Yaşlılar ve küçük çocuklarda belirtiler çok belirgin olmayabilir.Pri starejših in zelo mladih so lahko simptomi nejasni ali pa nespecifični.
Bazı insanlar, uzun süreli oksijen terapisi veya akciğer nakliyle belirgin iyileşmeler gösterebilir.Za nekatere ljudi je rešitev dolgoročna terapija s kisikom ali pa presaditev pljuč.
Varsayım belirgin olmalıdır.Njuna domneva ostaja samo domneva.
Bu durum, gelişmekte olan ülkelerde daha da belirgindir.Ta problem je še bolj izrazit v državah v razvoju.
Yaşlılarda, konfüzyon en belirgin belirti olabilir.Pri starejših je lahko zmedenost najpomembnejši znak.
En belirgin özelliği bu tip uygulamanın yüzme temalı değil, ıslanma amaçlı kurulmasıdır.Bistvena lastnost litosfere ni kompozicija, temveč lastnost plavanja.
Savaşın sonlarına doğru daha belirgin oldu.Cilje so ves čas vojne točneje opredeljevali.
Svartisen'de, son yıllarda buz erimesi belirgin bir şekilde görülür.Raziskave so pokazale, da se v zadnjih letih ledena odeja tanjša.
Yöre ağzı da belirgin olarak kendini gösterir.Digraf OΙ se izgovarja kot i.
Bu argüman hakkında daha belirgin açıklamayı devamında yapabiliriz.Pozneje je izdelal še več dokazov tega izreka.
Fransız özgürlükçü düşüncesinden belirgin biçimde etkilenen aydın bir edebiyatçıdır.Oba omenjena sta bila francoska razsvetljenska misleca.
Üç ay icerisinde dişide üreme şeridi belirgin olarak görülür, bu erkeklerde daha kısa bir sürede görülür.Metka pri šestih letih ve, da obstaja zdravnik za avtomobile in tega se spomni prej kot njen oče.
Bu da suç tanımının belirgin ve açık biçimde kanunla düzenlenmesini gerektirir.Prav tako morajo jasno in nedvoumno izražati organizacijsko strukturo.
Böylece tadı temsil eden kokular en belirgin şekilde ortaya çıkacaktır.Todėl dalis to, ką mes vadiname kvapu, iš tiesų gali būti skonis.
Her bir bireyin grup içinde belirgin bir rolü vardır.Kiekvienas jos elementas sistemoje atlieka tam tikrą vaidmenį.
Kansu'da doğal yapının en belirgin özelliği platolardır.Kanadoje išlikusi vienintelė natūrali veisimosi vieta.
Hastalıkla ilgili belirtiler genellikle dört yaşa kadar belirgin bir şekilde ortaya çıkar.Spindulinės ligos eiga paprastai skirstoma į keturis laikotarpius.
Geniş açılı objektiflerin odak uzaklıkları kısadır ve uzaysal mesafeleri daha belirgin hale getirirler.Plataus kampo objektyvai turi trumpą židinio nuotolį ir erdvinius nuotolius padaro labiau suprantamus.
Ay'ın en belirgin yönü parlak ve karanlık bölgeleri arasındaki kontrast farkıdır.Svarbus skirtumas tarp Šviesiosios ir Tamsiosios pusių.
Ancak, iş yükünün artışıyla ek yönetim kurulu üyelerine ihtiyaç belirginleşti.Padidėjus darbo krūviui, papildomų valdybos narių poreikis tapo akivaizdus.
"Sahti" sözcüğünün kökeni belirgin değildir.Žodžio „Oskaras“ kilmė vis dar yra neaiški.
Belirgin bir şekilleri yoktur.Ei ole ühte kindlat vormingut.
Ancak insan ve şempanze gülüşü arasında, insanın konuşma adaptasyonları nedeniyle belirgin farklar bulunur.Šimpansi ja inimese naeru erinevus võib tuleneda inimkõne kujunemiseni viinud kohandumistest.
Genellikle belirgin bir tümsek oluştururlar.Tavaliselt on etteantud kindel formaat.
Politikanın belirgin şekilde estetize edilmesi ve iradenin ekonomiye önceliğinin vurgulanması.Poliitika rõhutatud ilustamine ja tahte tähtsuse rõhutamine majanduses.
Varsayım belirgin olmalıdır.Hüpotees on oletus.
Birinci ve ikinci beste arasında belirgin bir usul ve karakter farklılığı bulunur.Esimeste ja teiste vahel on suur moraalne erinevus.
Aktif kullanıcıların sayısı 2013'ten bu yana belirgin bir şekilde artmıştır.Kasutajate arv on alates 1990-ndatest tähelepanuväärselt suurenenud.
Yaşlılar ve küçük çocuklarda belirtiler çok belirgin olmayabilir.Vanematel inimestel ning väga noortel võivad sümptomid olla ebamäärased ja mittespetsiifilised.
Hastalığın kesin mekanizması belirgin değildir.Haiguse mehhanism pole lõplikult selge.
Bunun dışında Friedrich Nietzsche'nin felsefesinden etkilendiği de belirgindir.Eriti mõjutas teda Friedrich Nietzsche filosoofia.
En belirgin özelliği bu tip uygulamanın yüzme temalı değil, ıslanma amaçlı kurulmasıdır.Selle meetodi iva on selles, et virtuaalsed koordinaadid ei ole mitte täisarvud, vaid ujukomaarvud.
Ötüşü çok belirgindir.Pea on selgelt eristatav.
Yanlık çift çizgisi daha belirgindir ve daha iri yapılıdır.Topelttasakaalustatud segustid on keerukamad ja nõuavad suuremat võimsust.
Oyuncuların iç değişimleri siyah beyaz sahnelerde daha belirgin bir şekilde ortaya çıkıyordu.Värvilised seinamaalid tehti selleks, et paremini eksponeerida muuseumi valgeid kipsvalandeid.
Shake It Up Şekerim adlı parçamı dans ile belirginleştirmemiz gerekiyordu.Jumpstyle'i saatel tantsitakse tantsu nimega Skiën.
0'ı daha belirginleştireyim hemen. 0'a oranla olduğunu daha güzel kavrayabilin diye.0 을 좀 더 진하게 표시할게요
0'ı daha belirginleştireyim hemen. 0'a oranla olduğunu daha güzel kavrayabilin diye.Deixe-me traçar a 0 um pouco melhor, então você vê em relação a 0.
0'ı daha belirginleştireyim hemen. 0'a oranla olduğunu daha güzel kavrayabilin diye.Déjame marcar el 0 un poco mejor, para que veas relativo al 0.
0'ı daha belirginleştireyim hemen. 0'a oranla olduğunu daha güzel kavrayabilin diye.Evidenziamo meglio questo 0 così potete vedere relativamente a 0.
0'ı daha belirginleştireyim hemen. 0'a oranla olduğunu daha güzel kavrayabilin diye.Lad os markere 0, så afstanden til 0 bliver tydelig.
0'ı daha belirginleştireyim hemen. 0'a oranla olduğunu daha güzel kavrayabilin diye.Lasst mich die 0 ein bischen besser markieren, so dass ihr den Abstand zur 0 besser erkennen könnt.
0'ı daha belirginleştireyim hemen. 0'a oranla olduğunu daha güzel kavrayabilin diye.Låt mig ange 0 lite bättre, så ser du i förhållande till 0.
0'ı daha belirginleştireyim hemen. 0'a oranla olduğunu daha güzel kavrayabilin diye.Merkitsen nollan hieman selvemmin, jotta näet numerot suhteessa nollaan.
0'ı daha belirginleştireyim hemen. 0'a oranla olduğunu daha güzel kavrayabilin diye.O să fac îl fac pe 0 mai accentuat ca să vă dați seama acum seamănă cu 0.
0'ı daha belirginleştireyim hemen. 0'a oranla olduğunu daha güzel kavrayabilin diye.Zaznaczę to 0 troche lepiej, aby lepiej było to widać.
0'ı daha belirginleştireyim hemen. 0'a oranla olduğunu daha güzel kavrayabilin diye.Zvýrazním 0 o trochu víc, aby byla lépe vidět ve srovnání s nulou.
0'ı daha belirginleştireyim hemen. 0'a oranla olduğunu daha güzel kavrayabilin diye.Επιτρέψτε μου επισημαίνουν το 0 λίγο καλύτερα, βλέπετε, λοιπόν, σε σχέση με το 0.
0'ı daha belirginleştireyim hemen. 0'a oranla olduğunu daha güzel kavrayabilin diye.Давайте я намалюю 0 трохи краще, щоб ви бачили де знаходиться 0 по відношенню до інших.
0'ı daha belirginleştireyim hemen. 0'a oranla olduğunu daha güzel kavrayabilin diye.Нека отбележа нулата малко по-добре, за да видите, отнасяйки се към 0 къде се намират.
0'ı daha belirginleştireyim hemen.Hadd erősítsem meg a 0-t, hogy jobban látszódjon!
0'ı daha belirginleştireyim hemen.Je vais marquer 0 un peu mieux,
0'ı daha belirginleştireyim hemen.Laat ik de 0 wat duidelijker maken.
0'ı daha belirginleştireyim hemen.سأحدد قيمة الصفر بشكل أفضل، حتى نرى القيم
0'ı daha belirginleştireyim hemen.分かりやすいように、 基準である0にもマークを付けますね。
1.5 ithalat bağımlılığı, yakıtlar ve madencilik ürünleri konusunda özellikle belirgindir.0.0 t e i e e r ta n e combustibili şi produse miniere.
1.5 ithalat bağımlılığı, yakıtlar ve madencilik ürünleri konusunda özellikle belirgindir.0.5 importu jest szczególnie widoczna w odniesieniu do paliw i produktów górnictwa.
1.5 ithalat bağımlılığı, yakıtlar ve madencilik ürünleri konusunda özellikle belirgindir.2.0 odvisnost od uvoza je zlasti očitna pri oskrbi z gorivi in rudarskimi proizvodi.
1.5 ithalat bağımlılığı, yakıtlar ve madencilik ürünleri konusunda özellikle belirgindir.3.0 závislost na dovozu je patrná zejména u paliva těžených materiálů.
1.5 ithalat bağımlılığı, yakıtlar ve madencilik ürünleri konusunda özellikle belirgindir.Lebensmittel und Getränke