Ana içeriğe geç
Sözlük

belirgin ile cümle

belirgin kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
EMCDDA, 2006a), ülkeler arasında belirgin farklar göze çarpmaktadır.Le nombre de saisies a plus que doublé entre 2002 et 2007.
EMCDDA, 2006a), ülkeler arasında belirgin farklar göze çarpmaktadır.) Para mais informações, ver http://www.emcdda.europa.eu/
EMCDDA, 2006a), ülkeler arasında belirgin farklar göze çarpmaktadır.Χρήση ναρκωτικών σε piληθυσού κρατουένων
En baştan beri reklamlar ve Arama arasında çok belirgin bir ayrım vardı.Ada pemisahan yang jelas antara iklan dan Penelusuran sejak awal.
En baştan beri reklamlar ve Arama arasında çok belirgin bir ayrım vardı.A existat o distincţie clară între anunţuri şi Căutare, încă de la început.
En baştan beri reklamlar ve Arama arasında çok belirgin bir ayrım vardı.C'è stata una chiara distinzione tra gli annunci e la ricerca sin dai primissimi tempi.
En baştan beri reklamlar ve Arama arasında çok belirgin bir ayrım vardı.Đã có sự tách biệt rõ ràng giữa quảng cáo và Tìm kiếm ngay từ thời điểm ban đầu.
En baştan beri reklamlar ve Arama arasında çok belirgin bir ayrım vardı.Der var en tydelig adskillelse mellem annoncer og Google-søgning fra begyndelsen.
En baştan beri reklamlar ve Arama arasında çok belirgin bir ayrım vardı.Er bestond een duidelijke scheiding tussen de advertenties en de zoekresultaten, meteen vanaf het begin.
En baştan beri reklamlar ve Arama arasında çok belirgin bir ayrım vardı.Gomes: Mainokset ja haku olivat erillään toisistaan alusta alkaen.
En baştan beri reklamlar ve Arama arasında çok belirgin bir ayrım vardı.Google은 초기부터 광고와 검색을 분명하게 구분해 왔습니다.
En baştan beri reklamlar ve Arama arasında çok belirgin bir ayrım vardı.Houve uma clara distinção entre anúncios e Pesquisa logo desde o início.
En baştan beri reklamlar ve Arama arasında çok belirgin bir ayrım vardı.Il y a toujours eu une séparation claire entre les annonces et la recherche.
En baştan beri reklamlar ve Arama arasında çok belirgin bir ayrım vardı.Már a kezdet kezdetén világosan elkülönültek a hirdetések és a Keresés.
En baştan beri reklamlar ve Arama arasında çok belirgin bir ayrım vardı.Od początku istniała wyraźna granica między reklamami a wyszukiwarką.
En baştan beri reklamlar ve Arama arasında çok belirgin bir ayrım vardı.Od samého počátku byly reklamy od vyhledávání jasně odděleny.
En baştan beri reklamlar ve Arama arasında çok belirgin bir ayrım vardı.Od samého začiatku boli reklamy od vyhľadávania jasne oddelené.
En baştan beri reklamlar ve Arama arasında çok belirgin bir ayrım vardı.Vi gjorde en tydlig skillnad mellan annonser och sökresultat redan från början.
En baştan beri reklamlar ve Arama arasında çok belirgin bir ayrım vardı.Von Anfang an gab es eine klare Trennung zwischen Anzeigen und der Suche.
En baştan beri reklamlar ve Arama arasında çok belirgin bir ayrım vardı.Že v začetku smo začrtali jasno mejo med oglasi in iskanjem.
En baştan beri reklamlar ve Arama arasında çok belirgin bir ayrım vardı.Υπήρχε σαφής διαχωρισμός μεταξύ των διαφημίσεων και της Αναζήτησης από την αρχή.
En baştan beri reklamlar ve Arama arasında çok belirgin bir ayrım vardı.Від самого початку ми встановили чітку межу між рекламою та результатами пошуку.
En baştan beri reklamlar ve Arama arasında çok belirgin bir ayrım vardı.Имаше ясно разделение между рекламите и търсенето от самото начало.
En baştan beri reklamlar ve Arama arasında çok belirgin bir ayrım vardı.Они всегда были четко разделены.
En baştan beri reklamlar ve Arama arasında çok belirgin bir ayrım vardı.גומס: הייתה הפרדה ברורה בין מודעות לבין חיפוש Google כבר מההתחלה.
En baştan beri reklamlar ve Arama arasında çok belirgin bir ayrım vardı.جوميز: كان هناك فصل واضح بين الإعلانات والبحث من البدايات الأولى.
En baştan beri reklamlar ve Arama arasında çok belirgin bir ayrım vardı.最初から明確に区別しました 検索の目標はただ1つです
En belirgin artışlar Macaristan, İsveç, Finlandiya ve Almanya'dadır.As subidas mais acentuadas registamse na Hungria, Suécia, Finlândia e Alemanha.
En belirgin artışlar Macaristan, İsveç, Finlandiya ve Almanya'dadır.Die deutlichsten Anstiege sind in Ungarn, Schweden, Finnland und Deutschland zu verzeichnen.
En belirgin artışlar Macaristan, İsveç, Finlandiya ve Almanya'dadır.Les augmentations les plus marquées ont été observées en Hongrie, en Suède, en Finlande et en Allemagne.
En belirgin artışlar Macaristan, İsveç, Finlandiya ve Almanya'dadır.Le tendenze all’aumento più ne e si osservano in Ungheria, Svezia, Finlandia e Germania.
En belirgin artışlar Macaristan, İsveç, Finlandiya ve Almanya'dadır.Los incrementos más acusados son los de Hungría, Suecia, Finlandia y Alemania.
En belirgin artışlar Macaristan, İsveç, Finlandiya ve Almanya'dadır.Οι σημαντικότερες αυξήσεις παρατηρούνται στην Ουγγαρία, τη Σουηδία, τη Φινλανδία και τη Γερμανία.
Eski Meşe Kepçe, "eski yerleşimciler arasında belirgin bir titizlik vardı daireler.Bucket kayu ek tua, "ada peevishness ditandai antara pemukim tua di flat.
Eski Meşe Kepçe, "eski yerleşimciler arasında belirgin bir titizlik vardı daireler.Cupă pentru excavat vechi de stejar, "a existat o supărare marcat printre coloniştii vechi în apartamente.
Eski Meşe Kepçe, "eski yerleşimciler arasında belirgin bir titizlik vardı daireler.Gammal Oaken Bucket ", det var en markant peevishness bland de gamla bosättarna i lägenheter.
Eski Meşe Kepçe, "eski yerleşimciler arasında belirgin bir titizlik vardı daireler.Gammel oaken Bucket, "der var en markant peevishness blandt de gamle bosættere i de lejligheder.
Eski Meşe Kepçe, "eski yerleşimciler arasında belirgin bir titizlik vardı daireler.Old Hrastov Bucket, "je bil označen peevishness med starimi naseljenci v stanovanja.
Eski Meşe Kepçe, "eski yerleşimciler arasında belirgin bir titizlik vardı daireler.Old Oaken Bucket ", gab es eine deutliche Verdrießlichkeit unter den alten Siedler in den Wohnungen.
Eski Meşe Kepçe, "eski yerleşimciler arasında belirgin bir titizlik vardı daireler.Old thuộc về cây sồi Bucket, "có một peevishness đánh dấu một trong những người định cư cũ trong căn hộ.
Eski Meşe Kepçe, "eski yerleşimciler arasında belirgin bir titizlik vardı daireler.Oude eiken Emmer, "er was een duidelijke wrevel onder de oude kolonisten in de flats.
Eski Meşe Kepçe, "eski yerleşimciler arasında belirgin bir titizlik vardı daireler.올드 오크 재의 버켓은 "에서 오래된 정착민 사이에 표시 peevishness있다 아파트.
Eski Meşe Kepçe, "eski yerleşimciler arasında belirgin bir titizlik vardı daireler.Régi tölgyfa Bucket "volt jelentős peevishness között a régi telepesek lakás.
Eski Meşe Kepçe, "eski yerleşimciler arasında belirgin bir titizlik vardı daireler.Staré Oaken lopaty, "došlo k výraznému mrzutosť medzi starousadlíkov v byty.
Eski Meşe Kepçe, "eski yerleşimciler arasında belirgin bir titizlik vardı daireler.Staré Oaken lopaty, "došlo k výraznému rozmrzelost mezi starousedlíky v byty.
Eski Meşe Kepçe, "eski yerleşimciler arasında belirgin bir titizlik vardı daireler.Stary Oaken Bucket ", nastąpił znaczny złośliwości wśród starych osadników w mieszkań.
Eski Meşe Kepçe, "eski yerleşimciler arasında belirgin bir titizlik vardı daireler.Vanha tamminen Bucket, "oli merkitty peevishness Vanhoissa uudisasukkaat asuntoja.
Eski Meşe Kepçe, "eski yerleşimciler arasında belirgin bir titizlik vardı daireler.Vecchio secchio Quercia, "c'era una irritabilità marcata tra i vecchi coloni nel appartamenti.
Eski Meşe Kepçe, "eski yerleşimciler arasında belirgin bir titizlik vardı daireler.Vieux baquet de chêne, "il y avait une mauvaise humeur marquée chez les anciens habitants de la appartements.
Eski Meşe Kepçe, "eski yerleşimciler arasında belirgin bir titizlik vardı daireler.Παλιά δρύινα Bucket, "υπήρχε μια έντονη δυστροπία μεταξύ των παλαιών εποίκων στα διαμερίσματα.
Eski Meşe Kepçe, "eski yerleşimciler arasında belirgin bir titizlik vardı daireler.Старий Дубовий ківш ", було відзначено дратівливість серед старих поселенців квартири.
Eski Meşe Kepçe, "eski yerleşimciler arasında belirgin bir titizlik vardı daireler.Старият дъбов Кофа, "имаше подчертан peevishness сред старите заселници в апартаменти.
Eski Meşe Kepçe, "eski yerleşimciler arasında belirgin bir titizlik vardı daireler.Старый Дубовый ковш ", было отмечено раздражительность среди старых поселенцев квартиры.
Eski Meşe Kepçe, "eski yerleşimciler arasında belirgin bir titizlik vardı daireler.دلو Oaken القديمة "، كان هناك الضيق ملحوظ في صفوف المستوطنين القدامى في الشقق.
Eski Meşe Kepçe, "eski yerleşimciler arasında belirgin bir titizlik vardı daireler.フラット。 管理は、朝食時に電話で非常に簡潔であり、はるかに長い時間がかかった
Etkileri, söz gelimi Kuzey Kutup bölgesinde şimdiden belirgindir.De effecten van klimaatverandering zijn nu al duidelijk te zien in bijvoorbeeld het noordpoolgebied.
Etkileri, söz gelimi Kuzey Kutup bölgesinde şimdiden belirgindir.Die Folgen sind bereits deutlich sichtbar — beispielsweise in der Arktis.
Etkileri, söz gelimi Kuzey Kutup bölgesinde şimdiden belirgindir.Dôsledky sa už jasne prejavujú napríklad v Arktíde.
Etkileri, söz gelimi Kuzey Kutup bölgesinde şimdiden belirgindir.Gli impatti sono già evidenti, per esempio, nella regione artica.
Etkileri, söz gelimi Kuzey Kutup bölgesinde şimdiden belirgindir.Impacturile sunt deja evidente, de exemplu în oceanul Arctic.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod