Ana içeriğe geç
Sözlük

belirgin ile cümle

belirgin kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Genellikle dümdüz ve belirgin bir üst sınır oluşturur ve çoğunlukla simetriktir.Ele produc de obicei o margine superioară clară și adesea simetrică.
Belirgin seksüel dimorfizme sahiptirler.Au un dimorfism sexual pronunțat.
Tersine Bronz Çağı kültürü ile belirgin bir devamlılık görülmektedir.Se pare că aparține de cultura Unétice din Epoca de Bronz.
Doğu Avrupa mimarisinin en belirgin özellikleri bu şehirde görülür.Peisajele montane mai frumoase se pot vedea din Austria.
En büyük dezavantajı belirgin maliyetidir.Cea mai gravă pierdere de performanță este exponențială.
Bu ekonomi poltikalarıyla beraber zengin ile fakir arasında fark daha da belirginleşmeye başladı.În același timp a crescut decalajul dintre săraci și bogați.
Ayrıca OVA'larda ve mangada belirgin bir şekilde feminendir.Și ele și muma sunt în deplină sănătate.
Bu noktada, "anlamı üreten okurdur" düşüncesi belirginlik kazanır.Această fază duce la o "poartă" de evaluare a ideilor.
Aşkın şiddetle ortaya çıkışının en belirgini Hitler'dir.Siguranța lui Hitler era principala ei grijă.
Yel girmesi kavramı bu anlayışın en belirgin göstergesidir.Origins este fără îndoială cea mai bună repetiție a acestei formule.
En belirgin sembol heykeli tamamen saran melek kanatlarıdır.Fațada principală este încununată de statui de îngeri.
Bu uydu evrenin büyüme hızlanması oranını daha belirgin hale gelmesi sağlayacaktır.Aceasta este un indiciu ce sugerează că expansiunea universului accelerează.
En belirgin şikayet karın ağrısıdır.Însă, cele mai caracteristice sunt liniile cursive ale trupului femeii.
Halaf dönemi yerleşmesi için belirgin bir mimariden söz edilmemektedir.Seria nu folosește un calendar care să specifice anii.
O belirgin.Este clar.
Muhalefet daha belirgin oluyor.Opoziția devine mai evidentă.
Protestoların en belirgin sonuçlarından biri de gitgide artan internet özgürlüğüydü.A tüntetések leginkább kézzel fogható eredménye az internetes szabadság kivívása volt.
İki galaksi arasında belirgin bir bağlantı ve etkileşim görünmemektedir.Két tengely között érintés és galvanikus kapcsolat nélkül hoz létre kapcsolatot.
Küba kültürü köken bakımından İspanyol ve Afrika etkisinin belirgin izlerini taşır.Kuba kultúrájában leginkább a spanyol és az afrikai hatás érezhető.
NGC 4747 (Arp 159), belirgin karanlık toz şeritleriyle yandan görünen bir sarmal galaksidir.Az NGC 4747 (Arp 159) nem más, mint egy közönséges, éléről látszó spirálgalaxis, vastag porsávval.
Bayrağın üzerindeki en belirgin figür beyaz bir Basotho şapkasıdır.A zászló képét uralta a fehér Basotho kalap.
Bilgilerimiz, belirgin bilgilerden çok spekülatif açıklamalara dayanır.A számok szomorúak, érthető okokból.
Gözlerinin gerisinde büyük bir belirgin leke vardır.A szemei mögött csontos kiemelkedés van.
Hadislerde ise daha belirgin bir şekilde insansı anlatımlar kullanılır.A mondák szinte képletszerűen fogalmazzák meg az emberi helyzeteket.
Beş yaşın altındaki çocuklarda görülen belirgin bulgu ve belirtiler ateş, öksürük ve hızlı veya güç solumadır.Az öt év alatti gyermekek körében jellemző tünet a láz, a köhögés és a kapkodó vagy nehézlégzés.
Şehirde belirgin olarak 4 mevsim yaşanır.A városban négy elkülönülő évszak van.
Genellikle dümdüz ve belirgin bir üst sınır oluşturur ve çoğunlukla simetriktir.Jellemzően élesen kirajzolódó felső határvonala van, és gyakran szimmetrikus.
Üretici güçlerdeki bu gelişme toplumların üretim kapasitelerini son derece belirgin biçimde genişletti.Felismerte, hogy a termelőerők fejlődése nagymértékben függ a fennálló társadalmi viszonyoktól.
Ancak, bu bulgular genellikle hastalığın 1. haftası geride kaldıktan sonra belirgin hale gelir.Ezek a hatások gyakran már a kezelés első hetében jelentkeznek.
Bunun en belirginlerinden biri, Slav dilleriyle Baltık dilleri arasındaki ilişkidir.Különlegessége, hogy a lívben találjuk a legkevesebb névszói esetet a balti-finn nyelvek közül.
Yaz kuraklığı çok belirgin olduğundan kurakçıl (kserofit) formasyonlar gelişmiştir.A levelek szilárdítószövete (szklerenchima) igen fejlett.
Hersek ile Bosna arasında belirgin bir sınır yoktur.A kambrium és ordovícium között kőzettanilag nincs éles határ.
Kendisinde Hegel etkisi belirginleşmeye başladı.Elvetette Hegel dialektikáját.
2004'te kabul edilen değişikliklerle ülkenin siyasi sisteminde belirgin değişiklikler gerçekleştirildi.Az új alkotmány már tükrözte a korábbi években végbement politikai változásokat.
Kollar gövdeden çok belirgin olarak ayrılır.Feje élesen elkülönül a testétől.
Birinci ve ikinci beste arasında belirgin bir usul ve karakter farklılığı bulunur.Az első kettő és a harmadik sorozat között komoly hangulati és stílusbeli különbségek vannak.
Postu çok sık tüylüdür ve çizgileri gayet belirgindir.Száruk nagyon gyakran szőrös, mint ahogy leveleik is.
Bunun belirgin bir örneği Leo Tolstoy'un Savaş ve Barış adlı eserinde görülebilir.A csata szerepel a Lev Tolsztoj Háború és béke című regényében.
Mevsimlerdeki farklılık oldukça belirgindir.A párzási időszak helyenként különböző.
Belirgin bir dışkı azalması vardır.A sáncolásnak külön jele van.
Cinsiyetleri arasında çok belirgin olmayan ayrımlar vardır.A nemek között más feltűnő külső különbség nincsen.
Sırt yüzgeci oldukça belirgindir.A hátsó láb teljesen függőleges.
Belirgin olan bir şey; atmosferin üst seviyesinin 30 km civarında son bulduğudur.10-15 kilométer pontossággal határozta meg a Föld felső légkörének helyzetét.
Belirgin bir şekilleri yoktur.Alakja nincs meghatározva.
Torasik yarık pek belirgin değildir.A taraj ne legyen túlzottan nagy.
Kongrenin Önemi: Yeni bir devlet kurma düşüncesi belirginleşmiştir.Ideje volt hozzálátni az új állami keretek kialakításához.
Kahverengi olan kanatlarda iki belirgin beyaz kuşak görülür.Két fehér sáv között egy keskenyebb piros sáv található.
Hersek ile Bosna arasında belirgin bir sınır yoktur.Bosnian ja Hertsegovinan välillä ei kulje selkeää rajaa.
İşaretler oldukça belirgin.Kaikki merkit ovat selvärajaisia.
Cinsiyetleri arasında çok belirgin olmayan ayrımlar vardır.Sukupuolten välillä selkeitä ulkoisia eroja ei ole.
Birçok madde önceki hükümetlerin yanlışlarını düzeltmek için belirgin bir açıklıkla yazıldı.Nagyin johtama hallitus selvitti joitakin aikaisempia väärinkäytöksiä.
Hastalığın 3 belirgin tipi vardir.Sairautta on kolmea tyyppiä.
Sınırları belirgindir.Rajat tasoittuvat.
Bunun belirgin bir örneği Leo Tolstoy'un Savaş ve Barış adlı eserinde görülebilir.Kuuluisin tällaisen tapahtuman kuvaus lienee Pierre Bezuhovin armahdus Leo Tolstoin Sodassa ja rauhassa.
Muhalif görüşler bu aşamada belirginleşmiş ve sertleşmiştir.Lakia on sittemmin sanotuilta osin selvennetty ja tiukennettu.
Çünkü devlet antisemitizminin en belirgin olduğu yıllardı.Tapahtumaketju oli antisemitismin huomattavin ilmentymä.
Vücudun insülin kullanımını etkileyen diğer daha az belirgin faktörler de dikkate alınmalıdır.Lisäksi kehikon hajoamisnopeus elimistössä tulee ottaa huomioon.
Bulunan kemiklerde belirgin kırık ve çatlaklar vardı ve bunlar bilinçli bir şekilde yapılmış gözüküyordu.Kaikki idolit olivat löytyneet hajonneina ja arvellaankin, että ne oli hajotettu tarkoituksella.
Erkeklerle kadınlar arasında belirgin boy farkı yoktur.Eroa miesten ja naisten välillä ei juurikaan ole.
Bunun en belirginlerinden biri, Slav dilleriyle Baltık dilleri arasındaki ilişkidir.Samoin useimpien mielestä balttilaisilla kielillä on lähin suhde slaavilaisiin kieliin.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod