Sputnik'ten küçük parçalar izliyorsunuz, 5. uzun metrajlı belgeselim, nerdeyse bitmek üzere.Oglądacie fragmenty ze "Sputnika", mojego piątego filmu dokumentalnego, który jest teraz na ukończeniu.
Sputnik'ten küçük parçalar izliyorsunuz, 5. uzun metrajlı belgeselim, nerdeyse bitmek üzere.Részleteket látnak a "Szputnykiból", az ötödik dokumentumfilmemből, ami majdnem teljesen kész.
Sputnik'ten küçük parçalar izliyorsunuz, 5. uzun metrajlı belgeselim, nerdeyse bitmek üzere.Sie sehen Ausschnitte aus "Sputnik", meinem fünften Dokumentarfilm, der gerade fertiggestellt wurde.
Sputnik'ten küçük parçalar izliyorsunuz, 5. uzun metrajlı belgeselim, nerdeyse bitmek üzere.Sledujete úryvky zo "Sputnika", môjho piateho dokumentárneho filmu, ktorý je takmer hotový.
Sputnik'ten küçük parçalar izliyorsunuz, 5. uzun metrajlı belgeselim, nerdeyse bitmek üzere.Vous regardez des extraits de "Spoutnik", mon cinquième documentaire de cinéma, qui est presque fini.
Sputnik'ten küçük parçalar izliyorsunuz, 5. uzun metrajlı belgeselim, nerdeyse bitmek üzere.Βλέπετε μικρά αποσπάσματα από το "Σπούτνικ", το πέμπτο μου ντοκιμαντέρ, που είναι σχεδόν έτοιμο.
Sputnik'ten küçük parçalar izliyorsunuz, 5. uzun metrajlı belgeselim, nerdeyse bitmek üzere.Ви переглядаєте вирізки із "Супутника", мого п'ятого документального фільму, який вже майже закінчений.
Sputnik'ten küçük parçalar izliyorsunuz, 5. uzun metrajlı belgeselim, nerdeyse bitmek üzere.Вы смотрите вырезки из "Спутника", моего пятого документального фильма, который уже почти закончен.
Sputnik'ten küçük parçalar izliyorsunuz, 5. uzun metrajlı belgeselim, nerdeyse bitmek üzere.Гледате откъси от "Спутник", петия ми документален филм, който е почти завършен.
Sputnik'ten küçük parçalar izliyorsunuz, 5. uzun metrajlı belgeselim, nerdeyse bitmek üzere.אתם צופים בקטעים מתוך "ספוטניק," הסרט הדוקומנטרי החמישי שלי, שכמעט והושלם.
Sputnik'ten küçük parçalar izliyorsunuz, 5. uzun metrajlı belgeselim, nerdeyse bitmek üzere.ほとんど完成しつつあります それは、スプートニクについての話であり、
Teşekkürler; Gülçin, Özlem, Umay ve Huni Projesi Hdbelgesel.net - Türkçe Belgeselin Adresi...České titulky: Miry, 25.03.2013
Tıpkı belgesellerde gördüğünüz gibi bu şeyin 20 parçaya bölünmesini istemiyorum.Ich will nicht, dass dieses Ding in 20 Teile zerbricht, wie man es aus Dokumentationen kennt.
Tıpkı belgesellerde gördüğünüz gibi bu şeyin 20 parçaya bölünmesini istemiyorum.Ik wil niet dat dit ding in 20 stukken breekt zoals je wel eens in die documentaires ziet.
Tıpkı belgesellerde gördüğünüz gibi bu şeyin 20 parçaya bölünmesini istemiyorum.Jag vill inte att den här grejen går i 20 bitar som man sett på dokumentärer.
Tıpkı belgesellerde gördüğünüz gibi bu şeyin 20 parçaya bölünmesini istemiyorum.Jeg vil ikke have, at denne ting skal brække i 20 stykker som man ser i dokumentarerne.
Tıpkı belgesellerde gördüğünüz gibi bu şeyin 20 parçaya bölünmesini istemiyorum.Je ne veux pas que cette chose se brise en 20 morceaux comme vous l'avez vu dans les documentaires.
Tıpkı belgesellerde gördüğünüz gibi bu şeyin 20 parçaya bölünmesini istemiyorum.비행기가 산산조각나길 원하지 않았어요. 다큐멘터리에서 본 것처럼 말이에요.
Tıpkı belgesellerde gördüğünüz gibi bu şeyin 20 parçaya bölünmesini istemiyorum.Não quero que isto se parta em 20 pedaços como vemos nalguns documentários.
Tıpkı belgesellerde gördüğünüz gibi bu şeyin 20 parçaya bölünmesini istemiyorum.Nechcem, aby sa táto vec rozlámala na 20 kúskov, ako to vidíte v dokumentoch.
Tıpkı belgesellerde gördüğünüz gibi bu şeyin 20 parçaya bölünmesini istemiyorum.Nechci, aby se tahle věc rozpadla na 20 kusů tak, jak to ukazují v těch dokumentech.
Tıpkı belgesellerde gördüğünüz gibi bu şeyin 20 parçaya bölünmesini istemiyorum.Nem akarom, hogy a gép 20 darabra szakadjon, ahogy a dokumentumfilmekben szoktuk látni.
Tıpkı belgesellerde gördüğünüz gibi bu şeyin 20 parçaya bölünmesini istemiyorum.Nie chciałem być rozerwanym na 20 kawałków, tak jak widzicie to na filmach dokumentalnych.
Tıpkı belgesellerde gördüğünüz gibi bu şeyin 20 parçaya bölünmesini istemiyorum.Nočem, da ta stvar razpade na 20 kosov, kot vidite v dokumentarcih.
Tıpkı belgesellerde gördüğünüz gibi bu şeyin 20 parçaya bölünmesini istemiyorum.Non voglio che questa cosa si spezzi in 20 pezzi come si vede nei documentari.
Tıpkı belgesellerde gördüğünüz gibi bu şeyin 20 parçaya bölünmesini istemiyorum.No quiero que esto se rompa en 20 piezas como se ven en esos documentales.
Tıpkı belgesellerde gördüğünüz gibi bu şeyin 20 parçaya bölünmesini istemiyorum.Nu vreau ca avionul să se sfărâme în 20 de bucăți, cum vedem în acele documentare.
Tıpkı belgesellerde gördüğünüz gibi bu şeyin 20 parçaya bölünmesini istemiyorum.Saya tidak ingin benda ini hancur menjadi 20 keping seperti yang Anda lihat di film dokumenter.
Tıpkı belgesellerde gördüğünüz gibi bu şeyin 20 parçaya bölünmesini istemiyorum.Tôi không muôn thứ này vỡ thành 20 mảnh như bạn vẫn nhìn thấy ở các tài liệu.
Tıpkı belgesellerde gördüğünüz gibi bu şeyin 20 parçaya bölünmesini istemiyorum.Δεν θέλω αυτό το πράγμα να σπάσει σε 20 κομμάτια όπως έχεις δει σε εκείνα τα ντοκιμαντέρ.
Tıpkı belgesellerde gördüğünüz gibi bu şeyin 20 parçaya bölünmesini istemiyorum.Не исках това нещо да се разбие на 20 парчета, както сте виждали в тези документални филми.
Tıpkı belgesellerde gördüğünüz gibi bu şeyin 20 parçaya bölünmesini istemiyorum.Я не хочу, чтобы он распался на 20 кусочков, как в тех документальных фильмах.
Tıpkı belgesellerde gördüğünüz gibi bu şeyin 20 parçaya bölünmesini istemiyorum.Я не хочу, щоб ця штука розпалася на 20 шматків, як у тих документальних фільмах.
Tıpkı belgesellerde gördüğünüz gibi bu şeyin 20 parçaya bölünmesini istemiyorum.אני לא רוצה שהדבר הזה יתפרק ל20 חתיכות כמו שרואים בדוקומנטרים.
Tıpkı belgesellerde gördüğünüz gibi bu şeyin 20 parçaya bölünmesini istemiyorum.لا أريد لهذه الطائرة ان تتحطم لـ عشرين قطعة مثل ما شاهدت في تلك الأفلام الوثائقية.
Tıpkı belgesellerde gördüğünüz gibi bu şeyin 20 parçaya bölünmesini istemiyorum.バラバラに吹き飛ぶのは嫌です どんどん下降する中
"Uygunsuz Gerçek" belgeselini hepiniz izlemişsinizdir ama şimdi izleyecekleriniz biraz daha uygunsuz.Acum, toţi aţi văzut "Un adevăr incomod". Asta este şi mai incomod.
"Uygunsuz Gerçek" belgeselini hepiniz izlemişsinizdir ama şimdi izleyecekleriniz biraz daha uygunsuz.Ahora, todos han visto "Una Verdad Incómoda". Esto es un poco más incómodo.
"Uygunsuz Gerçek" belgeselini hepiniz izlemişsinizdir ama şimdi izleyecekleriniz biraz daha uygunsuz.Jullie hebben allen "An Inconvenient Truth" gezien. Dit is nog wat ongemakkelijker.
"Uygunsuz Gerçek" belgeselini hepiniz izlemişsinizdir ama şimdi izleyecekleriniz biraz daha uygunsuz.자, 이제 여러분은 모두 "불편한 진실"을 보셨습니다. 하지만 이것은 조금 더 불편합니다.
"Uygunsuz Gerçek" belgeselini hepiniz izlemişsinizdir ama şimdi izleyecekleriniz biraz daha uygunsuz.Sie haben alle "Eine unbequeme Wahrheit" gesehen. Dies ist ein bisschen unbequemer.
"Uygunsuz Gerçek" belgeselini hepiniz izlemişsinizdir ama şimdi izleyecekleriniz biraz daha uygunsuz.Tout le monde a vu "Une Vérité Qui Dérange". Ceci dérange un peu plus.
"Uygunsuz Gerçek" belgeselini hepiniz izlemişsinizdir ama şimdi izleyecekleriniz biraz daha uygunsuz. (Video):(ビデオ):男性:...非常に危険な質問です
"Uygunsuz Gerçek" belgeselini hepiniz izlemişsinizdir ama şimdi izleyecekleriniz biraz daha uygunsuz.Všichni jste viděli "Nepříjemnou pravdu". Toto je ještě o něco nepříjemnější.
"Uygunsuz Gerçek" belgeselini hepiniz izlemişsinizdir ama şimdi izleyecekleriniz biraz daha uygunsuz.Wszyscy znacie film "Niewygodna prawda". Ta będzie trochę bardziej niewygodna.
"Uygunsuz Gerçek" belgeselini hepiniz izlemişsinizdir ama şimdi izleyecekleriniz biraz daha uygunsuz.Всички сте гледали " Неудобната истина " . Този филм е още по-неудобен.
"Uygunsuz Gerçek" belgeselini hepiniz izlemişsinizdir ama şimdi izleyecekleriniz biraz daha uygunsuz.Вы все смотрели "Неудобную правду". Вот это немного более неудобно.
"Uygunsuz Gerçek" belgeselini hepiniz izlemişsinizdir ama şimdi izleyecekleriniz biraz daha uygunsuz.כולכם ראיתם את הסרט "אמת מטרידה". זה קצת יותר מטריד.
"Uygunsuz Gerçek" belgeselini hepiniz izlemişsinizdir ama şimdi izleyecekleriniz biraz daha uygunsuz.الان , لقد شاهتم جميعكم "الحقيقة المؤلمة " ولكنها فى الواقع اكثر إيلاما
Ve eğer televizyon açıksa, bir belgesel seyrediyor olurduk.Ak bola zapnutá telka, sledovali sme dokumentárny film.
Ve eğer televizyon açıksa, bir belgesel seyrediyor olurduk.A když jsme zapli TV, koukali jsme na dokumenty.
Ve eğer televizyon açıksa, bir belgesel seyrediyor olurduk.Als de tv op stond, keken we naar een documentaire.
Ve eğer televizyon açıksa, bir belgesel seyrediyor olurduk.A w telewizji oglądaliśmy głównie filmy dokumentalne.
Ve eğer televizyon açıksa, bir belgesel seyrediyor olurduk.E se a tv estivesse ligada, estávamos a ver um documentário.
Ve eğer televizyon açıksa, bir belgesel seyrediyor olurduk.E se la TV era accesa, era perché guardavamo un documentario.
Ve eğer televizyon açıksa, bir belgesel seyrediyor olurduk.És ha a TV be volt kapcsolva, akkor dokumentumfilmeket néztünk.
Ve eğer televizyon açıksa, bir belgesel seyrediyor olurduk.Et si la télé était allumée, nous regardions un documentaire.
Ve eğer televizyon açıksa, bir belgesel seyrediyor olurduk.Şi dacă televizorul era aprins, ne uitam la un documentar.
Ve eğer televizyon açıksa, bir belgesel seyrediyor olurduk.그리고 TV가 켜져있을 때에는 다큐멘터리를 보곤 했죠
Ve eğer televizyon açıksa, bir belgesel seyrediyor olurduk.Und wenn der Fernseher lief, sahen wir Dokumentationen.