Tom açıkça bir belanın içindeydi.Tom was clearly in trouble.
Tom açıkça bir belanın içinde.Tom is clearly in trouble.
Başıma bela olacaksın.You're going to be the death of me.
Bela Lugosi kont Dracula rolüyle ünlü oldu.Bela Lugosi became famous for his role as count Dracula.
Tom başını belaya sokuyor mu?Has Tom been getting into trouble?
Başımızı belaya sokacak bir şey yapmayalım.Let's not do anything that might get us in trouble.
Başımın belada olduğunu biliyordum.I knew I was in trouble.
Tom bu belaya nasıl bulaşmış?How did Tom get in this mess?
Hepimizin başına bela getireceksin.You're going to get us all in trouble.
Umarım başımıza bela gelmez.I hope we don't get in trouble.
O bela arıyor.He is looking for trouble.
Başıma bela gelecek.I'm going to get in trouble.
Bela aramaya gidersen onu bulursun.If you go looking for trouble, you'll find it.
Pamuk kurdu uzun zamandır pamuklu bitkilerin başına bela olmuş durumda.The boll weevil has long plagued cotton crops.
Tom'un başı büyük belada olabilir.Tom could be in real trouble.
Başın belada değil.You're not in trouble.
Tom'un başı belada.Tom is in hot water.
Birkaç Belarus şarkısı söyleyelim!Let's sing a couple of Belorussian songs!
Bu yüzden Tom'un başı belada.This is why Tom is in trouble.
Bu sadece belaya neden olabilir.This can only cause trouble.
Tom beladan uzak durur.Tom stays out of trouble.
Tom kazasız belasız eve döndü.Tom made it home OK.
Onun yine başı belada mı?Is he in trouble again?
Eğer sana yardım edersem başımı belaya sokarım.I could get in trouble if I helped you.
Tom'un asla başına bela gelmiyor.Tom never gets in trouble.
Jamal tehlikeli bir haydut. Her zaman başı beladadır.Jamal is a dangerous thug. He always gets in trouble.
Tom hep başa bela oluyor.Tom is always being a nuisance.
Her zaman beladan kaçınmaya çalışırım.I always try to avoid trouble.
Başım beladaydı.I was in trouble.
Kendimi tekrar belaya bulaştırdım.I've gotten myself into trouble again.
Bir baş belası gibi görünüyorsun.You seem to be a troublemaker.
Tom başını belaya sokmak istemedi.Tom didn't want to get into trouble.
Ben hiç başım belada değildim.I've never been in any trouble.
Hiç başım belada olmadı.I've never been in trouble.
Tom'un başı belada olabilir.Tom might be in trouble.
Başım büyük bir belada idi.I was in big trouble.
Bela Lugosi öldü.Bela Lugosi is dead.
Tom'un genellikle kanunla başı beladadır.Tom is often in trouble with the law.
Hiç başımı belaya sokmadım.I never got into any trouble.
Tom'un belaya bulaşıp bulaşmadığını bilmiyorum.I don't know if that's what got Tom into trouble or not.
Tom bunu yaparsa başı belaya girer.Tom will get in trouble if he does that.
Tom senin başını belaya sokacak.Tom will get you in trouble.
Tom ve benim başım belada.Tom and I are in trouble.
Tekrar başım belada.I'm in trouble again.
Tom'un başının belada olup olmadığını merak ediyorum.I wonder whether Tom is in trouble.
Tom'un beladan uzak durmasına sevindim.I'm glad Tom stayed out of trouble.
Tom'un belaya bulaşmamış olmasına sevindim.I'm glad Tom stayed out of trouble.
Tom'a beladan uzak kalacağımı söyledim.I told Tom I'd stay out of trouble.
Tom'un başı belada. Yardıma ihtiyacı var.Tom is in trouble. He needs help.
Tom ve Mary ikisi de baş belası, değil mi?Tom and Mary are both troublemakers, aren't they?
Tom, Mary'nin başına belaya sokmasını istemedi.Tom didn't want Mary to get into trouble.
Tom, Mary'nin belaya bulaşmasını istemedi.Tom didn't want Mary to get in trouble.
Tomun başını belaya sokmadı.Tom didn't get into trouble.
Tom'un başına hiç bela gelmedi.Tom never got in trouble.
Tom'un başının belaya gireceğini biliyordum.I knew Tom would get into trouble.
Tom bunu yaptığı için başının belaya gireceğini biliyordum.I knew Tom would get into trouble for doing that.
Tom bunu yaparsa başının belaya gireceğini biliyordum.I knew Tom would get into trouble if he did that.
Tom, Mary'nin başının belaya girmesini istemiyor.Tom doesn't want Mary to get into trouble.
Tom yüzünden başım belaya girdi.I got into trouble because of Tom.
Tom bir baş belasıydı.Tom was a troublemaker.