belirgin ile cümle
belirgin kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Dan" in hareketlerinin amaçlı,belirgin, disiplinli ve ayrıca çok da güzel olduğunu göstereceksiniz.هذا عندما يقوم دان بعزف الموسيقى، حركاته هادفة ودقيقة جدا منضبطة جدا وأيضا جميلة جدا
Dan" in hareketlerinin amaçlı,belirgin, disiplinli ve ayrıca çok da güzel olduğunu göstereceksiniz.良く統制がとれており その上大変美しいことが分かると思います この曲を聞いていただければ 最初に申し上げた 音楽は素晴しい という
Dilesin "diye benim botlar az göze çarpan, belirgin fısıldadı.Debe! "Susurró claramente, mirando a mis botas.
Dilesin "diye benim botlar az göze çarpan, belirgin fısıldadı.Deve! ", Ele sussurrou distintamente, olhando para as minhas botas.
Dilesin "diye benim botlar az göze çarpan, belirgin fısıldadı.Deve! "Sussurrò distintamente, fissando i miei stivali.
Dilesin "diye benim botlar az göze çarpan, belirgin fısıldadı.Harus "bisik! Dia jelas, memelototi sepatu saya.
Dilesin "diye benim botlar az göze çarpan, belirgin fısıldadı.Kell! "Suttogta határozottan, kirívó a csizmám.
Dilesin "diye benim botlar az göze çarpan, belirgin fısıldadı.해야합니다! "그는 내 부츠에서 눈부신, 분명히 속삭였다.
Dilesin "diye benim botlar az göze çarpan, belirgin fısıldadı.Måste! "Viskade han tydligt, blängde på mina stövlar.
Dilesin "diye benim botlar az göze çarpan, belirgin fısıldadı.Moet! "Fluisterde hij duidelijk, schitterend bij mijn laarzen.
Dilesin "diye benim botlar az göze çarpan, belirgin fısıldadı.Mora! "Je zašepetal izrazito, zrla v moje čevlje.
Dilesin "diye benim botlar az göze çarpan, belirgin fısıldadı.Musi! "Wyszeptał wyraźnie, patrząc na moje buty.
Dilesin "diye benim botlar az göze çarpan, belirgin fısıldadı.Musí! "Zašepkal zreteľne, pozeral na svoje topánky.
Dilesin "diye benim botlar az göze çarpan, belirgin fısıldadı.Musí! "Zašeptal zřetelně, zíral na své boty.
Dilesin "diye benim botlar az göze çarpan, belirgin fısıldadı.Muss! ", Flüsterte er deutlich, starrte meine Stiefel.
Dilesin "diye benim botlar az göze çarpan, belirgin fısıldadı.Must! "At-il murmuré distinctement, criantes mes bottes.
Dilesin "diye benim botlar az göze çarpan, belirgin fısıldadı.Must! ", Hän kuiskasi selvästi, räikeä minun saappaat.
Dilesin "diye benim botlar az göze çarpan, belirgin fısıldadı.Phải ", ông! Thì thầm rõ ràng, rõ ràng lúc khởi động của tôi.
Dilesin "diye benim botlar az göze çarpan, belirgin fısıldadı.Skal! "Hviskede han tydeligt, iøjnefaldende på mine støvler.
Dilesin "diye benim botlar az göze çarpan, belirgin fısıldadı.Trebuie să "el! Şopti distinct, bătător la ochi de la ghetele mele.
Dilesin "diye benim botlar az göze çarpan, belirgin fısıldadı.Πρέπει! "Ψιθύρισε ευδιάκριτα, κραυγαλέα σε μπότες μου.
Dilesin "diye benim botlar az göze çarpan, belirgin fısıldadı.Должны! "Прошептал он отчетливо, глядя на мои ботинки.
Dilesin "diye benim botlar az göze çarpan, belirgin fısıldadı.Повинні! "Прошепотів він чітко, дивлячись на мої черевики.
Dilesin "diye benim botlar az göze çarpan, belirgin fısıldadı.Трябва! "Прошепна той, ясно, явната в ботушите ми.
Dilesin "diye benim botlar az göze çarpan, belirgin fısıldadı.חייב! "לחש בבירור, ונעץ את המגפיים שלי.
Dilesin "diye benim botlar az göze çarpan, belirgin fısıldadı.يجب! "همست له واضحة ، صارخة في حذائي.
Dilesin "diye benim botlar az göze çarpan, belirgin fısıldadı."私も彼は彼が持っていたそれが何であったか、取り戻すためにたくさんのことを望むそれが何だったか知りませんでした
Dil, insanları diğer türlerden en belirgin şekilde ayıran beceridir.말해주는 것이죠. 언어는 인간의 가장 특징적인 재능입니다.
Dil, insanları diğer türlerden en belirgin şekilde ayıran beceridir.La langue est le talent humain plus distinctement.
Dünya çapında ülkeler arası savaşlardaki ölümlerde belirgin bir düşüş var.A nivel mundial ha habido un agudo descenso por muertes en guerras entre estados.
Dünya çapında ülkeler arası savaşlardaki ölümlerde belirgin bir düşüş var.Celosvětově došlo ke skokovému snížení počtu mrtvých ve válkách mezi státy.
Dünya çapında ülkeler arası savaşlardaki ölümlerde belirgin bir düşüş var.Dans le monde entier, il y a eu une baisse rapide des tués pendant les guerres.
Dünya çapında ülkeler arası savaşlardaki ölümlerde belirgin bir düşüş var.La nivel mondial, a existat o descreștere rapidă a numărului de morți în războaie interstatale.
