Belirli bir konuda tecrübe sahibi olan kişiler o alanda uzman olarak nitelendirilir.Ce sont donc des personnes ayant une certaine expérience professionnelle dans le domaine.
Bu nedenle, deterministik bir model her zaman belirli başlangıç koşullarında aynı şekilde sonuç verir.Ce genre de machine produit toujours un résultat identique pour des conditions de départ identiques.
(Çocuk bahçede koşuyor.) - Belirli bahçe ve çocuktan bahsediliyor.Il est agrémenté d'une mare et d'un jardin d'enfants.
Belirli tip yanlışlıklardan meydana gelen hataları bir daha oluşmalarını imkansız kılarak yok ederler.Elle ne peut pas détecter certains types d'erreurs.
Stirling motoru, içinde belirli bir gaz bulunan ve kapalı devre çalışan bir ısı motorudur.Le moteur Stirling est un moteur à combustion externe et à fluide de travail en cycle fermé.
Belirli adresler için haritalar bulma.Souscription à des carnets d'adresses distants.
Satışı yapılan ürünler belirli sektörlere aittir.Les biens sont vendus à des particuliers.
Bu kavram yalnızca belirli milletleri değil, derileri siyah olan tüm insanları kapsar.Nous devons tous poser ces questions, pas juste les noirs.
Belirli bir özelliği olmalı, aksi takdirde her şey birbirine girer.Elle doit en choisir une, sans quoi tous mourront pendus.
Günün belirli saatlerinde herkes saraya girebilir ve bahçesinde gezinebilir.Il est possible, pendant certaines heures de la journée, de se promener au travers du palais.
Keklik terimi belirli bir taksonomik gruba denk gelmez.Le chauffeur de taxi ne notera rien de particulier dans son attitude.
Sabah çöpçüleri mahallelerde belirli bölgeleri süpürmekle görevlidir.Les faisceaux de colonnettes sont contournés par des sections en hémicycle.
Fakat bu ifadelerin anlayışı belirli biçimde farklıdır.D’un côté, la façon d’écrire est indubitablement particulière.
Belirli hesaplamalar için ve özellikle farklı kriptografi uygulamalarında kullanılır.Les applications sont nombreuses, particulièrement en cryptographie.
Belirli bir hareket tarzı vardır.On sent un mouvement d’ensemble.
Yani, sağkalım fonksiyonu ölüm zamanının belirli bir zamandan sonra olma olasılığıdır.La fonction de survie est égale à la probabilité que le décès intervienne après un temps t donné.
Bu turneler dışında sadece ara sıra belirli canlı performanslar için gözüktü.En plus de ces tournois d'autres tournois gratuits sont organisés de temps en temps.
1930'larda beste yapmaya başladı ve yaşadığı şehirde belirli bir popülerlik kazandı.Il commence à composer durant les années 1930 et connaît alors une certaine notoriété dans sa ville natale.
Ancak bu durum yalnızca belirli bir anlık var olabilir.Cette solution peut n'être que ponctuelle.
Onun felsefesinde dasein belirli bir türden var oluştur.Fil définit une forme réalisée dans un certain matériau.
Ülkede bağımsızlığın kazanılmasından sonra belirli alanda sıkıntılar baş göstermeye başlamıştı.Par exemple, le soutien à l'indépendance commença à se répandre dans certains milieux.
Ancak Afgan sözcüğü belirli bir etnik grubu tanımlamaz.Selon elle, le terme de « bobo » ne définit aucune catégorie sociale.
Çünkü hoparlörler belirli bir dalga boyuna kadar sınırlandırılmıştır.Tous les fluides sont visqueux jusqu'à un certain degré.
Eğer kader var ise ve her şeyi kader belirliyor ise insan niçin sorumlu tutulacaktır?Si tout dépend du destin, comment certaines choses peuvent-elles dépendre de nous ?
Milletvekilleri genelde belirli siyasi partilere bağlıdır.Les candidats sont habituellement nommés par des partis politiques.
Dışa göç, belirli koşullar altında da gerçekleşebilir.Celui-ci peut s'effectuer en bord de mer sous certaines conditions.
Bu nedenle belirli aralıklarla mürekkebe batırılması gerekir.En contrepartie, l'encre devra être nettoyée.
Buna karşın, belirli integral şeklinde bazı fonksiyonların integral değerleri hesaplanabilir.Toutefois une valeur de certaines intégrales définies de ces fonctions peut parfois être calculée.
Mineraller belirli bir sıcaklık ve basınç altında duraylı durumda bulunurlar.Les différents minéraux se forment à des conditions de température et de pression précises.
Bunun yanında belirli eşyaları düşürmek için de oyundaki canavarlar avlanabilir.Les chasseurs et les monstres peuvent aussi bien utiliser des capacités particulières pendant le jeu.
((Fakat köye belirli günlerde doktor gelmektedir)).(Y a-t-il un Docteur dans le cheval ?).
Metrobüs hattında kullanılan otobüs modellerinin belirli standartları vardır.Les autobus disposaient du schéma de la ligne en papier.
Her jüri üyesinin belirli bir kontenjanı vardır ve seneye göre değişir.Le samedi, chaque société a un thème spécifique qui change d'année en année.
Latincede belirlilik artikelleri bulunmaz.Cette préposition n'existe pas en latin.
Sıralama bir dizi elemanı, belirli bir özelliğine göre sıraya dizme işlemine verilen addır.La fonction cube désigne celle qui, à un nombre réel donné associe son cube.
(Muayyenlik) Belirlilik ilkesi Ayni haklar yalnızca önceden belirli nesneler üzerinde kurulabilirler.Jugement a priori que l'on doit cependant pouvoir cerner à partir de critères distinctifs.
Bu iklim tipinde mevsimler çok belirli olmaktadır.Des saisons peu marquées expliquent en partie ce climat.
Bazı kuleler belirli bir düşmana daha etkilidir.Certaines variétés sont plus résistantes que d'autres.
Bu değişiklik belirli bir gecikmenin ardından Protestan ve Ortodoks ülkelerde de uygulanmıştır.Este cambio también se llevó a cabo en los países protestantes y ortodoxos algún tiempo después.
Çoğu ülkede, belirli frekanslar RTK amacıyla özel olarak tahsis edilmiştir.En la mayoría de los países, ciertas frecuencias se asignan específicamente para uso de RTK.
İnsanlar onları belirli bir süre içinde başka mal veya hizmetler üretmek için kullanır.Se usan para producir otros bienes o servicios durante un cierto período de tiempo.
İsrail’de belirli şehirler ve bölgeler, daha çok dini veya daha çok laik olmalarıyla bilinirler.En Israel, ciertas ciudades y regiones son conocidas por ser especialmente laicas o religiosas.
Yollar: Belirli bir yolu izlemesi istenen nesneler için yollar tanımlanabilinir.Hay ciertos tramos que quedan de una vía, por lo que se debe ser precavido.
1998-2012 süresi içinde, belirli bir açıklama kabul oldu.En el periodo 1998-2012, una en particular, ha llegado a ser aceptada.
Yüksek performanslı ya da düşük güç çekirdeği yalnızca belirli bir zamanda etkin olacak.Sólo los núcleos de alto rendimiento o de baja potencia estarán activos en un momento dado.
RAID belirli uygulamalarda performansı artırabilir.RAID puede mejorar el rendimiento de ciertas aplicaciones.
Belirli gün ve haftalar 2009 Dünya Tiyatro Günü Mesajı Augusto Boal'dan Sayfası«Mensaje del Día Mundial del Teatro 2009, por Augusto Boal».
Diğerleri ise onu belirli bir milli kimlikle etiketlememişlerdir.En otras obras, su parentesco no está bien definido.
"Bu tür belirli bir entelektüel çöküşe yaklaşan hiçbir şey yoktur.«Nunca hay nada parecido a esa clase específica de intelectualidad.
Bu belirli karakteristikler, elementlerin atomik emisyon spektrumu tarafından belirlenmesine olanak tanır.Estas características definidas permiten identificar los elementos por su espectro de emisión atómica.
Millet ise geçmişten geleceğe doğru belirli bir soyu ifade etmektedir.Anexo:Reyes aqueménidas de Persia Vahyazdata Antigua.
Insei (Japonca: 院政; "manastır yönetimi"), Japonya'da Heian döneminde belirli bir hükümet şekliydi.El Insei (院政, ''Insei''?) fue una forma específica de gobierno en Japón durante el período Heian.
Belirli büyük birleşim kuramı topolojik kusurların eski evrende oluştuğunu tahmin eder.Algunas teorías de la gran unificación predicen que defectos topológicos se formaron en el universo temprano.
Bazı organlar belirli elementleri ve aynı zamanda onların radyonükleid varyantlarını barındırırlar.Algunos órganos concentran ciertos elementos y también los radioisótopos de sus variantes radioactivas.
Bir yılda belirli ödemeler vardır.También se conceden varios certificados en un año.
Her bir harmonik Dünya'nın merkezideki manyetik yükler belirli bir düzenlemeye eşdeğerdir.Cada armónico es equivalente a una determinada ordenación de las cargas magnéticas en el centro de la Tierra.
Bu durumda belirli integral sayısal olarak hesaplanır.Por lo tanto esta integral se deberá,para otros casos, calcular numéricamente.
Karşıdı nadir olan zenit, belirli bir gök cismi tarafından gökte ulaşılan en yüksek noktaya verilen isimdir.En éstas últimas solo se gozaría del asilo si estuviese expuesto el Santísimo.
Bu, karar vericinin belirli bir sorun alanında karar vermesine izin veren uygulamanın parçasıdır.Ésta es la parte de la aplicación que permite la toma decisiones en un problema particular.
Enstitü, belirli bir amaç için oluşturulmuş organize bir kuruluşdur.Una red es un conjunto de elementos organizados para un determinado fin.