Bazen bir göz belirli hastalıkları ya da yaralanmaları takiben renk değiştirebilir.Цвет глаз может изменяться и в связи с некоторыми болезнями.
Başka bir deyişle, belirli bir durum ortaya çıktığında, bir organizma iki sistemden biriyle tepki verebilir.Либо при определённом стечении обстоятельств система создаст два одиночки.
Bir yönde belirli bir hızda hareket ediyorsunuz (örneğin; kuzeye doğru).От истока течёт на юго-запад (параллельно Чулыму).
Belirli bir yazı stili yazı tipi, hat türü, el veya alfabe gibi tanımlanabilir.Стиль письма, обычно описываемый как шрифт, рука или алфавит.
Yani, sağkalım fonksiyonu ölüm zamanının belirli bir zamandan sonra olma olasılığıdır.Возможно, в этом и кроется истинная причина сокрытия времени смерти.
İkinci bir anlamı ise, ‘belirli işleviyle özellik gösteren büyük insan kalabalığı’ .Третий, «хлеб, присущий великой личности».
Joseph Pilates 500 belirli egzersiz tasarladı.Джон Бенсон создал более 500 полотен.
Taşı ve sürükle: İki ağırlık (genellikle örs) belirli bir mesafeye taşınır ve bırakılır.В вибрато различают скорость (частоту) и размах (амплитуду).
Belirli dosya türleri için indeksleme eklentileri de mevcuttur.Создание исключений для конкретных типов файлов.
Haritanın güvenli bölgesine gitmek için oyunculara belirli bir zaman verilir.Для передвижения по игровому пространству используется карта.
Her birinin hudutları kesin olarak belirlidirler.Каждый из видов обладает своими вкусовыми качествами.
Eylemin geçmiş belirli bir zamanda yaşanmış olduğunu gösterir.Описывает действие, произошедшее в неопределённом прошлом.
Vücudun sadece belirli bir bölgesini uyuşturan anestezi türüne ise lokal anestezidir.Потеря чувствительности определенного участка тела под воздействием местного анестетика.
Cemiyetin ne zaman kurulduğu ve dolayısıyla ne kadar süre faal kaldığı belirli değildir.Почему они не приводят к деструкции органа и как долго находятся в его просвете, пока не ясно.
Belirli bir niyetleri var gibiydi."Думаю, здесь есть какой-то умысел» .
Ticari hava taşımacılığında tüm uçaklarda kabin belirli sınıflara ayrılır.В этом самолёте весь салон оборудован под бизнес-класс.
Birinci UGFTdeki uluslararası katılımcılar kesinlikle belirli değildir.Список епископов первого тысячелетия не полон.
Durfee belirli aralıklarla televizyonda görünmüş, Noah's Ark (1956) gibi tv programlarına katılmıştır.После завершения карьеры, принимала участие в телевизионных шоу таких, как Ноев ковчег (1956).
Bu rakamların bu kadar düşük seviyede olmasının belirli birçok sebebi vardı.А для конкретных многообразий это количество может быть меньшим.
Yarışma, verilen algoritmik problemlerin belirli bir zamanda çözülmesi şeklinde gerçekleştirilir.Соревнование состоит из набора алгоритмических задач, которые должны быть решены за определенное время.
İlk zamanlar parlamento döneminin belirli sınırı yoktu.Первые годы община не имела определённого статуса.
Hiperakuzi aksine Misophonia belirli sesler için spesifiktir.В отличие от гиперакузии, мисофония связана с определёнными звуками.
Taksonlar belirli sistematik kurallara göre sıralanmışlardır.Игроки делают ходы в определённой последовательности, заданной правилами.
Karışımda bulunan maddelerin miktarı gelişi güzeldir; aralarında belirli, sabit bir oran yoktur.Они — лучшие в своём деле, и никто из них не может взять верх в этом противоборстве.
Çoğu tanrı hayatın belirli yönleriyle ilişkilidir.Боги управляли разными сферами жизни людей.
Belirli sayi huviyetli nesnenin ortaya cikma olasigi 1/n olur.По свойству 1 это собственное значение вещественно.
Belirli kurallar koyma ve bu kuralları uygulamak gereklidir.То есть следят за тем, чтобы эти нормы соблюдались.
Çoğu durumda belirli bir işletmenin örneği ile gerçekleştirilir. ^ çalışmasıВыполняется в большинстве случаев на примере конкретного предприятия.
Enstitü, belirli bir amaç için oluşturulmuş organize bir kuruluşdur.المعهد هو منظمة دائمة التي أنشئت لغرض معين.
Bu etnik yaklaşımda, etnisite ve ırk, belirli amaçları gerçekleştirmek için araç olarak görülüyor.في هذا الحساب الخاص بالعرقية، يُنظر إلى الإثنية والعرق على أنهما وسيلة مفيدة لتحقيق غايات معينة.
Sarkisyan, 3 Nisan 2014 tarihinde istifasını açıkladı ancak belirli bir sebep göstermedi.أعلن تيغران الاستقالة في 3 أبريل 2014 لكنه لم يعط سبب محدد.
Her alt familya, belirli bir takım çiçekle birlikte evrildiler.وكل فُصيلة تطورت بتزامن مع مجموعة معينة من الزهور.
İngiltere gibi bazı ülkelerde sadece belirli dozlar bulunabilmektedir.في بعض المناطق، مثل المملكة المتحدة، قد تتوفر جرعات معينة فقط.
Bu gibi malzemeler ıslak ortamlarda veya belirli derinliklerde su altında kullanılabilir.وقد تستخدم تلك الأشياء في البيئات الرطبة أو تحت الماء حتى أعماق محددة.
Tanrılar evrenin belirli bölgeleri ile bağlantılıdır.كان المصريون يربطون بين الآلهة وأجزاء معينة من الكون.
Anıların uyku sırasında etkinleştirilmesi, belirli sinir ağlarında kalıcı sinaptik değişimlere neden olabilir.يمكن أن يؤدي إعادة تنشيط الذكريات أثناء النوم إلى تغييرات متشابكة دائمة في بعض الشبكات العصبية.
Çeşitli mesleklere sahip işçiler, katedralin çevresinde belirli alanlarda toplanarak iş bulmak için beklerdi.وبينما كان العمال من مختلف المهن يجتمعون في مواقع معينة حول الكاتدرائية في انتظار عروض العمل.
Bu nedenle, belirli bir anda dalga ve parçacığın tam özelliklerinin ölçülmesi imkânsızdır.ولذلك، فإنه من المستحيل قياس كامل خصائص الموجات والجسيمات في لحظة معينة.
Bu, karar vericinin belirli bir sorun alanında karar vermesine izin veren uygulamanın parçasıdır.هذا هو جزء من الطلب الذي يسمح لصانع القرار لاتخاذ القرارات في مجال معين المشكلة.
Test edilebilecek yeterlilikte belirli olmayan tahminler de kullanışlı değildir.كذلك فالتنبؤات التي لا تتناول جوانب محددة يمكن إخضاعها للاختبار ليست مفيدة بالمثل.
Amerika Birleşik Devletleri vatandaşlığı belirli haklar, görevler ve faydalar içeren bir statüdür.قانون الجنسية في الولايات المتحدة الأمريكية، أن تكون مواطنا هي حالة تستتبع حقوق محددة، أفضليات، وواجبات.
Çoğu tanrı hayatın belirli yönleriyle ilişkilidir.ارتبطت معظم الآلهة بجانب من جوانب الحياة.
Bu protokol belirli bir uyumluluk (consistency) modeline göre bellek tutarlılığını sağlar.يختار بروتوكول للتماسك، وفقا للنموذج الاتساق، ليحافظ على تماسك الذاكرة.
Askeri planların genellikle belirli kod adları bulunmaktadır.في الغالب تحمل الخطط العسكرية أسماء حركية.
Aksak zamandaki sert hoplayışlar bu oyunun belirli özelliğidir.أن يُعرف عملي في لُعبة العُروش بهذه الطريقة هي لحظة مُؤثرة بالنسبة لي.
Yere belirli bir sayıda (mesela.في الحالات الأكثر تعقيدًا (على سبيل المثال.
İnert gaz veya atıl gaz, belirli şartlar altında kimyasal reaksiyona girmeyen bir gazdır.الغاز الخامل هو عبارة عن غاز لا يخضع لتفاعل كيميائي عند شروط معينة.
Tüm düşünce anketleri gibi çıkış anketleri de belirli bir hata payı içerir.تنطوي عمليات مسح اقتراع الناخبين، شأنها شأن كافة استطلاعات الآراء، على هامش من الخطأ.
Bir döngü, belirli bir koşul sağlanana kadar tekrar eden komutlardan oluşur.التكرار الحلقي هو مجموعة من التعليمات تنفذ حتى تتم حالة معينة.
Belirli bir tedirginlik vardı.لقد كان هناك بعض التوتر...
Bunlarla yaptığı çaprazlamalarda bazı belirli özelliklerin değişmediğini saptadı.كشف هذا عن أن شخصيته لم تتغير.
Renk filtreleri belirli ışık dalgalarının filme ulaşmasını engellemek için kullanılır.تعمل مصفيات الألوان عن طريق منع موجات ألوان معينة من الضوء من الوصول إلى الفيلم.
Aşı yapılması hem yetişkin hem de çocuklarda belirli bakteriyel ve viral pnömonilere karşı korur.يقي التطعيم من الإصابة بأنواع معينة من ذات الرئة البكتيري والفيروسي لدى الأطفال والكبار.
Genel uygulamada dönemsel borç tutarının belirli bir oranı asgari ödeme tutarı olarak belirlenir.لحساب الأجر السنوي، وكان يستخدم أدنى الحد الأدنى للأجور العام.
((Fakat köye belirli günlerde doktor gelmektedir)).وبطبيعة الحال أصبح يلقبونه أبناء القرية بالأستاذ.)) .
Taksonlar belirli sistematik kurallara göre sıralanmışlardır.وينظم القروض الشخصية من قبل قواعد محددة.
Bu referandumlar için gerekli şart belirli sayıda imzanın seçmenlerden toplanmasıdır.وحصل أصحابه على أكثر من التوقيعات الكافية لإجراء استفتاء.
İlk başlanacak tedavi belirli bir bölgede ya da nüfusta menenjite neden olan bakterinin tipine bağlıdır.يعتمد اختيار العلاج الأولي إلى حد كبير على نوع الجرثومة التي تسبب التهاب السحايا في مكان أو شعب معين.
Z(x) belirli bir konum x ilgili değişkenin değeri olsun.(A(x تمثل القيمة للمتغير A في الحالة x.
Tek başına bir müzik türü değildir, belirli türlere ayrılmıştır.كان كاش موسيقيًا غير مرتبط بنوع واحد.