Bu da suç tanımının belirgin ve açık biçimde kanunla düzenlenmesini gerektirir.Det innebærer at loven angir en bestemt og nøyaktig straff.
Bunun belirgin bir örneği Leo Tolstoy'un Savaş ve Barış adlı eserinde görülebilir.Filmen er basert på Leo Tolstojs klassiske krigsroman Krig og fred.
Daha sonra tekrar el değiştirmiş, politik çizgisini belirginleştirmiştir.Senere endret Otegi strategi og valgte politikkens vei.
Askeri olarak İkinci Pers Seferi'nde taktik ve stratejik olarak belirgin bir yenilik yoktur.Forskjellen mellom taktisk og strategisk bombing kan være uklar.
Bugün en belirgin etkiler başkent Asmara'daki İtalyan etkisidir.De eldste karformene viser en tydelig innflytelse fra den italienske keramikk i Faenza.
Yas, ilk 10 günde belirgin bir biçimde tutulur.De første ti årene ble han holdt i isolat.
Onun ilk yıllarına ait bilgiler açık, belirgin değildir.De første årene av hans liv der, er ukjent for ham selv.
En dikkat çekici şey, Ca II'nin H ve K çizgileri olup, bunlar G2'de en belirgin olanlarıdır.Noen av de mest lyssterke H II-regionene er synlige for det blotte øye.
Küçük ama belirgin bir gagaları vardır.Svak, men tydelig markert stopp.
Arapçada bu çekimli yapı belirgindir.Verket er forfattet på arabisk.
Bundan dolayı belirgin bir renkleri yok.Det er ingen spesiell høstfarge.
Ulusun teşkilatlandırma ve mücadele yöntemleri belirginleşmiştir.Den enkeltes kreativitet og mot blir satt på prøve.
Mart'ta planlar belirginleşti.Planeten Mars' bevegelser ble også beskrevet.
Kendisinin düşünce anlamındaki temelleri I. Dünya Savaşı ve Mütareke yıllarında belirginleşti.Krigsårene under første verdenskrig betegnet han som år av nød og dysterhet.
Bu daha önce kabul edilen değerden 100 kat daha belirgin bir değerdi.Ini adalah 100 kali lebih pasti dari nilai yang diterima sebelumnya.
Bu da onların tarzlarının daha belirginleşmesini gerçekleştirdi.Dengan ini mereka dapat menjadikan keberadaan mereka lebih bermakna.
Ana işlevi dikkati belirgin uyaranlara doğru yönlendirmektir.Dan menjadi petunjuk serta pengajaran untuk orang-orang yang bertakwa.
Şehirde belirgin olarak 4 mevsim yaşanır.Empat musim di kota ini sangat jelas.
Bazı insanlar, uzun süreli oksijen terapisi veya akciğer nakliyle belirgin iyileşmeler gösterebilir.Sebagian orang ada yang merasakan perbaikan karena terapi oksigen jangka panjang atau pencangkokan paru.
Bahar ayları yağışlıdır ve nisan ayından itibaren sıcaklık belirgin bir şekilde yükselir.Hal tersebut artinya pada bulan bulan bersangkutan, frekwensi curah hujannya tinggi.
Pugların kulaklarında iki farklı belirgin biçim görülür: gül ve düğme.Pug memiliki dua bentuk telinga yang berbeda, yaitu "mawar" dan "kancing".
Bayrağın üzerindeki en belirgin figür beyaz bir Basotho şapkasıdır.Bendera ini menampilkan sebuah topi Basotho berwarna putih.
Bardanes'ın kendisinin motivasyonu ise daha az belirgindir.Untuk motif Vardanis sendiri, situasinya kurang jelas.
Holokost’un belirgin özellikleri arasında, insanların tıbbi deneyler için kullanılmaları vardır.Ciri khas lainnya dari Holocaust adalah penggunaan subyek manusia dalam eksperimen medis.
Her bir bireyin grup içinde belirgin bir rolü vardır.Masing-masing orang mendapatkan pembagian tugas yang jelas.
Bu noktada, "anlamı üreten okurdur" düşüncesi belirginlik kazanır.Sehingga, untuk mengimani hal tersebut dibutuhkan "lompatan keimanan" untuk memahaminya.
Geride kalanlar belirgin bir yenilenmeye, rota değişikliğine yöneldiler.Hai berubah posisi sekali lagi, beralih ke Support.
Belirgin bir sebep olmadığı halde kimse salondan dışarı çıkmak istemez.Anehnya, tak seorang pun yang berniat untuk meninggalkan tempat itu.
Akdeniz'in su dibi faunası belirgin bir karakteristiğe sahip değildir ve nispeten düşüktür.Fauna berhabitat air-dalam dari Mediterania tidak memiliki karakteristik khusus dan relatif sedikit.
Birçok madde önceki hükümetlerin yanlışlarını düzeltmek için belirgin bir açıklıkla yazıldı.Banyak pasal terkait sebagai perbaikan terhadap pemerintahan sebelumnya yang menyimpang.
Cüce tiplemesinin, Hobbit serüveniyle birlikte belirgin bir şekilde değiştiği görülür.Disini anda bisa menyaksikan langsung proses pembuatan sarung tenun khas Buton.
Genellikle dümdüz ve belirgin bir üst sınır oluşturur ve çoğunlukla simetriktir.Ini biasanya mengakibatkan batasan atas yang tajam dan seringkali simetris.
Bu yunus türünün belirgin özelliği konik kafası ve dar burnudur.Karakteristik yang paling dikenal dari spesies ini adalah kepala dan tudungnya.
Yalnızca 1942 yazında yakalanan siyasi komiserlere yönelik belirgin bir iyileştirme vardı.Strategi perang yang berikutnya baru dapat diselesaikan pada April 1942.
Bu dansta kalça hareketleri belirgindir.Gerakan tarian ini lincah.
Sınırları belirgindir.Perbatasan didefinisikan secara rinci.
Su yüzüne dönerek çıkar ve yalnızca derin dalış yapacağı zaman kuyruğunu suyun dışına belirgin olarak çıkarır.Ketika Nabi mulai masuk Madinah, dia tidak mendapati air yang dapat digunakan selain air sumur Rumah.
Sazlık kedisinin belirgin bir iz ve işareti olmayan bej rengi kürkü vardır.Perut Buaya Kuba berwarna pucat tanpa tanda yang khas.
Birkaç saniye sonra kamera yakınlaştığında yüzler belirginleşir.Ketika wajah yang akrab tercatat beberapa kali, kamera akan meminta Anda untuk mendaftarkan wajah.
Ev sahibi ülke Kanada belirgin işaretlenmiştir.Nước chủ nhà Canada được đánh dấu.
Mimaride ve heykelde, Yunan örnekleri ve Romalı boyamaları arasındaki fark belirgindir.Trong kiến trúc và điêu khắc, sự khác biệt giữa các hình mẫu Hy Lạp và những bức họa La Mã là rõ ràng.
Bu oluşum nedeniyle Sarayburnu'nun burnu bugün olduğundan daha belirgindi.Do sự tồn tại của các bến cảng này mà mũi Sarayburnu là đáng chú ý hơn so với chính nó ngày nay.
Bazı virüsler enfekte hücrede hiçbir belirgin değişikliğe neden olmazlar .Một số virus không gây ra sự thay đổi rõ ràng đối với tế bào bị nhiễm.
Belirgin olan birçok yıldıza da genelde Arapça ya da Latince isimler verilmiştir.Nhiều ngôi sao sáng điển hình cũng được đặt tên, đặc biệt là đặt theo ngôn ngữ Ả rập hoặc La tinh.
Sınırları belirgindir.Giới hạn.
Varsayım belirgin olmalıdır.Một số thông tin là phỏng đoán.
Bazı insanlar, uzun süreli oksijen terapisi veya akciğer nakliyle belirgin iyileşmeler gösterebilir.Một số trường hợp có thể cải thiện bằng trị liệu oxy dài hạn hay ghép phổi.
Oyuncuların iç değişimleri siyah beyaz sahnelerde daha belirgin bir şekilde ortaya çıkıyordu.Các diễn viên sân khấu thoa nền da trắng đậm.
Firavunlardan özellikle II. Ramses birçok tapınak yaptırmasıyla belirginleşmiştir.Hầu như đô thị Ai Cập nào cũng được Ramesses II xây dựng thêm thật nhiều đền đài.
Tayfta belirgin olan çizgilerin tipine göre DA, DB, DC, DO, DZ, ve DQ alt sınıflarına ayrılırlar.Lớp D được chia tiếp thành các lớp nhỏ DA, DB, DC, DO, DZ và DQ.
En belirgin değişiklik Trance'taki dönüşümdür.Minh chứng rõ nhất cho việc này là sự thay đổi trong con người Candy.
Ama SSCB'nin tutumu belirgin bir biçimde değişti.Nhưng kể từ khi có PC tình hình hoàn toàn thay đổi.
Mevsimlerdeki farklılık oldukça belirgindir.Thời tiết giữa hai mùa phân biệt khá rõ rệt.
Katsuobushi'nin belirgin umami tadı yüksek inosinik asit içeriğinden gelmektedir.Loại umami đặc trưng trong katsuobushi là do hàm lượng axit inosinic cao.
Merkezi ısıtma, kışın tek camlı pencerelerle birlikte kullanıldığında bu çok belirgindir.Nó rất rõ rệt khi lò sưởi được sử dụng nơi có kính một lớp vào mùa đông.
Yeni tasarım dili, hareket, derinlik ve yarı saydamlık efektlerinin daha belirgin kullanımını içerecektir.Ngôn ngữ thiết kế mới này nổi bật với các chuyển động, độ sâu, và các hiệu ứng mờ.
Chung'un iş dünyası için yeteneği, ahşap satacağı kasabaya yaptığı geziler sırasında belirginleşti.Tài năng kinh doanh của ông bộc lộ rõ trong những chuyến đi vào thành phố để bán hàng hoá.
Vücudunda belirgin olarak kırmızı-turuncu işaretler vardır.Xuất hiện từng mảng đỏ trên cơ thể.
Baş oluşumu daha belirgindir.Lập trường chính của chúng ta rất cụ thể.
Mısır toplumu belirgin biçimde tabakalaşmış bir toplumdu ve sosyal statü kesin olarak katıydı.Xã hội Ai Cập đã có sự phân chia giai cấp ở mức độ cao, và địa vị xã hội đã được phân biệt rõ ràng.