Sevgili kızım, günün birinde dünyanın başı belada olacak."아가야, 언젠가 세계가 곤경에 처할 것이야.
Sevgili kızım, günün birinde dünyanın başı belada olacak."Niña, algún día el mundo estará en apuros.
Sevgili kızım, günün birinde dünyanın başı belada olacak."Pequena, um dia o mundo estará em dificuldades.
Sevgili kızım, günün birinde dünyanın başı belada olacak."Petite fille, un jour le monde aura des problèmes.
Sevgili kızım, günün birinde dünyanın başı belada olacak."Μικρό κορίτσι, κάποια μέρα ο κόσμος θα έχει πρόβλημα.
Sevgili kızım, günün birinde dünyanın başı belada olacak."Девочка, однажды мир окажется в беде.
Sevgili kızım, günün birinde dünyanın başı belada olacak."Маленька, колись світ опиниться в біді
Sevgili kızım, günün birinde dünyanın başı belada olacak."Момиченце, един ден светът ще има голям проблем.
Sevgili kızım, günün birinde dünyanın başı belada olacak."ילדה קטנה, יום אחד העולם יהיה בצרה.
Sevgili kızım, günün birinde dünyanın başı belada olacak."طفلتي العزيزة .. يوما ما سوف يغدو هذا العالم قاس ..
Sevgili kızım, günün birinde dünyanın başı belada olacak.大変なことがおきる 人は知恵を失い
Size buradan saldıramıyorlar o yüzden belaltından vurmaya çalışıyorlar.Då angriper de dig personligen.
Size buradan saldıramıyorlar o yüzden belaltından vurmaya çalışıyorlar.Då angriper de dig personligen.
Size buradan saldıramıyorlar o yüzden belaltından vurmaya çalışıyorlar.Det kan de ikke angribe, så de angriber dig personligt.
Size buradan saldıramıyorlar o yüzden belaltından vurmaya çalışıyorlar.He eivät voi hyökätä siihen suuntaan, joten he hyökkäävät henkilökohtaisella tasolla.
Size buradan saldıramıyorlar o yüzden belaltından vurmaya çalışıyorlar.Họ không thể đánh vào đó, vì thế họ đánh vào trình độ học vấn của ông.
Size buradan saldıramıyorlar o yüzden belaltından vurmaya çalışıyorlar.Họ không thể tấn công ông ở đó vì vậy họ tấn công trên một phương diện cá nhân
Size buradan saldıramıyorlar o yüzden belaltından vurmaya çalışıyorlar.Ils ne peuvent pas vous attaquer là-dessus, donc ils vous attaquent au niveau personnel.
Size buradan saldıramıyorlar o yüzden belaltından vurmaya çalışıyorlar.당신에 대해 더이상 공격할게 없어서, 개인적인 면을 공격하기로 했지.
Size buradan saldıramıyorlar o yüzden belaltından vurmaya çalışıyorlar. Kraliyet Teknoloji Enstitüsü.Non possono attaccarla su questo, quindi la attaccano a livello personale.
Size buradan saldıramıyorlar o yüzden belaltından vurmaya çalışıyorlar.Mereka bisa menyerangmu di situ, jadi mereka menyerang di level personal.
Size buradan saldıramıyorlar o yüzden belaltından vurmaya çalışıyorlar.Nemůžou Vás napadnout v oboru, tak zaútočí na Vaši osobu.
Size buradan saldıramıyorlar o yüzden belaltından vurmaya çalışıyorlar.Nie mogą tego poruszyć, więc próbują zaatakować Twój wizerunek.
Size buradan saldıramıyorlar o yüzden belaltından vurmaya çalışıyorlar.Nu te pot ataca în domeniul tău, aşa că te ataca la nivel personal.
Size buradan saldıramıyorlar o yüzden belaltından vurmaya çalışıyorlar.Ott nem tudják támadni, így személyi kérdésben támadják.
Size buradan saldıramıyorlar o yüzden belaltından vurmaya çalışıyorlar.Que no pueden atacarte ahí, así que lo hacen a nivel personal.
Size buradan saldıramıyorlar o yüzden belaltından vurmaya çalışıyorlar.Sie konnten sie darüber nicht angreifen, also haben sie sie auf persönlicher Ebene angegriffen.
Size buradan saldıramıyorlar o yüzden belaltından vurmaya çalışıyorlar.Sie konnten Sie darüber nicht angreifen, also haben sie Sie auf persönlicher Ebene angegriffen.
Size buradan saldıramıyorlar o yüzden belaltından vurmaya çalışıyorlar.Ze kunnen je daar niet aanvallen, dus vallen ze je aan op een persoonlijk niveau.
Size buradan saldıramıyorlar o yüzden belaltından vurmaya çalışıyorlar.Δεν μπορούν να σας επιτεθούν εκεί, έτσι σας επιτίθενται σε προσωπικό επίπεδο.
Size buradan saldıramıyorlar o yüzden belaltından vurmaya çalışıyorlar.Они не могут напасть на вас нет, поэтому они напасть на вас на личном уровне.
Size buradan saldıramıyorlar o yüzden belaltından vurmaya çalışıyorlar.הם לא יכולים לתקוף אותך שם, אז הם .תוקפים ברמה האישית
Size buradan saldıramıyorlar o yüzden belaltından vurmaya çalışıyorlar.لم يستطيعوا مهاجمتك هناك فهاجموك على الصعيد الشخصي
Size buradan saldıramıyorlar o yüzden belaltından vurmaya çalışıyorlar.王立工科大学 教授ロジャー·ウォリス
Siz simyacılar nasıl bir beladayız anlıyorsunuz, değil mi?Alquimistas, seguro que veis lo grave que es esto...
Siz simyacılar nasıl bir beladayız anlıyorsunuz, değil mi?I alkymister forstår vel, hvad det indebærer?
Siz simyacılar nasıl bir beladayız anlıyorsunuz, değil mi?Ni alkemister förstår väl vad det innebär?
Siz simyacılar nasıl bir beladayız anlıyorsunuz, değil mi?Os alquimistas entendem o problema que isto é, certo?
Siz simyacılar nasıl bir beladayız anlıyorsunuz, değil mi?Te alkemistit ymmärrätte, miten iso ongelma se on.
Siz simyacılar nasıl bir beladayız anlıyorsunuz, değil mi?Voi alchimisti vi rendete conto di cosa comporti questo?
Siz simyacılar nasıl bir beladayız anlıyorsunuz, değil mi?Wy, alchemicy, rozumiecie, jakie to stwarza problemy.
Siz simyacılar nasıl bir beladayız anlıyorsunuz, değil mi?Εσείς οι αλχημιστές κατανοείτε τι πρόβλημα είναι αυτό, έτσι;
Siz simyacılar nasıl bir beladayız anlıyorsunuz, değil mi?Вы, алхимики, понимаете, что это за опасность?
Sovyet Sosyalist Belarus Cumhuriyetinden geliyorum, bazılarınızın da bileceği gibiDunque, vengo dall'ex repubblica sovietica della Bielorussia,
Sovyet Sosyalist Belarus Cumhuriyetinden geliyorum, bazılarınızın da bileceği gibi뭐, 저는 구 소비에트 연방이었던 벨라루스 출신입니다. 여러분들 중 일부는 아시듯
Sovyet Sosyalist Belarus Cumhuriyetinden geliyorum, bazılarınızın da bileceği gibiאני בא מהרפובליקה הסובייטית לשעבר של בלרוס, שכפי שחלקכם יודעים,
Sovyet Sosyalist Belarus Cumhuriyetinden geliyorum, bazılarınızın da bileceği gibiحسناً، أنحدر من جمهوريات الإتحاد السوفيتي السابق، التي، ربما يعرف بعضاً منكم،
Sovyet Sosyalist Belarus Cumhuriyetinden geliyorum, bazılarınızın da bileceği gibiご存知の方もいると思いますが とても自由民主主義の楽園と 呼べるようなところではありません
Şuan için promlem yok ama Belarusda iken gerçek bir dramdı.Heutzutage wäre es kein Problem, aber damals war das ein richtiges Drama in Weißrussland.
Şuan için promlem yok ama Belarusda iken gerçek bir dramdı.Teraz nie byłoby problemów, ale wtedy to był dramat na Białorusi.
Şuan için promlem yok ama Belarusda iken gerçek bir dramdı.To by nebyl problém, v Bělorusku to ale bylo opravdové drama.
Şuan için promlem yok ama Belarusda iken gerçek bir dramdı.Σήμερα δεν θα προέκυπταν προβλήματα, τότε όμως ήταν δράμα στη Λευκορωσία.
Şuan için promlem yok ama Belarusda iken gerçek bir dramdı.Сейчас это не было бы уже проблемой, но для Беларуси это было настоящей драмой.
Sudan güç bela çıkmaya çalıştığımı hatırlıyorum.Emlékszem csak próbáltam kijönni a vízből.
Sudan güç bela çıkmaya çalıştığımı hatırlıyorum.Ich erinnere mich nur, wie ich versuchte aus dem Wasser herauszukommen.
Sudan güç bela çıkmaya çalıştığımı hatırlıyorum.Îmi amintesc doar încercarea de a ieşi din apă.
Sudan güç bela çıkmaya çalıştığımı hatırlıyorum.Je me souviens juste essayer de sortir de l'eau.
Sudan güç bela çıkmaya çalıştığımı hatırlıyorum.물밖으로 나오려고 노력했던 순간이 기억납니다
Sudan güç bela çıkmaya çalıştığımı hatırlıyorum.Mi ricordo che volevo solo uscire dall'acqua.
Sudan güç bela çıkmaya çalıştığımı hatırlıyorum.Pamätám si len, ako som sa snažil dostať z vody.