Ana içeriğe geç
Sözlük

bela ile cümle

bela kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Keşke Tom'un söylediğini dinleseydim, başım bu tür bir belada olmazdı.If only I'd listened to what Tom said, I wouldn't be in this kind of trouble.
Beladan uzak kalmaya çalışın.Try to stay out of trouble.
Tom'un başını belaya sokmakla ilgili uzun bir geçmişi var.Tom has a long history of getting into trouble.
Adımına dikkat et yoksa başın belaya girer.Watch your step or you'll get into trouble.
Tom Mary'nin yasayla kaç kez başının belaya girdiğini merak ediyordu.Tom wondered how many times Mary had been in trouble with the law.
Tom'un sözlü tacizle başı belada.Tom has trouble dealing with verbal abuse.
Tom Mary'nin başını beladan kurtardıTom got Mary out of trouble.
Tom Mary'nin başının belada olduğunu anladı ve ona yardım etmek için gitti.Tom discovered that Mary was in trouble and went to help her.
Tom'un niyeti Mary'nin başını belaya sokmak değildi.Tom didn't mean to cause Mary any trouble.
Tom'dan başımı beladan kurtarmak için bana yardımcı olmasını istedim.I asked Tom to help me get out of trouble.
Başını belaya soktuğunu asla görmek istemiyorum.I never want to see you get in trouble.
Tom bela arıyor gibi görünüyor.Tom seems to be looking for trouble.
Başımız belaya girecek.We will be in trouble.
Metnin Belarusçaya tercüme edilmesi gerekiyor.The text needs to be translated into Belarusian.
Başına bir sürü bela açtığım için üzgünüm.I'm sorry to have caused you so much trouble.
Beladan uzak dur.Keep your nose clean.
Çok hızlı sürdüğüm için polisle başım belaya girdi.I got into trouble with the police for driving too fast.
Başın belaya girerse ben yardım ederim, babam da eder.If you run into trouble, I'll help, and so will my father.
Bela bütün şehri mahvetti.The plague has devastated entire cities.
Başın büyük belada.You're in big trouble.
Sen büyük beladasın.You're in big trouble.
Sen tam bir baş belasısın.You're a real pain in the ass.
O tam bir baş belası.She's a pain in the ass.
Bu kadar belaya nasıl bulaştık?How did we get into so much trouble?
Bana sadece bunun benim başımı belaya sokmayacağını söyle.Just tell me this isn't going to get me into trouble.
O beladan başka bir şey değil.He's nothing but trouble.
Bu iş bir baş belasıdır.This job is a pain in the neck.
Tom bir baş belasıdır.Tom is a real pain in the neck.
Tom'un başı çok belada mı?Is Tom in a lot of trouble?
Başım belaya girdi.I got into trouble.
Sanırım Tom'un başı belada.I think Tom is in trouble.
Bu beladan tek başıma kurtulamam.I can't get out of this trouble by myself.
Beladan uzak duruyor gibi görünemiyorsun.Tom can't seem to keep out of trouble.
Başım büyük belada.I'm in big trouble.
Bu kızların başı belada.These girls are in trouble.
Belaya bulaşmak istemiyorum.I don't want to get in trouble.
Belaya bulaşmak istemedim.I didn't want to get in trouble.
O, başına bela gelmesini istemedi.She didn't want to get in trouble.
O, başına bela gelmesini istemiyor.He doesn't want to get in trouble.
İlk etapta benim başımı belaya sokan sensin.You're the one who got me in trouble in the first place.
Onların başı belada olduğunda arkadaşlarına yardım etmen gerekiyor.You're supposed to help your friends when they're in trouble.
Bana yardım ettiğin için başın belaya girmeyecek.You're not going to get in trouble for helping me.
Başın belada değil mi?You're in trouble, aren't you?
Öğretmenle başın belada.You're in trouble with the teacher.
Başın yine belada, değil mi?You're in trouble again, aren't you?
Benim için olmasa, başın belada olmaz.You wouldn't be in trouble if it weren't for me.
Gerçekten başın belada, değil mi?You really are in trouble, aren't you?
Onun için başımız belaya girecek.We're going to get in trouble for that.
Tom'un başının belada olabileceğini düşünüyoruz.We think Tom may be in trouble.
Tom, başımızın belaya gireceğinden korkuyorum.Tom, I'm scared we're going to get in trouble.
Tom Mary'ye John'un başının belada olduğunu söyledi.Tom told Mary that John was in trouble.
Tom başının belada olduğunu biliyordu.Tom knew he was in trouble.
Tom her zaman başını belaya sokuyor.Tom is always getting in trouble.
Tom John'ın başını belaya sokmak istemiyor.Tom has no desire to get John in trouble.
Tom senin başını belaya soktu, değil mi?Tom got you in trouble, didn't he?
Tom henüz başının belada olduğunu fark etmiyor.Tom doesn't yet realize he's in trouble.
Onların başı belada.They're in trouble.
Konuşma tarzın bir gün senin başını belaya sokacak.The way you talk is going to get you in trouble someday.
Bu benim başımı belaya sokmayacak.That's not going to get me in trouble.
Şimdi başım belada.Now I'm in trouble.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
bela ile cümle - Sayfa 2 - bela kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App