Ana içeriğe geç
Sözlük

bel ile cümle

bel kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Belki de bir köpek alman gerekir.Perhaps you should get a dog.
Belki de onu şimdi yapman gerekir.Perhaps you should do that now.
Belki de bunu birlikte yapmaya çalışırsak, yapabiliriz.Perhaps if we tried to do that together we could do it.
Tom'un belli ki biraz yardıma ihtiyacı vardı.Tom obviously needed some help.
Belge Fransızca idi.The document was in French.
Belli ki Tom'un acelesi vardı.Tom was obviously in a hurry.
Belki onu yapabilirim.Maybe I can do that.
Bu belgelerin ne olduğunu biliyor musun?Do you know what these documents are?
Belediye başkanı sen değil misin?Aren't you the mayor?
Belki Tom onu yapacak.Maybe Tom will do that.
Onun aksanını tam olarak belirleyemiyorum.I can't quite pinpoint his accent.
Belki de Tom onu yapmayacak.Maybe Tom won't do that.
Belki onu bugün yapacağım.Maybe I'll do that today.
Cehalet bir aptallık belirtisi değildir.Ignorance is not an indication of stupidity.
Tom belli ki onu yapmak istemedi.Tom obviously didn't want to do that.
İshal hoş olmayan bir belirtidir.Diarrhea is an unpleasant symptom.
Belki onu bugün yapabilirim.Maybe I can do that today.
Belki bugün bunu yapabilirim.Maybe I can do that today.
Bütün belgeyi okudun mu?Have you read the whole document?
Belki Tom onu bizim için yapabilir.Maybe Tom can do that for us.
Belki bunu Tom için yapabiliriz.Maybe we can do that for Tom.
Belki Tom bunu Mary için yapabilir.Maybe Tom can do that for Mary.
Eski ordudan geriye kalan, mevcut düzeni destekliyor ve belki de önde götürüyor.A remnant of the old army is supporting and perhaps leading the current chaos.
Belki Tom onu Mary için yapacaktır.Maybe Tom will do that for Mary.
Sami ciddi zihinsel hastalık belirtileri göstermiyordu.Sami wasn't showing the signs and symptoms of serious mental illness.
Sami ciddi akıl hastalığı belirtileri göstermiyordu.Sami wasn't showing the signs and symptoms of serious mental illness.
Belki bunu artık Tom ile yapmamalısın.Maybe you shouldn't do that with Tom anymore.
Belki bunu başka bir yerde yapmalıyız.Maybe we should do this somewhere else.
Tom bunu yaparsa başı belaya girer.Tom will get in trouble if he does that.
Tom'un geçici bir sürücü belgesi yok.Tom doesn't have a driver's permit.
Tom'un araba sürmeyi öğrenenlere verilen geçici bir sürücü belgesi yok.Tom doesn't have a driver's permit.
Belki de onu Tom'la birlikte yapmaman gerekir.Maybe you shouldn't do that with Tom.
Belki bunu önümüzdeki hafta tekrar denememiz gerek.Maybe we should try doing this again next week.
Belki artık onu yapmamalısın.Maybe you shouldn't do that anymore.
Belki onu tekrar yapmamalısın.Maybe you shouldn't do that again.
Belki onu bugün yapmamalıyız.Maybe we shouldn't do that today.
Belki onu bir daha yapmamamız gerekir.Maybe we shouldn't do that again.
Belki onu tekrar yapmamalıyız.Maybe we shouldn't do that again.
Belki onu burada yapmamalıyız.Maybe we shouldn't do this here.
Belki bunu daha sonra yapmamız gerekir.Maybe we should do this later.
Belki onu yapmamalısın.Maybe you shouldn't do that.
Belki onu yapmamalıyız.Maybe we shouldn't do that.
Belki de onu yapmamalıyım.Maybe I shouldn't do that.
Belki onu yapmalıyız.Maybe we should do that.
Belki onu yapmalıyım.Maybe I should do that.
Belki Tom onu yapmamalı.Perhaps Tom shouldn't do that.
Belki Tom onu yapmalı.Perhaps Tom should do that.
Gelecek çok belirsizdir.The future is very uncertain.
Genellikle duygularımı belli etmem.I don't usually show my feelings.
Genellikle hislerimi belli etmem.I don't usually show my feelings.
Bu çorba bir şekilde tatsız. Belki biraz daha tuz mu ilave etneliyiz...?This soup is somehow bland. Maybe add more salt...?
Belki de bizimle kalabilirsin.Maybe you could stay with us.
O bana hiçbir belirsizliğe yer bırakmaksızın geri dönmeyeceğini söyledi.She told me in no uncertain terms that she would not be coming back.
Belki de bu senin için açık ama benim için değil.Perhaps it's obvious for you, but not for me.
Belki, senin için açık, ancak benim için değil.Perhaps it's obvious for you, but not for me.
Sana bir şey söz vermedim; Ben sadece: belki dedim.I didn't promise you anything; I just said: maybe.
Sana bir şey söz vermedim; Sadece dedim ki: belki.I didn't promise you anything; I just said: maybe.
Belki de kendi tavsiyeni almalısın.Perhaps you should take your own advice.
Belki kendi tavsiyeni almalısın.Maybe you should take your own advice.
Belli ki Tom'un yardıma ihtiyacı var.Obviously, Tom needs help.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod