Bilişsel eğilimler belirli bir bağlam içerisinde daha etkili eylemlere yol açabilir.Когнітивні упередження можуть призвести до більш ефективних дій у певному контексті.
Kataloglar hazırlanırken belirli bazı kurallara uyulması gerekir.При складанні законів мають дотримуватися певні правила.
Her kare belirli bir soruya ayrılmıştı.Кожен член ДКО відповідав за визначене коло питань.
Ancak bir ilişkinin "de facto evlilik" olabilmesi için belirli şartları yerine getirmesi gerekir.Доречнішим терміном щодо подібних стосунків є «фактичний шлюб».
Belirli bir IP adresine erişim kısıtlanır.Досягається вказуванням спеціальної широкомовної адреси.
İki kooperatif belirli peynir ve süt içecek bölümleri satıyordu, böylece AB birleşmeyi onayladı.Цим двом вистачало склянки молока та кількох бутербродів, щоб не відволікатися від своїх робіт.
Ancak yine de uygulamada dine belirli oranda önem veriyorlardı.Незважаючи на це, вони певною мірою продовжували свої репетиції.
Bir yönde belirli bir hızda hareket ediyorsunuz (örneğin; kuzeye doğru).Загалом тече на північний схід (на деяких відтинках — на схід).
Milletvekilleri genelde belirli siyasi partilere bağlıdır.Як правило, політики належать до політичних партій.
Genelde de bir liderleri veya belirli üyeleri yoktur.Спільнобачення не має одного або кількох лідерів.
Hâlbuki grubun gitaristi Stuart Braithwaite bu isim hakkında "Aslında belirli bir anlamı yok.За свідченням гітариста Стюарта Брейсвейта, ця назва не має великого значення або глибокого змісту для гурту.
Eğer ışınlar gözden çıkmış olsaydı yıldızları görmemiz için belirli bir süre geçmesi gerekirdi.Супутник мав спостерігати зірки за наперед визначеним переліком.
Sabah çöpçüleri mahallelerde belirli bölgeleri süpürmekle görevlidir.У місті проводяться роботи по спорудженню укриттів в таких зонах.
Askeri planların genellikle belirli kod adları bulunmaktadır.Резолюції ООН вкрай рідко містять імена конкретних політв'язнів.
Bazı darphaneler sadece belirli bir parayı basardı.Керівники походу змогли зібрати лише частину необхідної суми.
Nasıl ve nerede yaşadığı ve ne zaman öldüğü belirli değildir.Невідомо, де і коли він помер.
Bu ise belirli bir eğitim sürecini gerekli kılar.Але це вимагає спеціального тренування.
Erişim tarihi: 16 Aralık 2015. ^ "Klip şarkımızı oylarınızla belirliyoruz".Процитовано 19 серпня 2011. Song > We Will Rock You.
Hiperakuzi aksine Misophonia belirli sesler için spesifiktir.На відміну від гіперакузії, мізофонія пов'язана з певними звуками.
Belirli bir ortamda (örneğin ofis) insanları bir araya getirmek ve bağlamak için eşanlamlıdır.Правовий статус конкретної особи — складне поєднання і переплетіння правомочностей.
SatırKaydır (ShiftRows) - Her satır belirli bir sayıda çembersel olarak kaydırılır.Každá súra se skládá z určitého počtu veršů (ayat).
Fakat belirli hayati olaylar diğer anılara oranla daha net ve öncelikli anılar olabilirler.Nicméně, jisté životní události mohou mít za následek jasnější a dřívější vzpomínky.
Daydream sadece belirli bileşenleri ile yeni telefonlar ve modeller üzerinde çalışacak.Daydream bude pracovat pouze na některých novějších telefonech se specifickými komponenty.
Yani değeri belirli değildir.Jinak není hodnota definovaná.
Far Cry 2'nin harita düzenleyicisi kullanım kolaylığı sağlayabilmek için belirli bir biçimde tasarlandı.Far Cry 2 editor map byl navržen speciálně pro snadné používání.
Bu nedenle, deterministik bir model her zaman belirli başlangıç koşullarında aynı şekilde sonuç verir.Deterministický algoritmus je takový, který za stejných výchozích podmínek povede vždy ke stejnému výsledku.
Her kod ise bir Ulusal Olimpiyat Komitesi’ni belirliyor.Obvykle jeden kód koresponduje jednomu národnímu olympijskému výboru.
Yöresel olarak belirli bir folklor yoktur.V naší obci není žádný folklorní soubor.
Omurgasızların birçoğunda formül, anlamsız (belirli bir kurala uymayan) sonuçlar vermiştir.Což rozzuří spoustu obyvatel, kteří čekali na peníze.
Farklı bir kesimdeki belirli bir düğüm için gönderilen çerçeveler yalnızca o bölüme gönderilir.Rámce adresované konkrétnímu uzlu v jiném segmentu sítě jsou předány pouze tomuto segmentu.
Belirli alanlarda, herhangi bir normal karasal maddeye uygulanabilir olmalı.Dané rozsahy by měly být použitelné na všechny běžné pozemské materiály.
Her bir olay belirli bir anda meydana gelir ve sistem durumunda değişiklik yapar .V určitých okamžicích máme učinit rozhodnutí, která mění stav systému na nějaký jiný stav.
Çeşitlerinin belirli bir ismi ve sayısı yoktur.Tato linka zatím nemá jméno ani číslo.
Bu oyunun adının ne zaman "Bölüm 2" sözcüğünü de ihtiva ettiği de belirli değildir.Neví se, jak ministerstvo dospělo k závěru přidat do názvu číslovku 2.
Yapılan değişiklikle bu türden davalar, belirli ağır ceza mahkemelerinin görev alanına girmiştir.A jako takový má nepochybně své místo v systému alternativních trestů.
Hastalık bulaştıktan sonra belirli bir tedavisi bulunmamaktadır.Jakmile se člověk nakazí, neexistuje žádná specifická léčba.
Nasıl ve nerede yaşadığı ve ne zaman öldüğü belirli değildir.Není zcela jasné kdy a kde zemřel.
Değerler ASCII dizgisi ya da boşlukla ayrılmış belirli tiplerin ardışık bir dizisi olabilir.Hodnota je ASCII řetězec nebo posloupnost určitých značek oddělených mezerou.
Görünümü pek belirli değildir.Jeho vzhled není příliš dokonalý.
Z(x) belirli bir konum x ilgili değişkenin değeri olsun.Nechť Z(x) je hodnota požadované proměnné na určitém umístění x.
Fakat haftanın belirli bir günü köye doktor gelmektedir.Jeden den v týdnu v obci ordinuje praktický lékař.
Insei (Japonca: 院政; "manastır yönetimi"), Japonya'da Heian döneminde belirli bir hükümet şekliydi.Insei (jap. 院政), byla specifická forma vlády v Japonsku využívána v období Heian.
17. yüzyıla kadar belirli ölçüde özerkliğini korudu.Určitý význam si udržela do 17. století.
Eylem belirli bir zamanda gerçekleştirilen etkinliğin tanımıdır.Účinnosti nabývá okamžikem, který se v rozhodnutí stanoví.
Bu göre sadece işlevi meydana getiren süreçler belirli bir modülariteye sahipse yapılabilir.To proto, že klienti mohou mít zájem pouze o určitý druh událostí.
Sıralama bir dizi elemanı, belirli bir özelliğine göre sıraya dizme işlemine verilen addır.Další spiklenec, o jehož přesné úloze existuje několik verzí.
İnert gaz veya atıl gaz, belirli şartlar altında kimyasal reaksiyona girmeyen bir gazdır.Inertní plyny (neboli netečné plyny) jsou plyny za daných podmínek nepodléhající chemickým reakcím.
Ayrıca her yıl belirli dönemlerde puhut şöleni denen bir şölen düzenlenmektedir.Každé décadi se navíc slavil svátek něčeho.
Göktürklerde yılın belirli dönemlerinde toplanan Toygun'a boy başkanları katılırdı.K vládě se tak na několik bouřlivých let dostali Whigové.
Kuleler belirli alandaki düşman birimlere hasar verir.Nukleární raketa Ničí část nepřátelského území a jednotek.
Proto bir dil, belirli bir dönemdeki konuşma dili ile birebir aynı olmayabilir.Tak jistě docílíme toho, že nový jazyk Ln se bude lišit alespoň v tomto jednom slově.
Türkünün belirli bir şekli yoktur.Árie nemá pevně danou formu.
Bazen gözlemci sadece belirli bir yönde ilgilenir.A přesně by bylo nutné zkoumat povolání pozorováním pouze z jednoho konkrétního hlediska.
Belirli periyotlarla "Tarama Sınavları", dönem sonlarında "Dönem Bitirme Sınavları" yapılır.Druhá sada zkoušek, „Final Honour School“ („Finals“) probíhají na konci studia.
Bazı salgın hastalıklar da belirli yerleşim yerlerinin terk edilmesinde etkendir.Výskyt některých onemocnění závisí také na lokalitě.
Egzersizin neden olduğu anafilaksi genelde belirli gıdaların yenilmesi ile de bağlantılıdır.Případy anafylaxe vyvolané cvičením jsou často spojovány s požitím určitých potravin.
Çoğu kütüphane, belirli makalelere erişim sağlayan kütüphanelerarası ödünç alma sistemine bağlıdır.Mimo jiné knihovna nabízí půjčování laptopů.
Bu sırada Kuveyt şehrindeki belirli hedefler de bombalandı.V roce 1999 byly v rámci bombardování SRJ některé objekty na území města poničeny.
Yere belirli bir sayıda (mesela.V některých námořních silách (například.
Duvarları sadece belirli çizgili halka kaslardan yapılmıştır.Stěny jsou tvořeny svislými čedičovými sloupy.