Ana içeriğe geç
Sözlük

belirsiz ile cümle

belirsiz kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Hayatını çevreleyen belirsizlikler birden çok isim kullanmasından kaynaklanmaktadır.The uncertainties surrounding his life stem from his supposed use of multiple names.
Bu Worke boyunca kullanılan Belirsiz, Eskimiş ve yanlış yazılmış sözcükleri açıklayan bir Tablo.A Table explaining the Obscure, Obsolete, and mis-spell'd words used throughout this Worke.
Bu bölümün önceden ağırlık sınırı olmadığı içi, tarihsel olarak belirsiz bir şekilde tanımlanmıştır.Because this division had no weight limit, it has been historically vaguely defined.
The Analyst(belirsizliği giderme) bölümüne bakın.See The Analyst (disambiguation).
'Groningen'in ve onun eski varyantı olan 'Groeningen'in kökeni ve anlamı belirsizdir.The origin and meaning of 'Groningen' and its older variant, 'Groeningen', are uncertain.
Ecclesius'dan sonra gelen piskopos Ursicinus'un(534-536) yapıdaki rolü belirsizdir.Die Rolle von Ecclesius’ Nachfolger Ursicinus (534–536) beim Bau von San Vitale ist unbekannt.
Bu görüşün oluşmasıyla birlikte, Searle tarafında her şey belirsizdir.Worin dieser Aspekt genau besteht, bleibt bei Searle allerdings unklar.
Airyanem Vaejah' ın tarihsel konumu halen belirsizdir.Die historische Lokalisation von Airyanəm Vaējah ist immer noch unsicher.
Belirsizlik ilkesi enerji ve zaman ilişkisi için de geçerlidir.Eine ähnliche Unschärferelation gilt zwischen Energie und Zeit.
Tahminen yaklaşık 100 yıl sonra Felix ve Regula tarihi belirsiz bir Zürih Dukat'ının üzerinde yeniden görülür.Etwa hundert Jahre später fanden Felix und Regula Verwendung auf einem undatierten Zürcher Dukaten.
Belirli bir süre kendisinin durumu belirsizdir.Seine systematische Stellung blieb lange Zeit unklar.
1973 yılında itibaren yasak olan siyasi partilerin durumu 2006 yılından bu yana belirsiz bir durumdadır.Ab 1973 waren politische Parteien verboten, seit 2005 ist ihr Status unklar.
Arthur ismini niye seçtiği ise belirsizdir.Warum Peter den Namen Coelestin wählte, ist unklar.
En önemli belirsizlik birinci maddededir.Unsicher ist der erste Teil.
Orduların mevcutları belirsizdir.Die Gesichter der Soldaten sind nicht zu erkennen.
Hangi yıl olduğu belirsizdir.Es ist unklar bis zu welchem Jahr.
Yaygın kullanım eksikliği nedeniyle yasal statüsü belirsizdir.Gegen die Verwendung von Generalklauseln spricht die mangelnde Rechtssicherheit.
Fakat Zacharias'ın anlattığının muharebenin hangi safhası olduğu belirsizdir.Es ist aber unbekannt, zu welchem Stadium der Schlacht Zacharias sich äußerte.
Bu ayrımlar belirsizliği eler.Diese unspezifizierte Differenz ist das Sein.
Heavy metal teriminin müzikal anlamda kökeni belirsizdir.Die Herkunft des Ausdrucks Heavy Metal im musikalischen Kontext ist nicht bekannt.
1 Mayıs - Kahramanmaraş'ta üç kişi kimliği belirsiz kişilerce kurşuna dizildi.Am 10. Mai, nach der bedingungslosen Gesamtkapitulation, werden drei von ihnen erschossen.
Elena'yla Antonio'nun ilişkisi de belirsiz bir hal almıştır.Dennoch steht der Liebe zwischen Maria und Otto jetzt kaum noch etwas im Wege.
Sonra ne olduğuysa belirsizdir.Was danach geschah ist unklar.
Sınırları belirsizdir.Die Querlinien sind undeutlich.
Ortalama ağırlık hala belirsizdir.Die Mittelrippe ist unscheinbar.
Tarihçiler için Şuadit'in doğuşu ve gelişimi belirsizdir.Ursprung und Entwicklung der Sadduzäer liegen im Dunkeln.
Toplam İspanyol kayıplarına dair bir belirsizlik bulunmaktadır.Über die indianischen Verluste existiert insgesamt kein Konsens.
Ancak tablonun gerçek konusu belirsizdir.Das Pergament der Karte ist zweifelsfrei echt.
