Ana içeriğe geç
Sözlük

belirgin ile cümle

belirgin kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Arap yazışma dili, Arap halk dillerinin farklı türlerinden belirgin bir biçimde ayrılmaktadır.Поради големият брой имигранти е напълно възможно да се чуят и други диалектни форми на арабския.
Transistör bazlı bilgisayarların, öncellerine kıyasla fazla sayıda ve belirgin avantajları vardı.Компютрите, изпълнени с транзистори, имат няколко отчетливи предимства пред предшествениците си.
Varsayım belirgin olmalıdır.Изказват се предположения.
Belirgin seksüel dimorfizme sahiptirler.Имат изразен полов диморфизъм.
Bundan dolayı belirgin bir renkleri yok.Без определен цвят.
Ancak bunlar Türkçedeki gibi belirgin değildir.Не се различава особено от тази на турския език.
Postmodern durum zaten çoktan belirginleşmeye başlamıştır II. Dünya Savaşı'ndan itibaren.Впрочем, фалшификацията става известна в чужбина още преди Втората световна война.
Bu ekonomi poltikalarıyla beraber zengin ile fakir arasında fark daha da belirginleşmeye başladı.Тази политика е благоприятна за икономиката, но пропастта между бедни и богати расте.
Tansiyonun düşürülmesi, ileri tıbbi bakımın yaratacağı masrafları belirgin şekilde azaltmaktadır.Понижаването на кръвното налягане значително намалява разходите, свързани с по-големи медицински грижи.
Bu gizli görüntü developman işlemiyle belirgin hale getirilir.Това се съобразява лесно с разглеждането развивката.
Genellikle dümdüz ve belirgin bir üst sınır oluşturur ve çoğunlukla simetriktir.Увреждането обикновено е с рязко изразена горна граница и често пъти симетрична.
Belirgin bir çiğneme yüzeyi yoktur.Не се наблюдава наличие на ключов камък.
15. yüzyılının en karmaşık ve en belirgin heykeltıraşlarındandır.Това е най-обширното илюстрирано произведение за 15 век.
Damarlar belirgin ve çıplaktır.Ушите са закръглени и голи.
Temel karşıtlık Ak ve Al biçiminde açıkça belirginleşir.Думата е остаряла както по форма, така и по значение.
Yas, ilk 10 günde belirgin bir biçimde tutulur.В районите на Имеретия узрява през първата десетодневка на октомври.
Katsuobushi'nin belirgin umami tadı yüksek inosinik asit içeriğinden gelmektedir.Първоначалната силна миризма на уасабито се дължи на съединението алилизотиоцианид.
Ayrıca dönemi 20 günden uzun olanlarda çıkış kolu belirgin bir şekilde diktir.Той позволява в рамките на един скок да бъдат изминати 20 светлинни години.
Vücudunda belirgin olarak kırmızı-turuncu işaretler vardır.Na tijelu ima karakteristične crvene šare.
Mihrabının yakınında Peygamber'in namaz kıldığı yer belirgin hale getirildi.To je bilo i jedino hodočašće koje je Prorok obavio u svom životu, a naziva se Oproštajni hadž .
Yaşlılarda, konfüzyon en belirgin belirti olabilir.Kod starijih osoba, zbunjenost može biti najistaknutiji znak.
Bu durum, gelişmekte olan ülkelerde daha da belirgindir.Ovo je posebice važno u državama u razvoju.
Filmin jeneriğin de bu daha da belirgindir.A utjecaj samog filma bio je daleko širi.
Beş yaşın altındaki çocuklarda görülen belirgin bulgu ve belirtiler ateş, öksürük ve hızlı veya güç solumadır.Tipični znakovi i simptomi kod djece ispod pet godina su vrućica, kašalj te brzo ili otežano disanje.
Ücret farklarının azaltılması belirgin bir değişim oldu.Radi smanjenja troškova izvršene su neke izmjene.
Rengi gridir ve tüm vücudunda belirgin siyah çizgileri vardır.Zelene je boje, te ima tamnozelene pjege po cijelom tijelu.
Vahşi doğa, Dünya üzerinde insan etkinliği ile belirgin değişikliğe uğramayan bir doğal çevre.Međutim tu je prirodni pejzaž potpuno izmijenjen djelovanjem čovjeka.
Tansiyonun düşürülmesi, ileri tıbbi bakımın yaratacağı masrafları belirgin şekilde azaltmaktadır.Snižavanje krvnog tlaka znakovito smanjuje troškove naknadnog liječenja komplikacija.
Sınırları belirgindir.Mate Granića.
Kentler daha da belirgin farklılıklar gösterir.Među pokrajinama razlike su još očitije.
Schilderij No. 1 belki de Mondrian’ın minimalizm anlayışının en belirgin örneği.Prva navedena je jedna od Mondrianovih najminimalističnijih slika.
Bu hareket 1950 ve 60'lı yıllarda belirgin hale gelmiştir.Taj model proizvodio se tijekom 1950-ih i 1960-ih.
Oyuncuların iç değişimleri siyah beyaz sahnelerde daha belirgin bir şekilde ortaya çıkıyordu.Glumci krvavi od borbe uvelike se ističu na bijeloj snježnoj podlozi.
"Sahti" sözcüğünün kökeni belirgin değildir.Podrijetlo izraza "hip-hop" je nejasno.
Ciltlerinin rengi de belirgin şekilde farklıdır.Također, oblik lubanje im je drugačiji.
Küçük ama belirgin bir gagaları vardır.To je malo ali istaknuto zviježđe.
En dikkat çekici şey, Ca II'nin H ve K çizgileri olup, bunlar G2'de en belirgin olanlarıdır.Najdôležitejšie sú Ca II čiary H a K, ktoré sú najvýznamnejšie na G2.
Mısır toplumu belirgin biçimde tabakalaşmış bir toplumdu ve sosyal statü kesin olarak katıydı.Staroegyptská spoločnosť bola bohato rozvrstvená a sociálny status sa dával jasne najavo.
Spektrumları, B2 alt sınıfında en belirgin olan nötr helyuma ve ılımlı hidrojen hatlarına sahiptir.Ich spektrum má neutrálne hélium, z ktorých najvýznamnejšie sú v podtriede B2, a mierne vodíkové čiary.
Özellikle 35 yaşın üstündeki kadınlarda bu düşüklük oldukça belirgindir.Postihuje predovšetkým mladšie ženy do 35 rokov.
Bu ekonomi poltikalarıyla beraber zengin ile fakir arasında fark daha da belirginleşmeye başladı.Napriek tomu pretrvávali pomerne veľké rozdiely medzi životom bohatých a chudobných.
Ücret farklarının azaltılması belirgin bir değişim oldu.Zvýšenie predaja ukázalo úspešnosť týchto zmien.
Topluluklar belirgin aile ya da ses kalıpları göstermezler.Komunity sa nevytvárajú na základe zreteľných rodinných alebo vokálnych väzieb.
Dört haftalık olunca bu noktaların renkleri daha belirgin hale gelirler.Môže trvať aj štyri roky, kým sa vyvinie dokonalá farba očí.
Belirgin diyaloglar yoktur.Cudzie jazyky sa neučil nikto!
Beynin kasılmaları o kadar belirgindi ki daha aracımdan inmeden, kafasındaki yarayı fark ettim.Jej zranenia boli natoľko vážne, že sa nikdy neprebudila z kómy.
Sternumu oldukça geniş ve belirgindir.Na svoj spektrálny typ je veľmi veľká a jasná.
Üst yüzeyinde belirgin çatlaklar bulunur.Na vrchole sa nachádza rozhľadňa.
Küçük ama belirgin bir gagaları vardır.Sú len malé ale konečné dieliky priestoru.
Klasik Farsça'nın kökeni çok belirgin değildir.História piercingu pupku je menej jasná.
Müzik özellikleri belirgin bir şekilde sanatına da yansımıştır.Patričný vkus prejavil aj svojim špecifickým hudobným výberom.
Halkaların yapısının oluşmasının en belirgin olanı neredeyse beyaz olan disklerdir.Biela plocha na bielom podklade najviac vystihuje autorovu tvorbu.
Bunun dışında Friedrich Nietzsche'nin felsefesinden etkilendiği de belirgindir.Okrem Schopenhauerovej filozofie mal naň silný vplyv Nietzsche.
Kulakları da biraz daha belirgindir.Ušká vykazujú taktiež viac foriem.
Belirgin bir çiğneme yüzeyi yoktur.Bezpečné nie je ani pozorovanie cez zadymené sklo.
Her bir bireyin grup içinde belirgin bir rolü vardır.Kľúčovú úlohu v sietiach akéhokoľvek typu zohrávajú aktívne prvky.
İrlanda'daki en belirgin Palladyan örneklerden biri, Dublin yakınlarındaki Castletown House'tır.Eden izmed najpomembnejših primerov paladijevstva na Irskem je Castletown House, blizu Dublina.
Belirgin bir şekilleri yoktur.Nimajo kakšne posebno določene oblike.
Beş yaşın altındaki çocuklarda görülen belirgin bulgu ve belirtiler ateş, öksürük ve hızlı veya güç solumadır.Značilni znaki in simptomi pri otrocih, mlajših kot pet let, so vročina, kašelj in hitro ali težko dihanje.
Vahşi doğa, Dünya üzerinde insan etkinliği ile belirgin değişikliğe uğramayan bir doğal çevre.Divjina je naravno okolje na Zemlji, ki ni bila bistveno spremenjena zaradi človeške dejavnosti.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod