Epigenetikler herhangi belirli bir genin aktivitesi düzeyine değinmektedir.ويشير علم التخلق إلى مستوى نشاط أي جين معين.
Belirli alanlarda, herhangi bir normal karasal maddeye uygulanabilir olmalı.وينبغي أن تنطبق النطاقات المحددة على أي مادة أرضية عادية.
Bölünme zamanı hayvanın belirli bir büyüklüğe ulaşmasıyla saptanır.هناك تفسير آخر للجمع وهو مد طول قطعة ما بمقدار معين.
Uzman, belirli bir konuda ileri teknik ya da beceriye sahip kişidir.خبير المجال هو شخص ذو معرفة خاصة أو مهارات في مجال معين .
Sabah çöpçüleri mahallelerde belirli bölgeleri süpürmekle görevlidir.وأدخل الخل في بعض المناطق كمحمض للسلطات.
Eylemin geçmiş belirli bir zamanda yaşanmış olduğunu gösterir.دلالته على حدث وقع في زمن معين.
Belirli Antik Roma yollari bir özel yol isimi tasimaktaydi.عملت شركات خاصة على مكافحة حرائق روما قديما.
Protokol işleyicileri, belirli veri depolarını endekslemek için kullanılır.التحقق من المفاتيح لتعرف على المستودعات الامنة.
Anayasa tarafından belirlenen belirli koşullar altında Meclis feshetme hakkına sahiptir.وفي حالات دستورية معينة، يحق بحل مجلس النواب.
Belirli bir bilgisayar için seçilen komut kümesi bu bilgisayarın makine diliyle yazılımlanmasını belirler.إن الأمر الجزئي يكون معد بحيث أن حاسب معين يدعم ما يعرف بلغة آلة الحاسب.
Gizlilik konusundaki endişeler Google'ın bu hizmetinin belirli ülkelerde askıya alınmasına yol açmıştır.ويعود سبب إلغاء جوجل لبعض خدماتها في الصين للحجب.
Ama bazı tür sözleşmelerin belirli biçimde yapılması yasalarda öngörülmüştür.ومع ذلك، على أنواع معينة من اتفاقات الامتياز أحكام قابلة للمقارنة.
Kuleye ulaşım her gün belirli saatler arasında Salacak ve Kabataş'tan sağlanır.يجب إعادة شحن البطارية كل يوم تقريباً.
Ama tutukluluğun belirli bir süreyi geçmesi halinde artık tek başına yeterli değildir.إذا لم يكن لديه جمهورا حقيقيا سواها كان هذا يكفي لبعض الوقت.
Böyle bir yaklaşım belirli integrallerin sayısal hesaplanmasında kullanılabilir.يمكن أن يكون هذا معقدًا إلى حد ما عند استخدام مستويات متعددة من الإقتباسات.
Ayrıca belirli bir lider veya kumandan bulunmamaktadır.وذكر أيضاً أن لا سلطان عليهم ولا زعيم كبير.
Belirli bir öğünde tüketilen yiyeceklere yemek denir.أو إنها تروج لمجموعة غذائية معينة.
Ancak sağlık görevlileri belirli aralıklarda hizmet etmektedir.بعض ممارسي الطب النفسي يتخصصون في مساعدة فئات عمرية معينة.
Vergi tutarı, satışı yapılan nesnenin toplam bedeline belirli bir yüzde uygulanarak hesaplanabilir.وغالبًا ما يتم حساب العمولة على أساس النسبة المئوية للبضاعة المباعة.
Her pasaj belirli bir hitapla başlar.يبدأ كل فصل باقتباس.
Bu tahminlerin uygunluğu ve belirliliği, bir kuramın potansiyel olarak ne kadar kullanışlı olduğunu belirler.وصحة هذه التنبؤات ودقتها هي التي تحدد مدى فائدة النظرية.
Bu terim, belirli bir olayın, eylemin ya da daha geniş statükoya karşı referans olarak gösterilebilir.ويستخدم هذا المصطلح للإشارة إلى حدث أو فعل معين، أو الإشارة إلى الوضع الراهن الأعم والأشمل.
Ayrıca Gürcistan'a haftanın belirli günlerinde Bulancak Otogarından seferler yapılmaktadır.لكن ومع ذلك، تسبب هذا بإغضاب إيه جاي التي صفعت كايتلين اسبوعا بعد اسبوع.
Böylece, grup, belirli konularda bölünebilir.Deste modo, o Grupo, pode ficar dividido em certas questões.
Tanrılar evrenin belirli bölgeleri ile bağlantılıdır.Deuses estavam ligados a regiões específicas do universo.
Her bir görevde Anderson'ın belirli haydutları yakalaması veya öldürmesi gerekir.Cada uma das missões exige que Anderson capture ou mate um determinado fora-da-lei.
Renk uzayı belirli bir renk organizasyondur.Um espaço de cores é uma organização específica de cores.
Geçiş bölgesi kesin belirli bir yükseklikte oluşmaz.A região de transição não ocorre em uma altitude bem definida.
"FM bandı" terimi, belirli bir ülkedeki FM yayınına ayrılmış frekans bandını tanımlamaktadır.O termo "banda de FM" refere a faixa de frequência, num determinado país, que é dedicada à transmissão FM.
Her kod ise bir Ulusal Olimpiyat Komitesi’ni belirliyor.Geralmente, um código corresponde a um único Comitê Olímpico Nacional.
Kılavuzlar belirli politikaları numaralandırır.As diretrizes estabelecem políticas específicas.
Anıların uyku sırasında etkinleştirilmesi, belirli sinir ağlarında kalıcı sinaptik değişimlere neden olabilir.A reativação de memórias durante o sono pode levar a alterações sinápticas duradouras em certas redes neurais.
Mobilya için kullanılacak tüm iç ahşap belirli bir akçaağaç türünden hasat edildi.Toda a madeira do interior a ser usada nos móveis precisava ser colhida de uma determinada espécie de bordo.
Enstitü, belirli bir amaç için oluşturulmuş organize bir kuruluşdur.Instituto é uma organização permanente criada com propósitos definidos.
Genç bir kadın da, yine at sırtında, adamın belirli bir mesafe arkasından dört nala gitmeye başlar.Uma mulher jovem, também montada a cavalo, passa a galope a uma determinada distância atrás do jovem.
İktisadi politika belirli bir alandaki ticareti teşvik etmek amacıyla tasarlanmıştır.A política econômica, tal como foi, foi projetada para encorajar o comércio através de uma área particular.
Stratarchai'nin biri olarak listelenmiştir, dolayısıyla belirli olmayan askeri rolü simgeler.Ele está listado como um dos estratarcas (stratarchai), denotando assim um papel militar não especificado.
İngiltere gibi bazı ülkelerde sadece belirli dozlar bulunabilmektedir.Em alguns territórios, como o Reino Unido, apenas algumas dosagens podem estar disponíveis.
Belirli bir amacı gerçekleştirmeye yöneliktir.A razão está focada para alcançar um determinado objetivo.
Ayrıca Google belirli ülke ve bölgelerde bazı siteleri kendi inisiyatifiyle engellediği için eleştirilmiştir.O Google tem sido criticado por sua censura de determinados sites em determinados países e regiões.
Outlook 2000 ve sonrası, Outlook Eklentileri adı verilen belirli COM bileşenlerini destekler.O Outlook 2000 e os mais recentes suportam componentes COM específicos chamados Add-ins Outlook.
Bazı ajanlar belirli türlere özgüdür.Alguns dos agentes são específicos de determinadas espécies.
Şu anda Pocket PC cihazları belirli bir işlemci mimarisi ile standardize edilmemiştir.Até o momento, dispositivos Pocket PC não tinham sido padronizadas com a arquitetura específica CPU.
Insei (Japonca: 院政; "manastır yönetimi"), Japonya'da Heian döneminde belirli bir hükümet şekliydi.O sistema Insei (院政, sistema Insei?) foi uma forma especifica de governo no Japão durante o período Heian.
Milletvekili adayları okuma-yazma bilmek ve belirli bir mal varlığına sahip olmak zorundaydı.Os candidatos a deputado tinham que saber ler, escrever e possuir uma determinada quantidade de riqueza.
Çemberler, arama veya konuşma gibi belirli etkinlikleri göstermek için canlanır.Os círculos são animados para indicar certas atividades tais como a pesquisa ou a fala.
Kitaplar belirli karakterlerin gözünden anlatılan bölümlere bölündü.O tipo de mensagem determina os tipos de segmento esperados na mensagem.
Tüplerdeki gerilim belirli bir limite ulaşırsa, lastik gibi bükülür ve Güneş'in yüzeyinde patlar.Se a tensão nos tubos atinge um certo limite, eles se torcem e perfuram a superfície do Sol.
Örneğin, Arial gibi belirli bir yazı tipi, roman, kalın ve italik yazı tiplerini içerebilir.Por exemplo, um determinado tipo de letra, como Arial, pode incluir fontes romanas, negrito e itálico.
Gram boyama da listeriosis gibi belirli bir yerdeki enfeksiyonları belirlemek için güvenilir olmayabilir.A coloração de Gram é menos sensível em determinadas infeções, como a listeriose.
Daydream sadece belirli bileşenleri ile yeni telefonlar ve modeller üzerinde çalışacak.O Daydream só funciona em novos smartphones com componentes específicos.
Belirli tarihlere eklenen bazı olaylar doğru görüntülenmeyebilir olan bir sorunu giderir.Algumas vezes, os fatores que causam um episódio não podem ser identificados.
Belirli bir taksondan sonra verilen takson ve parantez içindeki semboller bu ilişkileri tanımlamaktadır.A taxa e símbolos entre parênteses após uma dada taxa defini esses relacionamentos.
Bunlar her tuş koduna belirli bir karakter karşılığı düşürürler.Exibem em cada ponto a condição de um caráter em um determinado táxon.
2016 yılında da filmin galaları belirli ülkelerde yapıldı.O projeto Tóquio 2016 também foi apresentado em diversos países.
Bu terim, belirli bir olayın, eylemin ya da daha geniş statükoya karşı referans olarak gösterilebilir.O termo pode ser aplicado em relação a um evento ou situação particular, ou para um status quo maior.
Matematikte, bir uzay belirli bir matematiksel yapıya sahip bir kümedir.Em matemática, um espaço é um conjunto dotado de alguma estrutura matemática adicional.
Kampta kaç askerin öldürüldüğüne dair belirli bir rakam belli değildir.Não se sabe ao certo a quantidade de soldados envolvidos na batalha.
Aşı yapılması hem yetişkin hem de çocuklarda belirli bakteriyel ve viral pnömonilere karşı korur.Vacinação é eficaz para prevenir certos tipos de pneumonias bacterianas e virais em crianças e adultos.
Diğerleri ise onu belirli bir milli kimlikle etiketlememişlerdir.Ao que parece, os demais manuscritos do lote, não teriam sido devolvidos.