Ana içeriğe geç
Sözlük

bel ile cümle

bel kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Sanırım belki Tom'u aramalısın.I think perhaps you should call Tom.
Belki de bize katılacağını düşündüm.I thought perhaps you'd join us.
Bu belge çok gizlidir. Sadece senin görmen için.This document is highly confidential. For your eyes only.
Brezilya eyaletlere bölünmüştür ve bunlar sırasıyla belediyelere bölünmüştürBrazil is partitioned into states, which in turn are partitioned into municipalities.
Jingle Bells oynayabilir misin?Can you play Jingle Bells?
Jingle Bells çalabilir misin?Can you play Jingle Bells?
Bu sadece çok daha büyük bir sorunun bir belirtisidir.This is just a symptom of a much bigger problem.
Bu sadece daha büyük bir sorunun bir belirtisidir.This is just a symptom of a bigger problem.
Bu belgeyi benim için yazdırır mısın?Can you print out this document for me?
Sanırım belki de polisi aramalısın.I think perhaps you should call the police.
Kim bilir, belki Boston'daki noel yine de o kadar da kötü olmayacaktır.Who knows, maybe Christmas in Boston won't be so bad after all.
İş sahip olmadığım belirli yetenekleri gerektirir.The job requires certain skills that I don't have.
Belgeler yanlış bilgi içeriyordu.The papers contained false information.
Önceliklerinizi belirlemeniz gerekir.You need to establish your priorities.
Kamyon sürücüleri belirgin zorluklarla karşı karşıyadır.Truck drivers face obvious challenges.
Onu belirlemek neredeyse imkansızdır.That's nearly impossible to determine.
Önceliklerimizi doğru belirlemedik.We haven't set our priorities right.
Cesedin kimliği henüz belirlenmedi.The body hasn't yet been identified.
O belirgin biçimde farklı bir yaklaşım.It's a markedly different approach.
Sorunlu alanları belirleyebilir misiniz?Can you identify the problem areas?
Belki biri beni aydınlatabilir.Perhaps somebody can enlighten me.
Herhangi bir belge beklemiyoruz.We're not expecting any handouts.
Belki şimdi Tom konuşma havasında olacak.Maybe now Tom will be in the mood to talk.
Belli ki yeterince dışarı çıkmıyorum.I evidently don't get out enough.
Tom belirli önlemleri önermedi.Tom didn't recommend specific measures.
Tom hiç kızgınlık belirtisi göstermedi.Tom showed no signs of being upset.
Onun ne zaman olduğu belli değil.It's unclear when that occurred.
Nedeni hemen belli olmadı.It wasn't immediately clear why.
Onu henüz belirlemedik.We haven't yet determined that.
Bu belirsizlik katlanılmazdır.This uncertainty is unbearable.
Her yerde belirsizlik var.There's uncertainty everywhere.
Tom belki daha sonra size yardımcı olabilir.Tom can help you later, perhaps.
Tom'un konumu henüz belli değil.Tom's position isn't yet clear.
Belirtiler geri dönmedi.The symptoms haven't returned.
Tom 2013'te belediye başkanlığına seçildi.Tom was elected mayor in 2013.
Bu gizli bir belge değil.This isn't a secret document.
Tom 2013'ten beri belediye başkanıdır.Tom has been mayor since 2013.
Bu yüzden Tom'un başı belada.This is why Tom is in trouble.
Bu sadece belaya neden olabilir.This can only cause trouble.
Belgelenmiş bir kanıt yok.There's no documented proof.
Desen belirgindi.The pattern is unmistakable.
Irkçılık bugün o kadar belirgin değildir.Racism today isn't so overt.
Belki de oradan başlamamız gerekir.Maybe we should begin there.
Tom belediye başkanlığı için adaydır.Tom is a candidate for mayor.
Tom'da belirgin yaralanmalar yoktu.Tom had no apparent injuries.
Hiçbir belirsizlik olmayacak.There will be no ambiguity.
Belli ki bir ihtiyaç vardı.There was obviously a need.
Belirsizlik bizi öldürüyor.The suspense is killing us.
Belirsizlik beni öldürüyor.The suspense is killing me.
Emsal olarak belirlendi.The precedent has been set.
Belki de bağışlanabiliriz.Perhaps we can be forgiven.
Belki de affedilebiliriz.Perhaps we can be forgiven.
Verilerimiz aksini belirtiyor.Our data suggest otherwise.
Belki onu bir kez yapabilirdin.Maybe you could do it once.
Hayat belirgin şekilde gelişti.Life has improved markedly.
Tom yorgunluk belirtileri gösterdi.Tom showed signs of fatigue.
Belki de kaçınılabilir.Perhaps it can be avoided.
Hiçbir şey çok belirgin değildi.Nothing was very specific.
Belki de Tom değişmiş bir adamdır.Maybe Tom is a changed man.
Tom beladan uzak durur.Tom stays out of trouble.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
bel ile cümle - Sayfa 46 - bel kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App