarka işgali'nin ardından durumu belirsizleşti.Dopo l'invasione della Danimarca nel 1940 la sua colonia Groenlandia venne lasciata sola.
Belirsiz bir zamanda Fucine Gölü'nün drenajını düzelttirdi.Ha incendiato per sbaglio la vecchia casa di Tonio.
Gine’nin durumu belirsizdir.La funzione del gene Tev è ancora ignota.
Eta Scorpii'nin sınıflandırılmasında çeşitli belirsizlikler vardır.Ci sono parecchie incertezze sulla classificazione di Eta Scorpii.
Albümle ilgili detaylar hâlen belirsizdir.Le tracce dell'album non sono del tutto inedite.
Franklin'in bazı durumlarda hakkındaki hikâye değiştiği için, suçu tam ölçüde belirsizdir.Quale parte Stephen abbia avuto in tutto questo è difficile da dire.
Belirsiz ve muğlak ifadelerle suç tanımlanamaz (nulla poena sine lege certa).Ci può quindi essere responsabilità senza colpa (oggettiva).
Belirsizlik ilkesi enerji ve zaman ilişkisi için de geçerlidir.Lo stesso avviene - per ragioni diverse - anche per l'indeterminazione energia/tempo.
Yollıg Tigin'in doğum tarihi belirsizdir.La data di nascita Tirone è incerta.
Koç başı saldırının (Latince: rostrum, Yunanca: ἔμβολος) terk edilmesinin kesin sebepleri belirsizdir.Le ragioni esatte dell'abbandono del rostro (rostrum in latino, ἔμβολος in greco) non sono chiare.
Bir tür belirsizlik oluştu.Un altro genere d'ignoranza.
Etimolojisi belirsizdir.L'etimologia è incerta.
Pernå isminin kökeni belirsizdir.L'etimo del nome è incerto.
Akıbeti belirsizdir.Sembrate disorientati.
Sınırları belirsizdir.Ma i confini risultano meno certi.
En önemli belirsizlik birinci maddededir.Il primo singolo estratto è La precisione.
Döndükten belirsiz bir süre sonra öldü.Ritorna come non morto poco tempo dopo.
Bu krallık tüm Yerdeniz'e hükmetmemişse de o dönemde başka krallıkların olup olmadığı belirsizdir.Il suo regno non è grande, altrimenti non vi sarebbe più vita; ma dentro quel regno il suo potere è assoluto.
Karısının kimliği belirsizdir.L'identità del padre resta dubbia.
Yıldızları belirsizdir.Stele di Anlamani.
Kuram belirsiz (aynı zamanda kuram bilgisinde belirsizlikte denebilir) olur.Al contrario, la scienza esiste per investigare esattamente quel che non si sa (ancora) spiegare.
Yer ve zaman belirsizdir.Il senso dello spazio e del tempo si perde.
Savaşın ne zaman sona ereceği belirsiz.Неизвестно, когда закончится война.
Bu çok belirsiz.Это очень неясно.
Tom belirsiz.Том неясен.
Hepimiz kardeşiz, ama kardeşliğin sınırları biraz belirsiz galiba.Все мы братья, но кажется, что границы братства немного неясны.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod