Ana içeriğe geç
Sözlük

belirgin ile cümle

belirgin kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Hafifçe kötülemeye başlıyorsunuz, belirgin değil, ama hafifçe daha kötü.You're actually doing slightly worse -- not significantly, but slightly worse.
Bunu biraz daha belirgin yapalım.Let me just trace it.
Tilakoidin zarını biraz daha belirgin hale getirelim.So it has a membrane, I'll color that in a little bit.
Bunu büyük ve belirgin bir şekilde göstermeli. . .So let me make it really big. Just like this. So this is my zoom-in box.
Çok dik ve düzgün duruyor, varlığı belirgin.Zucker: Almost like a little chess piece. Harris:
Yani akciğer toplar damarının atar damara dönüştüğü nokta çok belirgin değil.So pulmonary veins, which is-- it's arbitrary where the artery turns into a vein.
Şimdi, nasıl geldim bu belirgin savunma pozisyonuna?And within a few months. Now, how did I come to this particular position of advocacy?
Büyük kalibre silahlar en belirgin izlere sahiptir.Large-caliber guns have the most visible tracers.
Eğer bu araçları incelerseniz, belirgin farklar görebilirsiniz.If you look at these vehicles, you can see the distinct differences.
Ve tüm bunlar bana tarihte belirgin noktalar olarak gözüküyor.And all of this seems to me to be a salient point in history.
Kolonilerde belirgin bir değişiklik olacak, özellikle işleyiş şekillerinde.The colonies will change significantly, especially the way they work.
Sırrın belirgin olacağını düşünüyorum.I think the secret will be transparency.
Asıl olay bunun teknolojinin belirgin etkisi olması, tabi biyolojiyi anlarsanız.It's that this is the net effect in terms of what technology does, if you understand biology.
En baştan beri reklamlar ve Arama arasında çok belirgin bir ayrım vardı.There was a clear separation between ads and Search from the very earliest times.
Eski Meşe Kepçe, "eski yerleşimciler arasında belirgin bir titizlik vardı daireler.Old Oaken Bucket," there was a marked peevishness among the old settlers in the flats.
"Ben belirgin hatırlıyorum," dedi Mary son doğum gününde birlikte gitti "dedi. Coliseum."I remember distinctly," he said, "that on Mary's last birthday we went together to the Coliseum.
Ben belirgin onları hatırlamak.I recollect them distinctly.
Belirgin bir örüntü var.It's very patterned.
0'ı daha belirginleştireyim hemen. 0'a oranla olduğunu daha güzel kavrayabilin diye.Let me mark out the 0 a little bit better, so you see relative to 0.
Çok belirgin ve önemli bir şey olduğu için bununla bitireceğim.I'll end with this one, just because it's such an obvious and important thing.
Benim tahminim, evrimsel geçmişimizde bu kadar belirgin bir şey olmadığı.My guess is that there's nothing quite that specific in our evolutionary past.
Hem güzel hem de renklerle belirgin yapmaya uğraşıyorumWhat is twelve divided by three? Let me do a new color. Twelve divided by three.
Yani bunlar belirgin olarak-- bizim için bile kafamızda canlandırması zor, bu boyutlardaki şeyleri.So these are obviously-- it's hard for us to even process things of this size.
Bu konuda daha az belirgin olan şey ise sabit hızlı hareket.What is less obvious is the idea that something moving uniformly straight forward
Ve başkan reform gerektiğini belirginleştirdi ve anladı ve o bunu yapacakAnd, the president had made it clear he understands the need to reform and he will do it.
Ve büyüdükçe, daha da farklılaştı ve bu farklılıklar çok belirginleşti.And as he grew older, he grew more different, and the differences became more obvious.
Şimdi, bu ayna nöronların asıl belirgin özelliği nedir?Now, what is the significance of these mirror neurons?
Borazan belirgin bir ses çıkarmasa, kim savaşa hazırlanır?For if the trumpet gave an uncertain sound, who would prepare himself for war?
Onu, vakti geldiğinde belirginleştirecek olan yalnız O'dur.No one can reveal it except He.
Her ikisi önde, belirgin bir biçimde durmaktadır.They are both situated by the highway, clearly visible.
Onlardan intikam aldık. Her ikisi önde, belirgin bir biçimde durmaktadır.We therefore took revenge from them; and indeed both these townships are situated on an open road.
Renk ayarlayıcısı, Belirginleştirme iletişim kutusuColor configurator, Highlight dialog
& Belirginleştirilenler listesi üyeleri için sesi etkinleştirEnable sound for highlights
Her zaman & şu anki takma adımı belirginleştir:Always highlight own current nick:
& Kendi satırlarını her zaman belirginleştir:Always highlight own & lines:
Belirginleştirme ListesiHighlight List
Konuşma penceresi belirginleştirme renklerine öncelik verGive precedence to chat window highlight colors
Giriş yapılırken masaüstünü pürüzsüzce belirginleştirCommentSmoothly fade to the desktop when logging in
Bir pencere yeniden boyutlandırılırken pencerenin dış hatlarını belirginleştiren bir efektNameEffect to outline geometry while resizing a window
'% 1' menü ögesi belirginleştirilemedi.Menu item '%1 'could not be highlighted.
Girdiyi menüde belirginleştirHighlight the entry in the menu
Bu yasa turizm sektöründe belirgin bir düşüşe yol açtı.The measure has resulted in a dramatic decline in tourism.
Mindanao'nun belirgin bir Müslüman nüfusu bulunmakta.Mindanao has a significant Muslim population.
Seferlerin Arnavutluk iç ve dış turizminde belirgin bir canlanma sağlaması bekleniyor.The flights are expected to give a substantial boost to travel in and out of Albania.
Zirvede, AB'nin uluslararası alanda daha belirgin bir rol oynamasi da ele alınacak.The summit will also tackle the EU's quest for a more prominent role on the international stage.
Bugünse sorgu sayısı belirgin derecede azaldı.Today, the number of queries has dropped appreciably.
Bu konunun belirgin iki yönü var.There are two salient aspects to the question.
Yetkililer, bu durumun önümüzdeki iki yıl içinde belirgin şekilde iyileşeceğine söz veriyorlar.This will change dramatically for the better within the next two years, officials promise.
Otobüs hatları grev boyunca rakamlarında belirgin bir artış yaşadı.Bus lines saw spectacular growth in their numbers during the strike.
Sırbistan, evlatlık çocuk alan aile sayısında belirgin bir artış yaşıyor.Serbia has been seeing a notable increase in foster families.
Bu tür çekişmelerin sonuçları seçmenler seviyesinde daha belirgin görülüyor.The consequences of such bickering are mainly at the level of electorate.
Makedonya Başbakanı Nikola Gruevski'nin tepkisi belirgin derecede farklı oldu.Macedonian Prime Minister Nikola Gruevski's reaction was markedly different.
Dış yatırım 2005 yılında Türkiye'de belirgin bir artış gösterdi.Foreign investment was noticeably on the rise in Turkey during 2005.
Prettitore, ülkedeki insan hakları durumunun da belirgin iyileşme gösterdiğini kaydetti.The human rights situation, he said, has also dramatically improved.
Küçük bir şatoya benzeyen kulla, Kosova'nın mimari tablosunun belirgin bir unsurunu oluşturuyor.Resembling a small castle, the kulla is a distinctive feature in Kosovo's architectural landscape.
AGİT, 11 yıl ve belirgin değişimlerden sonra, Hırvatistan'daki görevinin tamamlandığını söylüyor.After 11 years and many dramatic changes, OSCE says its mandate in Croatia has been fulfilled.
Ülkedeki durum, misyonun ilk kurulduğu Nisan 1996'dan bu yana belirgin biçimde değişti.The situation has changed markedly since April 1996, when the mission was established.
Hafta sonları ve akşamları İnternet sörfünde belirgin bir düşüş kaydediliyor.A dramatic decrease in web surfing occurs during weekends and evenings.
Şimdiyse hükümet, durumu belirgin şekilde değiştirme amaçlı büyük çaplı bir reform çabası başlattı.Now the government has launched a major reform effort intended to dramatically change the situation.
Türkiye, geçen yıldan beri belirgin düzeyde iyileşme kaydeden 12 dünya ülkesi arasında yer alıyor.Turkey is among 12 world nations that have improved notably since last year.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod