Örneğin, bir kısıtlama belirli bir tam sayının özniteliğini 1 ile 10 arasındaki değerlere kısıtlayabilir.Например, за атрибут от домейна на целите числа, може да е валидно ограничение на стойностите между 1 и 10.
Çoğu tanrı hayatın belirli yönleriyle ilişkilidir.Редица божества са свързани с образа на жената.
Belirli bir nüfusu yoktur.Не е известна друга популация.
İsmi modern tarihçiler tarafından yakıştırlmış olup Klasik Latincede belirli bir karşılığı yoktur.Терминът Латински съюз е въведен от съвременните историци, като няма точен латински еквивалент.
Bu sınıfların mensupları belirli aralıklarla Yargıçlar tarafından mülklerine göre belirlenirdi.Принадлежността към съответния клас била периодично определяна от Цензорите според имуществото.
Varsayarlar ki; belirli bir hacimde en az yüzey alanına sahip şekillerdir.По тях са изсечени каменни ниши, разположени в хоризонтални редици.
Tanrılar evrenin belirli bölgeleri ile bağlantılıdır.Хората са се свързали със същества от други светове.
Nasıl ve nerede yaşadığı ve ne zaman öldüğü belirli değildir.Не е известно как и кога е умрял.
Egzersizin neden olduğu anafilaksi genelde belirli gıdaların yenilmesi ile de bağlantılıdır.Анафилаксията, причинена от физическо натоварване, често се свързва с консумирането на определени храни.
Bazı ajanlar belirli türlere özgüdür.Някои от агентите са по-специфични за определени видове животни.
Whedon, belirli oyuncularla birden çok projede birlikte çalışır.Бъртън често подбира определени актьори в повече от една свои ленти.
Dışa göç, belirli koşullar altında da gerçekleşebilir.Тя може да бъде видяна и на дневното небе при определени условия.
Popülasyon: Belirli bir bölgede yaşayan aynı türe ait bireyler topluluğudur.Популацията представлява група индивиди от един и същ вид, обитаващи на определено място.
Belirli üreme mevsimleri yoktur, yıl boyunca aktif olabilirler.Няма точно определен размножителен период и може да роди по всяко време в годината.
Wolfram'ın birimlerinin etkinliği, Fransa Seferi'nin belirli noktalarında belirleyici oldu.Отворен за френския персонал на ЦЕРН в определени моменти.
Aşı yapılması hem yetişkin hem de çocuklarda belirli bakteriyel ve viral pnömonilere karşı korur.Ваксинацията предотвратява определени бактериални и вирусни пневмонии и при децата, и при възрастните.
Bu terim, belirli bir olayın, eylemin ya da daha geniş statükoya karşı referans olarak gösterilebilir.Терминът може да определя отделно събитие или ситуация, но и в по-широка степен дадено статукво или развитие.
Nüfus bir ülkede, bir bölgede, bir evde belirli bir anda yaşayanların oluşturduğu toplam sayıdır.Населението на света е общият брой хора, който живее на Земята в точно определен момент.
Vergi tutarı, satışı yapılan nesnenin toplam bedeline belirli bir yüzde uygulanarak hesaplanabilir.Възнаграждението се договаря в абсолютна сума или в процент от стойността на сделката.
Bu ise belirli bir eğitim sürecini gerekli kılar.Тази цел налага специална образователна система.
Belirli bakteriler de serbest sitokinin salgılayabilirler.Някои функции за сигурност на браузърите също могат да блокират определени реклами.
Belirli günlerde akraba ziyaretleri ise serbestti.В определени часове има безплатен екскурзовод.
Sulu tarım belirli bölgelerde köy kenarlarında yapılmaktadır.Запазен е като говорим в някои селски райони на областта.
Ancak bu durum yalnızca belirli bir anlık var olabilir.Но това е може би само формалният повод.
Bir DNA dizisinin kromozom içindeki belirli konumuna ise lokus denir.Местоположението на даден ген в една хромозома се нарича локус.
Belirli şeyler için şarkılar seçtim ve yaptım.Odabirem pjesme za određene stvari i samo to činim.
Genç bir kadın da, yine at sırtında, adamın belirli bir mesafe arkasından dört nala gitmeye başlar.Djevojka, također s određenog mjesta, počinje galopirati na konju s određene udaljenosti iza mladića.
İş ve mühendislikte, matematiksel modeller, belirli bir sonucu maksimize etmek için kullanılabilir.U business i engineering, matematički modeli mogu se koristiti za maksimiziranje određenog izlaza.
Uygulamanın başlangıç ve bitiş tarihleri belirli olsa da her yıl aynı güne denk gelmemektedir.Zato ne počinju i ne završavaju isto svake godine.
Ticari hava taşımacılığında tüm uçaklarda kabin belirli sınıflara ayrılır.U komercijalnim letovima putničkih aviona kabina može biti podijeljena u više dijelova.
Ayların belirli adları yoktur.Mnogima nisu poznata imena.
Karışımda bulunan maddelerin miktarı gelişi güzeldir; aralarında belirli, sabit bir oran yoktur.Za ispravnost namaza postoje određeni uvjeti pa namaz nije valjan ako samo jedan od njih nije zadovoljen.
Gökbiliminde, devir zaman çizgisindeki belirli bir anı tanımlar.Epoha specificira određeni trenutak u vremenu.
Belirli süre sonra kendisine yöneltilen ağır eleştirilere dayanamayarak yazarlığı bıraktığını açıkladı.Unatoč zabranama i progonima, on je čvrsto ostao u stavu da sveta knjiga Kur'an nije stvorena.
Onun felsefesinde dasein belirli bir türden var oluştur.U središtu njegove filozofije je pojedinačni, egzistirajući čovjek.
Fransa'nın başkenti Paris'te haftanın belirli günlerinde açıktır.Za građanstvo je otvoren samo određenim danima u tjednu.
Belirli kütledeki yıldızlar Beyaz cüce olduktan sonra, soğuyarak Kara cüce'ye dönüşür.Sve što ostane iza zvijezde je bijeli patuljak koji se polako hladi.
Egzersizin neden olduğu anafilaksi genelde belirli gıdaların yenilmesi ile de bağlantılıdır.Anafilaksija uzrokovana vježbanjem često je povezana i s konzumiranjem određenih namirnica.
Bunlar sadece belirli kullanım tekniklerini önler, fakat bir güvenlik açığından korunma imkânsız.On daje upute posadama samo kad mora spriječiti sigurnosni rizik.
Nasıl ve nerede yaşadığı ve ne zaman öldüğü belirli değildir.Ne zna se kad je i kako je točno umro.
Yarışmada hedef belirli kulvarlar içinde kalarak yarışma mesafesini en kısa sürede tamamlamaktır.Tijekom natjecanja cilj je postići što više poena u roku od jedne minute.
Belirli bir bilgisayar için seçilen komut kümesi bu bilgisayarın makine diliyle yazılımlanmasını belirler.Određeni niz instrukcija koje određeno računalo može obraditi naziva se strojni kod.
Belirli yapılarla düzmetni seçmek mümkündür ya da ekleme yaparak bu problemin üstesinden gelinilebilir.Mogu biti iz problemske domene ili o načinu kako se problem rješava.
Ancak bu durum yalnızca belirli bir anlık var olabilir.Član može biti samo određeni.
Thermotropic fazlar belirli bir ısı aralığında meydana gelir.Termometri mogu pokazivati temperaturu u nekoliko temperaturnih ljestvica.
Ayrıca,1940'larda Feynman diyagramları, belirli bir olaya ilişkin tüm olası etkileşimleri tasvir etmiştir.Feynmanove diagramy koncom 40tych rokov zobrazili všetky možné interakcie týkajúce sa danej udalosti.
Latincede belirlilik artikelleri bulunmaz.V latinke nemá jednoznačný ekvivalent.
Talmud'un belirli bölümlerinde cinlerden faydalanıp şeytanların kullanılması gerektiği yazar.Talmud na mnohých miestach hovorí o veľkosti tých, ktorí vedeli odpúšťať.
Belirli bir nüfusu yoktur.Nemá žiadne stále obyvateľstvo.
Belirli bir amacı gerçekleştirmeye yöneliktir.Je to vôľa niečo dosiahnuť.
Bunlar dünyanın belirli yerlerinde, özellikle sınırlı yerlerde yayılmışlardır.Je rozšírený na celom svete, hlavne v miernom pásme.
Belirli bir kuasar için kırmızıya kayma, bize reiyonizasyon hakkında geçici bilgi verir.Tento červený posun umožňuje získať informácie o čase reionizácie.
Çeşitli mesleklere sahip işçiler, katedralin çevresinde belirli alanlarda toplanarak iş bulmak için beklerdi.Ľudia, ktorí chceli vidieť katafalk dokonca na mnohých miestach zaplnili strechy domov.
Belirli bir frekansta toplam faz kayması 360 derecenin katlarıdır.Vďaka unikátnemu senzorovému vybaveniu má pokrytie oblasti v rozsahu 360 stupňov.
Belirli bir maddenin hem üretilme, hem de yok edilme hızları olacaktır.Sú to rýchlosť speciácie a vymieranie druhu.
Örnek olarak belirli bir yıl için döviz kurları verilebilir.Vďaka tomu je možné stanoviť daný ukazovateľ, napr. na úrovni určitého regiónu za dané časové obdobie.
Her alt familya, belirli bir takım çiçekle birlikte evrildiler.Rodina jedla vždy spoločne z jednej misy drevenými lyžicami.
Kiralanan malın kullanma hakkı belirli bir kira karşılığında, belirli bir süre için kiracıya bırakılmaktadır.Požičiavanie je poskytovanie niekomu niečoho na istý čas do užívania na jeho žiadosť.
Belirli bir alanda bir türün önemini ya da gelişimine olan etkileri rapor edebilir.Prav lahko pa poročajo tudi o vplivu razvoja ali pomembnosti posameznih vrst na določenem področju.
Taraf olmayan ülkeler de Mahkeme'yi belirli bir suç için yetkilendirebilir.Če je potrebno, lahko država, ki ni pogodbenica, sprejme pristojnost Sodišča za določeno kaznivo dejanje.