Dünya çapında ülkeler arası savaşlardaki ölümlerde belirgin bir düşüş var.Mundialmente, tem havido um declínio acentuado de mortes em guerras interestatais.
Dünya çapında ülkeler arası savaşlardaki ölümlerde belirgin bir düşüş var.Na całym świecie nastąpił gwałtowny spadek przypadków śmiertelnych w wojnach międzypaństwowych.
Dünya çapında ülkeler arası savaşlardaki ölümlerde belirgin bir düşüş var.Pokles počtu úmrtí spôsobených vojnami sa dá pozorovať na celom svete.
Dünya çapında ülkeler arası savaşlardaki ölümlerde belirgin bir düşüş var.Világszerte meredeken esett a halottak száma az államközi háborúkban.
Dünya çapında ülkeler arası savaşlardaki ölümlerde belirgin bir düşüş var.Weltweit gab es eine steile Abnahme von Toten in zwischenstaatlichen Kriegen.
Dünya çapında ülkeler arası savaşlardaki ölümlerde belirgin bir düşüş var.Wereldwijd is er een scherpe daling van doden door oorlogen tussen staten.
Dünya çapında ülkeler arası savaşlardaki ölümlerde belirgin bir düşüş var.Σε όλο τον κόσμο, υπήρξε μια απότομη πτώση των θανάτων σε εθνικούς πολέμους.
Dünya çapında ülkeler arası savaşlardaki ölümlerde belirgin bir düşüş var.По всьому світі стрімко зменшується кількість смертей при міждержавних війнах.
Dünya çapında ülkeler arası savaşlardaki ölümlerde belirgin bir düşüş var.По света има рязък спад на смъртните случаи от международни войни.
Dünya çapında ülkeler arası savaşlardaki ölümlerde belirgin bir düşüş var.בכל העולם יש ירידה תלולה במיתות במלחמות פנימיות.
Ecstasy haplarının MDMA içeriğinde belirgin bir orta vadeli eğilim gözlemlenmemektedir.A produção de metanfetaminas está concentrada na América do Norte e no Leste e Sudeste Asiático.
Ecstasy haplarının MDMA içeriğinde belirgin bir orta vadeli eğilim gözlemlenmemektedir.Aucune tendance nette à moyen terme n’est observable dans la teneur en MDMA des comprimés d’ecstasy.
Ecstasy haplarının MDMA içeriğinde belirgin bir orta vadeli eğilim gözlemlenmemektedir.Ekstaasitablettien MDMA-pitoisuudessa ei voida havaita selvää keskipitkän aikavälin suuntausta.
Ecstasy haplarının MDMA içeriğinde belirgin bir orta vadeli eğilim gözlemlenmemektedir.Glede vsebnosti MDMA v tabletah ekstazija ni opaziti jasnega srednjeročnega trenda.
Ecstasy haplarının MDMA içeriğinde belirgin bir orta vadeli eğilim gözlemlenmemektedir.Hinsichtlich des MDMA-Gehalts von Ecstasy-Tabletten ist keine klare mittelfristige Tendenz auszumachen.
Ecstasy haplarının MDMA içeriğinde belirgin bir orta vadeli eğilim gözlemlenmemektedir.I Europa blev der i 2006 foretaget anslået 38 000 beslaglæggelser på i alt 6,2 tons amfetaminpulver.
Ecstasy haplarının MDMA içeriğinde belirgin bir orta vadeli eğilim gözlemlenmemektedir.Ingen tydlig tendens på medellång sikt har konstaterats när det gäller MDMA-halten i ecstasytabletter.
Ecstasy haplarının MDMA içeriğinde belirgin bir orta vadeli eğilim gözlemlenmemektedir.La producción de metanfetamina está concentrada en Norteamérica y en el este y el sureste asiáticos.
Ecstasy haplarının MDMA içeriğinde belirgin bir orta vadeli eğilim gözlemlenmemektedir.La produzione di metanfetamina si concentra nell’America settentrionale e nell’Asia orientale e sudorientale.
Ecstasy haplarının MDMA içeriğinde belirgin bir orta vadeli eğilim gözlemlenmemektedir.U obsahu MDMA v tabletách extáze nelze pozorovat žádný zřetelný střednědobý trend.
Ecstasy haplarının MDMA içeriğinde belirgin bir orta vadeli eğilim gözlemlenmemektedir.V obsahu MDMA tabletiek extázy sa nepozoroval žiadny jednoznačný strednodobý trend.
Eğer bu araçları incelerseniz, belirgin farklar görebilirsiniz.Podíváte-li se na tato vozidla, uvidíte, jak moc jsou odlišná.
Eğer bu araçları incelerseniz, belirgin farklar görebilirsiniz.Si vous examinez ces véhicules, vous verrez des différences très nettes.
Eğer bu araçları incelerseniz, belirgin farklar görebilirsiniz.Wenn ihr euch diese Fahrzeuge anseht, seht ihr die deutlichen Unterschiede.
Eğer bu araçları incelerseniz, belirgin farklar görebilirsiniz.Echando un vistazo a estos vehículos, uno puede apreciar las diferencias.
Eğer bu araçları incelerseniz, belirgin farklar görebilirsiniz.Jeśli przyjrzycie się tym pojazdom, na pewno zobaczycie wyraźne różnice pomiędzy nimi.
Eğer varsa, üniforma sanırım pozitif belirgin komitesi balo ve bir pin altı ay bulunduAusschuss aus schrie mich an 1 Jahr hart Uniformen Ich denke, wenn du zu haben positiv offensichtlich