Yer ve zaman belirsizdir.Zeit und Ort sind unbestimmt.
Çok sık genel yayın yönetmeni değiştiren Milliyet okuyucu kaybetti, çizgisi belirsizleşti.Häufige Richtungswechsel durch wechselnde Chefredakteure hatten das Blatt Leser gekostet.
Bu belirsiz bırakılır.Dieser blieb unauffindbar.
Birden fazla sonucu olan işlemse belirsizdir.Ob dieser letztlich überlebt, bleibt unklar.
Asya'da doğal olan bu türün esas yayılış alanı belirsizdir.Wo die Art weiter östlich in Asien verbreitet ist, ist noch unklar.
Tanzanya'daki nüfus dağılımı çok belirsizdir.Die Bevölkerung ist in Marokko sehr ungleich verteilt.
Macuspana adının etimolojisi belirsizdir.Die Etymologie des Namens Empusa ist unklar.
Parti arşivlerinde de bu konuya dair çatışmalar ve belirsizlikler olduğu görülmektedir.Es ist immer aufgefallen, dass es im Buch Spannungen und Widersprüche gibt.
Sonuç olarak boyutları ve yüksekliği bugün için belirsizdir.Zahl und Maß sind für ihn vorerst isoliert.
İspanyol Sahrasının durumu ise hala belirsizdir.Was mit den anderen Space-Marines passiert, ist unklar.
Yer ve zaman, eserde belirsiz kalır.Die Grundformen Raum und Zeit haften untrennbar an der Materie.
Cribellum çok küçük ve belirsiz.Der Kronschlund ist deutlich abgetrennt und klein.
Onun için artık insanlık belirsizlik içindedir.Sie setzt sich heute für den säkularen Humanismus ein.
Gassulilerin kökeni belirsizdir.Sinn und Zweck der Symbole sind unklar.
Prosomada sınırları belirsiz iki uzunlamasına şerit bulunur.Von einigen Kritikern wurde Bounce mit 2 Unlimiteds No Limit verglichen.
Ayrıca Tassilo'nun Garibald'ın oğlu olup olmadığı belirsizdir.Nicht eindeutig geklärt ist, ob auch Horbaef ein Sohn des Cheops war.
Kiyarüstemi'nin filmleri önemli ölçüde belirsizlik içerir.Stumvols Spielfilme sind weitgehend bedeutungslos.
Kemaller köyü ve yayla çevresinde Roma zamanına uzanan belirsiz kalıntılar mevcuttur.Es gibt in der Umgebung sowohl Spuren aus der Kelten- als auch aus der Römerzeit.
O belirsiz bir cevap verdi.Elle donna une réponse évasive.
Bu paragraf belirsizdir.Ce paragraphe est vague.
Belirsiz bir cevap elde etti.Il a reçu une réponse évasive.
Öldürülen Beyaz sivil ve Seminolelerin sayısı da belirsizdir.Le nombre de civils blancs et séminoles tués est également incertain.
Örneğin, 0/0, 0×∞, ∞−∞, ve ∞/∞ belirsiz formları bu kurallarda da geçerlidir.Certains cas, comme 0/0, 0×∞, ∞ – ∞ ou ∞/∞, ne sont pas non plus couverts par ces règles.
Ancak Petrograd'daki belirsiz durum nedeniyle bu plan ertelendi.Toutefois, la situation toujours confuse à Petrograd retarde ce projet.
"Çılgın yılları" şüphe ve belirsizlik içeren bir dönem izlemiştir.Aux années folles succède une période de doute et d’incertitude.
Coutzes'in kaderi belirsizdir.Le sort de Coutzès est incertain.
Sonra ne olduğuysa belirsizdir.Ce qui se déroule ensuite est incertain.
Tüm mağaralar geçmişte boyanmıştı ancak günümüzde sadece belirsiz izler görülmektedir.Toutes les grottes ont également été peintes à l'origine, mais actuellement il n'en reste que des traces.
Belirli bir süre kendisinin durumu belirsizdir.Sa position systématique a longtemps été incertaine.
Pixie'si belirsizdir.L'origine du nom pixie est incertaine.
Onun için artık insanlık belirsizlik içindedir.En lui l'humanité est unie à l'Être.
Bu atama, aristokrasinin kızgınlığını daha da artırdı ve Mouzalon'un durumu aşırı belirsiz hale geldi.Cette nomination accroît la défiance de l'aristocratie et la position de Muzalon devient très précaire.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod