Ana içeriğe geç
Sözlük

belirgin ile cümle

belirgin kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Ayrıca bu semptomlara artrit (erkeklerde daha belirgin) ve ateş eşlik edebilir.It may also be accompanied by arthritis (more prominent in men) and fever.
Münih'in bilim kitabında onun adı belirgin bir şekilde eksik olacak!"In the science book of Munich, his name would be markedly missing!"
Kayboluş (1988) daha az belirgin bir örnektir.The Vanishing (1988) is a less conspicuous example.
Yahudilikte, anagojik yorum ortaçağ Zohar'ında da belirgindir.In Judaism, anagogical interpretation is also evident in the medieval Zohar.
Bu etkiler eserlerinin çoğunda belirgindir.These influences are evident in the majority of her works.
Kerrang!'den Don Kaye ise, albümde "grubun güveni ve kimliğinin" belirgin olduğunu söyledi.Don Kaye of Kerrang! praised the band's "confidence and identity," unusual in debut albums.
Derin bir hikaye, hayatın oldukça belirgin bir özelliği hakkında doğru hissettiren bir hikayedir.A deep story is a story that feels true about a highly salient feature of life.
Yapısal açıdan borun en belirgin kimyasal bileşikleri hidritlerdir.From the structural perspective, the most distinctive chemical compounds of boron are the hydrides.
Hayyam, genelde şiirlerindeki eğlence düşkünlüğünün belirgin olmasından dolayı Rubaileri ile ünlenmiştir.Seine Stammtischfreunde machen sich häufig wegen seines Kobolds über ihn lustig.
Bu gelişmeler belirgin bir şekilde 1929 – 1933 yılındaki ekonomik kriz sırasında olmuştur.Dies wurde vor allem während der Wirtschaftskrise von 1929 bis 1933 deutlich.
Bu Cotta kitabevinin 1846 yılında Gümrük Birliği makalesinin basımını durdurmasıyla daha belirgin hale geldi.Bezeichnend ist, dass der Buchhändler Cotta 1846 die Herausgabe des Zollvereinsblattes aufgab.
Genel anlamda Aktium Muharebesi Antonius ve Kleopatra’nın belirgin yenilgisiyle sonuçlandı.Insgesamt endete die Schlacht bei Actium also mit einer klaren Niederlage Antonius' und Kleopatras.
Varsayım belirgin olmalıdır.Die Vermutung ist offen.
Fakat Türkiye'nin Avrupa Birliği'ne yakınlaşmasıyla birlikte bu durum belirgin şekilde değişti ve rahatladı.Doch durch die Annäherung der Türkei an der EU, hat sich die Lage sichtlich entspannt.
Belirgin biçimde bireyci olarak bu yaptığını ahlaki yükümlülük olarak gördü.Als ausgeprägter Individualist empfand er diese Vorgehensweise als moralische Verpflichtung.
Gözlerinin gerisinde büyük bir belirgin leke vardır.Hinter den Augen befindet sich eine auffallende Einschnürung.
Ama belirgin bir özelliği vardır ki Kurban Köftesi.Es handelt sich um das eindeutige Zeichen für einen Opferfund.
Düzyazı, tiyatro ve görsel sanatlar geleneksel olarak daha az belirgin bir konumdadır.Prosa, Theater und bildende Künste sind traditionell weniger ausgeprägt.
Ateş belirgin bir şekilde görülür.Das Feuer war tatsächlich deutlich zu sehen.
Halkın belirgin özelliklerinden biri, millet olma özelliklerine veya bilincine ulaşmamış olmasıdır.Nicht der Mensch hat ein Gewissen, sondern das Gewissen hat den Menschen.
Patlama biçimi, tarihsel süreç içinde belirgin bir biçimde değişmiştir.Sein Ausbruchsmuster hat sich im Verlauf der Geschichte deutlich verändert.
Yerleşim düzeninde belirgin bir değişiklik olmuştur.Es erfolgte eine grundlegende Änderung der Siedlungsstruktur.
En belirgin örneği Hermann Hesse'nin "Demian" isimli kitabında görülür. ^Erwähnt werden sie in der Literatur beispielsweise in Hermann Hesses Demian.
Küçük ama belirgin bir gagaları vardır.Sie besitzen einen kleinen, aber deutlichen seitlichen Fortsatz.
Tahkimatın belirgin bir zayıflığı vardır.Die Art verfügt über eine ausgeprägte Darmatmung.
Şimdi buna takıldık, benim bildiğim GPL 3'e geçmenin belirgin bir faydası yok.Hier greife § 33 StGB nicht ein, weil kein Angriff vorliegt, der zu einem asthenischen Affekt führen kann.
Böylece tadı temsil eden kokular en belirgin şekilde ortaya çıkacaktır.Man kann die Gerüche förmlich riechen, welche sie beschreibt.
En belirgin özelliği saati takmaması gereken bir yere takmasıdır.Eine Besonderheit weist der Turm allerdings auf, er besitzt keine Uhr.
Arap yazışma dili, Arap halk dillerinin farklı türlerinden belirgin bir biçimde ayrılmaktadır.Sie unterscheidet sich deutlich von den verschiedenen Varianten der arabischen Volkssprachen.
Ancak prosomada belirgin bir yarığın olmayışı ile Clubiona’dan ayrılırlar.Zum Schluss sagt Eminem, er werde den Club nicht ohne eine Frau verlassen.
Ötüşü çok belirgindir.Die Keimruhe ist sehr ausgeprägt.
1994 yılında belirgin bir artış gösteren gözaltı kayıpları, en çok Diyarbakır ilinde yaşandı.Ihr spurloses Verschwinden im Jahre 1994 sorgte für eine große Aufmerksamkeit in den Medien.
Bu ekonomi poltikalarıyla beraber zengin ile fakir arasında fark daha da belirginleşmeye başladı.Zugleich verschärfte diese Maßnahme den Unterschied zwischen Arm und Reich.
Diğer yandan İtalyan Hava Kuvvetleri'nin belirgin üstünlüğü vardı.Auch die italienische Luftwaffe war zahlenmäßig überlegen.
Gauss'un nesli belirgin bir biçimde soyut ve uygulamalı matematik alanları arasında ayrım yapmadı.Mataré machte keinen Unterschied zwischen freier und angewandter Kunst.
Hastalığın 3 belirgin tipi vardir.Es ließen sich drei Typen der Krankheit unterscheiden.
Ağırlığı ise yılın hangi dönemine denk geldiğine ve cinsiyetine göre belirgin bir biçimde değişir.Das Gewicht variiert beträchtlich innerhalb eines Jahres und ist außerdem vom Geschlecht beeinflusst.
Böylece belirgin olan sınıf ayrımı daha da belirginleşmişti.Der Klassenunterschied konnte so klar gezeigt werden.
Kollar gövdeden çok belirgin olarak ayrılır.Die Labialpalpen sind deutlich separiert.
Özellikle L harflerinde bu durum çok belirgindir.Insbesondere letzteres ist in der Literatur zur LH höchst umstritten.
Fakat tarihi dokusunu belirginleştirmek üzere 1981 yılında tekrar ahşap olarak inşa edilmiştir.Im Jahr 1983 wurde das Denkmal nach historischem Vorbild erneut aufgebaut.
Kabızlık daha gençlik dönemlerinde sıkça yaşanan belirgin olarak yaşanmaktadır.Teilhard litt seit der Jugendzeit unter periodisch wiederkehrenden Phasen existentieller tiefer Depression.
İrlanda'daki en belirgin Palladyan örneklerden biri, Dublin yakınlarındaki Castletown House'tır.L’un des exemples les plus notables du palladianisme en Irlande est Castletown House près de Dublin.
Bu oluşum nedeniyle Sarayburnu'nun burnu bugün olduğundan daha belirgindi.En raison de cette formation, le point de Sarayburnu était plus visible qu'il ne l'est aujourd'hui.
Bu eylemler, İmparator Shenzong'un hükümdarlığının en belirgin reformu olmuştur.Ces actes sont devenus le signe distinctif des réformes du règne de Shenzong.
Gauss'un nesli belirgin bir biçimde soyut ve uygulamalı matematik alanları arasında ayrım yapmadı.La génération de Gauss ne fait aucune distinction radicale entre les mathématiques pures et appliquées.
Hinduizm'in eksiklikleri benim için oldukça belirgindi.Les défauts de l'hindouisme me sont bien visibles.
Katsuobushi'nin belirgin umami tadı yüksek inosinik asit içeriğinden gelmektedir.La saveur umami du katsuobushi vient de sa haute teneur en acide inosinique.
Belirgin bir şekilleri yoktur.Il n'a pas de forme précise.
Kulakları da biraz daha belirgindir.Leur oreilles sont aussi un peu plus grandes,.
Belirgin bir renge sahiptir.Il a apporté une vraie couleur.
Bardanes'ın kendisinin motivasyonu ise daha az belirgindir.Les motivations personnelles de Bardanès Tourkos sont moins claires.
Justinianos, orada herhangi bir belirgin hadise geçirmeden yedi yıl yaşadı.Justinien séjourne à Chersonèse pendant sept ans environ sans incident majeur.
Diğer yandan İtalyan Hava Kuvvetleri'nin belirgin üstünlüğü vardı.La supériorité aérienne italienne s'est avérée par ailleurs inefficace.
Varsayım belirgin olmalıdır.On échafaude des hypothèses.
İşte bu dönemde Demokrat Parti'nin Sosyal Demokrat çizgisi belirginleşmeye başladı.C'est à cette époque que commence à s'organiser le corps diplomatique espagnol.
"Sahti" sözcüğünün kökeni belirgin değildir.Le mot Hage est moins claire.
Grup kimlikleri gruplar arası bağlamlarda daha belirgindir.La classification par familles est plus précise que celle par groupes.
Kontrast yapan bu beyaz renkli tüyler özellikle uçarken ve yerde yapılan gösterilerde belirgin olarak görülür.Ces plumes blanches contrastantes sont particulièrement mises en valeur en vol ou au sol, lors de la parade.
18. yüzyılın sonuna doğru Salado nehri iki uygarlık arasında sınır olmuş ve belirgin bir dengeye erişilmişti.À la fin du XVIIIe siècle le petit fleuve appelé Río Salado devint la frontière entre les deux civilisations.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod