Bazen bu diskler, sağdaki Fomalhaut'un görüntüsünde görüldüğü gibi belirgin halkalar içeriyor.Інколи такий диск має помітні кільця, як на зображені Фомальгаута справа.
İşaretler oldukça belirgin.Кольори є достатньо точними.
Sarayların belirgin bir planı yoktur.Будинки не мають чіткого планування.
Bu gelişmeler belirgin bir şekilde 1929 – 1933 yılındaki ekonomik kriz sırasında olmuştur.Прояви економічної кризи 1929—1933.
Bu durum 862 yılında Caesar olarak daha belirginleşmiştir.У 862 році отримує титул цезаря.
Mısır toplumu belirgin biçimde tabakalaşmış bir toplumdu ve sosyal statü kesin olarak katıydı.Єгипетське суспільство було сильно розшароване і соціальний статус був чітко виражений.
Hastalığın 3 belirgin tipi vardir.Виділяють 3 основних типи перебігу захворювання.
Antik Roma'da eşcinsellik, çağdaş Batı medeniyetinden belirgin farklılıklar göstermektedir.Гомосексуальні відносини в Стародавньому Римі сприймалися інакше, ніж у сучасному західному світі.
Norşuntepe'de bu durum daha da belirgindir.У Нортумбрії це співвідношення було ще значнішим.
Varsayım belirgin olmalıdır.Провідність розчину позначають σ .
Beş yaşın altındaki çocuklarda görülen belirgin bulgu ve belirtiler ateş, öksürük ve hızlı veya güç solumadır.Типовими ознаками та симптомами в дітей віком до п'яти років є: гарячка, кашель, швидке чи утруднене дихання.
En belirgin şekilde dağ buzullarında görülen moren deposu türüdür.Для рельєфу області найбільш характерні моренні відкладення у формі пагорбів.
Ruslar burada Prusya orduları karşısında belirgin bir başarı kazanmışlardır.Зрання русичі починають досить успішно атакувати табір лицарів.
Türün en belirgin özelliği yavaş temposudur.Однак їхньою характерною особливістю є повільніший ріст.
İki belirgin dövmesi vardır: Sağ kalçasında bir gül, sol ayak bileğinde ufak bir dövme.Має два татуювання (троянда зліва від пупка, троянда на правій лопатці).
Gözlerinin gerisinde büyük bir belirgin leke vardır.За очима є великі бризкальця.
Özellikle 35 yaşın üstündeki kadınlarda bu düşüklük oldukça belirgindir.Хворіють особи переважно старше 35 років.
Kuyruk sınırları belirgin bir renk sınırına sahiptir.Помаранчевий колір мають лінії тимчасової розмітки.
Mevsimlerdeki farklılık oldukça belirgindir.Досить виразна різниця річних сезонів.
Yaşlılar ve küçük çocuklarda belirtiler çok belirgin olmayabilir.У людей похилого віку та у маленьких дітей прояви симптомів можуть бути нечіткими та невиразними.
Bayrağın üzerindeki en belirgin figür beyaz bir Basotho şapkasıdır.Найкращою прикрасою цього оазису є лелека білий.
Sırt ile aynı renkte olan kuyruğun üzerindeki ince şeritler daha belirgindir.Верхня частина хвоста має такий же колір, як і спина.
Bu dönemde cesedin karnı belirgin biçimde şişer ve vücut açıklarından sıvılar akar ve keskin koku duyulur.Перед тим як цей привид з'являється, в повітрі чути запах сірки та мертвих тіл.
Kuzey gökkürededir ve belirgin değildir.Північні схіли плавніші та не мають обривів.
Diğer yandan İtalyan Hava Kuvvetleri'nin belirgin üstünlüğü vardı.Радянські війська мали значну перевагу у повітряних силах.
Bunlardan en belirgini nakarattaki "Let me in!Сам по собі народжується вигук: дайте їм зійти!
Bir buz çağının sona ermesi ile ilgili en belirgin değişiklik, sıcaklık artışıdır.Nejnápadnější změna spojená s koncem doby ledové je rostoucí teplota.
Kendilerini ve başkalarını eğlendirmek için davrandıkları belirgin olarak görülmektedir.Evidentně dělají věci, aby pobavili sami sebe i ostatní.
Sözel seslendirmede konuşurcasına (Recitatif) söyleme belirgin özelliktir.Nezněle se vyslovuje na konci slova (tvář) a v okolí neznělých souhlásek (kopřiva).
Topluluklar belirgin aile ya da ses kalıpları göstermezler.Komunity se nevytvářejí na základě zřetelných rodinných nebo vokálních vazeb.
Genellikle dümdüz ve belirgin bir üst sınır oluşturur ve çoğunlukla simetriktir.Poranění má obvykle ostrý horní okraj a často je symetrické.
Poe cevaben Amontillado Fıçısı'nı yazdı ve öyküde English'in romanına belirgin göndermelere yer verdi.Poe odpověděl povídkou "Sud vína amontilladského", kde použil konkrétní narážky na Englishův román.
Yavaş dönüşü muhtemelen, belirgin manyetik alanın olmamasını sağlar.Pomalá rotace také pravděpodobně přispívá k nedostatečnému magnetickému poli planety.
Bu seyreklik özellikle Lapland bölgesinin iç kısımlarında belirgin olarak görülür.To platí zejména pro vnitrozemskou část Laponska.
Bu durum özellikle dayanıklılık ve direnç idmanlarında belirgindir.Klade se důraz zejména na odolnost a dlouhou životnost.
İki belirgin dövmesi vardır: Sağ kalçasında bir gül, sol ayak bileğinde ufak bir dövme.Má dvě tetování - ornament na pravém a obrázek dcery na levém rameni.
En belirgin güçleri sesi ve irfanıydı.Nejsilnějšími údery byly podání a volej.
Gözlerinin gerisinde büyük bir belirgin leke vardır.V očích je dobře zřetelná vodorovná zornice.
Yetişkin erkekler çizgili ve oldukça belirgin şekilde tanınabilen kuşlardır.Jedná se o mohutně stavěné ptáky, jejichž pohlaví lze snadno rozeznat.
Kulakları da biraz daha belirgindir.Jejich zobák je o něco silnější.
En belirgin özelliği sertliğidir.Nejvíce ceněný druh pro vzhled.
Yine de sebep her zaman için doğrudan belirgin olmaz.U jednotlivých případů však stále není možné vždy určit jasnou příčinu.
1970'te belirgin bir şekilde kadın akımlarını tanımladı çünkü her zaman bir feminist olduğuna inanıyordu.V 70. letech byla důležitou postavou v debatách o feminismu, ačkoli sama se za feministku nepovažovala.
Ücret farklarının azaltılması belirgin bir değişim oldu.Zvýšení prodeje ukázalo úspěšnost těchto změn.
Onun döneminde yoksulluk belirgin oranda düşmüş ve siyahilerin ekonomik durumunda düzelme gözükmüştür.Malíř byl v té době v neutěšené finanční situaci a k černé barvě se dostal za velice výhodných podmínek.
1994’te Prince’in kendi eserlerine karşı tavrı, belirgin bir değişikliğe uğradı.În 1994, atitudinea lui Prince față de randamentul său artistic a trecut printr-o schimbare notabilă.
Tansiyonun düşürülmesi, ileri tıbbi bakımın yaratacağı masrafları belirgin şekilde azaltmaktadır.Scăderea tensiunii reduce în mod semnificativ costurile implicate de serviciile medicale avansate.
Radyoaktif değildir ve belirgin bir kirliliğe yol açmaz.Nu este radioactiv și nu reprezintă o sursă periculoasă de poluare.
En dikkat çekici şey, Ca II'nin H ve K çizgileri olup, bunlar G2'de en belirgin olanlarıdır.Cele mai notabile linii de emisie sunt H și K linii ale Ca II, cele mai proeminente întâlnite la grupa G2.
Zegoe UI ve Segoe WP arasında daha belirgin farklılıklar kendi sayısal karakterler belirgindir.Diferențele dintre Segoe UI și Segoe WP se văd mai bine la caracterele numerice.
Haritada belirgin şekilde görülen şeyler portallar, egzotik maddeler, linkler ve kontrol alanlarıdır.Vizibile pe hartă sunt portaluri, materia exotică (XM), link-uri, și câmpuri de control.
Poe cevaben Amontillado Fıçısı'nı yazdı ve öyküde English'in romanına belirgin göndermelere yer verdi.Poe a răspuns cu „Balerca de Amontillado”, folosind referințe foarte specifice la romanul lui English.
Beş yaşın altındaki çocuklarda görülen belirgin bulgu ve belirtiler ateş, öksürük ve hızlı veya güç solumadır.Semnele și simptomele tipice la copiii sub cinci ani sunt febra, tusea și respirația grea și rapidă.
Obüsler ile toplar arasındaki ayrım çok belirgin değildir.Nu este încă clară legătura dintre facule și plajele solare.
Belirgin bir aristokrasi sınıfı oluşmamıştı.Nu este vorba aici de o aritmetică stupidă.
Ancak bazı önemli silah sistemlerinde Sovyet sayısal üstünlüğü belirgindir.În domeniul anumitor categorii de arme, avantajul numeric sovietic era considerabil.
Yaşlılarda, konfüzyon en belirgin belirti olabilir.La persoanele în vârstă, confuzia poate fi cel mai important semn.
Mest dönemindeki erkekler, çok belirgin alçak frekanslı "motosiklet" sesine benzeyen uğultular çıkarır.Masculii în călduri emit un uruit distinct, cu frecvență redusă, numit „motocicleta”.
Yine birkaç gün önce özellikle yüzde belirgin sivilceler oluşur.Aproape în 100% din cazuri persoanele exhibiționiste sunt de sex masculin.
Bu gelişmeler belirgin bir şekilde 1929 – 1933 yılındaki ekonomik kriz sırasında olmuştur.Banca a trebuit să părăsească aceste locuri în perioada crizei bancare din 1929-1933.