Ana içeriğe geç
Sözlük

bela ile cümle

bela kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Hem nimet, hem de bela.Blessing and curse.
Ve aniden, Yerli din adamlariyla basi belaya girdi Vakum yapamazsin dediler.And immediately, he got into trouble with the local clergy who said, you can't make a vacuum.
Anne baş belası bizim evde her zaman olur.Mom is always the troublemaker in our house.
Başınızın belaya girmesini istemeyiz..So that you won't get in trouble
Sadece gez dolaş ama çok fazla belaya bulaşmaJust do your sightseeing, don't get into trouble
Güç bela, az kalsın ölüyordum orada.Hardly, I almost died up there.
Bir süredir burada, TED'de, zeki ve belagatlı konuşmacıları zevkle dinliyoruz.For several days now, we have enjoyed brilliant and articulate speakers here at TED.
Allah belaný versin.Save me from Cengiz
Ben Hannah Fry, belalınız ve bugün şu soruyu soruyorum:I'm Hannah Fry, the badass, and today I'm asking the question:
Kötüler için felaket, Haksızlık yapanlar için bela değil mi?Is it not calamity to the unrighteous, and disaster to the workers of iniquity?
Çünkü Tanrıdan gelecek beladan korkarım, Onun görkeminden ötürü böyle bir şey yapamam.For calamity from God is a terror to me. Because his majesty, I can do nothing.
İyilikseverin yararı kendinedir, Gaddarsa kendi başına bela getirir.The merciful man does good to his own soul, but he who is cruel troubles his own flesh.
Doğru kişiye hiç zarar gelmez, Kötünün başıysa beladan kurtulmaz.No mischief shall happen to the righteous, but the wicked shall be filled with evil.
Kötü ulak belaya düşer, Güvenilir elçiyse şifa getirir.A wicked messenger falls into trouble, but a trustworthy envoy gains healing.
Akılsız çocuk babasının başına beladır, Dırdır eden kadın sürekli damlayan su gibidir.A foolish son is the calamity of his father. A wife's quarrels are a continual dripping.
Ağzını ve dilini tutan Başını beladan korur.Whoever guards his mouth and his tongue keeps his soul from troubles.
Çünkü yürekleri zorbalık tasarlar, Dudakları belalardan söz eder.for their hearts plot violence, and their lips talk about mischief.
Çünkü onlar ansızın felakete uğrar, İnsanın başına ne belalar getireceklerini kim bilir?for their calamity will rise suddenly; the destruction from them both--who knows?
Günahtan çekinen ne mutludur! İnatçılık edense belaya düşer.Blessed is the man who always fears; but one who hardens his heart falls into trouble.
Güvenilir kişi bolluğa erer, Zengin olmaya can atansa beladan kurtulamaz.A faithful man is rich with blessings; but one who is eager to be rich will not go unpunished.
Ki onlara bir bela eriştiği zaman: "Biz Allah içiniz ve biz O'na döneceğiz," derler.Who say when assailed by adversity: "Surely we are for God, and to Him we shall return."
Kötü bela onların başına gelsin. Allah işitendir, bilendir.For them will be the adverse change, as God hears all and knows everything.
(Şu Kureyş müşrikleri) bela yağmuruna tutulan, (üstüne taş yağdırılan) kente vardılar.They must have surely passed by the town on which We had rained the terrible rain of ruin.
Fakat onlar uyurlarken hemen (gönderilen) dolaşıcı bir bela, onu sardı da,Then a calamity from your Lord fell upon it, but they remained fast asleep.
Fakat onlar, uyuyorlarken, Rabbin tarafından dolaşıp-gelen bir bela' onun üstünü sarıp-kuşatıverdi.Then a calamity from your Lord fell upon it, but they remained fast asleep.
Belalar onlara olsun; Allah işitir ve bilir.For them will be the adverse change, as God hears all and knows everything.
Onlar, yılda bir iki defa belaya uğratılıp imtihana çekildiklerini görmüyorlar mı?Do they not know that they are tried every year once or twice?
Bu putperestler and olsun ki, bela yağmuruna tutulmuş olan kasabaya uğramışlardı.They must have surely passed by the town on which We had rained the terrible rain of ruin.
En kötü bela onların başına olsun! Allah çok iyi işitir, çok iyi bilir.For them will be the adverse change, as God hears all and knows everything.
İşte orada müminler belaya uğratılarak imtihan edilmişler ve şiddetli bir zelzeleyle sarsılmışlardı.The faithful were sorely tried there and were shaken completely,
Çok uygundur sana bu bela, çok uygun!Alas the woe for you, alas!
Evet, çok uygundur sana bu bela, çok uygun!Alas, the woe for you!
Bir bela olmayacak zannettiler de kör ve sağır kesildiler. Sonra Allah tevbelerini kabul etti.And imagined that no trials would befall them; and they turned deaf and blind (to the truth).
(Bekledikleri) o kötü bela kendi başlarına gelmiştir. Allah pek iyi işiten, çok iyi bilendir.For them will be the adverse change, as God hears all and knows everything.
Onlar, her yıl bir veya iki kez (çeşitli belalarla) imtihan edildiklerıni görmüyorlar mı?Do they not know that they are tried every year once or twice?
Başınıza bela geldikten sonra mı O'na iman edeceksiniz, şimdi mi?Will you believe it when it comes to pass?
"Biz, çetin ve belalı bir günde Rabbimizden (O'nun azabına uğramaktan) korkarız" (derler).We fear the dismal day calamitous from our Lord."
O çirkin belalar kendi başlarına olsun! Allah herşeyi işitendir, bilendir.For them will be the adverse change, as God hears all and knows everything.
Kuşkusuz o Sekar, büyük belalardan biridir.That (Hell) is surely one of the greater (signs),
Anlar ki kendisine belkıran (bel kemiklerini kıran belalı bir iş) yapılır.Fearing that a great disaster is going to befall them.
Gerektir o bela sana, gerek.Alas the woe for you, alas!
Evet, gerektir o bela sana gerek.Alas, the woe for you!
"Biz sert ve belalı bir günde Rabbimizden korkarız." derler.We fear the dismal day calamitous from our Lord."
Onlar düşmandır, onlardan sakın! Allah belalarını versin onların!They are the enemies, beware of them.
Her sene, bir iki defa belalarla sınandıklarını görmüyorlar mı?Do they not know that they are tried every year once or twice?
Musa ona, "Belli ki sen bir belalısın," dedi."You are indeed a meddlesome fellow," Moses said to him.
Onu, yedi gece ve sekiz gün boyunca üzerlerine bir bela olarak saldı.Which He sent to assail them for seven nights and eight days running.
"Biz, suratsız ve belalı bir günden ötürü Rabbimizden çekiniriz."We fear the dismal day calamitous from our Lord."
Bilakis kıyamet onlara vadedilen asıl saattir ve o saat daha belalı ve daha acıdır.In fact their promise is upon the Last Day – and the Last Day is very severe and very bitter!
Allah belalarını versin onların! Nasıl da hakikatten vazgeçiriliyorlar.Where are they reverting!
Bu putperestler and olsun ki, bela yağmuruna tutulmuş olan kasabaya uğramışlardı. Onu görmediler mi?Surely they have come by the city that was rained on by an evil rain; what, have they not seen it?
Başınıza bela geldikten sonra mı O'na iman edeceksiniz, şimdi mi? (Çok geç).What, when it has come to pass, will you then believe in it?
Allah belalarını versin onların!God assail them!
Kötü bela onların başına gelsin.Upon them shall be the evil turn of fortune.
En kötü bela onların başına olsun!Upon them shall be the evil turn of fortune.
Allah dileseydi onları başınıza bela ederdi de sizinle savaşırlardı.And had Allah so willed, He would have surely set them upon you.
Bir bela olmayacak zannettiler de kör ve sağır kesildiler.And they imagined that there would be no trial; so they blinded and deafened themselves.
(Bekledikleri) o kötü bela kendi başlarına gelmiştir.Upon them shall be the evil turn of fortune.
O çirkin belalar kendi başlarına olsun!Upon them shall be the evil turn of fortune.
Eğer yüz çevirirlerse bil ki, Allah onları bazı günahları yüzünden belaya çarptırmak istiyor.And if they turn away, then know that Allah's Will is to punish them for some sins of theirs.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod